f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Muhammed Esedin Meal Tefsiri ├ťzerine

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Ebubekir Sifil Tefsir T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
Ehli S├╝nnet Anlay─▒┼ča Uygun  
       
Makale No: 62 Hit : 6582 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tan─▒t─▒lan Kitab─▒n Bilgileri
Kitap Ad─▒ Kuran Mesaj─▒ / The Message of the Quran
 
Yazar─▒n─▒n Ad─▒ Muhammed Esed
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 Yusuf el Karadavi Nas─▒l Birisidir ?
2 Muhammed Esedin Meal Tefsiri ├ťzerine
3 Muhammed Esed ├ťzerine
4 Modern ├ça─čda Tebli─č ve Davet
5 ─░├žtihad Kap─▒s─▒ Kapat─▒lm─▒┼čt─▒r!
6 Fikir ve ─░nan├ž ├ľzg├╝rl├╝─č├╝ ├ťzerine
7 Ebu Hanife ve Hadis ─░lmindeki Yeri

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
read here read read
click women cheat on men what makes husbands cheat
abortion pill abortion pill abortion pill

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar Beyan
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih Haziran 2003
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi Tarihi Osmani Enc├╝meni Mecmuas─▒
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Muhammed Esed'in Meal Tefsiri ├ťzerine

  

Beyan: Efendim, bir zamand─▒r ─░slam d├╝nyas─▒ÔÇÄ modernist/reformist ku┼čatma alt─▒nda. Kur'an, S├╝nnet ve Alimlerin icm├ós─▒yla sabit olan pek ├žok konuda modernist/reformist fikirlere sahip insanlar─▒n bir "muhalefeti" s├Âzkonusu. K─▒saca ├žer├ževelemek gerekirse; modernist-reformist fikirlerin genel olarak ba┼člang─▒c─▒ ve g├╝n├╝m├╝zde gelinen durum hakk─▒nda bilgi verebilir misiniz?

 

E.S: Bismillâhirrahmânirrahîm.

Modernist/reformist ak─▒m─▒n ─░slam d├╝nyas─▒nda u├ž vermeye ba┼člamas─▒, a┼ča─č─▒ yukar─▒ 2 as─▒rl─▒k bir ge├žmi┼če sahiptir. T├╝rkiye'de (Osmanl─▒'da) Tanzimat, M─▒s─▒r'da Cemaleddin Efgani, Hindistan'da Seyyid Ahmed Han hareketi modernist/reformist duru┼čun prototipleri (ilk ├Ârnekleri) olarak g├Âr├╝lebilir.

Burada parantez i├žinde bir hususun alt─▒n─▒ ├žizelim: "Modernizm" ile "Reformizm"i aralar─▒na kesme i┼čareti koyarak e┼čanlaml─▒ kavramlar gibi ifade etmek, netice itibariyle do─čru olsa da, durum mutlak anlamda b├Âyle de─čildir. ┼×├Âyle ki, her "reformizm" mutlaka "modernizm"e do─čru bir evrili┼č de─čildir. Kelime olarak "yeni bir ┼čekil (ve muhteva) vermek" anlam─▒na gelen "reformizm", ba┼čka tarzlarla da yap─▒labilir. Mesela Hindistan'da 16. y├╝zy─▒l─▒n sonlar─▒nda Ekber ┼×ah'─▒n ─░slam, Hristiyanl─▒k, Budizm, Zerd├╝┼čtl├╝k ve Hindu dinini "Din-i ─░lahi" ad─▒ alt─▒nda birle┼čtirme te┼čebb├╝s├╝ asl─▒nda bir "reform"dur. Yani hem ─░slam'a, hem de di─čer dinlere yeni bir ┼čekil (ve muhteva) verme iddias─▒ndaki bu giri┼čim, gerek ─░slam, gerekse di─čer dinler a├ž─▒s─▒ndan "reform" olmakla birlikte, buna "modernist" bir hareket diyemeyiz. ├ç├╝nk├╝ bu, "anakronizm" (tarihen daha sonra ya┼čanm─▒┼č bir olay─▒, ├Ânce ya┼čanm─▒┼č gibi alg─▒lamak) olur.

Bununla birlikte "modernizm"e "reformizm" diyebiliriz. ├ç├╝nk├╝ sonu├žta o da bir form (ve muhteva) de─či┼čikli─či ├Âng├Ârmektedir.

K─▒sacas─▒ her modernist hareket reformisttir, ama her reformist hareket modernist de─čildir. Ancak ba┼čtan da s├Âyledi─čim gibi ─░slam d├╝nyas─▒nda "reformizm", istikamet olarak "Bat─▒ modernizmi"ni se├žti─či i├žin bu iki kavram─▒ e┼čanlaml─▒ olarak kullan─▒yoruz.

