f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0
Yazar Arama
Uzmanl─▒k Alanlar─▒
............
Ahilik K├╝lt├╝r├╝ Uzman─▒
Akaid
Antropoloji
Arap Dili ve Bela─čat─▒
Arap├ža
Ara┼čt─▒rmac─▒-Yazar
Arkeoloji
Asker
Astroloji
Astronomi
Atat├╝rk ─░lkeleri
Beste
Bestekâr
Bibliyografya
Bilgi ve Belge Y├Ânetimi
Bilim Tarihi
Biyografi
B├╝rokrat
Co─črafya Bilgini
Cumhuriyet Tarihi
Çeviri
├çocuk Edebiyat├ž─▒s─▒
Deneme Yazar─▒
Deniz, Harita
Devlet Adam─▒
Dil Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
din
Din Bilimleri
Din E─čitimi
Din Felsefesi
Din Musikisi
Din Psikolojisi
Din Sosyolojisi
Dini Gruplar
Dinler Tarihi
Divan ┼čiiri
Dramaturg
Ebru Sanat─▒
Edebiyat
Edebiyat Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
Edebiyat Tarihi
E─čitimci, Yazar
Ejiptoloji
Ekonomist
Eski├ža─č Tarihi
Fars Dili Edebiyat─▒
Felsefe
Felsefe Tarihi
Felsefe ve Din Bilimleri
Fen ─░limleri
Feraiz
F─▒k─▒h
Filoloji
Fizik
Folklor Ara┼čt─▒rmalar─▒
Foto─čraf Sanat├ž─▒s─▒
F├╝t├╝roloji
Gazeteci, yazar
Grafiker
Haberci
Hadis
Halk Bilimi
Halk Ozan─▒
Halk ┼×airi
Halkla ─░li┼čkiler
Hat Sanat─▒
Hekim ve fikir adam─▒
Hikâye ve Roman Yazarı
Hikâye Yazarı
Hititoloji
Hukuk
H├╝k├╝mdar
─░ktisat
─░lahiyat
─░slam Bilimleri
─░slam Felsefesi
İslâm Hukuku
─░slam ─░ktisad─▒
─░slam Mezhepleri Tarihi
─░slam Sanat─▒
─░slam Tarihi
─░slam Tarihi ve Sanatlar─▒
─░sl├ómi Bilimler Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
─░slami ─░limler
─░slam-T├╝rk Medeniyeti Tarihi
Kelam
Kelam ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
K─▒raat ilimleri
Kimya
Kuran-─▒ Kerim
K├╝lt├╝r Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
K├╝rdistan Ehli S├╝nnet Alimi
K├╝t├╝phanecilik
Latin Dili ve Edebiyat─▒
Mant─▒k
Matematik
Mevlevi ┼×eyhi
Mevlidhan
Mezhepler Tarih├žisi
Mezhepler Tarihi
Mimarl─▒k
Mitoloji
Mûsîki
Mutasavvıf, İslâm Bilgini
M├╝ft├╝
M├╝zik
M├╝zikoloji
Nakka┼č
Nesih
Nestalik
N├╝mizmatik
Orta├ža─č Tarihi
Oryantalist
Osmanl─▒ ─░dari ve ─░ktisadi Tarihi
Osmanl─▒ M├╝ellifi
Osmanl─▒ Tarihi
Oyun ve Roman Yazar─▒
├ľyk├╝ Yazar─▒
Papaz
Politika
Psikoloji
Reisu'l-Hattatin
Reis├╝'l-Kurra
Resim
Sanat Tarihi
Sanat├ž─▒
Saz ┼×airi
Senarist
Ses Sanat├ž─▒s─▒
Sihirbaz
Siyaset
Siyaset Adam─▒
Siyaset Bilimi
Sosyal Bilimler
Sosyal Psikoloji
Sosyolog
Sosyoloji
S├Âzl├╝k
S├╝merolog
S├╝ryani Dili ve Edebiyat─▒
┼×ark─▒ S├Âz├╝ Yazar─▒
┼×iir
┼×iir
T. E.
Tarih
Tarih ve Halkbilimi Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
Tasavvuf
Tefsir
Temel ─░slam Bilimleri
Teoloji
Tezhip Sanat─▒
Tezkire Yazar─▒
T─▒b
Tiyatro
Toplumbilim Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒
T├╝rk Din Musikisi
T├╝rk ─░slam Edebiyat─▒
T├╝rk ─░slam Sanatlar─▒ Tarihi
T├╝rk Leh├želeri Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
T├╝rk├že
T├╝rkoloji
Yak─▒n├ža─č Tarihi
Yak─▒n├ža─č Tarihi ve ─░ktisat Tarihi Ara┼čt─▒rmac─▒s─▒
Yeni ├ça─č Tarihi
Y├Ânetmen

G├Ârevler
......
Akademisyen
Allame
Arap din bilgini
Ara┼čt─▒rmac─▒
Arkeolog
Arkeoloji
Ar┼čiv uzman─▒
Asker-Komutan
Ate┼če (Din Hizmetleri)
Atom m├╝hendisi
Avukat
Bakan
Bankac─▒
Ba┼čbakan
Ba┼čdan─▒┼čman
Belediye Ba┼čkan─▒
Bestekâr
Bilim adam─▒
B├╝rokrat
Cemaat Lideri
Çevirmen
Dan─▒┼čman
Defterdar
Dekan
Dekan Yrd.
Dersiam
Devlet Adam─▒
Devlet Ba┼čkan─▒
Din Hizmetleri M├╝┼čaviri
Din ─░┼čleri Y├╝ksek Kurulu ├ťyesi
Din Psikolojisi
Dinî musiki
Diplomat
Divan Katibi
Divan ┼×airi
Diyanet ─░┼čleri Ba┼čkan─▒
Eczac─▒
Edebiyat Tarih├žisi
Edebiyat├ž─▒
Edit├Âr
Ekonomist
el Ezher ┼×eyhi
El├ži/Sefir
Fakih
Filozof
Gazeteci
Halife
Hanende
Harema─čas─▒
Hatip
Hattat
Hekim
Hekimba┼č─▒
Hoca
Hukuk├žu
H├╝k├╝mdar
─░lahiyat├ž─▒
─░lim Adam─▒
─░mam
─░mar M├╝d├╝r├╝
Jeolog
Kad─▒
Kad─▒asker
Kaptan-─▒ Derya
Karikat├╝rist
Kâtip
Kaymakam
Kelâmcı
Kimya M├╝h.
Kur'an m├╝tercimi
K├╝lt├╝r Bak. D─▒┼č ─░li┼čkiler Gnl M├╝d.Yard.
K├╝t├╝phaneci
Memur
Mesnevi Yorumcusu
Milletvekili
Milli E─čitim M├╝d├╝r├╝
Mimar
Molla
Muallim
Muhabir
Muhaddis
Muhasebeci
Mutasarr─▒f
Mutasavv─▒f
M├╝ctehid
M├╝derris
M├╝d├╝r
M├╝ezzin
M├╝fessir
M├╝ft├╝
M├╝ft├╝ Yrd.
M├╝hendis
M├╝h├╝rdar
M├╝┼čavir
M├╝zehhip
M├╝zikolog
Neyzen
N├╝mizmat
Okutman
Oryantalist
Osmanl─▒ M├╝ellifi
├ľ─čretim G├Ârevlisi
├ľ─čretim ├ťyesi
├ľ─čretmen
Padi┼čah
Pa┼ča
Pedagog
Pilot
Piskopos ( Hristiyan Din Adam─▒)
Psikolog
Redakt├Âr
Reisu'l-Hattatin
Reis├╝'l-Kurra
Reis├╝lk├╝ttab
Rekt├Âr
Ressam
Sadrazam
Sanat Tarihi
Seyyah (Gezgin)
Sinema
Siyaset├ži
Sosyolog
S├╝ryani Din Adam─▒
┼×air
┼×eyh
┼×eyh├╝lislam
Tabip/Doktor
Tarih├ži
Tasavvuf ┼×eyhi
Terc├╝man
Te┼črifat├ž─▒
Ulum-i Diniye
Vaiz
Vakan├╝vist
Vali
Veteriner
Veziriazam
Yarg─▒├ž
Yazar


