E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Hz. Peygamberin Beden Dili

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Mustafa Karata┼č Hadis T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 1902 Hit : 7009 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 S├╝nnet Ya Da Di─čer Bir ─░fadeyle Hz. Peygamberin Kuran Yorumu
2 S├╝neni Erbea ve Baz─▒ Hadis Kitaplar─▒nda Yer Alan Hadislerin Durumu
3 Ruyeti Hilal Konusu ├çer├ževesinde Hadisleri Yeniden Okuma
4 Ravi Sahabiler ve Hadis Say─▒lar─▒
5 Muksirun ve Hadis Say─▒lar─▒
6 Mukillun ve Hadis Say─▒lar─▒
7 Mirac Ke┼čiftir
8 ─░stanbulun Fethi ─░le ─░lgili Hadisler ve Yorumlar─▒
9 Hz. Peygamberin ┼×ehirle┼čme ve Yerle┼čim Konusunda ├çevre Bilincini Geli┼čtirmeye Y├Ânelik ├çabalar─▒
10 Hz. Peygamberin Beden Dili
11 Hz. Peygamber Gibi ├çal─▒┼čmak
12 Hadisleri Yeniden Anlamak
13 Hadislerde ─░snad Sistemi
14 Hadisler I┼č─▒─č─▒nda Teravih Namaz─▒
15 Hadis Say─▒m Metotlar─▒n─▒n Hadislerin Say─▒s─▒na Etkisi
16 Hadis Rivayeti Kar┼č─▒s─▒nda Sahabenin Tutumu
17 Fazlur Rahman─▒n ─░slami ─░limlerde Metodoloji Aray─▒┼č─▒
18 Fazlur Rahman ve Ya┼čayan S├╝nnet Kavram─▒
19 Fazlur Rahman and The Concept of living Sunna
20 ├ça─čda┼č Yazar Muhammed Gazalinin Hadis ve S├╝nnete ─░li┼čkin G├Âr├╝┼čleri
21 Astronomik Hesaplar I┼č─▒─č─▒nda K├╝s├╝f Hadisleri

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
Beden dili ├╝zerine yapilan ├žalismalar, egitim ve iletisim konusunda bu bilim dalinin ├žok ├Ânemli bir yeri oldugunu g├Âstermektedir. Diger yandan Allah Res├╗l├╝ÔÇÖn├╝n teblig ve beyan vazifesini ifa ettigi esnada, insanlarla iletisim kurmadaki becerisi, etkileyici g├╝c├╝ ve karizmasi inkar edilemez. Bu makalede ├Ânce beden dilinin ne oldugu, ├Ânemi, t├╝rleri ve ├Ârnekleri ortaya konacak, daha sonra da sahih hadis kaynaklarindan yararlanilarak Hz. PeygamberÔÇÖin v├╝cut dilinden ├Ârnekler tespit edilmeye ├žalisilacaktir. B├Âylece beden dili biliminin verileriyle Hz. PeygamberÔÇÖin v├╝cut dilini nasil kullandigi mukayese edilmis olacaktir.

The researches on body language show that this branch is important in the education and communication. In the process of the calling people to the Islam, the Prophet Muhammad succeeded and influenced them because of his using body language very well. In this article, I will try to explain, firstly, what the body language is and its importance, and sorts. After that, using the outhentic hadith sources, I will introduce some examples of the ProphetÔÇÖs body language. In this way, results of the science of body language and ProphetÔÇÖs body language will be compared.
husbands who cheat open dating for married men
treatment of aids early hiv symptoms in men aids pictures
bystolic savings card bystolic free trial coupon bystolic coupon 2014
sumatriptan succinate sumatriptan succinate sumatriptan succinate
bystolic coupon 2013 bystolic add on copay card bystolic generic alternative

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki http://www.mustafakaratas.com/makale_oku.do?id=18

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

Hz. Peygamberin Beden Dili

Body Language Of The Prophet Muhammad

 

GIRIS

Yirminci y├╝zyilin sonlarina dogru yeni bir bilim dalinin ortaya ├žikisina tanik olunmustur. Beden dili adi verilen bu bilim, s├Âzel olmayan iletisim bi├žimleriyle ilgilenmekte ve canlilar ├╝zerinde ├žesitli g├Âzlemler yaparak bu gizemli iletisim sirrini ├ž├Âzmeye ├žalismaktadir. Insan denen harika canlinin, yer yer farkliliklar arz etse de, kendi t├╝r├╝n├╝n bir sonucu olarak bir takim ortak beden dili kullandigi tespit edilmis ve bu dilin s├Âzel dilden ├žok daha fazla etkili ve evrensel oldugu sonucuna varilmistir. Diger taraftan son dinin temsilcisi olarak g├Ânderilen Hz. Muhammed, kisa s├╝rede ├ževresindekiler ├╝zerinde etkili olmus ve hen├╝z kendi devrinde on binlerce insanin Isl├óm dinine girmesini saglamistir. Hz. Peygamber, s├╝phesiz bir insan olmanin yani sira AllahÔÇÖin en son Peygamberidir. Onun, getirdigi dini insanlara teblig ve a├žiklamak gibi bir misyonu da vardir. Her alanda en g├╝zel bir model olan Allah Res├╗l├╝ÔÇÖn├╝n teblig ve beyan vazifesini ifa ettigi esnada, insanlarla iletisim kurmadaki becerisi s├╝phesiz ├Ânemlidir. On bes asir ├Âncesinin sartlarinda tek basina ├žiktigi bir davada ├žok kisa bir s├╝rede on binleri etkileyen ve onlar ├╝zerinde yaptirim g├╝c├╝ olan bir sahsiyetin iletisim becerileri ve bu arada beden dilini kullanimi, taktir edilecegi gibi iletisim ve bu bilimin diger dallari bakimindan da arastirilmasi ve ├╝zerinde ├žok├ža ├žalisilmasi gereken bir husus olmalidir. Bir tebligci sifatiyla Peygamberin, iletisimde ├žok etkin bir mesaj olan beden dilini nasil kullandigi bug├╝n bizim i├žin daha bir ├Ânem kazanmistir. Bu nedenle bu makalede ├Ânce beden dilinin ne oldugu, ├Ânemi, t├╝rleri ve ├Ârnekleri ortaya konacak, daha sonra da Hz. PeygamberÔÇÖin konuyla alakali olan beden dilinden ├Ârnekler ele alinacaktir.

