f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

─░bn Arabinin Fususul Hikemde ─░┼čaret Etti─či Halid b. Sinan─▒n Peygamberli─či Hakk─▒ndaki Rivayet

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Bekir Tatl─▒ Tasavvuf T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 259 Hit : 8326 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tan─▒t─▒lan Kitab─▒n Bilgileri
Kitap Ad─▒ Fususul Hikem
 
Yazar─▒n─▒n Ad─▒ ─░bn Arabi, Ebu Abdullah Muhammed b. Ali b. Muhammed
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 ─░bn Arabinin Fususul Hikemde ─░┼čaret Etti─či Halid b. Sinan─▒n Peygamberli─či Hakk─▒ndaki Rivayet
2 Fususul Hikem ┼×arihi Abdullah Bosneviye Ait Bir Risale er Risale fi Temess├╝li Cibril

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
Muhyiddin b. Arab├«'nin Fus├╗su'l-hikem adl─▒ eserinde her biri "Fass" diye isimlendirilen 27 b├Âl├╝m mevcut olup, bu b├Âl├╝mlerde m├╝ellif Hz. ├édem'den Hz. Muhammed'e kadar (Nuh, ─░brahim, ─░smail, Yakup, Yusuf, Musa, ─░sa vs.) bir peygamberin ismini zikrederek konuyu a├ž─▒klama yoluna gitmi┼čtir. Fakat bu b├Âl├╝mlerden biri olan 26. Fass hemen dikkat ├žekmektedir. ├ç├╝nk├╝ bu b├Âl├╝mde peygamber oldu─ču herkes├že bilinen isimlerin d─▒┼č─▒nda, Kur'├ón'da ismi ge├žmeyen H├ólid b. Sinan isimli bir ki┼čiden s├Âz edilmekte ve onun peygamber oldu─čuna dair bir riv├óyetten s├Âz edilmektedir. ─░┼čte bu ├žal─▒┼čmada, s├Âz konusu riv├óyetle ilgili bir de─čerlendirme yap─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r.

Abstract An Evaluation of the Narrative About Prophethooh of Khalid Ibn Sinan who is Muhyiddin Ibn Arabi Pointed at him in Fususu'l-hikam Ibn Arabi's Fus├╗s al-hikam comprises 27 chapters each part of them called as a "Fass" and dedicated to the spiritual meaning and wisdom of a particular prophet from Adam to Mohammad (for example Noah, Abraham, Samuel, Jacob, Josef, Moses, Christ etc.) However, one of these fass is different from the others because in Fass XXVI, there is a person who called as Khalid Ibn Sinan who his name is not exist in the Qoran. But there are some narratives talks about this person's prophethood. In this study we have analised these narratives.
cialis coupon cialis coupon cialis coupon
bystolic generic name what is the generic for bystolic
cialis discount coupon cialis coupon coupons for prescription drugs

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Muhyiddin ─░bn Arab├«'nin Fus├╗su'l-Hikem'de ─░┼čaret Etti─či H├ólid b. Sin├ón'─▒n Peygamberli─či Hakk─▒ndaki Rivayetin De─čerlendirmesi

Ku┼čkusuz ─░bn Arab├«nin (├Â. 638/1240) en ├Ânemli eserlerinden birisi Fus├╗sul- hikemdir.1 O bu eserini Fass ad─▒n─▒ verdi─či b├Âl├╝mlere ay─▒rm─▒┼č ve fasslardan her birine de bir peygamberin ismini (├édem, N├╗h, ─░brahim, Musa, ─░sa, Muhammedvs.) koymay─▒ uygun bulmu┼čtur. Fasslara konu edilen ki┼čilerden en dikkat ├žekeni ┼č├╝phesiz XXVI. Fassda ge├žen H├ólid isimli ki┼čidir ve burada kastedilen H├ólid b. Sinand─▒r. Bu isimde bir peygamber Kur├ónda ge├žmemektedir.

─░bn Arab├«ye g├Âre ise bu zat bir peygamberdir ve o bu konuda Hz. Peygamberden nakledilen bir riv├óyete de i┼čaret etmektedir. ─░┼čte bu ├žal─▒┼čmam─▒zda H├ólid b. Sinan ile ilgili bilgiler ve rivayetler ele al─▒n─▒p  de─čerlendirilmeye ├žal─▒┼č─▒lacakt─▒r.

Fusûsul-Hikemdeki Hâlid b. Sinanla İlgili Kısım

XXVI. Fass:  H├ólid Kelimesindeki Samed├« Hikmetle ─░lgili Fass ismini ta┼č─▒maktad─▒r.2  Muhyiddin-i Arab├« Hazretlerinin bu ba┼čl─▒kta yer alan H├ólid b. Sinan hakk─▒nda verdi─či malumat olduk├ža dikkat ├žekicidir.
├ľnce ─░bn Arab├«nin H├ólid b. Sinan ile ilgili olarak kulland─▒─č─▒ ifadeleri g├Ârmek faydal─▒ olacakt─▒r:

H├ólidin ortaya koydu─ču dava, berzah ├óleminde n├╝b├╝vvet anlam─▒na gelmektedir.3 ├ç├╝nk├╝ onun berzahta olan ┼čeyleri haber verece─čine dair s├Âyledi─či ┼čeyler, ancak ├Âl├╝m sonras─▒ndad─▒r.  ┼×├Âyle ki, o ├žocuklar─▒ndan, ├Âld├╝kten sonra mezar─▒n─▒n a├ž─▒lmas─▒n─▒ ve g├Ârd├╝─č├╝ ┼čeylerin kendisinden sorulmas─▒n─▒ istemi┼čti. B├Âylece o, berzahtaki h├╝km├╝n, d├╝nya hayat─▒ suretinde oldu─čunu haber verecek ve Rasullerin d├╝nya hayat─▒nda haber vermi┼č olduklar─▒ ┼čeylerin hepsinin do─črulu─ču anla┼č─▒lm─▒┼č olacakt─▒.