Bu parantezden sonra sorunuzun ├Âz├╝ne gelecek olursak, Bat─▒ d├╝nyas─▒ ─░slam co─črafyas─▒n─▒ fiili tasallutu alt─▒na ald─▒─č─▒ zaman M├╝sl├╝manlar "bize ne oldu?" diye sormaya ba┼člad─▒lar. Bat─▒'n─▒n askeri, ekonomik ve teknolojik ├╝st├╝nl├╝─č├╝ kar┼č─▒s─▒nda sorulmas─▒ gereken bir soruydu bu. Bir k─▒s─▒m d├╝┼č├╝n├╝r ve fikir adamlar─▒ bu sorunun cevab─▒n─▒ M├╝sl├╝manlar'─▒n "din anlay─▒┼č─▒"nda arad─▒. Bulduklar─▒ cevap ┼ču oldu: E─čer biz "din anlay─▒┼č─▒m─▒z"─▒ de─či┼čtirmezsek, Bat─▒ kar┼č─▒s─▒ndaki bu peri┼čan halimiz devam edecek. Yani "bizim bu durumda olmam─▒z─▒n sebebi, ge├žmi┼čten tevar├╝s etti─čimiz din anlay─▒┼č─▒d─▒r" noktas─▒na geldiler.

Bundan sonra M├╝sl├╝manlar'─▒n "din anlay─▒┼č─▒"n─▒ olu┼čturan Kur'an, S├╝nnet, ─░cma, K─▒yas, ─░├žtihad... gibi temel epistemolojik unsurlar─▒n yeni bir de─čerlendirmeye tabi tutulmas─▒ s├╝reci ba┼člad─▒.

M├╝ste┼črikler (gayrim├╝slim ─░slam ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒) taraf─▒ndan ├╝retilen fikirlerin, modernist/reformistlere ├žok b├╝y├╝k bir lojistik destek sa─člad─▒─č─▒n─▒ burada ├Âzellikle belirtmemiz gerekiyor. S├Âz gelimi ─░slam d├╝nyas─▒nda hadislere g├╝vensizlik duyulmas─▒ s├╝reci, a─č─▒rl─▒kl─▒ olarak M├╝ste┼črikler'in Hadis konusundaki ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n ├╝r├╝n├╝d├╝r. Ayn─▒ ┼čekilde Bat─▒ d├╝nyas─▒nda Tevrat ve ─░ncil ├╝zerinde yap─▒lan ├žal─▒┼čmalar, "ilahi kelam" olmad─▒klar─▒ (yani "be┼čer ├╝r├╝n├╝" olduklar─▒) kendi ba─čl─▒lar─▒nca da kabul ve itiraf edilen bu metinlerin muhtelif a├ž─▒lardan kritik edilmesi sonucunu do─čurdu. Sonu├žta mesela bu metinlerde ge├žen birtak─▒m "k─▒ssa"lar─▒n ger├žekten vuku bulmu┼č olaylar olarak anla┼č─▒lmamas─▒ gerekti─či s├Âylendi. Bu anlay─▒┼č ─░slam d├╝nyas─▒na da ithal edildi ve Kur'an ve S├╝nnet'in "tarihselli─či" iddialar─▒ ortaya at─▒ld─▒. Bu ba─člamda Kur'an'da ge├žen k─▒ssalar─▒n da (t─▒pk─▒ Tevrat ve ─░ncil metinlerindekiler gibi) ger├žek olmayabilece─či ileri s├╝r├╝ld├╝; Kur'an ve S├╝nnet'te yer alan emir ve h├╝k├╝mlerin, ancak 7. y├╝zy─▒l Arabistan─▒ i├žin ba─člay─▒c─▒ olabilece─či, g├╝n├╝m├╝zde bunlar─▒n aynen uygulanmas─▒n─▒n m├╝mk├╝n olmayaca─č─▒, hadislerin b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒n sonraki d├Ânemlerde uydurulup Hz. Peygamber (s.a.v)'e isnat edildi─či, ─░cma'─▒n vuku bulmas─▒ m├╝mk├╝n olmayan bir olgu oldu─ču, vuku bulmu┼č olsa bile bug├╝n bizi ba─člamayaca─č─▒, K─▒yas'─▒n Kur'an ve S├╝nnet'te yer alan h├╝k├╝mlerin maksat ve hedefini g├Âz ard─▒ etti─či i├žin yanl─▒┼č bir h├╝k├╝m ├ž─▒karma y├Ântemi oldu─ču... dile getirildi.

Bu s├Âylediklerim, modernist/reformist anlay─▒┼č─▒n iddialar─▒ndan sadece birka├ž─▒d─▒r ve b├╝t├╝n bu hususlar hakk─▒ndaki tart─▒┼čmalar b├╝t├╝n ─░slam d├╝nyas─▒nda oldu─ču gibi ├╝lkemizde de devam etmektedir.

Modernist/reformist duru┼ču bir "ana ak─▒m" olarak d├╝┼č├╝n├╝rsek, bunun i├žine siyasetten itikadiyata, ─░slam'─▒n ilgi alan─▒ i├žinde bulunan b├╝t├╝n sahalar─▒n girdi─čini ve ÔÇôbug├╝n kendilerine ne isim verirlerse versinlerÔÇô modernist/reformistlerin b├╝t├╝n bu sahalarda geni┼č bir yelpaze olu┼čturan farkl─▒ fikirlerinin "bug├╝n├╝n de─čer yarg─▒lar─▒n─▒ esas alarak ge├žmi┼čin sorgulamas─▒" iddias─▒ ├╝zerine oturtuldu─čunu genel bir tesbit olarak ortaya koyabiliriz.