Hallac─▒ Mansur

ěş┘äěž┘ĹěČ ┘ů┘ćěÁ┘łě▒

 Yazar Detay─▒ Yazar No : Y- 4857  
K├╝nyesi/Titri Lakab─▒ Tabakas─▒ E-mail
Hallâc-ı Esrâr
Do─čum Yeri Tarihi ├ľl├╝m Yeri Tarihi
Tur 244 / 858 Ba─čdat 309 / 922
G├Ârev Ald─▒─č─▒ E─čitim Kurumu Mezun Oldu─ču E─čitim Kurumu
   
G├Ârevi Uzmanl─▒k Alan─▒
Mutasavv─▒f, Tasavvuf,
Bildi─či Diller Mezhebi
       
Yazar No: 4857 Hit : 5777 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Yazara ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler ┼×iirler Hikayeler Fetvalar
   Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Kitaplar─▒ Tan─▒t─▒m Makaleleri        

Yazar─▒n Kitaplar─▒
# Kitap Ad─▒
1 Kitab├╝t Tavasin
2 Divan (Hallac─▒ Mansur)
3 Ahbar├╝l Hallac

Yazar─▒n E-Kitaplar─▒
# Kitap Ad─▒

Yazar─▒n Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

Yazar─▒n ┼×iirleri
click women cheat on men what makes husbands cheat

Yazar─▒n Hikayeleri
Yazar─▒n Fetvalar─▒
# Fetva Ba┼čl─▒k

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Kitaplar─▒
# Kitap Ad─▒

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

Hayat Hikayesi

Hallâc-─▒ Mansûr

Ebü’l-Mug─▒s el-Hüseyn b. Mansûr el-Beyzâvî (ö. 309/922)

Tasavvufun geli┼čmesine önemli katk─▒larda bulunan ünlü mutasavv─▒f.

244’te (858) ─░ran’─▒n Fars eyaletinde bulunan Beyzâ’n─▒n kuzeydo─čusundaki Tûr’da do─čdu. Dedesi Mahamma Mecûsî idi. Sonralar─▒ anne taraf─▒ndan Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin neslinden geldi─či söylenerek kendisine Ensârî nisbesi verilmi┼čtir. ─░bnü’n-Nedîm onun, halk─▒n─▒n ço─čunlu─čunu Araplar’─▒n meydana getirdi─či Beyzâ’dan oldu─čunu ifade ettikten sonra babas─▒n─▒n mesle─činden dolay─▒ “Hallâc” diye tan─▒nd─▒─č─▒n─▒ söyler. O─člu Hamd’in anlatt─▒─č─▒na göre ise insanlar─▒n gönüllerindeki s─▒rlar─▒ pamuk gibi at─▒p altüst etti─činden “Hallâc-─▒ Esrâr” unvan─▒n─▒ alm─▒┼čt─▒r. Ba┼čka bir rivayete göre bir hallâc─▒n dükkân─▒nda iken sahibini bir yere göndermi┼č, dükkân─▒na dönen bu ki┼či bütün pamuklar─▒n at─▒ld─▒─č─▒n─▒ görerek bunu onun kerâmeti olarak kabul etmi┼č ve daha sonra Hallâc diye an─▒lm─▒┼čt─▒r (Ahbârü’l-Hallâc, s. 49). As─▒l ad─▒ Hüseyin oldu─ču halde ─░ran’da ve Osmanl─▒lar’da daha çok Mansûr ve Hallâc-─▒ Mansûr ┼čeklinde babas─▒n─▒n ad─▒yla an─▒lm─▒┼č, kendisine “Mansûr” ad─▒ verilirken davas─▒n─▒n zafere ula┼čm─▒┼č oldu─čuna i┼čaret edilmi┼čtir. Allah’─▒n yard─▒m─▒na mazhar oldu─čunu anlatmak için ona “Nâs─▒r’─▒n (Allah’─▒n) Mansûr’u” diyenler de olmu┼čtur. Melâmet ehli aras─▒nda “sultânü’l-melâmetiyyîn” diye an─▒l─▒r.

