E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

─░slam D├╝┼č├╝ncesinde Tarihsel Din S├Âylemleri Olgusu

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
S├Ânmez Kutlu Mezhepler Tarihi T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 1815 Hit : 7440 Hata Bildirimi Tavsiye Et
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 ┘ů┘ćě▓┘äě¬ ě»┘Ő┘ć┘Ő ě╣┘ä┘ł┘Őěž┘ć-ě»┘Ő┘ćěî ┘ůě░┘çěĘěî ěĚě▒┘Ő┘éě¬ěî ┘â┌śěóěŽ┘Ő┘ć┘Őěî ě»ě▒ě│ě¬ ┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő ┘Őěž ┘üě▒ěž┘ż┘ćě»ěžě▒┘Ő
2 Yeni D├╝nya D├╝zeni Kar┼č─▒s─▒nda Alternatif Bir ─░slam Medeniyeti M├╝mk├╝n m├╝?
3 Tarihsel S├╝re├žte Alevili─čin Yaz─▒l─▒ Kaynaklar─▒nda Yap─▒lan Metin Tahrifat─▒
4 Tarihsel Muhammed ─░le Menkabevi Muhammedi Ay─▒rman─▒n ├ľnemi
5 Maturidi Ak─▒lc─▒l─▒─č─▒ ve G├╝n├╝m├╝z Sorunlar─▒n─▒ ├ç├Âzmeye Katk─▒s─▒
6 Kurana G├Âre Bar─▒┼č
7 ─░slam Mezhepleri Tarihinde Usul Sorunu
8 ─░slam D├╝┼č├╝ncesinde Tarihsel Din S├Âylemleri Olgusu
9 Imam al Maturidi and H─▒s Ep─▒stemology
10 Farkl─▒ ─░nan├ž Gruplar─▒ ve Din E─čitimi
11 Ehli Beyt Sembolik Kapitalinin Tarihi S├╝re├ž ─░├žinde Semerelendirilmesi
12 De─či┼čim S├╝recinde M├╝sl├╝manlar─▒ Bekleyen Baz─▒ Muhtemel Sorunlar
13 Cemaatlerin ─░slam─▒ Tebli─č Sorunu
14 Bilinen ve Bilinmeyen Y├Ânleriyle ─░mam Maturidi
15 Bar─▒┼č ├ľzg├╝rl├╝k ve Merhamet Peygamberi Hz. Muhammed
16 Alevilik Din mi Mezhep mi Tarikat m─▒?
17 39 Soruda T├╝rkiyede Alevilik Bekta┼čilik

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
manufacturer coupon for bystolic bystolic savings card
bystolic generic name linzess patient assistance what is the generic for bystolic