Burada alt─▒ ├žizilmesi gereken husus, yukar─▒da t─▒rnak i├žinde verdi─čim c├╝mledeki "bug├╝n├╝n de─čer yarg─▒lar─▒n─▒n esas al─▒nmas─▒" olgusudur. Modernist/reformistlere g├Âre ge├žmi┼čte olu┼čturulan "din anlay─▒┼č─▒", ge├žmi┼čin de─čer yarg─▒lar─▒ esas al─▒narak olu┼čturulmu┼čtur. Dolay─▒s─▒yla bu ameliyenin bug├╝n├╝n ge├žerlilikleri merkezinde tekrarlanmas─▒nda garipsenecek bir taraf yoktur.

Burada g├Âzden ka├ž─▒r─▒lan husus, ge├žmi┼čten tevar├╝s etti─čimiz "din anlay─▒┼č─▒"n─▒n, Hz. Peygamber (s.a.v)'den itibaren kesintisiz devam eden "vahiy merkezli" hareket tarz─▒ ├╝zerine kurulu bulunmas─▒d─▒r. Bir ba┼čka deyi┼čle, ge├žmi┼čte "din anlay─▒┼č─▒", ÔÇôdo─črudan veya dolayl─▒ olarakÔÇô vahyin belirlemesinde iken, modernist/reformist anlay─▒┼č bunu "├ža─čda┼č de─čer yarg─▒lar─▒n─▒n" belirlemesine inhisar ettirme niyet ve iddias─▒ndad─▒r.

 

"Gelenek" kavram─▒

Tam bu noktada son derece ├Ânemli bir noktaya parmak basarak bu konu hakk─▒nda s├Âyleyeceklerimi noktalayay─▒m: Modernist/reformist hareket ─░slam d├╝nyas─▒nda uyand─▒rd─▒─č─▒ etkiyi, ├žok b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de birka├ž temel kavrama bor├žludur. Bunlar─▒n ba┼č─▒nda "gelenek" kavram─▒ geliyor.

─░ncil ve Hz. ─░sa a.s.'─▒n ├Â─čretileri tarih i├žinde esasl─▒ bir tahrife maruz kald─▒─č─▒ i├žin Hristiyan d├╝┼č├╝ncesi, vahiy ├╝r├╝n├╝ oldu─ču kesin olan ve Hz. ─░sa a.s.'dan intikal etti─činde ┼č├╝phe bulunmayan ba─člay─▒c─▒ bir metin ve pratikten yoksundur. Bug├╝n elimizde bulunan 4 ─░ncil n├╝shas─▒ aras─▒ndaki farkl─▒l─▒k ve ├želi┼čkiler, hatta say─▒lar─▒ 4'e indirilene kadar tarih i├žinde olu┼čmu┼č y├╝zlerce farkl─▒ ─░ncil n├╝shas─▒n─▒n mevcudiyeti, Hristiyanlar'─▒n "Kutsal Kitap" anlay─▒┼č─▒n─▒n bizimkinden hayli farkl─▒ oldu─čunun en ├Ânemli g├Âstergelerinden birisidir. (─░ncil n├╝shalar─▒ aras─▒ndaki bu farkl─▒l─▒k ve ├želi┼čkiler i├žin bkz. Do├ž. Dr. ┼×aban Kuzgun, D├Ârt ─░ncil, Farkl─▒l─▒klar─▒, ├çeli┼čkileri) Aralar─▒nda hayli ├Ânemli farkl─▒l─▒klar─▒n bulundu─čunu bildi─čimiz bu ─░ncil metinlerinin, Hz. ─░sa a.s.'dan y├╝zy─▒llar sonra kaleme al─▒nd─▒─č─▒n─▒ ve son tahlilde Hz. ─░sa a.s.'─▒n, ─░ncil yazarlar─▒n─▒n kaleminden ├ž─▒km─▒┼č biyografisinden ibaret oldu─čunu Hristiyan alemi de kabul etmektedir.

Durum Yahudiler i├žin de pek farkl─▒ de─čildir. Me┼čhur Yahudi modernistlerden Abraham Geiger, b├╝t├╝n kutsal metinlerin insan ├╝r├╝n├╝ oldu─čunu s├Âylerken, asl─▒nda Hristiyanlar i├žin s├Âz konusu olan bu ger├že─čin en az─▒ndan Modernist Yahudiler i├žin de ge├žerli oldu─čunu dile getiriyordu. ─░srailo─čullar─▒'n─▒n tarih i├žinde ge├žirdikleri muhtelif evreler, ba┼člar─▒na gelen ├Ânemli olaylar ve b├╝t├╝n bir tarihsel maceran─▒n sonucunda ortaya ├ž─▒kan inan─▒┼č bi├žimleri ve uygulamalar, Tevrat'─▒n kaybolmu┼č metninin yeniden kaleme al─▒nmas─▒ ve tefsirleri, Yahudi inan├ž ve k├╝lt├╝r├╝ne temel karakterini veren unsurlar─▒n be┼čer ├╝r├╝n├╝ oldu─čunun en ├Ânemli kan─▒tlar─▒d─▒r. Bilindi─či gibi bug├╝n Yahudiler aras─▒nda hangisinin ger├žek Tevrat oldu─čuna bir t├╝rl├╝ karar verilemeyen iki ayr─▒ Tevrat n├╝shas─▒ bulunmaktad─▒r: Yahudi Tevrat─▒ ve Samiri Tevrat─▒. Bu iki Tevrat n├╝shas─▒ aras─▒nda 6 bin kadar farkl─▒l─▒k oldu─ču tesbit edilmi┼čtir. (Bu konular i├žin bkz. Baki Adam, Yahudi Kaynaklar─▒na G├Âre Tevrat)