Hatîb el-Ba─čdâdî’nin, o─člu Hamd’e dayanarak verdi─či bilgiye göre Hallâc, do─čum yeri olan Tûr’dan halk─▒ Hanbelîler’den olu┼čan ve hâf─▒zlar─▒yla tan─▒nan Vâs─▒t’a gitti. Burada on iki ya┼č─▒nda h─▒fz─▒n─▒ tamamlad─▒. Ard─▒ndan Tüster’e geçerek iki y─▒l Sehl et-Tüsterî’nin ö─črencisi oldu. Yirmi ya┼č─▒nda Basra’ya geldi. Buradan Ba─čdat’a giderek Cüneyd-i Ba─čdâdî, Amr b. Osman el-Mekkî, Ebü’l-Hüseyin en-Nûrî gibi Ba─čdat’─▒n tan─▒nm─▒┼č sûfîlerinin sohbetlerine kat─▒ld─▒. Amr b. Osman el-Mekkî’den h─▒rka giydi. Basra’da Ebû Ya‘k┼źb Akta‘ adl─▒ bir sûfînin k─▒z─▒ ile evlendi. Burada Abbâsî Hilâfeti’ni tehdit eden Zenc isyan─▒na ┼čahit oldu ve muhtemelen bu ayaklanmaya s─▒cak bakt─▒. Bu arada az çok ┼×iî mezhebini de tan─▒d─▒. Basra’da zâhidâne bir hayat ya┼čarken kay─▒npederiyle ┼čeyhi aras─▒nda ┼čiddetli bir geçimsizlik ç─▒kt─▒. Hallâc bu durumu Cüneyd’e arzederek ne yapmas─▒ gerekti─čini sorunca Cüneyd ona sab─▒r tavsiye etti. Bir süre sonra 282’de (896) ilk hacc─▒n─▒ yapmak üzere Hicaz’a gitti. Burada vaktini ibadet ve riyâzetle geçiren Hallâc, daha sonra bir grup sûfî ile birlikte Ba─čdat’a dönerek Cüneyd’in sohbetlerine devam etti. Bu s─▒rada ona sordu─ču baz─▒ sorulara cevap alamad─▒. Hallâc’─▒n maksatl─▒ sorular sordu─čuna ve bu konuda samimi olmad─▒─č─▒na kanaat getiren Cüneyd onun sohbetlerine kat─▒lmas─▒ndan rahats─▒z oldu ve meclisinden uzakla┼čt─▒rd─▒ (Cüneyd ile aralar─▒nda geçen tart─▒┼čma için bk. Ahbârü’l-Hallâc, s. 25). Bunun üzerine Hallâc Tüster’e döndü. Aralar─▒nda bir y─▒l kald─▒─č─▒ Tüster halk─▒ kendisini hiçbir mezhebe ba─čl─▒ bilmeyen, ancak her mezhebin en zor hükümlerini uygulamay─▒ esas alan Hallâc’a büyük ilgi gösterdi. Hallâc be┼č y─▒l sürecek bir yolculu─ča ç─▒kmak üzere Tüster’den ayr─▒ld─▒. Horasan, Mâverâünnehir, Sicistan ve Kirman bölgelerini dola┼čt─▒. Fars’ta halka vaazlar verdi, onlar için eserler yazd─▒. Ard─▒ndan Ahvaz’a geçti ve ailesini de buraya getirtti. ┼×eyhi Amr b. Osman el-Mekkî’nin Ahvaz yöresine kendisini kötüleyen mektuplar yazmas─▒ üzerine ondan giydi─či h─▒rkay─▒ ç─▒kar─▒p att─▒. Ahvaz’da meclis kurup vaazlar vermeye ba┼člayan Hallâc halk─▒n ve ayd─▒nlar─▒n büyük teveccühüne mazhar oldu ve burada Hallâc-─▒ Esrâr diye tan─▒nd─▒. Daha sonra ailesini Ahvaz’da b─▒rakarak 400 müridiyle birlikte ikinci defa hac yapmak üzere Basra üzerinden Mekke’ye gitti. Kendisini k─▒skanan sûfî Ebû Ya‘k┼źb en-Nehrecûrî onun aleyhinde bulunmaya ba┼člad─▒. Hac dönü┼čü Basra’da bir ay kald─▒ktan sonra Ahvaz’a gelen Hallâc, ailesini ve buran─▒n ileri gelenlerinden bir grubu yan─▒na alarak Ba─čdat’a geçti. Burada bir sene kald─▒; ard─▒ndan küfür ve ┼čirk beldelerini Allah’─▒n dinine davet etmek için mânevî bir i┼čaret ald─▒─č─▒n─▒ söyleyerek ailesini müridlerinden birine emanet edip deniz yoluyla Hindistan’a gitti (Hatîb, VIII, 120). Horasan, Tâlek─ün, Mâverâünnehir, Türkistan, Maçin, Turfan ve Ke┼čmir’i dola┼čt─▒. Buralarda ate┼čli vaazlar verdi, Allah sevgisinden söz etti. Gezdi─či yerlerdeki halk için eserler yazarak ─░slâm’a girmelerinde etkili oldu. Onun tesiriyle müslüman olanlara Mansûrî deniliyordu. Bu durum kendisini büyük bir üne kavu┼čturdu. Ziyaret etti─či yerlerin halk─▒ mektuplar─▒nda kendisine “mug─źs, muk─źt, mümeyyiz, zâhid, mustalem, muhayyer” gibi unvanlarla hitap ediyorlard─▒. Bu seyahatten dönünce aleyhindeki faaliyetler de tekrar ba┼člad─▒. 290’da (903) üçüncü defa hacca gitti ve burada iki y─▒l kald─▒. Bazan ibadet ediyor, bazan da halk aras─▒na kar─▒┼č─▒p hacda kesilen kurbanlar gibi Allah yolunda kendini feda etmeye haz─▒r oldu─čunu hayk─▒r─▒yordu. Bir ara Arafat’ta kendisine hakaret ve i┼čkence edilmesini istedi. Ba─čdat’a dönen ve bir ev sat─▒n alan Hallâc’da bir de─či┼čikli─čin meydana geldi─či farkedilmi┼čti. Hakk─▒nda anlat─▒lan bir menk─▒beye göre Ba─čdat’ta aç─▒kça Hak yolunda can─▒n─▒ feda etmek istedi─čini, kan─▒n─▒n dökülmesinin halk için helâl oldu─čunu ilân etti (Ahbârü’l-Hallâc, s. 42). Karmatîler’in Abbâsî Devleti’ni tehdit etti─či, 256 (870) y─▒l─▒nda ba┼člay─▒p 270’e (883) kadar devam eden Zenc isyan─▒n─▒n izlerinin henüz silinmedi─či, istikrars─▒zl─▒─č─▒n devam etti─či bir dönemde Hallâc’─▒n sözleri ve davran─▒┼člar─▒ halk ve ulemâ aras─▒nda yeni bir huzursuzluk meydana getirdi. ─░bn Dâvûd ez-Zâhirî öncülü─čünde bir grup âlim Hallâc’─▒n aleyhinde bir faaliyet ba┼člatt─▒; baz─▒lar─▒ onun sihirbaz, ┼čarlatan veya deli oldu─čunu ileri sürerken baz─▒lar─▒ da kerâmet sahibi bir velî oldu─čunu söylüyordu. Aleyhindeki faaliyetler art─▒p bir k─▒s─▒m müridleri tutuklan─▒nca kendisini de ayn─▒ âk─▒betin bekledi─čini anlad─▒ ve Ahvaz’a kaçt─▒. Sûs’ta bir dostunun yard─▒m─▒yla Dânyâl peygamberin türbesi civar─▒nda bir y─▒l sakland─▒. 301’de (913) yakalanarak Ba─čdat’a getirildi ve idam talebiyle mahkeme önüne ç─▒kar─▒ld─▒. ┼×âfiî kad─▒s─▒ ─░bn Süreyc’in, ilhama dayanan tasavvufî mahiyetteki sözlerin f─▒khî aç─▒dan de─čerlendirilmesinin yanl─▒┼č olaca─č─▒n─▒ ileri sürüp idama kar┼č─▒ ç─▒kmas─▒ ve dostu ba┼čmâbeyinci Nasr el-Ku┼čûrî ile Halife Muktedir-Billâh’─▒n Türk as─▒ll─▒ annesi ┼×a─čab’─▒n araya girmesi üzerine Vezir Ali b. Îsâ el-Kunnâî onu üç defa siyaset meydan─▒nda te┼čhir ettikten sonra hapsedilmesini yeterli gördü. Sekiz y─▒l süren hapis hayat─▒, genellikle dostu Nasr el-Ku┼čûrî’nin evindeki bir odada göz hapsi ┼čeklinde geçti. Bütün ihtiyaçlar─▒ kar┼č─▒land─▒; ziyaretçi kabul etmesine izin verildi. Hapiste bulunan Hallâc’─▒n Ba─čdat ve çevresindeki etkisi giderek artt─▒. Burada iken Kitâbü’t-Tavâsîn’in “Tâsînü’s-sirâc” ve “Tâsînü’l-ezel” bölümlerini yazd─▒. Fakat aleyhindeki faaliyetler bütün ┼čiddetiyle devam ediyordu. Sonradan maliye tahsildar─▒ olan eski sûfî Ebû Ali el-Evâricî bile onu, ünlü k─▒raat âlimi ─░bn Mücâhid’e sahte kerâmetler gösteren bir hokkabaz ┼čeklinde tan─▒tm─▒┼čt─▒. Cezaland─▒r─▒lmas─▒ yönündeki taleplerin artmas─▒ üzerine Vezir Hâmid b. Abbas taraf─▒ndan idam iste─čiyle tekrar hâkimler heyetinin önüne ç─▒kar─▒ld─▒. Delillerin yetersiz oldu─čunu söyleyen hâkimler idam─▒ için hüküm vermekten kaç─▒nd─▒klar─▒ndan mahkeme uzun sürdü. Fakat Vezir Hâmid’in ─▒srarl─▒ takibi kar┼č─▒s─▒nda bir oldu bittiyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalan Mâlikî kad─▒s─▒ Ebû Ömer Muhammed b. Yûsuf el-Ezdî idam─▒na hükmetti. Hanefî kad─▒s─▒ ─░bn Bühlûl’ün muhalefetine ra─čmen bu hüküm di─čer kad─▒lara ve ┼čahitlere imzalat─▒ld─▒ktan sonra Halife Muktedir-Billâh taraf─▒ndan tasdik edilince Hallâc, 24 Zilkade 309 (26 Mart 922) tarihinde Ba─čdat’─▒n Bâbüttâk denilen semtinde önce k─▒rbaçland─▒; burnu, kollar─▒ ve ayaklar─▒ kesildikten sonra idam edildi. Ba┼č─▒ kesilerek Dicle üzerindeki köprüye dikildi; gövdesi yak─▒l─▒p külleri nehrin sular─▒na savruldu (Hatîb, VIII, 127). Kesik ba┼č─▒ iki gün köprüde dikili b─▒rak─▒ld─▒ktan sonra Horasan’a gönderilerek bölgede dola┼čt─▒r─▒ld─▒ (a.g.e., VIII, 141).