 

A. Beden Dilinin Kapsami ve ├ľnemi Bug├╝ne kadar yapilan arastirmalar, s├Âzel olmayan bir milyon hareket ve isaret kaydetmislerdir. Ortalama bir insanin bir g├╝n i├žerisindeki s├Âzc├╝klerle konusma s├╝resi toplam on bir dakika civarinda olup, orta uzunlukta bir c├╝mle 2,5 saniye s├╝rmektedir. Insanlar geri kalan s├╝rede ise beden dilini kullanmaktadirlar. Insanlar mutlu olduklarinda g├╝l├╝mserler; ├╝zg├╝n ve kizgin hallerinde ise kaslarini ├žatarlar. Kafa sallama neredeyse evrensel olarak evet ve onay anlamina gelir; hayir ve reddetme anlaminda kafayi iki yana sallama da evrensel bir davranis olup, bebeklikten itibaren kullanilir. Omuz silkme hareketi de karsisindakini onaylamadigi anlamina gelen evrensel bir beden dilidir. Iletisimde karsilikli olarak y├╝z y├╝ze konusmada s├Âzel ├Âge %35 iken, s├Âzel olmayan yollarin orani ise %65 olarak tespit edilmistir. Bunun yani sira bir mesajin toplam etkisinin yaklasik %7ÔÇÖsinin s├Âzel (sadece s├Âzc├╝kler), %38ÔÇÖinin sesli (ses tonu, sesin y├╝kselip al├žalmasi ve diger sesler) ve %55ÔÇÖinin de s├Âzel olmayan ├Âgelerden (beden dili) olustugu ifade edilmistir. Ayrica son d├Ânemde yapilan arastirmalar beyne iletilen bilgilerin %87ÔÇÖsinin g├Âzler, %9ÔÇÖunun kulaklar ve %4ÔÇÖ├╝n├╝n de diger duyular araciligiyla iletildigini g├Âstermektedir. Daha a├žik bir ifadeyle g├Âzlerimizle d├╝s├╝nd├╝g├╝m├╝z├╝ s├Âylemek de abartili olmaz. Beden dili, s├╝phesiz s├Âzel dilden ├žok daha etkindir. ├ľrnegin hi├ž kimse hastahane koridorlarinda ÔÇťl├╝tfen konusmayiniz!ÔÇŁ yerine ÔÇťsus!ÔÇŁ isareti yapan hemsire resmini unutamaz. S├Âz dili genellikle d├╝s├╝ncelerin, beden dili ise duygularin terc├╝mani olmaktadir. Esasen t├╝m diger diller gibi v├╝cut dili de s├Âzc├╝kler, c├╝mleler ve noktalama isaretlerinden olusur. Bu nedenle hareket gruplari tek tek degil, toptan degerlendirilmelidir. Kaldi ki biz farkinda olmasak da beynimiz karsimizdaki kisinin beden dilini toptan degerlendirecektir. Hemen her insan beden dilini kullandigi halde neyi nasil kullandigini kendisiyle ilgili g├Âzlem yapmadan fark edememektedir. Genellikle baskalarina g├Ânderdigimiz g├Ârsel mesajlari nesnel olarak bildigimizi saniriz. Oysa g├Âr├╝n├╝s├╝m├╝zde ├Ânemli buldugumuz seyleri fark edemezken, nadiren farkina vardigimiz y├╝z ifadeleri ile beden dili yorulmak bilmeden dis d├╝nyaya hayat├« sinyaller g├Ândermektedir. Beden dilinizin sinyalleri sizinti olarak adlandirilir; zira siz baska bir sey anlatmaya ├žalisiyorken, ger├žek, g├Ârsel olarak bedeninizden sizar. Nitekim bir kimse ile konusurken onun istedigi b├╝t├╝n cevaplari dogru bir bi├žimde verseniz, ancak bu arada durmadan ayaklarinizi sallamis ve sa├žlarinizla oynamis iseniz, beden diliniz s├Âzlerinizi yalanlayacaktir. Fakat surasi da bir ger├žektir ki, eger insanlar sizden hoslaniyorlarsa yanlis yaptiginiz bir ├žok seyi affederler. Aksine sizden hoslanmiyorlarsa ne yaparsaniz yapin faydasi olmayacaktir. Asiri derecede sikilgan ya da kederli insanlar genellikle hosa gitmezler. S├Âzel dille beden dilin uyumu ancak beden dilinin anlami kavranarak saglanabilir. Ne var ki, ├žogu kimse kendi v├╝cudunun hangi dili konustugunu fark edemez. Kisinin kendini tanimasi, sadece kendi genel ve ├Âzel yeteneklerini ilgi ve ihtiya├žlarini, yeterlik ve yetersizliklerini bilmesi demek degildir. Baskalarinin onu nasil g├Ârd├╝g├╝n├╝ de bilerek kendisi hakkinda realist bir benlik imaji gelistirmesi gereklidir. Icabinda bu benlik imgesi ├žesitli durumlar i├žin bir benlik olacaktir ve bunlarin tamami da birey i├žin olagan kabul edilecek imgeler olacaktir. Bu suretle birey, ├žesitli durumlarda herhangi bir uyum g├╝├žl├╝g├╝ne ugramadan durumun gerektirdigi benlik imgesine g├Âre uyumunu saglayabilecektir. ├ľrnegin, bir kimseye kollarini g├Âgs├╝nde kavusturdugu zaman hangi kolunu ├╝stten ge├žirdigi sorulsa, b├╝y├╝k bir olasilikla bir m├╝ddet d├╝s├╝necek ya da ancak kollarini kenetleyerek cevap verebilecektir. Sunu da belirtelim ki, kadinlar k├╝├ž├╝k ayrintilar konusunda dogustan gelen bir yetenek sayesinde erkeklerden daha hassastir. Kadin sezgileri s├Âzel olmayan isaretleri yakalamak ve ├ž├Âzmek konusunda daha basarilidir. Belki de onlar bu sayede bebekleriyle daha iyi iletisim kurmaktadirlar. B. Beden Dilinin T├╝rleri S├Âzel olmayan ifadelerimiz, genel olarak jestler, mimikler ve durus olarak ├╝├že ayrilmaktadir. Eller ve kollarla yapilan hareket ya da isaretlere jest adi verilirken; kas, g├Âz ve y├╝z ifadeleri de mimik olarak adlandirilmaktadir. Diger yandan kisinin y├╝r├╝mesi, ayakta durmasi, oturmasi, d├Ân├╝sleri ve genel hatlariyla zihnimizde canlandirdigimiz silueti de o kimsenin durusu ya da tavri olarak tanimlanmaktadir.

 

1. Jestler: Isaret, duygu, taklit, aksiyon ve heyecan jestleri seklinde ├žesitli t├╝rleri olan jestin isaret jestleri de kendi i├žerisinde yer, durum, boyut, sekil, hareket ve sayi belirten isaret jestleri gibi kisimlara ayrilmaktadir. Insanlarin bazan farkinda olmadan kullandiklari bu isaretler iyi okundugu zaman karsidakini anlamak ├žok daha kolay olmaktadir. Bunlardan ├Ânemli g├Âr├╝lenler asagida su sekilde a├žiklanmaktadir.

a. Eller: Elleri birbirine kenetlemek, kisinin olumsuz bir yaklasimi dizginlemeye ├žalistigini g├Âstermis olmaktadir. Kalabalik ├Ân├╝nde konusma yapan birinin basina gelebilecek en rahatsiz edici seylerden biri konusmasi sirasinda dinleyicilerin eliyle agzini kapama durumudur. Ortam m├╝saitse ÔÇťsorusu olan var mi?ÔÇŁ veya ÔÇťbir yorumu olan var mi?ÔÇŁ, seklinde sormakta yarar vardir. Bu durumda gizlenen itirazlar ortaya ├žikmis ve o kisinin d├╝s├╝nceleri anlasilmis olur. Ellerini ovusturmak ├žogunlukla insanlarin olumlu beklentilerini ilettikleri s├Âzel olmayan yollardan biridir. Diger taraftan bir bardagin veya kadehin tek bir elle tutulmasi kolay iken iki elle tutmak, bir tedirginligin ifadesidir. B├Âylece kisi kendine bir koruma saglamis olmaktadir. Bu bir ├ži├žek veya el ├žantasi da olabilir. Topluluk ├Ân├╝nde saatiyle oynamak da kusku ve tedirginlik sonucudur. Halbuki korkulmasi gereken tek sey korkunun kendisidir. Kisinin kendi eliyle agzini kapamasi ya da burnuna dokunmasi daha ├žok olumsuz duygular tasir. Hatta yalanini ├Ârtmek i├žin yapilmis bir hareket de olabilir. ├ťst/ast iliskisinde ellerin ├žati seklinde birlestirilmesi ÔÇťHer seyi ben bilirimÔÇŁ tavrini g├Âsterir. Y├Âneticiler genellikle astlarina tavsiye veya talimat verirken bu hareketi kullanirlar. Isaret parmagi a├žik olarak eller ├žene ve y├╝ze konmussa bir degerlendirme isaretidir. Ellerini indirdiklerinde degerlendirme sona ermis demektir. G├Âzl├╝kl├╝ biri de bu durumda g├Âzl├╝g├╝n├╝ ├žikarir, bu hareket degerlendirmesinin bittigini g├Âsterir. Eller g├Âzlerle beraber yukari dogru kaldirilirsa y├╝kseklik, avu├žlar ve bakislar yere dogru uzanarak derinlik belirtir.