Hal b├Âyle olunca bu kesimler i├žin "din", asl─▒nda Hz. Musa a.s. ve Hz. ─░sa a.s.'dan sonra ge├žen uzun y├╝zy─▒llar i├žinde v├╝cut bulmu┼č gelenekler toplam─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir. Yahudi ve Hristiyanlar'─▒n kutlad─▒─č─▒ bayramlardan, ├Âzel anlam ta┼č─▒yan kimi e┼čya, g├╝n ve ara├ž-gerece, hatta ibadet ve dualara kadar gelene─čin mahsul├╝ olan pek ├žok unsur, zaman i├žinde din├« bir niteli─če b├╝r├╝nd├╝r├╝lerek kutsalla┼čt─▒r─▒lm─▒┼čt─▒r. Dolay─▒s─▒yla hem Yahudiler, hem de Hristiyanlar i├žin "gelenek" kelimesinin "din" ile e┼čde─čer bir g├╝├ž ve belirleyicili─če sahip oldu─čunu s├Âylemek yanl─▒┼č olmayacakt─▒r.

M├╝ste┼črikler i┼čte b├Âyle bir bilin├ž ve tasavvur yap─▒s─▒ i├žinde ─░slamiyat ├žal─▒┼čmalar─▒na el at─▒nca, kar┼č─▒lar─▒na ├ž─▒kan vahiy mahsul├╝ Kur'an'─▒ ve onun ilah├« kontrol alt─▒nda ┼čekillenen prati─či olan S├╝nnet'i buldular. Kendi din├« ve tarihsel tecr├╝beleri, bu iki kayna─č─▒n be┼čer ├╝r├╝n├╝ olarak kabul edilmesi d─▒┼č─▒nda ba┼čka bir se├ženek bulunabilece─čini d├╝┼č├╝nmekten onlar─▒ al─▒koydu. Bir di─čer ┼čekilde s├Âylersek, Yahudi ve Hristiyan ─░slam ara┼čt─▒rmac─▒lar─▒n─▒n bilin├ž yap─▒s─▒, alg─▒ ve tasavvur tarz─▒, ilah├« kaynakl─▒, insan m├╝dahalesine u─čramam─▒┼č bir Kitap ve onun yine ilah├« kontrol alt─▒nda ┼čekillenen prati─či (S├╝nnet) diye bir ┼čeyi kabul etmeye m├╝sait de─čildi. Bu noktaya onlar─▒n ─░slam'a kar┼č─▒ besledikleri kemikle┼čmi┼č ├Ânyarg─▒y─▒ da eklersek, ─░slam'─▒ kendi muharref dinlerinin yap─▒s─▒yla ├Âzde┼čle┼čtirerek anlamaya ├žal─▒┼čmadaki ─▒srarlar─▒n─▒ daha iyi kavrar─▒z.

Bu sebeple M├╝ste┼črikler, Bat─▒ dillerinde yapt─▒klar─▒ ─░slamiyat ├žal─▒┼čmalar─▒nda "S├╝nnet" ve "Hadis"i "tradition" (gelenek) kelimesi ile ifade ettiler. Bu, onlar─▒n, S├╝nnet ve Hadis'i (t─▒pk─▒ kendi ge├žmi┼člerinde oldu─ču gibi) Resul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz'den sonra gelenlerin O'na atfetti─či ve fakat asl─▒nda O'na ait olmayan bir y─▒─č─▒n s├Âz ve uygulamalar olarak ya da toplumun zaman i├žinde olu┼čturdu─ču ├Ârf, anane, adetlerle ayn─▒ ├Âzelli─če sahip, onlardan farkl─▒ ve ├╝st├╝n bir yan─▒ bulunmayan bir olgu olarak nitelendirmelerinin sonucuydu. ├ç├╝nk├╝ (yukar─▒da da vurgulad─▒─č─▒m─▒z gibi) kendi ge├žmi┼člerinde Peygamberler'in a─čz─▒ndan ├ž─▒kt─▒─č─▒ gibi korunarak nesilden nesile intikal eden ba─člay─▒c─▒ ├Â─čretiler b├╝t├╝n├╝ mevcut olmam─▒┼čt─▒.

─░┼čte sadece onlar─▒n kendi dinleri ve kutsal kitaplar─▒ konusunda ge├žerli olabilecek bu "gelenek" kavram─▒ modernist/reformist m├╝sl├╝manlar taraf─▒ndan biraz de─či┼čtirilerek kopya edildi ve "art─▒k d├Ânemini kapatm─▒┼č, ÔÇôtabir yerindeyseÔÇô "son kullan─▒m tarihi ge├žmi┼č" oldu─čunu d├╝┼č├╝nd├╝kleri ─░slam anlay─▒┼č─▒ i├žin "geleneksel" denmeye ba┼člad─▒.

Sahabe d├Âneminden itibaren nesilden nesile tevar├╝s edilen sahih din telakkisi, "geleneksel" olarak ifade edilirken, asl─▒nda ├╝st├╝ kapal─▒ olarak az ├Ânce ifade etti─čim anlam kastedilir oldu.