Hallâc’─▒n as─▒ld─▒─č─▒ yer zamanla önem kazanmaya, Hak ┼čehidi bir velînin türbesi olarak ziyaret edilmeye ba┼članm─▒┼čt─▒r. Vezirli─če yeni tayin edilen Ali b. Mesleme’nin, görevine ba┼člamadan önce Hallâc’─▒n kabri olarak bilinen yeri ziyaret ederek mânevî huzurunda dua edip niyazda bulunmas─▒, Abbâsî Devleti’nin ondan özür dilemesi ve itibar─▒n─▒ iade etmesi anlam─▒na gelmi┼čtir. Hallâc ad─▒na burada in┼ča edilen ve zaman zaman onar─▒lan türbeden ba┼čka çe┼čitli ─░slâm beldelerinde onun ad─▒na pek çok makam yap─▒lm─▒┼č ve bu makamlar birçok mutasavv─▒f, âlim ve devlet adam─▒ taraf─▒ndan ziyaret edilmi┼čtir.

Hallâc-─▒ Mansûr’un öldürülme sebebi hakk─▒nda, Abbâsîler’e kar┼č─▒ ayaklanm─▒┼č olan Karmatîler’le gizlice mektupla┼čt─▒─č─▒, “enelhak” sözüyle ulûhiyyet iddias─▒nda bulundu─ču, hacc─▒n farziyetini inkâr edip yeni bir hac anlay─▒┼č─▒ ortaya koydu─ču ┼čeklinde çe┼čitli iddialar ileri sürülmü┼čtür. Ancak idam─▒n esas sebebinin bu tür iddialar olmad─▒─č─▒ anla┼č─▒lmaktad─▒r. Nitekim III. (IX.) yüzy─▒lda ya┼čam─▒┼č olan ve Hallâc’─▒nkine benzer ┼čathiye türü sözleriyle tan─▒nan Bâyezîd-i Bistâmî gibi sûfîlere dokunulmam─▒┼č olmas─▒ bunu gösterir. ┼×âfiî kad─▒s─▒ ─░bn Süreyc, cezbe halinde söylenen ilham ürünü sözlerin f─▒k─▒h aç─▒s─▒ndan de─čerlendirilip bir hükme var─▒lamayaca─č─▒n─▒ belirtip idama kar┼č─▒ ç─▒karken o dönemde genellikle hukukçular─▒n bu tür olaylar kar┼č─▒s─▒nda tak─▒nd─▒klar─▒ tavr─▒n bir örne─čini vermi┼čtir. Çok kat─▒ ve mutaass─▒p olanlar─▒n d─▒┼č─▒ndaki fakihler ┼čathiyât sahibi sûfîleri k─▒namakla birlikte ya┼čama haklar─▒n─▒ el-lerinden almaya taraftar olmam─▒┼člard─▒r. Hallâc’─▒n idam fetvas─▒ dinî olmaktan çok siyasî bir karar olup ancak siyasî bask─▒lar ve entrikalar sonucunda ç─▒kar─▒labilmi┼čtir. Onun büyük bir üne sahip olmas─▒, çevresinde çok say─▒da mürid toplamas─▒, sarayda ve yüksek rütbeli devlet adamlar─▒ ve kumandanlar aras─▒nda bile taraftar bulmas─▒, zenci kölelerin isyan─▒na s─▒cak bakmas─▒, mehdî oldu─ču ve Abbâsîler’e kar┼č─▒ Karmatîler’le gizlice i┼č birli─či yapt─▒─č─▒ yolunda söylentiler ç─▒kmas─▒ devlet adamlar─▒n─▒ endi┼čelendirmi┼č, bu yüzden bask─▒ alt─▒nda çal─▒┼čt─▒─č─▒ ileri sürülen bir hâkimler kurulundan fetva al─▒p idam─▒ gerçekle┼čtirmi┼člerdir. Ancak az da olsa Hallâc’─▒ hulûlcü ve ittihadc─▒ bir z─▒nd─▒k ve mülhid say─▒p idam─▒n─▒ ┼čer‘an gerekli gören kad─▒lar da vard─▒r. Tak─▒yyüddin ─░bn Teymiyye ba┼čta olmak üzere her ça─čda baz─▒ zâhir âlimleri onun idam─▒n─▒ tasvip etmi┼člerdir. Ba┼člang─▒çta Amr b. Osman el-Mekkî, Cüneyd-i Ba─čdâdî gibi ça─čda┼č─▒ baz─▒ sûfîler Hallâc’─▒ tenkit etmi┼čler; ─░bn Atâ, ┼×iblî, ─░bn Hafîf ve Nasrâbâdî gibi di─čer baz─▒ sûfîler ise velî olarak kabul etmi┼čler, daha sonra da hemen hemen bütün mutasavv─▒flar onu evliyadan saym─▒┼člard─▒r.