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

─░slam D├╝┼č├╝ncesinde Tarihsel Din S├Âylemleri Olgusu
 

G─░R─░┼×
─░slam d├╝┼č├╝nce tarihinde, di─čer teistik dinlerden Yahudilik ve Hristiyanl─▒k'ta oldu─ču gibi,  "dinin ne oldu─ču, nas─▒l anla┼č─▒laca─č─▒, nas─▒l a├ž─▒klanaca─č─▒, ne ┼čekilde yorumlanaca─č─▒, nas─▒l anlamland─▒r─▒laca─č─▒ ve ne ┼čekilde ya┼čanaca─č─▒ " konusunda  birbirinden farkl─▒  siyasi, itikadi, f─▒khi, i├žtimai, ahlaki ve felsefi  pek ├žok  s├Âylem geli┼čtirilmi┼čtir. Bireysel s├Âylemler olarak  Hz. Ali, Hz. ├ľmer, Muaviye, Hasan Basri, ├ľmer b. Abdilaziz, Ebu Hanife, Ebu Mansur el-Maturidi, Ahmed Yesevi, Yunus Emre, Hac─▒ Bekta┼č Veli,  Mevlana, ─░bn Arabi, ─░bn Haldun, Sultan Abd├╝lhamid, Muhammed Abduh, ─░kbal, Fazlurrahman, Seyyid Kutub, Ayetullah Humeyni ve di─čerlerinin din s├Âylemi; etnosantrik a├ž─▒dan  Emevi, Ha┼čimi, Arap, Acem, Fars, T├╝rk din s├Âylemi; politik -dini a├ž─▒dan Harici, M├╝rcii, ┼×ii, Mu'tezili, Ha┼čevi, Bat─▒ni, E┼č'ari, Maturidi, Selefi,  Ehl-i S├╝nnet, Nusayri, Yezidi, Vahhabi, Kadiyani ve sairenin din s├Âylemi; f─▒khi mezhepler olarak Hanefi, ┼×afii, Maliki, Caferi ve di─čerlerinin din s├Âylemi;  sufi tarikatlar olarak Nak┼či, Kadiri, R─▒fai, Alevi-Bekta┼či ve saire'nin din s├Âylemi; meslek gruplar─▒ esas al─▒narak politikac─▒, ahlak├ž─▒, filozof,  hukuk├žu, hadis├ži, sufi ve sairenin din s├Âylemi; metodolojik a├ž─▒dan ak─▒lc─▒/usuli, nakilci/ahbari, Rey Taraftar─▒,  Hadis Taraftar─▒,  bat─▒ni, zahiri,  sezgici/irfani, beyani, burhani din s├Âylemleri; ideolojik ve Oryantalist bir yakla┼č─▒mla Heteredoks ve Ortadoks din s├Âylemleri ┼čeklinde s─▒n─▒fland─▒rmak m├╝mk├╝nd├╝r.  ─░slam ├╝zerine geli┼čtirilen ├ža─čda┼č din s├Âylemlerinin bir k─▒sm─▒ bu tarihsel din s├Âylemlerinin uzant─▒lar─▒ olmakla beraber, genel olarak, geleneksel, modernist, radikal, fundamentalist, laik, ─░slamc─▒, resmi din s├Âylemi, partilerin din s├Âylemi;  sa─čc─▒, solcu, ateist din s├Âylemi, Nurcu, S├╝leymanc─▒, Fetullahc─▒, Cemat-i ─░slami, ─░hvanu M├╝slimin, Hizbu't-Tahrir, Hizbullah gibi Cemaatlerin din s├Âylemi;  tarikatlar─▒n din s├Âylemi, Diyanetin din s├Âylemi, ─░lahiyat├ž─▒lar─▒n ve soyal bilimcilerin din s├Âylemi;  ─░ran, Sudan, T├╝rkiye, Suudi Arabistan'─▒n din s├Âylemleri ve saire ┼čeklinde s─▒n─▒fland─▒r─▒labilir. Bizler  tek bir dinin yani  ─░slam'─▒n, tarihte ve g├╝n├╝m├╝zde  onlarca  farkl─▒ yorumu ve anla┼č─▒l─▒┼č bi├žimi ile kar┼č─▒ kar┼č─▒yay─▒z. Geleneksel d├╝┼č├╝ncede meslek gruplar─▒na, akla ve nakle ├Âncelik tan─▒malar─▒na veya ilim dallar─▒na g├Âre pek ├žok tasnifler yap─▒lm─▒┼čsada , genelde bu kadar farkl─▒l─▒─č─▒, hen├╝z bunlar ortada yokken Hz. Peygamber taraf─▒ndan ├Ânceden haber verilen  73 f─▒rka hadisinin bir tecellisi olarak  izah etmek isteyenler de olmu┼čtur; ancak  bu, problemi ├ž├Âzmede yetersiz kalm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu yakla┼č─▒m─▒ benimseyenler aras─▒nda,  say─▒y─▒ tamamlamakta g├╝├žl├╝k ├žekenler oldu─ču gibi bu say─▒y─▒ a┼čmamaya ├žal─▒┼čanlar  da olmu┼čtur. Di─čer taraftan b├╝t├╝n bu farkl─▒l─▒klar─▒ heva ve hevesine, ki┼čisel g├Âr├╝┼člerine uyan ┼×eytan'─▒n ┼č├╝pheye d├╝┼č├╝rmesi sonucu olarak  veya ┼×eytan'─▒n tebdili k─▒yafetle tekrar bu fikirlerle ortaya ├ž─▒kmas─▒ olarak , ya da daha k├Âkl├╝ bir tasnifle, Rum, Arap, Acem ve Hind hayat anlay─▒┼č─▒lar─▒n─▒n birer yans─▒mas─▒ olarak g├Âren yakla┼č─▒mlar s├Âzkonusudur.  Ya da ├ža─čda┼č ara┼čt─▒rmac─▒lardan Cabiri'nin yapt─▒─č─▒  gibi, bu tarihi din anlay─▒┼člar─▒, yap─▒sal ve epistemolojik a├ž─▒dan,  beyani, irfani ve burhani ┼čeklinde ├╝├že indirgenip beyan─▒n Arap-─░slam akl─▒ taraf─▒ndan ├╝retilmi┼č ├Âzg├╝n bilgi kuram─▒ oldu─ču iddia edilebilir. Ancak bu da Arap olmayan m├╝sl├╝manlar─▒n dinle ilgili s├Âylemlerini  Arap-─░slam akl─▒ s├Âylemine indirgeme gibi ciddi bir sorunu g├╝ndeme getirmektedir. ├ç├╝nk├╝ ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde tek bir ak─▒l ve yakla┼č─▒m yoktur, ak─▒llar ve yakla┼č─▒mlar vard─▒r. 