"Art─▒k d├Ânemini doldurmu┼č, tekrarlana tekrarlana a┼č─▒nm─▒┼č, eskiye ait olan, bug├╝ne hitap etmeyen"... gibi ├ža─čr─▒┼č─▒mlar y├╝klenen "geleneksel kaynaklar, klasik din anlay─▒┼č─▒, ─░slam gelene─či"... gibi ifadeler, modernist/reformist s├Âylemin temel kavramlar─▒d─▒r. Dolay─▒s─▒yla bu gibi kavram ve ifadeleri kullanmaktan ┼čiddetle ka├ž─▒nmak gerekir.

E─čer ille bir ayr─▒mdan s├Âz edilecekse, "modern olan-geleneksel olan" ┼čeklindeki ayr─▒m yerine, "S├╝nnet'e uygun olan-bid'at olan" ┼čeklindeki ayr─▒m tercih edilmelidir. Zira bu ikinci ayr─▒m hem "sahih ─░slam anlay─▒┼č─▒"na vurgu yapmakta, hem de bunun kar┼č─▒s─▒ndakilerin (kimden ve nereden gelirse gelsin) "bid'at" olarak de─čerlendirilmesi gerekti─čine i┼čaret etmektedir. Yani meseleyi asl─▒na irca ederek "Ehl-i S├╝nnet" ve "Ehl-i bid'at" ayr─▒m─▒n─▒ kullan─▒rsak hem bize ait olmayan kavramlar─▒n bilincimizi buland─▒rmas─▒n─▒n ├Ân├╝ne ge├žmi┼č, hem de do─čru-yanl─▒┼č ayr─▒m─▒nda temel bir k─▒stas─▒ ihya etmi┼č oluruz.

 

Beyan: Bu uzun izahatta ge├žen baz─▒ anahtar kavramlardan hareketle bir ├Ârnek ├╝zerinde durmak istiyorum. Bildi─činiz gibi ge├žti─čimiz y─▒llarda Muhammed Esed'in "Kuran Mesaj─▒" isimli bir meali yay─▒mlanm─▒┼čt─▒. ├ťst├╝ste bask─▒lar yapan bu meal ─░ngilizce'den T├╝rk├že'ye ├ževrilmi┼č, ard─▒ndan da lehinde ve aleyhinde baz─▒ kanaatler belirtilmi┼čti. Hat─▒rlad─▒─č─▒m kadar─▒yla siz de Milli Gazete'deki k├Â┼čenizde iki yaz─▒ yazm─▒┼čt─▒n─▒z; "Uygar" isimli bir dergi de sizinle bu konuda r├Âportaj yapm─▒┼čt─▒. Sizce Esed'in mealinde Ehl-i S├╝nnet'in akidevi yap─▒s─▒na ters d├╝┼čen hangi konular var?

 

E.S: Muhammed Esed'in, dilimize Kur'an Mesaj─▒ ad─▒yla ├ževrilen meali, son d├Ânemlerde ad─▒ndan en fazla s├Âz edilen ├žal─▒┼čma oldu galiba. Kur'an Mesaj─▒'n─▒n bu ┼č├Âhreti neye bor├žlu oldu─ču ayr─▒ bir husus. S├Âz├╝ uzatm─▒┼č olmamak i├žin bu noktaya hi├ž girmeyelim isterseniz.

 

Bu ├žal─▒┼čmada Ehl-i S├╝nnet'e ayk─▒r─▒l─▒k g├Âsteren hususlara gelince, bu konuda s├Âylenebilecekleri maddeler halinde ┼č├Âyle s─▒ralayabiliriz:

 

1. Sadece Allah'a ve ahiret g├╝n├╝ne iman edip, g├╝zel amel (amel-i salih) i┼čleyen kimselerin (hangi dine, mezhebe, felsefi sisteme ve ideolojiye ba─čl─▒ olurlarsa olsunlar) ahirette kurtulu┼ča erece─čini s├Âylemesi.

Bu hususla ilgili olarak 2/el-Bakara, 62. ayete d├╝┼čt├╝─č├╝ notta ┼č├Âyle der: "Kur'an'da bir├žok kez tekrarlanan yukar─▒daki paragraf (i┼čaret etti─čimiz ayet, E.S), ─░slam'─▒n temel bir doktrinini in┼ča etmektedir. Ba┼čka hi├žbir itikadda benzeri olmayan bir g├Âr├╝┼č zenginli─či ile "kurtulu┼č" fikri, burada sadece ├╝├ž ┼čarta ba─članm─▒┼čt─▒r: Allah'a iman, Hesap G├╝n├╝'ne iman ve hayatta do─čru ve yararl─▒ i┼čler yapmak." (I, 19-20)

Yine bu konuyla ilgili olarak ayn─▒ surenin 112. ayetine d├╝┼čt├╝─č├╝ notta ┼č├Âyle der: "... B├Âylece Kur'an'a g├Âre kurtulu┼č, herhangi bir ├Âzel "z├╝mre"ye tahsis edilmi┼č olmay─▒p Allah'─▒n birli─čini kavrayan, kendini O'nun iradesine teslim eden ve d├╝r├╝st ┼čekilde ya┼čamak suretiyle bu ruhsal tercihe pratik bir anlam kazand─▒ran herkese a├ž─▒kt─▒r." (I, 31)

Dikkatli bir okuyucu i├žin bu iki al─▒nt─▒ aras─▒nda ├Ânemli bir ├želi┼čki bulundu─čunu fark etmek zor de─čildir. Zira ilk al─▒nt─▒da "kurtulu┼č" fikri ├╝├ž ┼čarta ba─članm─▒┼čken, ikinci al─▒nt─▒da bu ┼čartlardan birisinin (ahirete iman) yer almad─▒─č─▒ g├Âr├╝l├╝yor.