Tasavvufî Görü┼čleri.
Tasavvuf tarihi bak─▒m─▒ndan birinci derecede önemli büyük mutasavv─▒flardan olan Hallâc’─▒n sözleri ve menk─▒beleri ça─člar boyunca müslümanlar aras─▒nda yank─▒lanm─▒┼č ve ─░slâm toplumu üzerinde derin izler b─▒rakm─▒┼čt─▒r. Tasavvuf Hallâc’─▒n ┼čahs─▒nda yeni bir merhaleye ula┼čm─▒┼č, onun bu harekete bast─▒─č─▒ damga günümüze kadar tesirini sürdürmü┼čtür. De─či┼čik ifadelere ve izah ┼čekillerine bürünerek geni┼č halk tabakalar─▒ aras─▒nda ya┼čama imkân─▒ bulan Hallâc’─▒n temel görü┼člerinden biri nûr-─▒ Muhammedî (hakîkat-i Muhammediyye) fikridir. Hallâc’a göre Hz. Muhammed’in biri ezelî bir nur olu┼ču, di─čeri bir insan ve peygamber olarak dünya hayat─▒ndaki altm─▒┼č üç y─▒ll─▒k varl─▒─č─▒yla ilgili ┼čahsiyeti olmak üzere iki hüviyeti vard─▒r. Allah’─▒n ilk yaratt─▒─č─▒ ┼čey onun nurudur (Aclûnî, I, 265). Âdem henüz toprakla su aras─▒nda iken, yani henüz yarat─▒lmam─▒┼č iken o peygamberdi (a.g.e., II, 130). Bütün nebîler, resuller ve velîler ilim ve irfanlar─▒n─▒ ondan alm─▒┼člard─▒r. Hatta bütün varl─▒klar─▒n var olu┼č sebebi odur. Hz. Âdem bedenlerin, Hz. Muhammed ise ruhlar─▒n babas─▒d─▒r. Hz. Muhammed’i de─či┼čik bir ┼čekilde yorumlayan, onunla Allah aras─▒ndaki münasebeti farkl─▒ bir biçimde aç─▒klayan bu teori daha sonraki mutasavv─▒flar taraf─▒ndan geli┼čtirilmi┼č ve tasavvufun önemli esaslar─▒ndan biri haline getirilmi┼čtir. Hallâc, yaratma ve dinlerle ilgili dü┼čüncelerini de nûr-─▒ Muhammedî çerçevesinde aç─▒klam─▒┼čt─▒r. Ona göre bu nur ilk taayyündür, zât─▒n zâta tecelli etmesidir, bütün yarat─▒klar ondan zuhûr etti─činden o ayn─▒ zamanda varl─▒─č─▒n kayna─č─▒d─▒r. E─čer o olmasayd─▒ hiçbir ┼čey olmazd─▒ (bk. HAKÎKAT-i MUHAMMED─░YYE).

Hallâc’a göre bütün dinler esas itibariyle birdir. Ayn─▒ hakikate de─či┼čik aç─▒lardan bakmalar─▒ dinlerdeki farkl─▒l─▒─č─▒n kayna─č─▒n─▒ olu┼čturmu┼čtur. Dinlerin birli─či esast─▒r; bütün din mensuplar─▒n─▒n hedefi ve istedikleri ┼čey ayn─▒d─▒r. Bu yönden hepsi hak üzeredir. Farkl─▒l─▒k isimlendirmede ve ┼čekildedir. Hallâc, Hz. Mûsâ’n─▒n sözünü de Firavun’un sözünü de “hak söz” diye niteliyor ve bu ifadeyi cebir ve kader konusundaki görü┼čleriyle aç─▒klayarak, “Bu sözler, ezelde takdir edilen ve de─či┼čmeyen bir al─▒n yaz─▒s─▒n─▒n sonucu olarak söylenmi┼čtir” diyordu (Ahbârü’l-Hallâc, s. 48). Bütün dinlerin ilâhî oldu─čunu söyleyen Hallâc’a göre insan kendi tercih etti─či din üzere de─čil, Allah taraf─▒ndan kendisi için tercih edilen din üzere bulunur; sadece bu ümmetin Mecûsîler’i olan Kaderiyye ve Mu‘tezile mezhebi mensuplar─▒ bunun aksini iddia etmi┼člerdir. Bu konudaki görü┼člerini aç─▒klamak için irade ile emir aras─▒nda ay─▒r─▒m yapan Hallâc, emredilen ┼čeylerden baz─▒lar─▒n─▒n irade edildi─či halde baz─▒lar─▒n─▒n irade edilmedi─čini ve sadece irade edilenin gerçekle┼čti─čini savunur.

─░blîs’in Âdem’e secde etmemesini Hallâc bir de tevhid, a┼čk ve fütüvvet aç─▒s─▒ndan yorumlam─▒┼čt─▒r. Ona göre ─░blîs Allah’tan ba┼čkas─▒na secde edilmemesi gerekti─čini, ilâhî takdirin böyle oldu─čunu biliyor, secde emrini bir imtihan ve zâhirî bir husus olarak görüyordu. ─░blîs Allah’a derin bir a┼čkla ba─čl─▒ oldu─čundan O’ndan ba┼čkas─▒n─▒n önünde e─čilmemi┼č, secde ┼čerefini yaln─▒z O’na tahsis etmi┼čtir. Allah’─▒n, “E─čer secde etmezsen sana ebedî olarak azap edece─čim” uyar─▒s─▒na kar┼č─▒, “Bu azap içinde iken beni görecek misin?” ┼čeklinde bir soru sormu┼č, “evet” cevab─▒n─▒ al─▒nca, “Beni görmen bu azaba katlanmama de─čer” demi┼čtir. Hallâc, a┼čk─▒ bir zevk ve haz olarak de─čil elem ve azap olarak görüyor ve â┼č─▒─č─▒n sevgilisi u─čruna en ac─▒ ─▒st─▒rab─▒ tereddüt etmeden göze almas─▒ gerekti─čini dü┼čünüyordu. ─░dam edilece─či gün vücudundan akan kanla abdest ald─▒─č─▒ ve, “A┼čk namaz─▒ için abdest ancak kanla al─▒n─▒r” dedi─či rivayet edilir (Attâr, s. 593).

Hallâc-─▒ Mansûr, ─░blîs ile Firavun’un durumunu fütüvvet bak─▒m─▒ndan de─čerlendirirken fetâ ve fütüvvet ehli denilen yi─čit ve fedakâr insanlar─▒n inand─▒klar─▒ davaya sonuna kadar ba─čl─▒ kalmalar─▒ ve bu u─čurda seve seve canlar─▒n─▒ feda etmeyi göze almalar─▒ gerekti─či hususunu dikkate alm─▒┼čt─▒r. Hallâc’a göre ─░blîs, “E─čer Âdem’e secde edersem fütüvvet ehli olma niteli─čini kaybederim” demi┼č ve bu sebeple davas─▒na ba─čl─▒ kalm─▒┼čt─▒. Firavun da, “O’nun resulüne inan─▒rsam davam─▒ kaybetmi┼č olaca─č─▒mdan fütüvvet makam─▒ndan azledilmi┼č olurum” diyerek denizde bo─čulma pahas─▒na iddias─▒nda ─▒srar etmi┼čti. Bu bak─▒mdan bu ikisini kendine örnek alan Hallâc, “enelhak” davas─▒nda sonuna kadar ─▒srar etmekle fütüvvetin bir örne─čini vermi┼čtir (Kitâbü’t-Tavâsîn, s. 207). Di─čer taraftan Hallâc fütüvvetin en güzel örne─či olarak Hz. Muhammed ile ─░blîs’i görmü┼č, hiç kimsenin bu ikisi kadar davalar─▒nda samimi olmad─▒klar─▒n─▒ ve fedakârl─▒k göstermediklerini, ancak birincisinin di─čerinden daha mükemmel bir örnek te┼čkil etti─čini ileri sürmü┼čtür (a.g.e., s. 204).