H├ólid sall├óllahu aleyhi ve sellemin 4 bundan maksad─▒, herkese rahmet olmak i├žin Rasullerin getirdi─či haberlere c├╝mle ├ólemin  iman  etmesi  idi.  H├ólid,  kendi  peygamberli─činin,  Muhammed sall├óllahu aleyhi ve sellemin peygamberli─čine yak─▒n olmas─▒ sebebiyle ┼čeref bulmu┼č ve Allah─▒n onu ├ólemlere rahmet olarak g├Ânderdi─čini bilmi┼čtir. H├ólid Ras├╗l de─čildi; o, Muhammed├« ris├óletteki bu rahmetten bol nasip elde etmeyi murad etti. O, tebli─č 5 ile de emrolunmad─▒; yarat─▒l─▒┼č hakk─▒ndaki bilgisini daha da kuvvetlendirmek i├žin bununla berzahta nasiplenmek istedi. Buna kar┼č─▒l─▒k kavmi onu z├óyi etti/kaybetti. Peygamber sall├óllahu aleyhi ve sellem onun kavminin z├óyi oldu─čunu anlatmad─▒; ancak murad─▒n─▒ yerine getirmedikleri i├žin neb├«lerini kaybettiklerini onlara s├Âyledi. Acaba Allah, onu umdu─ču ┼čeyin ecrine ula┼čt─▒rd─▒ m─▒ ┼×├╝phe ve hilaf yok ki, onun i├žin temenni etti─či ┼čeyin ecri vard─▒r. ┼×ek ve hilaf ancak, talep etti─či ┼čeyin ecri konusunda ve ┼ču noktada v├ókidir: Onun vuku bulan ┼čeyi temenni etmesi ile vuku bulmayan ┼čeyi temenni etmesi e┼čit midir, de─čil midir ├ç├╝nk├╝ ┼×eriatta, bir├žok yerde bu ikisinin e┼čit oldu─čunu teyit eden h├╝k├╝mler vard─▒r. Mesela, namaz─▒ cemaatle k─▒lmak i├žin gelip de cemaati ka├ž─▒rana, cemaate i┼čtirak eden kimsenin ecrinin verilmesi; yine, fakir olmas─▒na ra─čmen, servet ve mal sahibi olanlar─▒n yapmak zorunda olduklar─▒ hay─▒rlar─▒ yapmay─▒ arzulayan kimseye, onlar─▒n ecrine benzer ecir verilmesi gibi. Fakat onlar─▒n niyet ettikleri, yahut yapt─▒klar─▒ ┼čeyin ecrine benzer bir ecirÔÇŽ ├ç├╝nk├╝ onlar, amel ve niyetin ikisini birlikte yapm─▒┼člard─▒r.

Peygamber, bu ikisi veya ikisinden biri hakk─▒nda bir nass ile i┼čarette bulunmad─▒. G├Âr├╝nen odur ki, ikisi aras─▒nda bir e┼čitlik s├Âz konusu de─čildir. Bundan dolay─▒, H├ólid b. Sinan ibl├ó─č─▒ (tebli─č i┼čini bizzat yapmay─▒) istedi. Ta ki, iki durumun aras─▒n─▒ cem makam─▒ sahih olsun ve iki ecri de elde edebilsin. Allah en iyisini bilendir.6

De─čerlendirilme

─░bn Arab├«nin bu s├Âzlerinde, H├ólid b. Sinan─▒n peygamber oldu─čuna dair a├ž─▒k ifadeler vard─▒r. Bunlar─▒ ┼ču ┼čekilde s─▒ralayabiliriz:
1.   H├ólid b. Sinan i├žin berzah ├óleminde olan bir n├╝b├╝vvetten bahsetmesi,
2.   H├ólidin ismini zikrederken sall├óllahu aleyhi ve sellem ifadesini kullanmas─▒,
3.   Onun, peygamberli─činin Hz. Peygamberin peygamberli─čine yak─▒n olmas─▒ sebebiyle ┼čeref buldu─čunu s├Âylemesi,
4.   H├ólidin kavminden bahsederken, onlar─▒n neb├«lerini kaybettikleri ifadesini kullanmas─▒.
Bununla birlikte ─░bn Arab├« sarih olarak, H├ólidin bir ras├╗l de─čil, neb├« oldu─čunu belirtmi┼čtir.

─░bn Arab├«nin burada kendisinden s├Âz etti─či H├ólid b. Sinan hakk─▒nda kaynaklar─▒m─▒zda ├že┼čitli malumatlar yer almaktad─▒r.

Bunlar─▒n bir k─▒sm─▒nda onun ─░sa(s)  ile Muhammed(s)  aras─▒nda ya┼čam─▒┼č bir peygamber oldu─ču dile getirilir.  Hatta bu konuyla al├ókal─▒ Hz. Peygamberden de riv├óyetler nakledilir. Onunla ilgili olarak kaynaklarda yer alan bilgilere k─▒saca de─činmekte fayda vard─▒r:
H├ólid b. Sin├ón b. ─×ays el-Mahz├╗m├«, Abs kabilesine mensuptur. 7  Kavmi aras─▒nda ├žok sayg─▒n, s├Âz├╝ne g├╝venilen ve her an kendisine ihtiya├ž duyulan bir kimse olarak ┼č├Âhret bulmu┼čtur. 8  Hatta bunun da ├Âtesinde H├ólid b. Sinan ile ilgili bilgilerin neredeyse efsanev├« bir hal ald─▒─č─▒ dikkat ├žekmektedir. 9
H├ólid b. Sinan─▒n Hz. Peygambere yak─▒n bir zamanda ya┼čad─▒─č─▒, fakat ona yeti┼čemedi─či  belirtilir. 10    Bir  sah├ób├«  olmamas─▒na  ra─čmen  ─░bn  Hacer  el-Askal├ón├«nin (├Â. 852/1448) onu, sah├óbe biyografilerini kaydetti─či me┼čhur eserine alm─▒┼č olmas─▒ ilgin├žtir. 11
Aralar─▒nda ─░bn Arab├«nin de bulundu─ču pek ├žok ki┼činin H├ólid b. Sinan─▒ peygamber olarak kabul etti─či belirtilir 12 ki onlar─▒ b├Âyle d├╝┼č├╝nmeye sevkeden baz─▒ riv├óyetler vard─▒r.
S├Âzgelimi; ─░bn Sad─▒n (├Â. 230/845), Muhammed b. ├ľmer Ali b. M├╝slim el- Leys├«- el-Makbur├«- Eb├╗ Hureyre isn├ód─▒yla naklederek belirtti─čine g├Âre;

Abs o─čullar─▒ndan ├╝├ž ki┼či Hz. Peygambere gelmi┼č ve baz─▒ sorular sormu┼člard─▒.  Aralar─▒nda ge├žen konu┼čma esnas─▒nda Ras├╗lullah (s.a.) de onlara H├ólid b. Sinan hakk─▒nda bir soru sormu┼čtu. Kabilesinin adamlar─▒, H├ólidin soyunun devam etmedi─čini (  ) s├Âyleyince Peygamber(s), onunla ilgili olarak: (  ) O, kavminin z├óyi etti─či bir neb├«dir ifadesini kullanm─▒┼čt─▒. 13  Bu riv├óyetin isn├ód─▒n─▒n munkat─▒ oldu─ču anla┼č─▒l─▒yor. 14 

─░bn Abbastan nakledilen bir riv├óyette ise, H├ólidin k─▒z─▒n─▒n Hz. Peygambere geldi─či, onun da ona ├žok h├╝rmet etti─či, onun i├žin elbisesini yere serdi─či ve ) (   diyerek onu sel├ómlad─▒─č─▒ anlat─▒l─▒r.15  Hz. Peygambere gelen ki┼činin H├ólidin k─▒z─▒ de─čil o─člu oldu─ču y├Ân├╝nde de bir riv├óyet nakledilmi┼čtir. 16 

─░bn Hacer, H├ólidin bu k─▒z─▒n─▒n ismini Mahy├ót bnt. H├ólid b. Sinan el-Abs├« olarak kaydetmi┼čtir. 17 Baz─▒ kaynaklarda yer alan bir bilgiye g├Âre de H├ólidin k─▒z─▒ Hz. Peygambere (   ) suresini okudu─ču s─▒rada gelmi┼č; o bu sureyi i┼čitince, babas─▒n─▒n da bu ifadeleri s├Âyledi─čini belirtmi┼čtir. 18 Bu bilgi do─čru ise, en az─▒ndan H├ólid b. Sinan─▒n Ras├╗lullah (s.a.) d├Ânemi ├Âncesinde tevhidi kabul eden haniflerden oldu─čunu s├Âylememiz m├╝mk├╝nd├╝r.