M. Esed'in konuyla ilgili s├Âyledikleri aras─▒ndaki tek ├želi┼čki bu de─čildir. 4/en-Nis├ó, 150. ayete d├╝┼čt├╝─č├╝ notta, b├╝t├╝n bu s├Âylediklerini ge├žersiz k─▒lacak ┼čekilde ┼č├Âyle der: "─░slam'a g├Âre, Allah'─▒n peygamberlerinden birinin veya t├╝m├╝n├╝n reddi, bizzat Allah'─▒n ink├ór edilmesi kadar ┼čiddetli bir g├╝nah te┼čkil eder." (I, 175)

Bu s├Âylenenler i├žinde ÔÇôayn─▒ anda hepsi do─čru kabul edilemeyece─čine g├ÂreÔÇô hangisinin M. Esed'in ger├žek d├╝┼č├╝ncesi oldu─čunu tesbit etmek ger├žekten m├╝mk├╝n g├Âr├╝nm├╝yor.

 

2. Mucizeleri ink├ór anlam─▒na gelecek ┼čekilde Hz. ─░sa (a.s)'─▒n g├Âsterdi─či mucizeleri tevil etmesi.

3/├éli ─░mr├ón, 49. ayeti "Ben size Rabbinizden bir mesaj getirdim. Sizin i├žin ├žamurdan, adeta kaderinizin suretini yapaca─č─▒m ve sonra ona ├╝fleyece─čim ki Allah'─▒n izniyle (sizin) kaderiniz olsun; k├Ârleri ve c├╝zaml─▒lar─▒ iyile┼čtirece─čim ve Allah'─▒n izniyle ├Âl├╝leri yeniden hayata d├Ând├╝rece─čim: neleri yiyebilece─činizi ve evlerinizde neleri saklayabilece─činizi size bildirece─čim..." tarz─▒nda ├ževirdikten sonra, bu ayete d├╝┼čt├╝─č├╝ notlarda ┼čunlar─▒ s├Âylemektedir:

"Hz. ─░sa, kendisinin ├žok sevdi─či te┼čbih ├╝slubuyla, ─░srailo─čullar─▒'na hayatlar─▒n─▒n sade bal├ž─▒─č─▒ndan kendileri i├žin y├╝kselen bir kader tasar─▒m─▒ geli┼čtirece─čini ve Allah'tan kendisine gelen ilhamla hayata ge├žirilen bu tasar─▒m─▒n, Allah'─▒n izniyle ve imanlar─▒n─▒n g├╝c├╝ ile (ki buna ayetin sonunda i┼čaret edilmi┼čtir) onlar─▒n ger├žek kaderi olaca─č─▒n─▒ im├óen ifade etmi┼čtir. (...)

"Hz. ─░sa'n─▒n "├Âl├╝leri yeniden hayata d├Ând├╝rmesi", muhtemelen ruhen ├Âlm├╝┼č olan topluma yeniden hayat veri┼činin mecaz├« ifadesidir. (...) E─čer ÔÇôbenim de benimsedi─čimÔÇô bu yorum do─čruysa, o zaman "k├Ârleri ve c├╝zaml─▒lar─▒ iyile┼čtirme" de benzeri bir anlam kazan─▒r: yani ruhen hasta ve hakikate kar┼č─▒ k├Âr olan insanlar─▒n derun├« olarak yeniden yarat─▒lmalar─▒." (I, 99)

Ehl-i S├╝nnet m├╝fessirlerin bu ayete verdikleri anlam herhangi bir tefsirden kolayca tesbit edilebilece─činden, burada uzun al─▒nt─▒larla ├Âz├╝ uzatmay─▒ gereksiz g├Âr├╝yorum.

Keza Hz. ─░sa (a.s)'─▒n g├Â─če y├╝kseltilmesi ile ilgili olarak 4/en/Nis├ó, 157-8. ayetlere d├╝┼čt├╝─č├╝ notlarda da ┼č├Â┼čye der: "... M├╝sl├╝manlar aras─▒nda yayg─▒n baz─▒ efsanelere g├Âre Allah Hz. ─░sa'n─▒n yerine son anda ona ├žok benzeyen bir ki┼či (baz─▒ rivayetlere g├Âre o ki┼či Yuda idi) koydu ve Hz. ─░sa'n─▒n yerine bu ki┼či ├žarm─▒ha gerildi. Ancak bu efsanelerden hi├žbiri Kur'an'dan ve sahih Hadisler'den en k├╝├ž├╝k bir destek bile bulmaz ve bu ├žer├ževede klasik m├╝fessirler taraf─▒ndan ├╝retilen hikayeleri tamamen reddetmek gerekir. Bunlar Hz. ─░sa'n─▒n ├žarm─▒ha gerilmedi─či ┼čeklindeki Kur'an├« beyan─▒ ─░ncillar'de o'nun ├žarm─▒ha gerili┼čine ili┼čkin canl─▒ tasvirler ile "uyumlu hale getirme"yi ama├žlayan ┼ča┼čk─▒n te┼čebb├╝slerden ba┼čka bir ┼čeyi temsil etmezler. (...)