b. Avu├žlar: Avu├ž i├ži y├╝regin ├╝zerine bastirilarak sevgi ve heyecan anlatilir. G├Âgs├╝n ortasina bastirilirsa inanmak, iman etmek duygularini belirtir. Bu ara bas da biraz egilir. Avu├ž i├žleri birbirine yaklastirilarak darlik; uzaklastirilarak genislik anlatilir. Avu├ž i├ži yatay ve yere d├Ân├╝k olursa d├╝z olan bir seyi; asagi d├Ân├╝k ve hafif├že ├žukurlastirilmis olarak asagi yukari kisa kisa hareketler yapilirsa agirligi belirtir. Avu├ž asagi d├Ân├╝k olarak el, g├Âg├╝s hizasindan disari dogru hizli sallanirsa ├žabuklugu belirtir. Her iki kol ve avu├ž karsi tarafa a├žik tutulursa ÔÇťSana karsi d├╝r├╝st olacagimÔÇŁ demektir.

c. Kollar: Kollar disari gelecek sekilde kivrilmis oldugu halde v├╝cuttan gitgide ayrilirsa birbirinden uzaklasan seyleri g├Âsterir. Uzanmis ve birbirinden ayrilmis iki kol iki uzak mesafeyi g├Âsterir. Pek b├╝y├╝k bir seyi anlatmak i├žin iki kol yukari kaldirilarak birbirinden uzaklastirilir. Kollari birbirine kavusturma savunma amaci tasir. Iyi bir konusmaci kollarini baglamis seyirciye, ellerini a├žik bir vaziyette ileriye uzatarak ya da soru sorarak veya bir sey vererek kollarini a├žtirabilir.

d. Parmaklar: El jestlerinde ├Âzellikle isaret parmagi ├žok ├Ânemli bir rol oynar. Isaret parmagi kol ile beraber ├Âne dogru uzatilirsa isaret veya kovma anlami verir. Isaret parmagi b├╝k├╝lerek g├Âgse dogru ├žekilirse yaklasmayi, ├žagirmayi, yine isaret parmagi d├╝z olarak agza yaklastirilirsa susturmayi belirtir. Orta parmak bas parmaga ├žarpilarak saklatilirsa sabirsizlik, b├╝t├╝n parmaklar kapatilarak kuvvet ve azim, yumruk g├Âsterilirse tehdit anlatilir. Parmaklar b├╝k├╝lm├╝s olarak isaret parmagi bas parmaga s├╝rt├╝l├╝rse para isareti yapilmis olur. Eller birlestirilerek parmaklar birbirine ge├žirilirse yalvarma anlami verir. Pek k├╝├ž├╝k bir seyi anlatmak i├žin isaret parmaginin ucu ├╝zerine ayni elin bas parmagi ile dokunulur. Parmaklari masaya veya ayaklari yere vurmak ise sabirsizlik g├Âstergesidir. Parmaklarla sayi belirtirken bir sayisi isaret parmagiyla; iki, isaret ve orta parmakla; ├╝├ž, isaret, orta ve y├╝z├╝k parmagiyla; d├Ârt, basparmak hari├ž geriye kalan d├Ârt parmakla ve bes sayisi da bir elin parmaklariyla g├Âsterilir. Basparmak besinci anlamina gelmektedir.

e. Bacaklar: Otururken veya ayakta dururken bacaklarin pozisyonu da ├žok ├Ânemlidir. Bacaklardan birinin digerinden ayrilmis olarak ├Ânde durmasi kuvvet, ataklik ve siddetli duygulari anlatir. Ayaklarin ayni hizada birbirinden ayri durmasi rahatlik, kaygisizlik, meydan okuma veya durgunluk belirtir. Bacak bacak ├╝st├╝ne atilmis olarak otururken bir bacagin sik sik sallanmasi sabirsizlik ve sinirlilik belirtisidir. Bacak bacak ├╝st├╝ne atma hareketinin kavusturulmus kollarla bir araya geldigi pozisyonlarda kisi konusmadan ├žekilmis demektir. Bununla birlikte degisik toplum ve k├╝lt├╝rlerde saygisizlik anlamina gelebilecek oturus ve durus bi├žimlerine de dikkat etmek gerekir.

 

2. Mimikler: Y├╝z ifadesi, kas ve g├Âzlerin konusma esnasinda kullanimi, bakislar, basin durus ve hareketleriyle tanimlayabilecegimiz mimik hareketler, iletisim ve etkili bir imaj birakma hususunda olduk├ža ├Ânemli bir yer isgal etmektedir. Arastirmalara g├Âre y├╝zdeki seksen adale, yedi binden fazla y├╝z ifadesini yaratabilmektedir. ├çogumuz birisinin y├╝z ifadesinden onun mutlu ya da ├╝z├╝nt├╝l├╝ oldugunu veya korkmus olup olmadigini anlayabiliriz.

a. G├Âzler: G├Âzler yari kapali olursa k├Ât├╝l├╝k ve k├╝├ž├╝mseme, g├Âz kapaklarini indirerek saygi veya utanma anlatilir. G├Âzlerin iri iri a├žilmasi saskinlik, hiddet, hayret, dehset belirtisidir. Genel olarak yakin g├Âzl├╝g├╝ takanlar karsisindaki insanlara bakmak i├žin g├Âzl├╝g├╝n├╝ ├žikarmaktansa ├╝zerinden bakmayi tercih ederler. Halbuki bu bir saldirgan bakistir. Karsisindakiler kendilerini yargilaniyor hissederler ve olumsuz duygular beslerler. Bu sekilde g├Âzl├╝k takanlar g├Âzl├╝klerini ├žikarmali ve dinlerken ya da okurken geri takmalidirlar. Bu ayni zamanda kontrol├╝n kendinde oldugunu da g├Âsterir. Konusma esnasinda dost├ža ve sicak bir y├╝zle insanlara gruplar halinde bakilmalidir. K├╝├ž├╝k bir gruptan digerine ya da bir bireyden ├Âtekine bakarken bir ka├ž saniye duraksamali, sanki her bir grupla bir mini sohbet yapiyormus gibi konusmalidir.

b. Kaslar: Kaslar ├žatilarak derin d├╝s├╝nceyi, sertligi, saglam bir iradeyi belirtir. Kaslarin baslangi├ž kisimlarina yukari dogru kalkip u├ž kisimlarinin asagi inmesi istirap anlatimidir.