H├ólidin isminin, Hz. ─░sa ile Hz. Muhammed(s) aras─▒ndaki fetret d├Ânemiyle ilgili olarak da ge├žti─čini g├Ârmekteyiz. 19
─░bn SaÔÇÖd (├Â. 230/845), ─░bn AbbasÔÇÖtan naklen bu iki peygamber aras─▒nda 569 sene ge├žti─čini; bu d├Ânemin evvelinde Y├ósin suresinde (36/14) kendilerinden s├Âz edilen ├╝├ž peygamberin g├Ânderildi─čini, peygambersiz ge├žen fetret d├Ânemi y─▒llar─▒n─▒n ise 434 sene oldu─čunu s├Âyler.20 Bu isn├ód─▒n r├óvilerinden olan Kelb├«nin (├Â.146/763) yorumuna g├Âre ise bu d├Ânemde, biri Araplar─▒n Abs kabilesinden H├ólid b. Sinan olmak ├╝zere toplam d├Ârt peygamber gelmi┼čtir. 21 

Kelb├«nin bu yorumuna de─činen Kurtub├« (├Â. 671/1273), hemen pe┼činden Ku┼čeyr├«nin: Buna benzer konular, ancak bir haber-i s─▒dk (m├╝tev├ótir bir haber) ile bilinebilir s├Âz├╝n├╝ naklederek, s├Âz konusu de─čerlendirmeye ┼č├╝pheyle yakla┼čm─▒┼čt─▒r. 22 Dolay─▒s─▒yla Kurtub├«, bu konuyla al├ókal─▒ riv├óyetlerin m├╝tev├ótir olmaktan uzak oldu─ču y├Ân├╝nde kanaatini belli etmektedir.
H├ókim (├Â. 405/1015), ─░sa(s) ve Muhammed(s) aras─▒nda 600 sene oldu─čunu haber veren yine bir ─░bn Abbas riv├óyetini kaydettikten sonra, bu d├Ânemde herhangi bir neb├« gelmedi─čine dair Peygamberimizden nakledilen sahih derecesindeki bir riv├óyete daha ├Ânceden de─čindi─čini; yine H├ólid b. Sinan ve k─▒z─▒yla ilgili haberleri de riv├óyet etti─čini belirtir.23

Onun bu ifadelerinden anla┼č─▒lan odur ki; bu iki t├╝r riv├óyetin kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒lmas─▒ durumunda, iki peygamber aras─▒nda ba┼čka bir neb├« gelmedi─čine dair hadis sahih olmas─▒na kar┼č─▒l─▒k, H├ólid ve k─▒z─▒ hakk─▒nda gelen bilgiler haber niteli─činin ├Âtesine ge├žmemektedir.
Aradaki ├želi┼čkiyi, Fus├╗sul-hikemi ┼čerheden ├ólimlerden D├óv├╗dul-Kayser├« (├Â. 751/1350), H├ólidin neb├«li─činin d├╝nyada de─čil berzahta oldu─ču noktas─▒na vurgu yaparak gidermek istemi┼čtir. 24 Yani onun anlay─▒┼č─▒na g├Âre, H├ólidin n├╝b├╝vvetinin berzahta olmas─▒, iki peygamber (Hz. ─░sa ve Hz. Muhammed) aras─▒nda neb├« gelmedi─či ger├že─čine muhalif olmamaktad─▒r. Bu t├╝r yorumlar─▒n zorlama oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yoruz.
H├ókimin sahih oldu─čunu belirterek i┼čaret etti─či, Hz. ─░sa ve Hz. Peygamber aras─▒nda herhangi bir neb├« gelmedi─čine dair hadis (   ) son derece yayg─▒n olup pek ├žok ├Ânemli kaynakta yer almaktad─▒r. 25

Eb├╗ Hureyreden gelen ve s─▒hhati konusunda hi├žbir endi┼če duyulmayan bu riv├óyete herhangi bir vesileyle de─činen baz─▒ m├╝ellifler, bunu H├ólid b. Sinan─▒n peygamber oldu─čunu haber veren riv├óyetleri ├ž├╝r├╝ten bir delil olarak sunmu┼člard─▒r.26

Ger├žekten de H├ólid b. Sinan─▒n neb├«li─čini haber veren riv├óyetlere kar┼č─▒ bu hadis ├Ânemli bir delil konumundad─▒r.

Sonu├ž

Buraya kadar yap─▒lan incelemelerden anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r ki, H├ólid b. Sinan─▒n peygamber oldu─čuna dair baz─▒ riv├óyetler olmakla birlikte bunlar hem isn├ód hem de metin olarak kusurlu olup, ─░sa(s) ile Muhammed(s) aras─▒nda peygamber gelmedi─čini bildiren sahih riv├óyet kar┼č─▒s─▒nda zay─▒f durumdad─▒r. Bu durumda H├ólid b. Sinan─▒n n├╝b├╝vvetini haber veren riv├óyetleri ┼č├╝pheyle kar┼č─▒lamak gerekecektir.
   

Su hususu a├ž─▒k olarak belirtmeliyiz ki, bizim de─čerlendirmelerimiz sadece riv├óyetlerin z├óhir├« s─▒hhat ┼čartlar─▒n─▒ g├Âz ├Ân├╝nde bulundurarak ortaya ├ž─▒km─▒┼č sonu├žlard─▒r. Bununla birlikte bu konuda y├╝zde y├╝z denebilecek tarzda bir h├╝k├╝m vermemiz m├╝mk├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ bu t├╝r gayb├« meseleler hakk─▒nda verilecek  h├╝k├╝mler  m├╝tev├ótir  bilgilere  istinat  etmek  durumundad─▒r. 