"Kur'an'─▒n hi├žbir yerinde, Allah'─▒n Hz. ─░sa'y─▒ ya┼čad─▒─č─▒ s─▒rada bedensel olarak cennete "y├╝kseltti─či" ┼čeklindeki yayg─▒n inanc─▒ destekleyen bir beyan yoktur..." (I, 177)

B:ilindi─či gibi Ehl-i S├╝nnet, Hz. ─░sa (a.s)'─▒n diri olarak g├Â─če kald─▒r─▒ld─▒─č─▒n─▒ ve k─▒yamete yak─▒n tekrar yery├╝z├╝ne inece─čini bir itikat ilkesi olarak kabul etmi┼čtir. Bu konuyla ilgili ayetlerin delaletleri hakk─▒nda, Modern Fetvalar ├ça─čda┼č Hurafeler adl─▒ ├žal─▒┼čmama (71 vd.) bak─▒labilir.

 

3. Kur'an ayetleri aras─▒nda "nesh" ili┼čkisi bulundu─čunu kabul etmemesi.

2/el-Bakara, 106. ayete d├╝┼čt├╝─č├╝ notta nesh olgusunun Kur'an ayetleri aras─▒nda cereyan eden bir "h├╝k├╝m kald─▒rma" olarak de─čil, Kitab-─▒ Mukaddes ├Â─čretisinin, yerini Kur'an ├Â─čretisine b─▒rakmas─▒" ┼čeklinde anla┼č─▒lmas─▒ gerekti─čini s├Âyler. (I, 30)

Bilindi─či gibi Kur'an ayetleri aras─▒nda nasih-mensuh bulunmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyen ilk ki┼či, Mu'tezile mezhebine mensup Eb├╗ M├╝slim el-Isfeh├ón├« (├Â. 322/934)'dir.

M. Esed'in Ehl-i S├╝nnet'e uymayan g├Âr├╝┼čleri aras─▒nda benim en ├Ânemli g├Ârd├╝─č├╝m hususlardan birka├ž─▒ bunlar. Bu g├Âr├╝┼člerden di─čer bir k─▒sm─▒n─▒ da, Uygar dergisi ile yapt─▒─č─▒m─▒z s├Âyle┼čide ve Milli Gazete'deki k├Â┼čemde dile getirmi┼čtim. Burada fazla yer i┼čgal etmemesi i├žin onlar─▒ tekrar etmeyece─čim.

 

Beyan: ├ľzellikle Esed'in mucizeleri alabildi─čine rasyonalist bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒yla ele ald─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yoruz. Mealden bu konuyla ilgili ├Ârnekler verebilir misiniz?

 

E.S: Yukar─▒da Hz. ─░sa (a.s) ile ilgili olarak Esed mealinden aktard─▒klar─▒m, bu sorunuza k─▒smen cevap te┼čkil ediyor. Bunun yan─▒ s─▒ra burada ├Ânemle belirtmemiz gereken husus, Esed'in, Hz. Peygamber (s.a.v)'in mucize g├Âstermedi─čini s├Âylemesidir. 17/el-─░sr├ó, 59. ayete d├╝┼čt├╝─č├╝ uzun ┼č├Âyle der: "Kur'an'─▒n pek ├žok yerinde Peygamber Muhammed (s)'in, Allah'─▒n el├žilerinin sonuncusu ve en b├╝y├╝─č├╝ olmakla birlikte, ├Ânceki baz─▒ peygamberlerin s├Âzl├╝ mesajlar─▒n─▒ desteklemek ya da peki┼čtirmek i├žin g├Âsterildi─či s├Âylenen t├╝rden mucizeler g├Âsterme g├╝c├╝yle donat─▒lmad─▒─č─▒ ─▒srarla belirtilmi┼čtir. (...) ├ľnceki peygamberler (..) ├╝stlendikleri g├Ârevin i├ž ger├že─čini, sars─▒c─▒ mahiyetini kavrayabilmeleri y├Ân├╝nde insanlar─▒n dikkatlerini uyand─▒rmak i├žin sembolik nitelikte birtak─▒m alametlere, birtak─▒m mucizelere ihtiya├ž duymu┼člard─▒r. Ama Kur'an (...) belli bir d├╝┼č├╝nce ve inan├ž sistemini (...) ge├žmi┼čte vuku bulan ve ├žo─ču zaman sadece yeni ve cidd├« kavray─▒┼č, anlay─▒┼č bozukluklar─▒na yol a├žan birtak─▒m mucizev├« alamet ya da i┼čaretlerin zuhuruna ihtiya├ž duymadan kavrayabilece─či bir ├ža─čda vahyedilmi┼čtir." (II, 571-2)

Bu konuyla do─črudan ba─člant─▒l─▒ olan ─░sra ve Mira├ž mucizelerini Hz. Peygamber (s.a.v)'in "ruhsal" planda ya┼čad─▒─č─▒ birer tecr├╝be olarak anlama ─▒srar─▒nda olmas─▒ (ki Kur'an Mesaj─▒'n─▒n sonundaki 4 "ek"ten birini bu konuya tahsis etmi┼čtir) kendi ba┼č─▒na bir dereceye kadar kabul edilebilir bir tav─▒r ise de, Hz. Peygamber (s.a.v)'in mucizeleri konusunda yukar─▒da nakletti─čim genellemeci yakla┼č─▒m─▒n bu "ruhsal" tecr├╝be ile ba─čda┼čt─▒r─▒lmas─▒ imk├óns─▒z g├Âr├╝nmektedir.