c. Agiz ve Dudaklar: Dudaklarin yari a├žik durusu hayret ve sevinci, ├žok a├žilmasi saskinligi anlatir. Dudak kenarlarinin asagiya inmesi ├╝z├╝nt├╝y├╝, dudaklarin b├╝z├╝lerek ├Âne dogru uzamasi susmayi ve somurtmayi belirtir. Alt ├ženenin biraz ├Âne ├žikmasi gaddarligi, dislerin birbirine vurmasi ├žilgin bir hiddeti anlatir.

d. Ba┼č: Ba┼č─▒n ├Âne dogru durusu merak ve gaddarligi; geriye ├žekilmesi saygisizlik, korku; yana dogru hafif├že egilmesi kayitsizlik, acima; ├Âne dogru d├╝smesi utan├ž ve korku belirtir. Basi yukaridan asagiya sallamak dogrulama, ├Ânden arkaya kaldirmak inkar etme anlamina gelmektedir. Dinleyicilerin kafalari hafif yana egik ise konusmayla ilgilendiklerini g├Âsterir. Iyi bir konusmaci dinleyenleri uyarmak i├žin bir takim yollar denemelidir.

 

3. Duru┼č: Ayakta durma ve oturus sekilleri, y├╝r├╝y├╝s tarzi, v├╝cudun hareketleri, karsimizdakilerle aramizdaki fizik├« ve sosyal mesafeler, is becerileri, h├╝nerler, n├╝kteler, sakalasmalar, sosyal ve siyas├« stat├╝ler kisinin toplum i├žerisindeki konumunu belirler. Bununla birlikte v├╝cut kontrol├╝ de bu imaji sekillendirmede ├Ânemli bir yer tutar. Iyi bir izleyici karsidaki kisinin v├╝cut hareketlerinden/durusundan muhatabinin duygularini okuma imkanina sahiptir. Durus ya da tavir dedigimiz imajin olusmasinda ilk izlenimlerin ├žok b├╝y├╝k bir etkisi oldugu muhakkaktir. Ilk defa karsilasan iki kisi arasinda ilk izlenimin d├Ârt saniye i├žinde olustugu bildirilmektedir. K├Ât├╝ bir izlenimi silmek i├žin ise d├Ârt yil beklemek gerekebilir. D├╝nyanin en g├╝zel sa├žlarina, en g├╝zel g├╝l├╝mseyise, en g├╝ze sese ya da her ne ise ona sahip olabilirsiniz. Ama iki dakika sonra size b├╝t├╝n bir kisi olarak bakilacaktir. Sizin ├žesitli y├Ânlerinizle ilgili t├╝m izlenimler tek ve tam bir b├╝t├╝nsel resim halinde ortaya ├žikacaktir. Ilk izlenimleri daha da tehlikeli kilan sey, bunlarin kolayca kendi kendini dogrulayan bir kehanete d├Ân├╝smesinden kaynaklanir. Eger ilk bakista bir insanin g├Âr├╝n├╝s├╝nden hoslanmazsak, ona karsi olumsuz davraniriz. Onlara karsi davranisimizi fark ettiklerinde onlar da ayni sekilde karsilik verirler. Bu bizi daha da sevindirir; ├ž├╝nk├╝ sezgilerimiz hakli ├žikmistir. K├Ât├╝ birini hemen tanima yetenegimize bir kez daha g├╝venerek mutlu bir sekilde yolumuza devam ederiz. Dolayisiyla s├Âzl├╝ olarak konusmadan ├Ânce v├╝cudumuzun karsi tarafa ne s├Âyledigini ├žok iyi kontrol etmeliyiz. V├╝cudun b├╝z├╝lmesi, sirtin kamburlasmasi, kollarin g├Âvdeye yapistirilmasi yilginlik ve utanma belirtisidir. Bunun aksi hayranlik ve zafer anlatir. Igrenmede v├╝cut geriye dogru; istek, merak ve ataklikta ise ileriye dogru gider. Yana ve geriye dogru uzanarak oturmak ahlak zayifligini ve fizik yetersizligini anlatir. V├╝cudun ├Âne dogru egilmesi saygi belirtisidir. a. Kisisel Alan Her insanin bir kisisel alani vardir. Bu alanlar karsisindaki kisinin yakinlik derecesine veya stat├╝s├╝ne g├Âre degisir; azalip artabilir. Bu alanlar genel anlamda d├Ârt b├Âlge olarak tanimlanmaktadir.

1) Mahrem B├Âlge (15-45 cm. arasinda) En ├Ânemli b├Âlge burasidir. Sadece o kisiye duygusal olarak yakin olan kisilerin bu b├Âlgeye girmesine izin verilir. Ana, baba, eslerin ve ├žocuklarin girebilecegi mesafedir.

2) Kisisel B├Âlge (46-122 cm. arasinda) Toplantilarda, ofiste, kokteyllerde, sosyal etkinliklerde ve arkadas toplantilarinda bu mesafe uygundur.

3) Sosyal B├Âlge (122 ÔÇô 360 cm. arasi) Yabancilar, evde tamir yapan tesisat├ži, postaci, bakkal, isyerindeki eleman vs. kisilerle aradaki mesafe bu sekilde ayarlanmalidir. Aksi halde yanlis anlamalara sebep olabilir. 4) Ortak B├Âlge (360 cm.ÔÇÖden fazla) Kalabalik bir gruba hitap edildiginde bu mesafe rahat edilebilecek bir mesafedir. Daha yakin mesafeler veya arkasi a├žik olan konusma mekanlari konusmaciyi tedirgin edebilir.

 

B. Iktidar Talep Eden Duruslar Birinin koltugunun arkasinda durarak o ├žalisirken omzunun ├╝zerinden yazdiklarini okumak, birinin masasinin ├╝zerine oturmak, birinin masasina yaslanmak, birini selamlarken koltuktan kipirdamamak, el sikisirken elinin ucunu kullanarak ├╝st├╝n oldugunu g├Âstermek, karsisindaki kisinin elini sert sikarak kurbaninin elini acitmak ve biriyle konusurken ona mahrem mesafesinde durmak iktidar talep eden duruslardir. ├ťzerinde oturan insan kadar koltugun kendisi de bir ├╝st├╝nl├╝k isaretidir. Bazi patronlar b├╝y├╝k koltuklardan hoslanirlar. I├ži doldurulmus yumusak, ├žogu zaman siyah, kolluklu ve arkalikli deri koltuklari severler. Bu koltuklar b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de arkaya yaslanabilir; ├Âne egilme pozisyonunu da rahat├ža destekleyebilir. Hi├ž kimse al├žak, kolsuz ve saglam g├Âr├╝nmeyen bir koltukta ├╝st├╝nl├╝k taslayamaz. ├ťst├╝n bir tip genelde ayaklarini masanin altina uzatarak oturur. Asiri g├Âz temasi meydan okuyucu ve saldirgan g├Âr├╝nmeye sebep olabilir. Hi├ž g├Âz temasinin kurulmamasi ise karsidakini hi├že sayma anlamina gelebilir.