Gerek Kur├ónda gerekse S├╝nnette konuyla ilgili kesin bilgiye ise sahip olmad─▒─č─▒m─▒z i├žin o d├Ânem zarf─▒nda H├ólid b. Sinan veya bir ba┼čkas─▒ peygamber olarak g├Ânderilmi┼č midir, g├Ânderilmemi┼č midir bilemeyiz. Allah─▒n her topluma peygamber g├Ândermi┼č oldu─ču ve peygamber g├Ândermedik├že azap etmeyece─či27  nazar-─▒ itibara al─▒nd─▒─č─▒nda her iki durum da muhtemel olabilir.
H├ólid b. Sinan─▒n Hz. ─░sa ve Hz. Muhammed aras─▒ndaki yakla┼č─▒k 600 senelik zaman diliminde g├Ânderilmi┼č bir peygamber olmas─▒n─▒ aklen imk├óns─▒z k─▒lan bir ┼čey s├Âz konusu de─čildir. Bizler Allah taraf─▒ndan g├Ânderilmi┼č peygamberlerin tamam─▒na genel olarak iman etmekle y├╝k├╝ml├╝y├╝z. Hakk─▒nda m├╝tev├ótir haber olmad─▒─č─▒ i├žin H├ólidin n├╝b├╝vvetini kabul etmeyen dinden ├ž─▒km─▒┼č say─▒lmaz. Kabul eden ise zann├« bir delile g├Âre hareket etmi┼č olmaktad─▒r.
─░bn Arab├« Hazretleri gibi berzah ├óleminde n├╝b├╝vvet kavram─▒n─▒ kullanarak H├ólid b. Sinan─▒n neb├«li─čini iddia etmek de zor g├Âr├╝nmektedir. Bu t├╝r yorumlar, H├ólid hakk─▒nda baz─▒ kaynaklarda yer alan ve hi├ž de sa─člam say─▒lmayan riv├óyetleri   bir   tarafa   b─▒rakamamaktan   kaynaklanmaktad─▒r.   Ancak   bu riv├óyetlerin ├žok da yayg─▒n olmad─▒─č─▒n─▒ ve muteber hadis kaynaklar─▒nda yer almad─▒─č─▒n─▒ dikkatten uzak tutmamak gerekir.
─░bn Arab├«nin H├ólid b. Sinan─▒n peygamber oldu─čunu s├Âyleme sebebine gelince; bununla ilgili kesin bir ┼čey s├Âylemek m├╝mk├╝n de─čilse de ├že┼čitli ihtimaller akla gelmektedir. Bu durum onun kendi zaman─▒ndaki yayg─▒n genel k├╝lt├╝rden kaynaklanm─▒┼č olabilir. Kendisi hadis├ži olmad─▒─č─▒ i├žin bir anlamda mazur da g├Âr├╝lebilir. Yahut ─░bn Arab├«nin konuyla ilgili sahih hadisten habersiz olmas─▒, ona ula┼čamamas─▒ da m├╝mk├╝nd├╝r. Belki de ─░bn Arab├«, H├ólidin peygamber oldu─čunu haber veren riv├óyetlerin sadece metniyle ilgilenip s─▒hhatini ara┼čt─▒rma gere─či ve ihtiyac─▒ hissetmemi┼čtir. Dolay─▒s─▒yla onun bu y├Ândeki kanaati, tasavvuf├« gelenek i├žerisinde de─čerlendirilmelidir.

─░bn Arab├«, H├ólide izafe edilen n├╝b├╝vveti mecaz├« veya b├ót─▒n├« anlamda kabul etmi┼č de olabilir. Bu ihtimalleri ├žo─čaltmak m├╝mk├╝nd├╝r.

Sonu├žta sebep her ne olursa olsun, H├ólidin peygamber oldu─ču iddias─▒ zay─▒f bir riv├óyete dayanmaktad─▒r. Bizim yapt─▒─č─▒m─▒z bu ├žal─▒┼čma da sadece bir durum tespitinden ibaret olup, ki┼čileri yarg─▒lamak gibi bir amac─▒ bulunmamaktad─▒r.

Dipnotlar:

1 ─░bn Arab├«nin eserlerinin listesi i├žin Bk. Eb├╗l-Al├ó Af├«f├«, Fus├╗sul-hikem, I-II, Beyrut 1400/1980, Talik├ót:  Eb├╗l-Al├ó  Af├«f├«,  c.  I,  s.  5-6;  ├ľmer  R─▒za  Kehh├óle, Mucemul-m├╝ellif├«n ter├ócimu musannif├«l-k├╝t├╝bil-arabiyye, I-IV, Beyrut 1414/1993, c. III, s. 531-532. (T├╝m metin i├žindeki vur- gular makale sahibine aittir.)
2 Bk. ─░bn Arab├«, Fus├╗sul-hikem, c. I, s. 213; Muhyiddin-i Arab├«, ┼×ark ─░sl├óm Klasikleri-Fus├╗s ├╝l-
Hikem, ├žev.: Nuri Gen├žosman, MEB. Yay─▒nlar─▒, ─░stanbul 1990, s. 322.
3 Bir tasavvuf terimi olarak berzah─▒n ├žok ├že┼čitli anlamlar─▒ vard─▒r. ├ľl├╝m suretiyle d├╝nyadan ayr─▒lan ruhlar berzah ├ólemine gittikleri gibi uyku halinde bedenden ayr─▒lan ruhlar da o ├óleme giderler. (Bk. S├╝leyman Uluda─č, Tasavvuf Terimleri S├Âzl├╝─č├╝, Berzah md., ─░stanbul 1991, s. 93.) ─░┼čte ilerleyen sat─▒rlardan anla┼č─▒laca─č─▒ gibi H├ólid b. Sinan, ├Âld├╝kten sonra gidece─či bu berzah ├óleminden haber verece─čini iddia etmi┼č olmaktad─▒r. ─░bn Arab├«ye g├Âre H├ólid, ├Âl├╝mden sonra- ki berzahtan haber verme iddias─▒yla n├╝b├╝vvet ortaya koymu┼č olmaktad─▒r; fakat o n├╝b├╝vveti- ni d├╝nyada izhar etmemi┼čtir. Fus├╗sul-hikem ┼č├órihlerinden D├óv├╗dul-Kayser├«nin (├Â. 751/1350) ifadesine g├Âre burada ge├žen berzah ile kastedilen, d├╝nya ile ├óhiret aras─▒ndaki zan olup, bu, mis├ól├« erv├óh ├ólemi ile bu unsur├« ne┼čet aras─▒ndaki berzahtan ba┼čka bir ┼čeydir. (Bk. ┼×erhu Fus├╗sil-hikem, Bombay, ts., s. 291.) Burada s├Âz edilen zan ile berzah aras─▒nda ne gibi bir ili┼č- ki oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lebilir. Zann─▒, bir ├že┼čit hayal olarak anlayabiliriz. Bu anlamda hayal de, varl─▒k ile yokluk aras─▒nda yer alan bir berzaht─▒r; ne vard─▒r ne de yok, ne malumdur ne me├ž- hul, ne m├╝spettir ne de menf├« veya hem vard─▒r hem yoktur. (Bk. Uluda─č, Tasavvuf Terimleri S├Âzl├╝─č├╝, s. 94.) ─░bn Arab├«de berzah kavram─▒ hakk─▒nda m├╝stakil bir ├žal─▒┼čma i├žin bk. Salman H. Bashier, Philosophy of The Limit: Ibn Arabis Barzakh Concept and The Meaning of Infinity, Departmant of Languages and Literature The University of Utah, August 2000, ├Âzellikle s.
139-152, 159-170.
4 H├ólid kelimesinden sonra sall├óllahu aleyhi ve selem ifadesini kullanan bizzat ─░bn Arab├«- dir. (Bk. Fus├╗sul-hikem, c. I, s. 213.) M├╝ellifin bu kullan─▒m─▒, az sonra g├Âr├╝lece─či ├╝zere H├ólid b. Sinan─▒n peygamber oldu─ču y├Ân├╝ndeki kanaatinden kaynaklanmaktad─▒r.
5 Buradaki tebli─č, ris├ólet makamlar─▒ndan birisi olarak anla┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Bk. D├óv├╗dul-Kayser├«,
┼×erhu Fus├╗sil-hikem, s. 291.
6 Bk. İbn Arabî, Fusûsul-hikem, c. I, s. 213-214.
7 Bk. ─░bn Hacer, el-─░s├óbe f├« temy├«ziÔÇÖs-sah├óbe, I-VIII, Beyrut 1412/1992, c. II, s. 369. Medine yak─▒nla-
r─▒nda ├ž─▒kan bir yang─▒n dolay─▒s─▒yla H├ólidin isminin ge├žmesinden dolay─▒ onun Medine civa-
r─▒nda ya┼čad─▒─č─▒n─▒ anlayabiliriz. Bk. ─░bn Hacer, Fethul-b├ór├« ┼čerhu Sah├«hiÔÇÖl-Buh├ór├«, I-XIII, Beyrut
1379, c. XIII, s. 79.
8 H├ólid, kendisiyle ayn─▒ kavimden olan ─░m├óre b. Ziy├ód─▒n ifadesiyle: (        ) her s├Âyledi─či hak olan bir ki┼čidir. (Bk. Taber├ón├«, el-Mucemul-keb├«r, I-XX, Musul 1404/1983, c. XI, s.
298; H├ókim, el-M├╝stedrek al├óÔÇÖs-Sah├«hayn, I-IV, Beyrut 1411/1990, c.  II,  s.  654; Heysem├«, Mecmauz-zev├óid, I-X, K├óhire-Beyrut 1407, c. VIII, s. 213; ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 372. ─░bn Arab├« Hazretlerinin, buradaki fassda H├ólidin ismini, Allah─▒n isimlerinden es-Samed ismiyle birlik- te vermesinde de bir incelik vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ Samed kelimesinde, kendisine s─▒─č─▒n─▒lan, yard─▒m istenen anlam─▒ vard─▒r. H├ólid b. Sinan da kendi milleti i├žinde b├Âyle bir konumdayd─▒. Kavmi, ihtiya├žlar─▒n─▒ ona arzeder ve her t├╝rl├╝ ihtiya├žta onu s─▒─č─▒nak bilip, kendisine itimat ederlerdi. H├ólid, Allah─▒n es-Samed ismine mazhard─▒. Bk. D├óv├╗dul-Kayser├«, ┼×erhu Fus├╗sil-hikem, s. 291.
9 H├ólid b. Sinandan bahseden kaynaklar─▒n s─▒k├ža kaydetti─čine g├Âre, o, muhtemelen volkanik bir b├Âlge olan (├ž├╝nk├╝  harre kelimesi kullan─▒l─▒yor) ya┼čad─▒─č─▒ yerdeki bir da─čda ortaya ├ž─▒kan b├╝y├╝k bir ate┼či s├Ând├╝rmek ├╝zere harekete ge├žmi┼čti. Kavminden yan─▒nda bulunan ki┼čilere, e─čer uzun s├╝re geri d├Ânmezse kendisini ad─▒yla ├ža─č─▒rmamalar─▒n─▒ s├Âylemi┼č, sonra as├ós─▒yla ate┼če vurmu┼č, o ate┼čle birlikte onun ├ž─▒kt─▒─č─▒ yar─▒─ča girmi┼č ve uzun s├╝re geri d├Ânmemi┼čti. Bunun ├╝zerine kavminden adamlar geri d├Ânmesi i├žin ona ismiyle hitap ettiklerinde, H├ólid elleri ba- ┼č─▒nda geri d├Ânm├╝┼č, yapt─▒klar─▒ hareket y├╝z├╝nden onlar─▒ k─▒nam─▒┼č, kendisini ├Âld├╝rd├╝klerini s├Ây- leyip onu g├Âmmelerini istemi┼čti. Bir de onlara ┼ču hususu bildirmi┼čti: Size, i├žlerinde ebter (k─▒- s─▒r) bir e┼ček bulunan e┼ček s├╝r├╝s├╝ u─črad─▒─č─▒ zaman benim kabrimi a├ž─▒n; hayatta oldu─čumu g├Â- receksiniz. Onlar denileni yapt─▒ktan bir s├╝re sonra bahsedilen t├╝rde bir e┼če─či g├Ârm├╝┼čler ve H├ólidin mezar─▒n─▒n a├ž─▒lmas─▒ gerekti─či hususunda aralar─▒nda g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒─č─▒na d├╝┼čm├╝┼člerdi. Sonunda, kendileri nebb├ó┼č (mezar kaz─▒c─▒lar─▒) olarak an─▒lmak istemedikleri i├žin bundan vaz- ge├žmi┼člerdi. Bir de H├ólid, onlara kar─▒s─▒nda bulunan iki levhadan s├Âz etmi┼čti. Buna g├Âre onlar bir hususta m├╝┼čk├╝le d├╝┼čt├╝klerinde o levhalara bakacaklar ve ├Â─črenmek istediklerini oradan ├Â─čreneceklerdi. ┼×u ┼čartla ki, o levhalara hay─▒zl─▒ bir kad─▒n─▒n dokunmamas─▒ gerekiyordu. O in- sanlar H├ólidin kar─▒s─▒n─▒n yan─▒na geldiklerinde levhalar─▒n durumunu sormu┼člar; o da hay─▒zl─▒ olmas─▒na ra─čmen o levhalar─▒ onlara ├ž─▒karm─▒┼č, fakat onlarda bulunan b├╝t├╝n bilgiler art─▒k yok olup gitmi┼čtir. (Bk. Taber├ón├«, el-Mucemul-keb├«r, c. XI, s. 298; H├ókim, M├╝stedrek, c. II, s. 655; Heysem├«, Mecmauz-zev├óid, c. VIII, s. 213; D├óv├╗dul-Kayser├«, ┼×erhu Fus├╗sil-hikem, s. 291-292; ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 372-373.) Kurtub├«, H├ólid b. Sinana ate┼čin boyun e─čmesiyle ilgili bu k─▒ssan─▒n pek ├žok problemi bar─▒nd─▒rd─▒─č─▒ yorumunda bulunmu┼čtur. (Bk. Tefs├«r (el-C├ómiu li ahk├ómiÔÇÖl-KurÔÇÖ├ón), I-XX, K├óhire 1372, c. XI, s. 46.)
10 Bk. ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 369. H├ólidin c├óhiliyye d├Âneminde ya┼čad─▒─č─▒na dair ifadeler vard─▒r.
Bk. İbn Hacer, Fethul-bârî, c. XIII, s. 79.
11 Bk. ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 369-373. Bununla ilgili olarak iki ihtimal akla gelmektedir. ─░bn Hacer onu, ya H├ólid b. Sinan─▒n k─▒z─▒ ya da o─člunun Hz. Peygamber ile g├Âr├╝┼čt├╝─č├╝n├╝ ve H├ólidin neb├« oldu─čunu anlatan dikkat ├žekici riv├óyetler sebebiyle eserine alm─▒┼čt─▒r. Yahut da o, kendisinden ├Ânce sah├óbe biyografisi yazan m├╝ellifleri ├Ârnek alarak, yani onlar da kitaplar─▒na ald─▒klar─▒ i├žin H├ólidi kitab─▒na alm─▒┼č olabilir. ┼×uras─▒ da zikredilmeye de─čer ki, ─░bn Hacer, ayn─▒ meseleyle ilgili olarak Mo─čoltay (b. K─▒l─▒├ž et-T├╝rk├«, ├Â. 762/1361)nin bir yorumunu aktarm─▒┼čt─▒r. Onun ifadesine g├Âre Mo─čoltay, H├ólid b. Sinan─▒ sah├óbe i├žerisinde zikreden Eb├╗ Musa gibi ki- ┼čileri yad─▒rgam─▒┼č ve Eb├╗ Musa ┼čayet onu Hz. Peygamber dile getirdi─či i├žin zikretmi┼č ise o zaman onun s├Âz etti─či Hz. ─░sa ve di─čer peygamberleri de sah├óbe i├žerisinde zikretmek gerekti- ─čini, ancak b├Âyle bir ┼čeyin v├óki olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemi┼čtir. (Bk. ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. IV, s. 762). ─░bn Hacerin hem Mo─čoltay─▒n bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝ vermesi, hem de onun ele┼čtirdi─či ┼čeyi yaparak H├ólidi sah├óbeden s├Âz etti─či kitab─▒na almas─▒, san─▒r─▒z ancak ├Ânceki m├╝elliflerin yolundan gitmesiyle a├ž─▒klanabilir.
12 Bk. Af├«f├«, Fus├╗sul-hikem, c. II, s. 317. H├ólid b. Sinan─▒n neb├« oldu─čunun kesinli─či konusunda ├žok net ifadeler kullananlar olmu┼čtur. Mesela D├órakutn├«nin (├Â. 385/995), H├ólidden s├Âz ederken: O peygamberlik g├Ârevi verilen bir neb├« idi ┼čeklinde ├žok a├ž─▒k bir ifade kul- land─▒─č─▒ Zeheb├« taraf─▒ndan belirtilir. Fakat Zeheb├«, D├órakutn├«nin bu g├Âr├╝┼č├╝n├╝, riv├óyetin sahih olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyerek reddeder. (Bk. M├«z├ónul-itid├ól f├« nakdiÔÇÖr-ric├ól, I-VIII, Beyrut 1995, c. VIII, s. 222.)
13 Bk. ─░bn Sad, et-Tabak├ótuÔÇÖl-keb├«r,  I-VIII, Beyrut ts., c. I, s. 296; ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 373.
H├ólidin k─▒z─▒n─▒n ya da o─člunun Hz. Peygambere geli┼činden s├Âz eden riv├óyetler, onun soyu-
nun devam etmedi─či y├Ân├╝ndeki bilgilerle ├želi┼čkili g├Âr├╝nmektedir.
14 R├óvilerin biyografileri, hadis ald─▒klar─▒ hocalar─▒ ve onlardan hadis alan talebeler hakk─▒nda en geni┼č bilgiyi veren eserler aras─▒nda ├Âzellikle Mizz├« ve ─░bn Hacerin eserleri ba┼čta gelir. Bu kaynaklarda bulunmayan bir ismin di─čerlerinde bulunma ihtimali daha zay─▒ft─▒r. Biz de ├Âzel- likle buradaki r├óvileri bu eserlerin zikredip etmedi─čine bakt─▒k. S├Âz konusu riv├óyetin isn├ód─▒n─▒ olu┼čturan r├óvilerden el-Makbur├«den (Keys├ón Eb├╗ Sa├«d, ├Â. 100/719) hadis alanlar─▒n aras─▒nda Ali b. M├╝slim el-Leys├« diye birisinin isminin ge├žti─či bilgisine rastlayamad─▒k. (Bk. ─░bn Eb├« H├ótim, el-Cerh vet-Tad├«l, I-IX, Beyrut 1271/1952, c. VII, s. 166; Mizz├«, Tehz├«bul-Kem├ól, I-XXXV,
Beyrut 1400/1980, c. XXIV, s. 241; ─░bn Hacer, Tehz├«buÔÇÖt-Tehz├«b, I-XIV, Beyrut 1404/1984, c. VIII,
s. 406.) Ayr─▒ca Ali b. M├╝slim ismini ta┼č─▒yan bir tek r├óvi zikredilmektedir. Bu Buh├ór├«, Eb├╗
D├óvud, Nes├ó├« gibi isimlerin kendisinden riv├óyet ettikleri Ali b. M├╝slim b. Sa├«d et-T├╗s├«dir (├Â.