Burada bir not olarak ┼čunu belirtelim: Esed'in, s├Âz├╝n├╝ etti─čim "ek"te Mirac'─▒n ruhsal olarak cereyan etti─či g├Âr├╝┼č├╝n├╝ (pek ├žok eserde rastlad─▒─č─▒m─▒z ┼čekilde) Hz. Ai┼če (r.anha), Hz. Mu'├óviye 'r.a) ve Hasan-─▒ Basr├« (rh.a)'ye dayand─▒rmas─▒ ihtiyatla kar┼č─▒lanmal─▒d─▒r. End├╝l├╝s'l├╝ ─░bn At─▒yye'den Muhammed Z├óhid el-Kevser├«'ye kadar pek ├žok alim, bu g├Âr├╝┼č├╝n onlara nisbetine hakl─▒ tenkitler y├Âneltmi┼čtir.

Yine Esed'in 3/├éli ─░mr├ón, 37. ayette, Hz. Meryem validemizin r─▒z─▒kland─▒r─▒lmas─▒ ile ilgili olaya getirdi─či tevil de burada zikredilmelidir.

 

 

Beyan: Efendim, "Modern ─░slam D├╝┼č├╝ncesinin Tenkidi" ismiyle ├╝├ž seri kitap yayÔÇÄ─▒mlam─▒┼čt─▒n─▒z. Bu seri devam edecek mi?

 

E.S: ─░n┼čaallah devam edecek. ┼×u ara bir an ├Ânce bitirmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m Doktora tezinin yaz─▒m─▒ devam ediyor. Ondan sonra bu seri ÔÇôokuyucuya vaat etti─čimiz gibiÔÇô Allah'─▒n izniyle devam edecek.

 

Beyan: Bunlar─▒n dÔÇÄÔÇĆ─▒┼č─▒nda terc├╝me veya telif ba┼čka ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒z var m─▒ÔÇÄ?

 

E.S: Bunlar─▒n d─▒┼č─▒nda ┼ču ana kadar iki telif ├žal─▒┼čmam daha ne┼čredildi. Biri, iki cilt olarak tasarlad─▒─č─▒m Modern Fetvalar ├ça─čda┼č Hurafeler adl─▒ ├žal─▒┼čman─▒n ilk cildi. Di─čeri ise ├ça─čda┼č D├╝nyada ─░slam├« Duru┼č.

Terc├╝me olarak da ÔÇômuhtemelen 30 cilt civar─▒nda bir hacme ula┼čacak olan ─░'l├óu's-S├╝nen'in ilk 7 cildi bitmi┼č durumda. Ayr─▒ca M. Z├óhid el-Kevser├«'nin Mak├ól├ót'─▒n─▒n terc├╝mesi bitmi┼č durumda. ─░n┼čaallah yak─▒nda ne┼čredilecek. Bir de uzun y─▒llar ├Ânce terc├╝me etti─čim ve ┼ču anda ikinci bask─▒s─▒ yap─▒lm─▒┼č olan F─▒kh├« ─░htilaflar isimli bir ├žal─▒┼čma mevcut.

Telif ve terc├╝me ├žal─▒┼čmalar─▒, Doktora tezi bittikten sonra in┼čaallah s├╝r'atle devam edecek. Dualar─▒n─▒z─▒ esirgemeyin.

 

Beyan: Allah yard─▒mc─▒n─▒z olsun. Son olarak Beyan okuyucular─▒na ─░slam'─▒n do─čru anla┼č─▒lmas─▒ noktas─▒nda ne gibi eserler tavsiye edersiniz?

 

E.S: K─▒ymetli Beyan okuyucular─▒na, burada s├Âyleyebilece─čim tek ┼čey, Ehl-i S├╝nnet itikad─▒ konusundaki hassasiyetlerini art─▒rarak muhafaza etmeleridir. Zira bizi kurtaracak olan budur. Bu c├╝mleden olarak, Ehl-i S├╝nnet itikad─▒ do─črultusunda yaz─▒lm─▒┼č eserlerin okunmas─▒ elbette b├╝y├╝k ├Ânem arz ediyor. Malum oldu─ču gibi zihinlerin son derece kar─▒┼č─▒k oldu─ču bir d├Ânemde ya┼č─▒yoruz. B├Âyle bir d├Ânemde itikad─▒n muhafaza edilmesi her ┼čeyden daha ├Ânemli. Bir s├╝r├╝ yay─▒n organ─▒, dergi., gazete, kitap vs. piyasay─▒ doldurmu┼č durumda. Modala┼čan ak─▒mlara ve fikirlere kap─▒lmadan, bunlar adas─▒nda Ehl-i S├╝nnet ├žizgiyi temsil ve m├╝dafaa edenlerin ├Âzenle se├žilerek al─▒nmas─▒ ve ├Âz├╝msenerek okunmas─▒ gerekiyor...

 

Beyan: ├çok te┼čekk├╝r ediyorum Hocam. Allah raz─▒ olsun.

E.S: Ben te┼čekk├╝r ederim... Allah sizlerden de raz─▒ olsun.

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
1 Hilafetin Kurey┼čili─či Makalesinde ├ľne S├╝r├╝len ─░ddialar ve ─░lmi De─čerleri
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 21.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...