 

C. Konusma Esnasinda Durus Iki kisi konusma esnasinda su alti degisik sekilde duruyor olabilir.

1) a ayakta b oturuyor

2) a ve b her ikisi karsi karsiya oturuyor

3) a ve b sirt sirta oturuyor

4) 2 m. kadar uzakta duruyorlar

5) Ikisi de oturuyor ve mesafe ├žok yakin

6) Ikisi de karsi karsiya oturuyor fakat biri baska yere bakiyor

Bunlar i├žerisinde iletisimde en etkili olan kisisel b├Âlge mesafesinde (46-122 cm) karsi karsiya oturmaktir. B├Âyle bir oturusta her iki kisi de birbirine g├╝ven duyarlar ve s├Âyleneni dinlerler. G├Âr├╝smelerde veya rehberlikte arada masa olumsuz bir etkendir. Nitekim konuyla ilgili yapilan arastirmalardan edinilen verilere g├Âre doktor hasta iliskilerinde arada masa oldugunda sadece %10 kendini rahat hissederken, masanin olmadigi ortamlarda bu oran %55ÔÇÖe y├╝kselmistir. Masa kullanilacaksa bile g├Âr├╝sme yapilan kisiyle masada karsi karsiya oturmamaya ├žalisilmalidir. B. Hz. PeygamberÔÇÖin Beden Dili Hz. Peygamberin risalet hayatiyla ge├žirdigi yirmi ├╝├ž yil zarfinda kendisinden varid olan s├Âzleri, hal ve hareketleri titizlikle takip edilmis ve s├╝phesiz bir kismi da kayda ge├žirilmistir. ├ľzellikle hadis kaynaklarinda onun s├Âzlerinin yanisira hareketlerinin ve tavirlarinin ├Ârneklerini bulmak m├╝mk├╝nd├╝r. Kaynaklar bu g├Âzle incelendiginde Hz. Peygamberin beden diliyle ilgili olarak yeterli dok├╝manin oldugu g├Âr├╝lmektedir. S├Âzkonusu bilgiler isiginda Hz. Peygamberin jestleri, mimikleri ve durusu asagida ├Ârnekleriyle ortaya konulacaktir.

 

1. Jestleri: Her insan ├Âzellikle konusma esnasinda az ya da ├žok hareket yapar, ellerini hareket ettirmezse basini hareket ettirir. Basini hareket ettirmezse omzunu; omzunu hareket ettirmezse en azindan y├╝z├╝n├╝n ifadesini veya bakislarini degistirir. Bu isaretlerin muhatap ├╝zerinde tesirli olmasi ve s├Âz├╝n dogru anlasilmasina yardim edebilmesi i├žin m├╝nasip yerde ve zamanda yapilmasi gerekmektedir. Hz. PeygamberÔÇÖin iletisim esnasinda yaptigi isaretler incelendiginde onun el ve parmaklarini daha ├žok kullandigi g├Âr├╝lmektedir. Bu nedenle jestlerle ilgili bilgiler bu iki baslik altinda toplanmistir.

a. Eller: Allah Res├╗l├╝, ├Âzellikle egitim ve ├Âgretim sayilabilecek hitaplarinda jestleriyle de konusmalarina bir canlilik getirmis ve dinleyenlerin dikkatini konu etrafina toplamayi basarmistir. Nitekim ├žogu zaman yaninda tasidigi asasi ile mevz├╗ya canlilik getiren jestler yapmistir. Bir g├╝n minberde konusurken elindeki asa ile minbere vurarak: ÔÇťBu TaybeÔÇÖdir (Medine). Bu TaybeÔÇÖdir. Dikkat edin! Buna Mekke ile MedineÔÇÖye DeccalÔÇÖin giremeyecegini size anlatmistimÔÇŁ buyurmustur. Bug├╝n de konusurken ├Âzellikle de harita ├╝zerinde bir konudan bahsedilirken isaret ├žubugu kullanilmaktadir. Hz. Peygamber anlattigi konuyu dinleyenlerin zihninde canlandirmak i├žin soyut kavram ve ifadeleri somut hale getirmis ve muhataplarinin anlayacagi seviyeye indirgemistir. Cennete ilk giren kimsenin kendisi olacagini anlatirken, Cennetin kapisini nasil ├žalacagini hareketleriyle izah etmeye ├žalismistir. Bu olaya sahit olan Enes b. Malik (93/712), Hz. PeygamberÔÇÖin ÔÇťCennetin kapisini ilk defa ├žalan ben olacagimÔÇŁ derken eliyle sanki bir kapiyi tikliyormus gibi kapi halkasini tutup ├žaldigi hala g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝nde, demektedir. Hz. Peygamber kader konusunda ashabina bilgi verirken eliyle sakalini tutmustur. Hadis sarihleri bu davranisin onun teslimiyetini anlattigini; zira eliyle sakali tutmanin o d├Ânemde Araplar arasinda teslimiyeti ifade ettigini bildirmektedirler. Ayrica s├Âz konusu hadis, raviler tarafindan ÔÇťm├╝selselÔÇŁ olarak (her ravi, eliyle peygamberin yaptigi gibi sakalini tutarak) rivayet edilmistir. Hz. Peygamber, egitim ├Âgretim esnasinda ellerini m├╝kemmel bir sekilde kullanmistir. Nitekim ilim bakimindan sahabenin ileri gelenlerinden Abdullah b. Mesud (├Â. 32/652), Hz. PeygamberÔÇÖin kendisine tesehh├╝d duasini ├Âgretirken elini tutugunu haber vermektedir. Bir baska rivayette ise elleri yerine sa├žini tuttugu bildirilmektedir. Hz. Peygamber, ├Ânemli g├Ârd├╝g├╝ seyleri yeri geldiginde eliyle isaret ederek s├Âylerdi. ├ľrnegin, Ensardan bir zat Hz. PeygamberÔÇÖe, ÔÇťY├ó Res├╗lallah! Senden bir takim s├Âzler isitiyorum ancak ezberleyemiyorumÔÇŁ dediginde Allah Res├╗l├╝ ona, ÔÇťSag elinden yardim alÔÇŁ demis, bunu s├Âylerken de eliyle yazi yazar gibi yapmistir. Yine Peygamberin eliyle isareti hususunda sahabeden Abdullah b. Amr (├Â. 65/684)ÔÇÖin anlattigi su olay da g├╝zel bir ├Ârnek teskil etmektedir. Abdullah s├Âyle anlatiyor: Res├╗lullahÔÇÖtan duydugum her seyi yaziyordum. Bir m├╝ddet sonra Kureyslilerden bazilari beni bundan alikoymak istedi; Allah Res├╗l├╝ bir beserdir. O kizginlik halinde de neseli haldeyken de konusurken sen nasil olur da her seyi yazarsin dediler. Ben bu durumu Res├╗lullahÔÇÖa arz ettim. Elini agzina g├Ât├╝rerek, ÔÇťYaz! Nefsim elinde olan AllahÔÇÖa yemin olsun ki, buradan haktan baska bir sey ├žikmazÔÇŁ buyurdu. Allah Res├╝l├╝ bir g├╝n cemaate yatsi namazi kildiriyordu. Ancak namazi d├Ârt rekat yerine iki rekat kildirdi ve selam verdi. Sonra kalkti mescidin i├žerisinde yere konmus ahsap bir sedir gibi bir seye yaslandi. Sanki kizgin gibiydi. Sag elini sol elinin ├╝zerine koydu ve ellerinin parmaklarini birbirine kenetledi, sag yanagina da sol elinin disina dayadi. Namaz bitti diye acele edip mescidin disina ├žikanlar birbirlerine namaz mi kisaldi seklinde sordular. Aralarinda Hz. Eb├╗ Bekir ve Hz. ├ľmer de vardi. Ancak onlar da bir sey konusmaktan ├žekiniyorlardi. Sahabe arasinda elleri uzun oldugu i├žin kendisine ÔÇťZ├╝lyedeynÔÇŁ lakabi verilen kisi peygamberin yanina geldi ve, Ya Res├╗lallah! Sen mi unuttun yoksa namaz mi kisaldi? Diye sordu. Allah Res├╗l├╝ de, ÔÇťne ben unuttum, ne de namaz kisaldiÔÇŁ buyurdu ve yanindakilere, ÔÇťZ├╝lyedeynÔÇÖin dedigi dogru mu?ÔÇŁ diye sordu. Oradakiler ÔÇťevetÔÇŁ deyince kalkti namazini tamamladi ve sehiv secdelerini yapti. Bu olayda Hz. Peygamber kendisinin ├╝z├╝nt├╝l├╝ ve d├╝s├╝nceli oldugunu s├Âzle ifade etmese de onun hareketlerinden yani beden dilinden bu durum gayet net olarak anlasilmaktadir.