Ona nisbet edilen bir risâlede, “Hac yapmak isteyen, fakat buna imkân bulamayan bir kimse evinde temiz bir oday─▒ hac için ay─▒r─▒r. Hac mevsimi gelince içine kimsenin girmedi─či bu odada Kâbe’de oldu─ču gibi tavaf yapar. Hacc─▒n di─čer menâsikini de yerine getirdikten sonra otuz yetimi toplayarak yemek yedirir, onlara elbise giydirir, sonra da her birine 7’┼čer dirhem para verir. Bunlar hac yerine geçer” ┼čeklinde bir ifade yer almaktad─▒r (bk. ─░bnü’l-Cevzî, el-Munta┼żam, VI, 163). Ancak bu sözler bu ┼čekliyle onun dü┼čmanlar─▒ taraf─▒ndan ileri sürülen bir iddiad─▒r. Daha önce Râbia el-Adeviyye ve Bâyezîd-i Bistâmî de Kâbe konusunda buna benzer sözler söylemi┼člerdi. Hallâc’─▒n da ayn─▒ konuda baz─▒ ┼čeyler söylemi┼č olmas─▒ mümkündür. Nitekim mahkeme Hallâc’─▒ idam etmeye karar verirken onun hacc─▒n farz olu┼čunu inkâr etti─čini hükme gerekçe olarak göstermi┼č, o s─▒rada Abbâsîler’e isyan etmi┼č olan Karmatîler’in Kâbe’yi tahrip edip Hacerülesved’i memleketlerine götürmeleriyle Hallâc’─▒n hacc─▒ inkâr etmesi aras─▒nda bir ili┼čki kurulmak istenmi┼čti. Hallâc’─▒n üç defa Mekke’ye gidip Kâbe’yi ziyaret etmesi, ayr─▒ca Hanefî kad─▒s─▒ ─░bn Bühlûl’ün idam karar─▒na kar┼č─▒ ç─▒kmas─▒ hacla ilgili iddialar─▒n bir tertipten ibaret oldu─čunu göstermektedir.

Hallâc hakk─▒nda ileri sürülen iddialar─▒n en yayg─▒n─▒, en etkili ve en sürekli olan─▒, onun tevhid ve fenâ görü┼čünü ifade eden “enelhak” sözü ile hulûl ve ittihad─▒ ça─čr─▒┼čt─▒ran ifadeleridir. Hallâc’─▒n kâfir ve z─▒nd─▒k oldu─čunu iddia edenler enelhak sözü ile tanr─▒l─▒k iddias─▒nda bulundu─čunu ileri sürmü┼čler, onu büyük bir velî olarak tan─▒yanlar ise bu sözü di─čer sûfîlerin ┼čathiyeleri gibi görüp çe┼čitli ┼čekillerde yorumlam─▒┼člard─▒r. Hallâc’─▒n enelhak dedi─či do─črudur. Ancak bu sözüyle tanr─▒l─▒k iddias─▒nda bulundu─ču yolundaki hükümler kesinlikle yanl─▒┼čt─▒r. Onun konuyla ilgili tam ifadesi ┼čöyledir: “E─čer Allah’─▒ tan─▒m─▒yorsan─▒z eserini tan─▒y─▒n─▒z, i┼čte o eser benim, ben Hakk─▒m, çünkü ebediyen Hak ile Hakk─▒m” (Kitâbü’t-Tavâsîn, s. 208). Bir ┼čiirinde hulûlle ilgili olarak, “Ben sevgilimin kendisiyim, o da bendir; biz bir bedene hulûl etmi┼č iki ruhuz” (Dîvân, s. 279) diyen Hallâc’─▒n bu sözleri daima onun fenâ, sekr ve tevhid hali göz önünde tutularak aç─▒klanmaya çal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu aç─▒klamalara göre “Ben Hakk─▒m” sözü “Ben Hak’tan─▒m” veya “Ben bir gerçe─čim ve bât─▒l de─čilim” demektir. Baz─▒lar─▒na göre Hallâc bu sözü Allah’tan hikâye yoluyla söylemi┼č ve, “Allah ben Hakk─▒m diyor” demek istemi┼čtir.

Gazzalî, enelhak sözünün söylendi─či makam─▒n ve halin önemine i┼čaret ettikten sonra konuyu tecellî ve fenâ kavram─▒ ile aç─▒klar ve ┼ču örne─či verir: Bir barda─ča me┼črubat konulunca bardakla me┼črubat─▒n rengi birbirine kar─▒┼č─▒r, art─▒k bardaktan de─čil sadece me┼črubat─▒n varl─▒─č─▒ndan söz edilir. Kalbinde Allah’─▒n tecelli etti─čini gören bir velî bazan tecellî mahalli olan kalbi göremez, sadece burada tecelli eden Hakk’─▒ görür ve o zaman enelhak der. Bundan maksat, velînin kendi varl─▒─č─▒n─▒ yok sayarak Hakk’─▒n varl─▒─č─▒n─▒ dile getirmesidir (─░hyâă┐, II, 288; IV, 241, 299; Mi┼čkâtü’l-envâr, s. 140). Fahreddin er-Râzî de Hallâc’─▒ savunur ve onun bu sözünü çe┼čitli ┼čekillerde yorumlar (Levâmiăżu’l-beyyinât, s. 290). Hallâc’─▒n ya┼čad─▒─č─▒ dönemde ve öncesinde tasavvufî dü┼čünceleri sebebiyle kimsenin idam edilmemi┼č olmas─▒ enelhak sözünün o devirde idam sebebi say─▒lmad─▒─č─▒n─▒ gösterir. Ayr─▒ca Hallâc’dan sonra da tasavvuf edebiyat─▒nda bu ifade benimsenerek s─▒k s─▒k kullan─▒lm─▒┼č, tasavvuf ┼čairleri derin bir co┼čku içinde bu sözü tekrarlamaktan büyük bir ruhî haz duymu┼člar, en muhafazakâr çevreler bile bu ifadeyi kullanan mutasavv─▒flar─▒ kâfir saymam─▒┼člard─▒r.

Hallâc H─▒ristiyanl─▒─ča ve bu dinden al─▒nan baz─▒ terimlere de ilgi duymu┼čtur. Süryânî h─▒ristiyanlar─▒n kulland─▒klar─▒ “nâsût” ve “lâhût” tabirlerini tasavvuf terminolojisine ilk defa Hallâc sokmu┼č, Allah’─▒n nâsûtunun lâhûtî s─▒rr─▒n─▒ ortaya koydu─čunu ifade etmi┼č ve haç dini üzere ölece─čini söylemi┼čtir. Ebü’l-Abbas el-Mürsî, Hallâc’─▒n bu sözü ile kendisinin çarm─▒ha gerilerek katledilece─čini önceden haber verdi─čini, f─▒k─▒h âlimlerinin bundan dolay─▒ onu kâfir saymalar─▒nda isabet bulunmad─▒─č─▒n─▒ belirtir (Tâhâ Abdülbâk─ź Sürûr, s. 255).

Hallâc-─▒ Mansûr’un vahdet-i vücûd inanc─▒yla ilgisi konusunda de─či┼čik görü┼čler vard─▒r. Genellikle vahdet-i vücûd inanc─▒na ba─čl─▒ olanlar onu bu görü┼čün temsilcilerinden sayarlar. O dönemde vahdet-i vücûd fikrinin bulunmad─▒─č─▒n─▒ söyleyenler ise hakl─▒ olarak onun görü┼člerini vahdet-i ┼čühûd olarak adland─▒r─▒rlar. Bunlara göre Hallâc Allah sevgisiyle co┼čmu┼č, kendinden geçmi┼č, her ┼čeyi Hak olarak görmü┼č, sonra kendine gelince yaratanla yarat─▒lanlar─▒n ayr─▒ ayr─▒ varl─▒klar oldu─čunu söylemi┼čtir (M. Celâl ┼×eref, s. 332-346).