250/864) ve ba┼čka bir ki┼či olmal─▒d─▒r. (Bk. Mizz├«, Tehz├«bul-Kem├ól, c. XXI, s. 132-134; ─░bn Hacer,
Tehz├«b, c. VII, s. 334.) Dolay─▒s─▒yla, buradaki riv├óyetin isn├ód─▒n─▒ olu┼čturan r├óv├«ler aras─▒nda bir
inkıtâ (kopukluk) olması yüksek ihtimaldir.
15 Bk. Taberânî, el-Mucemul-kebîr, c. XI, s. 441; İbn Adiyy, el-Kâmil fî duafâir-ricâl, I-VII, Beyrut
1409/1988, c. VI, s. 46; Hâkim, Müstedrek, c. II, s. 654; Zehebî, Mîzânul-itidâl, c. V, s. 479;
Heysem├«, Mecmauz-zev├óid, c. VIII, s. 214; ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. II, s. 370, c. VIII, s. 116. ├ľnemli
m├╝nekkitlerden ─░bn Adiyy (├Â. 365/976), Ahmed b. Yahy├ó b. Z├╝heyr- Yahy├ó b. el-Muall├ó- Mu-
hammed b. es-Salt- Kays b. er-Rebî- Sâlim b. el-Eftas- Saîd b. Cübeyr- İbn Abbas isnâdıyla ge-
len bu riv├óyetin mevsul  yani isn├ód─▒n─▒n kesintisiz olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyler. (Bk. K├ómil, VI, 46.)
Zeheb├« (├Â. 748/1347) de bu riv├óyetin ─░krime- ─░bn Abbas kanal─▒yla gelen ba┼čka bir tarikini de-
─čerlendirirken, riv├óyetin, Hz. Peygamber ile Hz. ─░sa aras─▒nda herhangi bir neb├« gelmedi─čini
haber veren sahih hadise muhalif (┼č├ózz) olmas─▒ sebebiyle sahih olmad─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža belirtir.
(Bk. Mîzânul-itidâl, c. VIII, s. 222.)
16 Gelen ki┼činin H├ólidin k─▒z─▒ de─čil o─člu oldu─ču y├Ân├╝nde Sim├ók b. Harbden mevkuf/makt├╗ (isn├ód─▒ kopuk) olarak nakledilen bir riv├óyet vard─▒r. [Eb├╗l-Mu─č├«re Sim├ók b. Harb b. Evs ez- Z├╝hl├« el-K├╗f├« (├Â. 123/696) sah├ób├« de─čildir (Bk. ─░bn Hacer, Takr├«buÔÇÖt-Tehz├«b, Riy├ód 1416, s. 415.) ve aradaki sah├ób├«yi zikretmeden nakletti─či i├žin bu riv├óyet mevkuf/makt├╗dur.] Sim├ók b. Harbden gelen bu  riv├óyet i├žin  Bk.  Taber├ón├«, el-Mucemul-keb├«r, c.  XI,  s.  298; H├ókim, M├╝stedrek, c. II, s. 655; Heysem├«, Mecmauz-zev├óid, c. VIII, s. 214. H├ókime (├Â. 405/1015) g├Âre bu, Buh├ór├«nin ┼čart─▒na g├Âre sahih bir hadistir, ancak Buh├ór├« ve M├╝slim bu hadisi tahric etme- mi┼člerdir. (Bk. age., c. II, s. 655.) Buna kar┼č─▒l─▒k s├Âz konusu riv├óyetin sahih olmad─▒─č─▒n─▒ ifade eden pek ├žok m├╝ellif vard─▒r. Mesela Heysem├« (├Â. 807/1405), Taber├ón├«nin mevk├╗fen nakletti─či bu riv├óyetin senedinde el-Muall├ó b. Mehd├« isimli bir ki┼či bulundu─čunu, Eb├╗ H├ótimin onu za- y─▒f sayd─▒─č─▒n─▒ ve zaman zaman m├╝nker riv├óyetler nakletti─čini s├Âyledikten sonra buradaki riv├óyetin de bu m├╝nker riv├óyetlerden biri oldu─čunu belirtmi┼čtir. (Bk. age., c. VIII, s. 214. M├╝nker, zay─▒f r├óvinin, kendisinden daha iyi durumda olan r├óviye ayk─▒r─▒ bir ┼čekilde riv├óyet etti─či hadistir.) ─░bn Hacer de H├ókimin sahih ┼čeklindeki yorumuna, senedde bulunan ad─▒ ge├žen r├óviye Eb├╗ H├ótim er-R├óz├«nin zay─▒f dedi─čini s├Âyleyerek itiraz etmi┼čtir. (Bk. ─░s├óbe, c. II, s.
373.)
17 ─░bn Hacer, ─░s├óbe, c. VIII, s. 116. Ayr─▒ca ─░bn Hacer, H├ólidin k─▒z─▒n─▒n Peygambere geldi─činde ya┼čl─▒ bir kad─▒n (ac├╗z) oldu─čuna dair bir riv├óyeti de zikretmi┼čtir. Bk. ─░s├óbe, c. II, s. 370.
18 Bk. İbn Hacer, İsâbe, c. II, s. 369; Afîfî, Fusûsul-hikem (et-Talîkât), c. II, s. 317.
19 M├óide suresi 5/19. ├óyetinde (   ) ge├žen fetret kelimesi tefsir edilirken H├ólid b. Si-
nandan da bahsedilir. Mesela Bk. Kurtub├«, Tefs├«r, c. VI, s. 121-122; ─░bn Kes├«r, Tefs├«ruÔÇÖl-KurÔÇÖ├óniÔÇÖl-
azîm, I-IV, Beyrut 1401, c. II, s. 36.
20 ─░bn Sad, Tabak├ót, c. I, s. 53. Bu riv├óyetin isn├ód─▒: Hi┼č├óm b. Muhammed- babas─▒ Muhammed b. es-S├óib- Eb├╗ S├ólih- ─░bn Abbas ┼čeklindedir. Bu isn├ódda ismi ge├žen Muhammed b. es-S├óib, bi- razdan zikri ge├žen el-Kelb├«dir. Eb├╗n-Nadr Muhammed b. es-S├óib b. Bi┼čr el-Kelb├« (├Â. 146/763) m├╝fessir, tarih├ži ve nesep uzman─▒ olarak bilinmekte olup Tefs├«rul-Kur├ón adl─▒ bir eserinden s├Âz edilmektedir. (Bk. K├ótip ├çelebi, Mustafa b. Abdillah el-─░stanbul├« el-Hanef├«, Ke┼čfuz-zun├╗n an es├óm├«l-k├╝t├╝bi vel-f├╝n├╗n, I-II, Beyrut 1413/1992, c. I, s. 457; Kehh├óle, Mucemul-m├╝ellif├«n, c. III, s. 308-309.) Ancak Kelb├« hakk─▒nda tabak├ót kitaplar─▒nda kezz├ób (yalanc─▒), metruk, zay─▒f, hadisi yaz─▒lmaz vs. gibi ├žok a─č─▒r ifadeler vard─▒r. Ayr─▒ca onun buradaki isn├ódda ad─▒ ge├žen Eb├╗ S├ólihten mevz├╗ (uydurma) riv├óyetler nakletti─či belirtilir. Hatta m├╝fessir Eb├╗ S├ólihin de, Kelb├«ye tek kelime tefsir okumad─▒─č─▒na dair yemin etti─či s├Âylenir. (Geni┼č bilgi i├žin bk. ─░bn Hacer, Tehz├«b, c. IX, s. 157-158.) Sonu├ž olarak, ─░bn Sad─▒n nakletti─či bu riv├óyetin isn├ód─▒ delil olmayacak derecede zay─▒ft─▒r.
21 Bk. R├óz├«, Fahruddin Muhammed b. el-All├óme Ziy├óuddin ├ľmer b. el-Huseyn, Tefs├«rul-Fahrir- R├óz├« el-m├╝┼čtehir bit-Tefs├«ril-keb├«r ve Mef├ót├«hil-─čayb, I-XXXII (+Fihrist), Beyrut 1414/1993, c. VI, s. 199; Kurtub├«, Tefs├«r, c. VI, s. 122.
22 Bk. Kurtubî, Tefsîr, c. VI, s. 122.
23 Hâkim, Müstedrek, c. II, s. 654.