b. Parmaklar: Hz. PeygamberÔÇÖin ArafatÔÇÖta y├╝z bin civarinda insana karsi veda hutbesini irad ettikten sonra teblig ettim mi? Seklinde sordugu ve sonra da sahadet parmagini insanlara ├ževirerek ÔÇťSahid ol Allahim!ÔÇŁ dedigi bilinmektedir. Yine o, Muaz b. CebelÔÇÖe (18/639) tavsiyede bulunurken dilini eliyle tutarak ÔÇťIste bunu muhafaza etÔÇŁ demistir. Res├╗lullah, Muaz b. CebelÔÇÖe sadece s├Âzle ÔÇťdilini muhafaza etÔÇŁ diyebilirdi; ancak burada da g├Âr├╝ld├╝g├╝ gibi daha etkili olan g├Ârsel metodu kullanmistir. Abdullah b. Eb├« Evf├óÔÇÖdan rivayet edildigine g├Âre, bir yolculuk esnasinda Hz. Peygamber, hizmetindeki birine g├╝nes battigi bir sirada, ÔÇťi├žecek bir seyler ver iftar edecegimÔÇŁ dedi. Adam, ÔÇťY├ó Res├╗lallah! H├ól├ó g├╝nd├╝z aydinligi var. Simdi iftar olur mu?ÔÇŁ diye saskinligini arz etti. Hz. Peygamber tekrar i├žecek istedi; adam ayni seyleri s├Âyledi. Peygamber ├╝├ž├╝nc├╝ kez isteyince adam i├žecek getirdi. Allah Res├╗l├╝ orucunu a├žti ve eliyle dogu tarafini g├Âstererek bir hat ├žizer gibi, ÔÇťBak! Aksam bu taraftan b├Âyle karardigi vakit oru├žlu iftar ederÔÇŁ buyurdu. Hz. Peygamber Ramazan orucu i├žin hilalin g├Âzetilmesinden ve kamer├« aylarin 29 ve 30 g├╝n ├žektiginden bahsederken, ÔÇťBiz ├╝mm├« bir topluluguz; yazi yazmayi, hesap yapmayi bilmeyiz. Ay su kadar, su kadardirÔÇŁ demis ve iki elinin parmaklariyla ├╝├žer kez isaret ederek bir defasinda 30, diger seferin ├╝├ž├╝nc├╝s├╝nde bir bas parmagini kapatarak 29ÔÇÖa isaret etmistir. Bir baska zaman da secde uzuvlarini anlatirken parmagiyla secde azalarina tek tek g├Âstermistir. Takvanin s├Âzle ya da sekille olmadigini kalpte oldugunu anlatirken de ÔÇťTakva iste buradadirÔÇŁ seklinde parmagiyla kalbine isaret ettigi bildirilmektedir. Yine o, kiyametin yakin olusunu anlatmak i├žin sahadet ve orta parmagini g├Âstererek ÔÇťBen ve kiyamet iste bu ikisi gibiyizÔÇŁ demistir. M├╝minlerin birbirine sahip ├žikmalarini ve aralarinda olmasi gereken iliski ve samimiyeti anlatirken ÔÇťM├╝minler tipki bir bina gibidir. Birbirlerine destek olur ve ayakta tutarlarÔÇŁ demis, bu s├Âzleri s├Âylerken de iki elini parmaklarini birbirine kenetlemistir. O bu hareketiyle birlik ve beraberligin ├Ânemini m├╝kemmel bir ├╝slupla anlatmistir. Hz. PeygamberÔÇÖin elleriyle ve parmaklariyla beden dilini kullandigi yukarida zikredilen ├Ârneklerden de anlasilmaktadir. Ancak bu hi├žbir zaman uygunsuz, yersiz ve asiri olmamistir. Nitekim Medine Valisi Bisr b. MervanÔÇÖin (├Â. 75/794) hutbede iki elini birden kaldirarak asiri derecede hareketler yapmasini g├Âren ├ťm├óre b. Ruveybe, ona agir s├Âzler s├Âylemis ve Res├╗lullah sahadet parmagini kaldirmaktan ├Âte bir hareket yapmazdi diyerek valiyi uyarmistir. ├ťmareÔÇÖnin bu tepkisinden de Peygamberin hutbe esnasinda dikkat ├žekecek kadar asiri sekilde el, kol hareketi yapmadigi anlasilmaktadir. Onun makaminda s├Âz s├Âyleyen hatipler i├žin bu durumun dikkate alinmasi gerekir.

 

2. Mimikleri: Edeb bakimindan insanlarin en g├╝zeli olan Allah Res├╗l├╝ ├žok kibar ve n├ózik biriydi. Onun engin sefkat ve merhamet hisleri, i├žindeki duygularini aninda disa yansitir, pek ├žok d├╝s├╝ncesi y├╝z ifadesinden adeta okunurdu. Onun duygu ve hisleri kimi zaman g├Âz yasi olmus, kimi zamanda alninda kabaran bir damar olarak ortaya ├žikmistir. Yapmacik hareket etmeyen, g├Âz boyamaya ve g├Âsteris yapmaya ├žalismayan bir insanin tabi olan y├╝z ifadeleri neyse Peygamberin i├žinden ge├žirdikleri de ayni sekilde y├╝z├╝ne yansimaktaydi. Asagidaki ├Ârnekler Hz. PeygamberÔÇÖin mimiklerinin ne kadar dogal oldugunu ortaya koymaktadir.