─░slâm âlimleri Hallâc hakk─▒nda dört gruba ayr─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlardan bir k─▒sm─▒ Hallâc’─▒ hakl─▒ bulmu┼č, savunmu┼č, görü┼člerini payla┼čm─▒┼č; bir k─▒sm─▒ onu kâfir ve z─▒nd─▒k sayarak ┼čiddetle reddetmi┼č; ba┼čka bir grup mâzur görmü┼č, kendisine ac─▒m─▒┼č; dördüncü grup da bir hüküm vermekten kaç─▒narak sükût etmeyi tercih etmi┼čtir. Genel olarak zâhir ulemâs─▒ Hallâc’─▒ bir z─▒nd─▒k olarak görmü┼č, idam─▒ndan sonra as─▒rlar geçti─či halde verdi─či fetvalarla idam─▒n─▒n hakl─▒l─▒─č─▒n─▒ ve gereklili─čini savunmu┼č ve hiçbir zaman onu affetmemi┼čtir. Bunlardan baz─▒s─▒na göre Hallâc bir hokkabaz, gözba─čc─▒, sihirbaz, hilekâr ve ┼čarlatand─▒r. Hindistan’a yapt─▒─č─▒ seyahatte yogilerden ve sihirbazlardan ö─črendiklerine dayanarak birtak─▒m ola─čan üstü haller göstermeye ba┼člam─▒┼č, bu halleri kerâmet ┼čeklinde sunup halk─▒ kand─▒rm─▒┼č ve kendisinin büyük bir velî oldu─čuna baz─▒ ki┼čileri inand─▒rm─▒┼čt─▒r. Bir k─▒sm─▒na göre Hallâc haram-helâl bilmeyen, her ┼čeyi câiz gören bir ibâhiyeci ve mülhiddir. Dinî hükümlerin tasavvufta henüz bir seviyeye gelmeyenler için gerekli oldu─čunu, bu seviyeye gelenlerin canlar─▒n─▒n istedi─či her ┼čeyi yapabileceklerini savunmu┼čtur. Baz─▒lar─▒na göre ise tanr─▒l─▒k iddia eden bir sap─▒kt─▒r. Di─čer baz─▒lar─▒na göre a┼č─▒r─▒ bir ┼×iî, bir Karmatî olup o s─▒rada Abbâsî Hilâfeti’ne kar┼č─▒ ba┼čkald─▒rm─▒┼č bulunan ve Kâbe’yi tahrip eden Karmatîler’in bir dâîsidir. Çevresinde toplananlara kendisinin mehdî oldu─čunu söyledi─či ve bu durum Abbâsî saltanat─▒ aç─▒s─▒ndan bir tehlike olu┼čturdu─ču için önce etkisiz hale getirilmeye çal─▒┼č─▒lm─▒┼č, bu mümkün olmay─▒nca da ortadan kald─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. ─░bn Hazm, Bâk─▒llânî, ─░mâmü’l-Haremeyn el-Cüveynî, ─░bn Hacer, Ebü’l-Ferec ─░bnü’l-Cevzî, ─░bn Teymiyye, ─░bn Kayyim el-Cevziyye, ─░bn Haldûn, ─░bn Kesîr, K─üdî ─░yâz ve Zehebî ba┼čta olmak üzere birçok hadis, f─▒k─▒h ve kelâm âlimi yukar─▒daki görü┼člerden birine kat─▒l─▒r. Di─čer taraftan ─░bn Bâbeveyh (┼×eyh Sadûk), ┼×eyh Müfîd ve ┼×eyhüttâife Tûsî gibi birçok ┼×iî âlimi Hallâc’─▒ mülhid olarak görmü┼čtür.

Ancak Hallâc’─▒ reddedenler zamanla azalm─▒┼č veya bunlar─▒n tenkitleri etkisini kaybetmi┼č, dostlar─▒ ve taraftarlar─▒ ise gittikçe ço─čalm─▒┼čt─▒r. Hayatta iken ┼×iblî, ─░bn Hafîf, ─░bn Atâ ve Fâris gibi savunucular─▒ bulunan Hallâc’─▒ daha sonraki ça─člarda sûfîler aras─▒nda reddeden hemen hemen hiç kalmam─▒┼čt─▒r. Nasrâbâdî, Sülemî, Ebû Nasr es-Serrâc, Kelâbâzî, Ku┼čeyrî, Hâce Abdullah Herevî, Hücvîrî, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr, Gazzâlî, Abdülk─üdir-i Geylânî gibi büyük mutasavv─▒flar onun bir velî oldu─čuna inanm─▒┼člar, kendisiyle ilgili suçlamalara kat─▒lmam─▒┼člard─▒r. Aynülkudât el-Hemedânî, Ahmed el-Gazzâlî, Rûzbihân-─▒ Baklî, Senâî, Attâr, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Ahmed Yesevî, Muhyiddin ─░bnü’l-Arabî gibi tasavvufun en tan─▒nm─▒┼č ┼čahsiyetleri ise Hallâc’─▒ ve dü┼čüncelerini benimseyerek onun ate┼čli taraftarlar─▒ olmu┼člar, Hallâc’─▒n idealini ya┼čatarak Hallâcî bir tasavvuf hareketi meydana getirmi┼člerdir. Bunlar─▒n çal─▒┼čmalar─▒ sayesinde Hallâcî dü┼čünce ve eylem tarz─▒ bütün ─░slâm dünyas─▒n─▒n en ücra yerlerine kadar yay─▒lm─▒┼č, özellikle ─░ran ve Türk edebiyat─▒ ondan derin bir ┼čekilde etkilenmi┼č, sûfî ┼čairlerin özünü onun görü┼čleri olu┼čturmu┼čtur. Tarikat ┼čeyhleri ve mensuplar─▒ aras─▒nda da Hallâc ve görü┼čleri önemli bir yer tutar. Yeseviyye, Mevleviyye ve K─üdiriyye gibi tarikatlar─▒n mensuplar─▒ ve melâmet ehli sürekli olarak Hallâcî dü┼čünce tarz─▒n─▒ canl─▒ tutmu┼č, Hallâc’─▒n görü┼čleri tasavvufun en önemli dinamiklerinden biri olmu┼čtur. Onun fikirlerini en fazla tenkit eden Ahmed er-Rifâî bile enelhak sözünü sadece hata olarak görmektedir.

Mutasavv─▒flardan ba┼čka Sünnîler’den Fahreddin er-Râzî, ┼×iîler’den Nasîrüddîn-i Tûsî gibi baz─▒ kelâmc─▒lar, ┼×ehâbeddin es-Sühreverdî, ─░bn Tufeyl ve Molla Sadrâ gibi filozoflar da Hallâc’─▒ savunmu┼člard─▒r. Osmanl─▒ ulemâs─▒ndan Kemalpa┼čazâde Hallâc’─▒ savunurken Ebüssuûd Efendi idam hükmünü yerinde ve hakl─▒ bulmu┼čtur. Hanbelîler’den Ebü’l-Vefâ ─░bn Ak─źl, Hanefîler’den ─░bn Bühlûl, ┼×âfiîler’den ─░bn Süreyc, ─░bn Hacer ve Süyûtî ise Hallâc’─▒n lehinde ve aleyhinde bir hüküm vermekten kaç─▒narak onun durumunu Allah’a havale etmi┼člerdir.