24 Bk. ┼×erhu Fus├╗sil-hikem, s. 291. D├óv├╗dul-Kayser├«nin hayat─▒ ve eserleri hakk─▒nda geni┼č bilgi
i├žin Bk. Mehmet Bayrakdar, Kayserili D├óv├╗d (D├óv├╗dul-Kayser├«), K├╝lt├╝r ve Turizm Bakanl─▒─č─▒
Yay─▒nlar─▒, Ankara 1988.
25 Mesela Bk. Tay├ólis├«, M├╝sned, Beyrut ts., s. 355; ─░bn Eb├« ┼×eybe, Kit├óbuÔÇÖl-musannef f├«l-eh├ód├«s veÔÇÖl- ├ós├ór, I-VII, Riyad 1409, c. VII, s. 499; Ahmed, M├╝sned, I-VI, M─▒s─▒r ts., c. II, s. 406, 437; Buh├ór├«, Sah├«huÔÇÖl-Buh├ór├«, I-VII, Beyrut 1410/1990, Enbiy├ó 49 (no: 3258); M├╝slim, Sah├«hu M├╝slim, I-V, Beyrut, ts., Fez├óil 143, 144, 145; Eb├╗ D├óvud, S├╝nenu Eb├« D├óv├╗d, I-III, Beyrut 1409/1988, Mel├óhim 14 (no: 4324), S├╝nne 14 (no: 4675); ─░bn Hibb├ón, Sah├«h ─░bn Hibb├ón bi tert├«bi ─░bn Belb├ón, I- XVIII, Beyrut 1414/1993, c. XIV, s. 316, c. XV, s. 233.
26 Bk. İbn Kesîr, Tefsîr, c. II, s. 36; Zehebî, Mîzânul-itidâl, c. VIII, s. 222; Heysemî, Mecmauz- zevâid, c. VIII, s. 214; İbn Hacer, Fethul-bârî, c. VI, s. 489.
27 Bk. Nahl, 16/36; İsrâ, 17/15.
Kaynak├ža
Ahmed, Eb├╗ Abdillah ─░bn Hanbel e┼č-┼×eyb├ón├« (├Â. 241/855), M├╝sned, I-VI, M─▒s─▒r ts.
Bashier, Salman H., Philosophy of The Limit: Ibn Arabis Barzakh Concept and The Meaning of Infinity, Departmant of Languages and Literature The University of Utah, August 2000.
Bayrakdar, Mehmet, Kayserili Dâvûd (Dâvûdul-Kayserî), Ankara 1988.
Buh├ór├«, Eb├╗ Abdillah Muhammed b. ─░sm├óil el-CuÔÇÖf├« (├Â. 256/870), Sah├«huÔÇÖl-Buh├ór├«, I-VII, Beyrut
1410/1990.,
 D├óv├╗dul-Kayser├«, D├óvud b. Mahmud b. Muhammed (├Â. 751/1350), ┼×erhu Fus├╗sil-hikem, ┼×erhu
Fus├╗sil-hikem, s. 291, Bombay ts.
Eb├╗ D├óvud, S├╝leyman b. el-E┼čÔÇÖas es-Sicist├ón├« (├Â. 275/888), S├╝nenu Eb├« D├óv├╗d, I-III, Beyrut 1409/1988.
H├ókim, Eb├╗ Abdillah Muhammed b. Abdillah en-N├«s├ób├╗r├« (├Â. 405/1015), el-M├╝stedrek aleÔÇÖs-Sah├«hayn,
I-IV, Beyrut 1411/1990.
Heysem├«, N├╗redd├«n Ali b. Eb├« Bekr (├Â. 807/1405), MecmauÔÇÖz-zev├óid, I-X, K├óhire-Beyrut 1407.
─░bn Adiyy, Eb├╗ Ahmed Abdullah b. Adiyy b. Abdillah b. Muhammed el-C├╝rc├ón├« (├Â. 365/976), el- K├ómil f├« duaf├óiÔÇÖr-ric├ól, I-VII, Beyrut 1409/1988.
─░bn Arab├«, e┼č-┼×eyhul-Ekber Muhyiddin Eb├╗ Abdillah Muhammed b. Ali el-H├ótim├« et-T├ó├« (├Â.
638/1240), Fusûsul-hikem, Talikât: Ebûl-Alâ Afîfî, I-II, Beyrut 1400/1980.
─░bn Eb├« H├ótim, Eb├╗ Muhammed Abdurrahman b. Muhammed b. ─░dr├«s er-R├óz├« (├Â. 327/939), el-Cerh vet-Tad├«l, I-IX, Beyrut 1271/1952.
─░bn Eb├« ┼×eybe, Eb├╗ Bekr b. Abdillah b. Muhammed el-K├╗f├« (├Â. 235/850), Kit├óbuÔÇÖl-musannef f├«l-eh├ód├«s veÔÇÖl-├ós├ór, I-VII, Riyad 1409.
─░bn Hacer, Eb├╗ÔÇÖl-Fadl Ahmed b. Ali b. Hacer el-Askal├ón├« (├Â. 852/1448), FethuÔÇÖl-b├ór├« ┼čerhu Sah├«hiÔÇÖl- Buh├ór├«, I-XIII, Beyrut 1379.
---------, el-─░s├óbe f├« temy├«ziÔÇÖs-sah├óbe, I-VIII, Beyrut 1412/1992.
---------, Tehz├«buÔÇÖt-Tehz├«b, I-XIV, Beyrut 1404/1984.
---------, Takr├«buÔÇÖt-Tehz├«b, thk. Eb├╗ÔÇÖl-E┼čb├ól Sa─č├«r Ahmed ┼×├ó─čif el-P├ókist├ón├«, Riy├ód 1416.
─░bn Hibb├ón, Eb├╗ H├ótim Muhammed b. Hibb├ón b. Ahmed el-B├╝st├« (├Â. 354/965), Sah├«h ─░bn Hibb├ón bi tert├«bi ─░bn Belb├ón, I-XVIII, Beyrut 1414/1993.
─░bn Kes├«r, Eb├╗ÔÇÖl-Fid├ó ─░sm├óil b. ├ľmer b. Kes├«r ed-D─▒me┼čk├« (├Â. 774/1373), Tefs├«ruÔÇÖl-KurÔÇÖ├óniÔÇÖl-az├«m, I-IV, Beyrut 1401.
─░bn Sad, Eb├╗ Abdillah Muhammed el-Basr├« (├Â. 230/845), et-Tabak├ótuÔÇÖl-keb├«r, I-VIII, Beyrut ts. K├ótip ├çelebi, Mustafa b. Abdillah el-─░stanbul├« el-Hanef├« (├Â. 1067/1656), Ke┼čfuz-zun├╗n an es├óm├«l-
k├╝t├╝bi vel-f├╝n├╗n, I-II, Beyrut 1413/1992.
Kehh├óle,  ├ľmer  R─▒za,  Mucemul-m├╝ellif├«n  ter├ócimu  musannif├«l-k├╝t├╝bil-arabiyye,  I-IV,  Beyrut
1414/1993.
Kurtub├« Eb├╗ Abdillah Muhammed b. Ahmed (├Â. 671/1273), Tefs├«r (el-C├ómiu li ahk├ómiÔÇÖl-KurÔÇÖ├ón), I-XX, K├óhire 1372.
Mizz├«, Cem├óludd├«n Eb├╗ÔÇÖl-Hacc├óc Yusuf b. ez-Zek├« Abdurrahman b. Yusuf (├Â. 742/1341), Tehz├«bul- Kem├ól, I-XXXV, Beyrut 1400/1980.
Muhyiddin-i Arab├«, ┼×ark ─░sl├óm Klasikleri-Fus├╗s ├╝l-Hikem, ├žev. Nuri Gen├žosman, ─░stanbul 1990, M├╝slim, Eb├╗ÔÇÖl-Huseyn M├╝slim b. el-Hacc├óc el-Ku┼čeyr├« en-N├«s├ób├╗r├« (├Â. 261/875), Sah├«hu M├╝slim, I-V,
Beyrut ts.
R├óz├«, Fahruddin Muhammed b. el-All├óme Ziy├óuddin ├ľmer b. el-Huseyn (├Â. 604/1207), Tefs├«rul- Fahrir-R├óz├« el-m├╝┼čtehir bit-Tefs├«ril-keb├«r ve Mef├ót├«hil-─čayb, I-XXXII (+Fihrist), Beyrut 1414/1993. Taber├ón├«, Eb├╗ÔÇÖl-K├ós─▒m S├╝leyman b. Ahmed b. Eyy├╗b (├Â. 360/971), el-MuÔÇÖcemuÔÇÖl-keb├«r, I-XX, Musul
1404/1983.
Tay├ólis├«, Eb├╗ D├óv├╗d S├╝leyman b. D├óv├╗d (├Â. 204/820), M├╝sned, Beyrut ty.
Uluda─č, S├╝leyman, Tasavvuf Terimleri S├Âzl├╝─č├╝, Berzah md., ─░stanbul 1991.
Zeheb├«, ┼×ems├╝dd├«n Eb├╗ Abdillah Muhammed b. Ahmed b. Osman b. Kaymaz (├Â. 748/1347),
M├«z├ónuÔÇÖl-iÔÇÖtid├ól f├« nakdiÔÇÖr-ric├ól, I-VIII, Beyrut 1995.
 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 3.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...