a. Y├╝z ─░fadesi: Res├╗lullahÔÇÖin konusmasi mimiklerle ayri bir degere ulasir. Muhataplari kendine hitap eden Res├╗lullahÔÇÖin s├Âyleyecegi s├Âzleri onun y├╝z├╝nden de okuma imkanini bulmustur. Daha s├Âze baslamadan ├Ânce nasil, ne tarzda bir konusma yapacaginin kestirildigi zamanlar olmustur. Hz. Peygamber kizdigi zaman alninin ortasindaki damar siser, g├Âzleri kizarirdi. Sahabe Peygamberin kizdigini b├Âylece anlarlardi. Bir g├╝n Hz. AiseÔÇÖnin yanina girdiginde onun yaninda yabanci birini g├Âr├╝nce hoslanmamis ve bunu da y├╝z ifadeleriyle hissettirmisti. Hz. AiseÔÇÖde o kisinin s├╝t kardesi oldugunu a├žiklamistir. Diger taraftan KaÔÇÖb b. M├ólik (50/670) t├Âvbesinin kabul├╝n├╝ anlatirken Res├╗lullahÔÇÖin kendini sevin├žten parlayan bir y├╝zle karsiladigini ve s├Âyle dedigini s├Âylemektedir: ÔÇťAnandan dogdugundan beri senin i├žin en hayirli g├╝n├╝ m├╝jdelerim bu g├╝n├╝ÔÇŁ. KaÔÇÖb der ki, Res├╗lullah (a.s.) sevindigi zaman y├╝z├╝ nurlanir, sanki ay par├žasi gibi olurdu. Onun bu durumunu biz anlardik.

b. Ka┼č G├Âz ─░┼čaretleri: Hz. Peygamber bir kimseyi k├Ât├╝leyecek sekilde kas g├Âz isareti yapmaz bunun yapilmasina m├╝saade de etmezdi. MekkeÔÇÖnin fethinden sonra ├Âl├╝m emri verilenlerden Abdullah b. SaÔÇÖd b. EbiÔÇÖs-Serh, Hz. Peygamberin huzuruna gelerek eman diledi ve beyat etmek ├╝zere Hz. PeygamberÔÇÖin eline sarildi. Ras├╗lullah onun beyatini almadi ancak ├╝├ž├╝nc├╝ kez istemeyerek kabul etti; adam da ├Âld├╝r├╝lmekten kurtuldu. Daha sonra Hz. Peygamber ashabina, ÔÇťBenim davranisimi g├Ârd├╝g├╝n├╝z halde neden adami ├Âld├╝rmediniz, diye sitem etti. Ashab, ÔÇťYa Res├╗lallah! Bize bir g├Âz isareti yapsaydin onun isini bitirirdikÔÇŁ dediler. Bunun ├╝zerine Hz. Peygamber, ÔÇťBiz peygamberlere g├Âzlerin hiyaneti yakismazÔÇŁ buyurdu. Hitabet esnasinda g├Âzleri yummak veya s├╝rekli baska yerlere bakmak b├╝y├╝k hatadir. Usta hatipler g├Âzleriyle dinleyicilerini s├╝rekli denetim altinda tutarlar. Hz. Peygamber, cemaate hitap ederken tek bir noktaya bakmaz, kendini dinleyenlerini kontrol edecek sekilde her y├Âne bakardi.

 

3. Duru┼ču: S├╝phesiz Hz. Peygamberin beden dili denildiginde ilk akla gelen onun durusudur. S├╝k├╗tunun dahi dini a├židan bir anlami olan AllahÔÇÖin el├žisinin durusuyla olusturdugu imaj onun ger├žek ve en etkili y├╝z├╝d├╝r ki, bu bir y├Ân├╝yle de ahlaki olarak tezah├╝r etmistir. Onun ahl├óki ise adeta canli bir KurÔÇÖanÔÇÖi temsil etmektedir. Dolayisiyla o durusuyla bir anlamda bize KurÔÇÖanÔÇÖin ├Âng├Ârd├╝g├╝ insan tipini de g├Âstermis olmaktadir. Durus ve davranislari tamamlayan en ├Ânemli fakt├Ârlerden biri kiyafettir. Kiyafetin ├žogu kimse ├╝zerindeki etkisi inkar edilemez. Bu nedenle Hz. PeygamberÔÇÖin durusu anlatilirken dogrudan ilgisi olmasa da, onun kiyafeti hakkinda da kisaca bilgi vererek konuyu ele almak yerinde olacaktir.

a. K─▒yafet: Hz. Peygamber ├žesitli renk ve desenlerde elbiseler giymistir. Ancak onun daha ├žok beyaz renkli elbiseleri tercih ettigini biliyoruz. O toplumda diger insanlarin giydigi kiyafetleri giymis, elbisenin temiz ve yirtiksiz olmasina dikkat etmistir. Ayrica kendisine getirilen hediye giysileri de kullanmistir. Y├╝n, keten ve pamuklu giysiler giymis ancak ipek kumastan yapilmis elbiseleri kullanmamistir. Res├╗lullah (a.s.) daima g├╝zel kokar, sa├ž ve sakalinin bakimina son derece dikkat ederdi. Sakalini hi├žbir zaman daginik birakmamis, bunu baskalari i├žin de hos karsilamamistir. Itikafta oldugu zamanlarda bile basini mescidden odasina uzatarak hanimlarina sa├žlarini yikatmistir. O sa├žini ve sakalini kontrol etmek i├žin ayna kullanmis, g├Âzlerine s├╝rme ├žekmistir. ├ľte yandan ├žirkin olacagi i├žin sadece tek ayaga ayakkabi giyilmesini yasaklamistir.

b. Ki┼čisel Mesafe: Hz. Peygamber eslerine, ├žocuklarina ve torunlarina daha bir yakin durmus, yakinlik derecesine g├Âre bu durusunu ayarlamistir. Kizi Hz. F├ótimaÔÇÖyi alnindan ├Âpmesi, onun yatagina oturmasi ve torunu Hz. Hasan ve H├╝seyinÔÇÖi kucaklayarak ├Âpmesi, onun fiziksel temasi kullanmasini g├Âsterdigi gibi, ayni zamanda yakinlari ve mahremleri i├žin kisisel alanlardan mahrem b├Âlgeyi kullanmasina da g├╝zel bir ├Ârnek teskil etmektedir. O, biriyle konustugu zaman onun y├╝z├╝ne bakar elini tutmussa o birakmadik├ža birakmaz, karsisindaki y├╝z├╝n├╝ baska tarafa ├ževirmedik├že o ├ževirmezdi. Hatta bir adam bir sey s├Âylemek gayesiyle Res├╗lullahÔÇÖin kulagina fisildayarak bir sey konussa, adam basini uzaklastirmadan Res├╗lullah basini uzaklastirmazdi. M├╝sl├╝manlarin birbirine g├╝ler y├╝zle bakmasini ├Âg├╝tleyen Hz. Peygamber y├╝z├╝nden s├╝rekli tebess├╝m├╝ eksik etmezdi. Konuyla ilgili olarak Eb├╗ Abdissamed s├Âyle anlatiyor: ├ťmm├╝ÔÇÖd-DerdaÔÇÖdan kocasi Eb├╝ÔÇÖd-Derd├óÔÇÖnin konusurken s├╝rekli tebess├╝m ettigini isitmistim. Eb├╝ÔÇÖd-Derd├óÔÇÖya dedim ki, ÔÇťIyi ama insanlar bu y├╝zden sana ahmak diyorlar.ÔÇŁ Bunun ├╝zerine Eb├╝ÔÇÖd-Derd├ó s├Âyle dedi: ÔÇťRes├╗lullahÔÇÖi ne zaman konusurken g├Ârsem o hep tebess├╝m ederdi.ÔÇŁ Durus ve tavir konusunda kisinin iyi bir dinleyici olmasi da ├Ânemlidir. Karsi tarafin derdini dinleyen ve ona saygi g├Âsteren birinin kendi s├Âz├╝ de dikkatle dinlenir. Aksi halde, s├╝rekli konusan ya da baskasinin konusmasini dinlemeyen kimseler iyi bir izlenim birakamazlar. Res├╗lullah kendisine k├Ât├╝l├╝k yapan d├╝smanlarini bile s├╝kunetle dinlemis, konusma sirasi kendine geldiginde s├Âz alarak konusmasina baslamistir. Nitekim, bir defasinda Utbe b. Rebia (2/624) ile yaptigi bir g├Âr├╝sme esnasinda, ÔÇťS├Âyle EbuÔÇÖl-Vel├«d! seni dinliyorumÔÇŁ demis, Utbe s├Âzlerini bitirip susunca, ÔÇťS├Âzlerini bitirdin mi? ey EbuÔÇÖl-Vel├«d!ÔÇŁ diye sormus, ÔÇťevetÔÇŁ cevabini aldiktan sonra: ÔÇťO halde sen de beni dinleÔÇŁ diyerek s├Âze baslamistir. Hz. Peygamber y├╝r├╝rken aciz ve tembeller gibi y├╝r├╝mez sert adimlarla y├╝r├╝rd├╝. Ardindan gelen kimse kendisine kolay kolay yetisemezdi. Hafif ├Âne egik gibi y├╝r├╝r, arkasindan seslenildiginde sadece boynunu ├ževirmez b├╝t├╝n v├╝cuduyla d├Ânerdi. Ihtiya├ž olmadik├ža konusmayan Allah Res├╗l├╝ÔÇÖn├╝n bazan uzun s├╝re s├╝k├╗t ettigi g├Âr├╝l├╝rd├╝. Onun bu sessizliginin hilim sifatindan, insanlari yaptiklarindan sakindirmak istemesinden, takririnden ya da tefekk├╝rden kaynaklandigi bildirilmektedir.