Abdülk─üdir Mahmûd, Mahmûd K─üs─▒m, ─░rfan Abdülhamîd gibi baz─▒ ça─čda┼č yazarlar Hallâc’─▒n a┼č─▒r─▒ bir ┼×iî, Bât─▒nî ve Karmatî oldu─ču hususunda ─▒srar etmektedirler. Hallâc Sünnî bir çevrede yeti┼čmi┼č, Sünnî bir ┼čehir olan Vâs─▒t’ta h─▒fz─▒n─▒ tamamlam─▒┼č, Sünnî âlimlerden ders alm─▒┼č, Sünnî sûfîlerin sohbetinde bulunmu┼č; ┼×iblî, ─░bn Hafîf ve ─░bn Atâ gibi takipçileri de Sünnîler aras─▒ndan ç─▒km─▒┼čt─▒r. Hayat─▒n─▒ Hallâc ara┼čt─▒rmalar─▒na adam─▒┼č olan Louis Massignon’a göre Hallâc Sünnî bir mutasavv─▒f olup Türkler’in ─░slâmiyet’e girmesini ba┼člatan dinî ve içtimaî hareketin öncüsüdür. ─░nsanlar─▒ Allah sevgisine davet etmi┼č, a┼čk─▒n bir ─▒st─▒rap oldu─čunu fiilen göstermi┼č, naslar─▒n zâhirî mâna üzerine anla┼č─▒l─▒p harfiyen uygulanmas─▒ndan do─čan zorluklardan insanlar─▒ kurtarmak için u─čra┼čm─▒┼čt─▒r. Nicholson ise vahdet-i vücûdun Hallâc’dan çok sonra ortaya ç─▒kt─▒─č─▒n─▒ hat─▒rlatarak onun ilâhî mahiyet üzerinde durup sonlu ile sonsuz aras─▒ndaki ili┼čkiyi göstermeye çal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ ifade etmi┼čtir (di─čer baz─▒ müste┼čriklerin görü┼čleri için bk. EI² [─░ng.], III, 104).

Kuzey Afrika’dan Bengal ve Malaya tak─▒madalar─▒na kadar yay─▒lan ve hemen hemen bütün müslüman kavimlerin folklorunda az çok yer alan Hallâc’─▒n tesiri XX. yüzy─▒lda da devam etmi┼čtir. M─▒s─▒rl─▒ yazar Salâh Abdüssabûr, Meă┐sâtü’l-Hallâc (Beyrut 1964) adl─▒ eserinde onu haks─▒zl─▒─ča ba┼čkald─▒rman─▒n ve devrimci dü┼čüncenin gözüpek fedakâr bir temsilcisi olarak göstermi┼čtir. Bu yönüyle Senûsî hareketinde de Hallâc’a önemli bir yer verilmi┼čtir. Abdurrahman Bedevî’ye göre Hallâc Kierkegaard’a benzeyen var olu┼čçu bir sûfîdir. Muhammed ─░kbal ise felsefîtasavvufî mahiyetteki Câvidnâme adl─▒ eserinde, Jüpiter semas─▒nda seyahat ederken Hallâc’─▒n kendisine yol gösterdi─čini söyleyerek ondaki güçlü ferdî dindarl─▒─ča, s─▒radan insanlar─▒n üstünde Allah sevgisini ya┼čayan nâdir ┼čahsiyetlerden biri oldu─čuna, dinamik inanç ve a┼čk anlay─▒┼č─▒yla bir müslüman için iyi örnek olaca─č─▒na dikkat çekmi┼čtir (s. 287). Hallâc, Nesîmî’den Necip Faz─▒l K─▒sakürek’e kadar Türk edip ve ┼čairleri üzerinde de etkili olmu┼čtur. Sâlih Zeki Aktay’─▒n Hallac-─▒ Mansur (─░stanbul 1942) adl─▒ trajedisi bu konuda kayda de─čer bir eserdir.

Eserleri

1. Kitâbü’t-Tavâsîn  

Hallâc’─▒n hapiste iken kaleme ald─▒─č─▒, dü┼čünce dünyas─▒n─▒ ortaya koymas─▒ aç─▒s─▒ndan çok önemli olan bu eseri dostlar─▒ndan ─░bn Atâ hapisten gizlice d─▒┼čar─▒ ç─▒kar─▒p saklayarak günümüze ula┼čmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r. Hallâc ┼×uarâ, Neml ve Kasas sûrelerinin ba┼člang─▒c─▒ndaki “tâ” ve “sîn” harflerinin okunu┼čuyla elde etti─či “tâsîn” (ço─čulu “tavâsîn”) kelimesine s─▒rrî-tasavvufî mânalar yüklemi┼čtir. Eser, her biri birkaç sayfal─▒k sirâc, fehm, safâ, dâire, nokta, ezel ve iltibas, me┼čîet, tevhid, esrar, tenzih ve mârifet tâsîni ad─▒n─▒ verdi─či on bir tâsînden meydana geldi─činden Kitâbü’t-Tavâsîn ad─▒yla an─▒lm─▒┼čt─▒r. Rûzbihân-─▒ Baklî taraf─▒ndan ┼čerhedilen eseri (┼×erh-i ┼×athiyyât, s. 335-345) ilk olarak L. Massignon ne┼čretmi┼č (Paris 1913) ve daha sonra Frans─▒zca’ya da tercüme etmi┼čtir (Passion d’al-Hallaj, III, 300-344). Kitâbü’t-Tavâsîn’in nüsha farklar─▒na dayanan yeni bir ne┼čri Paul Nwyia taraf─▒ndan gerçekle┼čtirilmi┼čtir (bk. bibl.). Eser Âi┼če Abdurrahman taraf─▒ndan ─░ngilizce’ye (Berkeley 1974), Ya┼čar Nuri Öztürk taraf─▒ndan Türkçe’ye (─░stanbul 1976) çevrilmi┼čtir.

2. Dîvân  

Hallâc’─▒n çe┼čitli kaynaklarda bulunan ┼čiirleri L. Massignon taraf─▒ndan derlenerek divan haline getirilmi┼č ve ilk olarak Journal Asiatique’te ([1931], CCXVIII) yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Daha sonraki y─▒llarda müstakil bask─▒lar─▒ yap─▒lan eser (2. bs., Paris 1955; 4. bs., Paris 1981) Kâmil Mustafa e┼č-┼×eybî taraf─▒ndan ne┼čredilmi┼čtir (Ba─čdat 1974).

3. Ahbârü’l-Hallâc

Hallâc’─▒n söyledi─či rivayet edilen sözlerin derlenmesiyle meydana gelen eser, L. Massignon’un Quatre textes inédits, relatifs à la biographie d’al-Hallâj (Paris 1914) adl─▒ eserinin geni┼čletilmi┼č yeni bas─▒m─▒d─▒r (P. Kraus ile birlikte, Paris 1936, 1957, 3. bs.).

─░bnü’n-Nedîm’in adlar─▒n─▒ vererek Hallâc’a nisbet etti─či k─▒rk alt─▒ eser (el-Fihrist, s. 241-243) günümüze ula┼čmam─▒┼čt─▒r.

click here read here why do married men cheat

Dipnotlar

Hocalar─▒    

├ľ─črencileri    

H. Bilgi Kaynaklar─▒
open go how many guys cheat
read here click here unfaithful wives

Yazara Ait Ses Dosyalar─▒
# Media Ad─▒

Yazara Ait Videolar
# Media Ad─▒

Yazara Ait G├Ârsel Eserler
# Media Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
S├╝meyye Abaci / 23.06.2015



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...