c. K├╝rs├╝ Kullanmas─▒: Hz. Peygamber kalabalik bir topluluga hitap ederken iyice g├Âr├╝necek sekilde y├╝ksek├že bir yere ├žikardi; bazan bir aga├ž k├╝t├╝g├╝, bazan bir k├╝rs├╝, bazan da bir kayanin veya devenin ├╝zerinde konustugu olmustur. Mescidde insanlara hitap ederken ├Ânceleri bir hurma k├╝t├╝g├╝n├╝n ├╝zerine ├žikan Hz. Peygamber, cemaatin artmasindan sonra yeni yaptirilan ├╝├ž basamakli bir minberin ├╝zerine ├žikarak konusmustur. Bir g├╝n safa tepesinde halka hitap ederken oradaki bir kaya ├╝zerine ├žikmis, ArafatÔÇÖta ve MinaÔÇÖdaki meshur veda hutbesini ise bir devenin ├╝zerinden irad etmistir. G├Âr├╝ld├╝g├╝ gibi Hz. Peygamber hitap ederken bir anlamda kalabaliga karsi k├╝rs├╝y├╝ en iyi sekilde kullanmistir. Bir liderin muhataplarin hafizalarinda olusturacagi imaj ve etki i├žin bu husus olduk├ža ├Ânemlidir.

d. V├╝cut Temas─▒: Hz. Peygamber v├╝cut temasini da yeri geldik├že ├žok g├╝zel bir bi├žimde kullanmistir. Onun uzaktan gelen sevdigi insanlari, veya ├žok yakin akrabalarini kucakladigi, bazan da ├Âpt├╝g├╝ ve bagrina bastigi bilinmektedir. Nitekim Cafer b. Eb├« T├ólib (8/629) Habesistan hicretinden MedineÔÇÖye d├Ân├╝s├╝nde, Hz. Peygamber de HayberÔÇÖin fethinden (6/627) hen├╝z yeni gelmisti. On ├╝├ž yil aradan sonra Cafer, Peygamberin huzuruna girdiginde, Res├╗lullah CaferÔÇÖi kucaklayarak iki g├Âz├╝n├╝n arasindan ├Âpm├╝s ve s├Âyle demisti: ÔÇťHayberÔÇÖin fethine mi yoksa CaferÔÇÖin gelisine mi daha ├žok sevindigimi bilemiyorum.ÔÇŁ Kuran-i KerimÔÇÖde de zikredildigi gibi Hz. Peygamber, M├╝sl├╝man olanlardan ÔÇťbeyÔÇÖatÔÇŁ alirken ellerini olarin elleri ├╝zerine koymus ├Âylece s├Âz almistir. Bu durum iletisim a├žisindan olduk├ža dikkat ├žekicidir. Res├╗lullah (a.s.) insanlarla v├╝cut temasi kurarak onlarla olan samimiyetini daha ├žok pekistirmis olmaktadir. Diger taraftan Hz. PeygamberÔÇÖin, ├žocuklarla iletisim kurabilmek i├žin onlarin anlayacagi ya da sevinecegi sekilde davrandigi g├Âr├╝lmektedir. Zaman zaman onlari devesine bindirerek gezdirir, onlara nasihat eder, onlarin sa├žini oksar, onlara saka yapardi. Hatta bir defasinda abdest alirken abdest suyunu agzina alip yanindaki ├žocugun y├╝z├╝ne p├╝sk├╝rtt├╝g├╝ bile olmustur. Onun bu yakin temasi ve dogal davranisi ├žocuklarin ilgisini ├žekmekte ve kendisini sevmelerine zemin hazirlamis olmaktadir.

 

SONUÇ

Iletisim alaninda yeni bir bilim olan beden dili konusunda ├žok kisa olan s├╝re i├žerisinde yapilan ├žalismalar, beden dilinin sosyal bir varlik olan insan hayatinda ne denli ├Ânemli oldugunu ortaya koymaktadir. AllahÔÇÖin insanlara vermis oldugu sekil ve g├Âr├╝n├╝s g├╝zelligi baskalari ├╝zerinde etkili olmak konusunda yeterli degildir. Bu sekil ve g├Âr├╝n├╝s g├╝zelligi duygularla, uygun jest, mimik ve tavirlarla desteklenmelidir. Insan hayatinda asil olan s├Âz dili degil beden dilidir. S├Âzel dil, bir anlamda beden dilini tamamlamaktadir. S├╝phesiz bir kimsenin kullandigi kelimeler onun s├Âz dagarcigini, s├Âz dagarcigi da o kisinin egitim seviyesini ve sosyal stat├╝s├╝n├╝ yansitir. Beden dili ise adeta s├Âzel ve s├Âzel olmayan malzemelerle hayatin b├╝t├╝n├╝n├╝n nakis nakis ├Âr├╝lmesidir. Dolayisiyla konusurken yanlis yapmamak i├žin kelimelerin ├Âzenle se├žildigi gibi, diger insanlar ve canlilarla iletisim kurarken istenmeyen bir izlenim birakmamak i├žin de beden dilinin ├Âzenle ayarlanmasi gerekmektedir. Hz. PeygamberÔÇÖin beden dili konusunda kaynaklarda yer alan bilgilerin konuya isik tutacak boyutta oldugu g├Âr├╝lmektedir. Ancak hak ve hukuk tanimayan insanlardan ├žok kisa s├╝rede meden├« bir toplum kurmus olan bir sahsiyetin beden dilini, s├Âzel dille ifade etmek m├╝mk├╝n olamamaktadir. Sayet bilim ve teknik gelismeler onun v├╝cut dilini tespit ederek seyredebilmeye olanak tanirsa, Hz. PeygamberÔÇÖi anlatmak i├žin s├Âze hacet kalmayacaktir.           

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 5.02.2010



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...