O halde, tarih boyunca m├╝sl├╝manlar taraf─▒ndan ├╝retilen bazan birbirine yak─▒n, ├žo─ču kere de birbirine tamamen z─▒t bu kadar fazla din s├Âyleminin ortaya ├ž─▒kmas─▒  bir sapma m─▒d─▒r;  yoksa tarihi, be┼čeri, dini, siyasi, psiko-sosyal, cografi, k├╝lt├╝rel  yap─▒n─▒n ├╝retti─či do─čal farkl─▒l─▒klar m─▒d─▒r ? Biz, geleneksel din s├Âylemlerini  yeni bir tasnife tabi tutarak, bu s├Âylemlerin tek tek psikolojik, sosyal, k├╝lt├╝rel, dini, siyasi,  felsefi arka plan─▒n─▒ ortaya koymaya ├žal─▒┼čaca─č─▒z.

A. TAR─░HSEL D─░N  S├ľYLEMLER─░N─░N ME┼×RU─░YYET ZEM─░NLER─░
1. Psikolojik Durum

Evrensel dinlerde ortaya ├ž─▒kan mezheplerin dini konulardaki s├Âylem farkl─▒l─▒─č─▒n─▒, insanlar aras─▒ndaki bireysel farkl─▒l─▒klara ve insan tabiat─▒ndaki psikolojik farkl─▒l─▒klara ba─člayan baz─▒  ara┼čt─▒rmalar yap─▒lm─▒┼čt─▒r.   Bu ara┼čt─▒rmalar, her bir insan─▒n ilgi, alaka, hal, tutum, davran─▒┼č, huy, miza├ž, zeka, muhayyile ve ak─▒l konusunda di─čerinden farkl─▒ olduklar─▒ ve onlar─▒n tabiatlar─▒ndaki bu farkl─▒l─▒klar─▒n, dini gruplar─▒n ve mezheplerin dini hayat ve din anlay─▒┼člar─▒nda g├Âr├╝len farkl─▒l─▒─č─▒n ilahi bir tercihten ├žok be┼čeri e─čilimlerin farkl─▒l─▒klar─▒yla me┼čruiyet kazand─▒─č─▒ , sosyal ve pratik hayatta kar┼č─▒la┼čt─▒klar─▒ dini problemler i├žin bu farkl─▒llara g├Âre ├ž├Âz├╝mler ├╝rettiklerini, kendi miza├ž ve tabiat─▒na uygun dini hareketlere y├Âneldiklerini a├ž─▒kca ortaya koymaktad─▒r. ─░nsan,  ak─▒l sahibi, ku┼čku duyan, anlamaya ├žal─▒┼čan, d├╝┼č├╝nen, sorgulayan, a├ž─▒klayan, yorumlayan, anlamland─▒ran, kutsalla┼čt─▒ran ve tecr├╝be eden  bir varl─▒kt─▒r. Bireysel karakter  farkl─▒l─▒klar─▒ ve insan tabiat─▒ndaki psikolojik e─čilimler, bir etnolog taraf─▒ndan etnik merkezli, bir filolog taraf─▒ndan dilsel merkezli, bir sosyolog taraf─▒ndan sosyal ├ževre merkezli okunabilir ve s─▒n─▒fland─▒r─▒labilirse de, bunlar psikolojik a├ž─▒dan,  en genel anlamda,  tepkisel/┼čiddet yanl─▒s─▒, ak─▒lc─▒, gelenek├ži, sezgici/tec├╝beci, radikal ve uzla┼čmac─▒ tipolojiler ya da karakterler olarak okunup  s─▒n─▒fland─▒r─▒labilir. Bu bak─▒mdan  d├╝┼č├╝nce ve s├Âylem farkl─▒l─▒klar─▒n─▒ ortaya koymakta karakter okuman─▒n ├Ânemli bir yeri vard─▒r. Farkl─▒ din s├Âylemleri ve d├╝┼č├╝nce ekolleri bu a├ž─▒dan analiz edildi─činde,  i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ sosyo-politik, felsefi ve k├╝lt├╝rel ortam─▒n da tesiriyle, bu psikolojik tipolojilerden birisinin veya bir ka├ž─▒n─▒n, sosyal, dini ve d├╝┼č├╝nsel hayat─▒n ┼čekillendirilmesinde ve kurumsalla┼čmas─▒nda ├Ân plana ├ž─▒kt─▒─č─▒ veya  dikey paradigmalar halini ald─▒klar─▒  g├Âr├╝l├╝r.
 

2. Sosyo-Politik ve K├╝lt├╝rel  Yap─▒
Sosyolojik a├ž─▒dan, evrensellik iddias─▒nda bulunan  ve b├╝nyesinde farkl─▒ k├╝lt├╝r ve medeniyet havzalar─▒ndan gelen ki┼čileri bar─▒nd─▒ran dinlerde, Peygamberlerin ├Âl├╝m├╝nden sonra, farkl─▒ mezheplerin/anlay─▒┼člar─▒n ve farkl─▒ din s├Âylemlerinin ortaya ├ž─▒kmas─▒ genel bir temay├╝l ve sosyolojik-tarihi bir vak─▒ad─▒r.  Hristiyanl─▒k, Yahudilik, Budizm, Hinduizm gibi ─░slamiyet de bu tarihi ger├žekten nasibini alm─▒┼čt─▒r. Asl─▒nda dinlerin yay─▒lmas─▒ ve s├╝reklili─či, medeniyetlerle y├╝zle┼čmeleri, yeni medeniyetler kurmalar─▒ ve sosyal de─či┼čmeler kar┼č─▒s─▒ndaki tepkisi bu mezhepler kanal─▒yla olmu┼čtur. Di─čer taraftan d├╝nya tarihinde etkili olmu┼č g├╝├žl├╝ k├╝lt├╝r ve medeniyetler, devletlerin y─▒k─▒l─▒p ├Âld├╝─č├╝ gibi y─▒k─▒lmazlar ve tamamen ortadan kaybolmazlar. Hi├žbir k├╝lt├╝r b├╝t├╝n├╝yle ├Âlmez, ba┼čka k├╝lt├╝r ve medeniyetlerde farkl─▒ bi├žimlerde tekrar ortaya ├ž─▒karlar. Hatta g├╝├žl├╝ ve hakim k├╝lt├╝rler, birbirleriyle etkile┼čim i├žerisindedirler.

Yeni bir din olan ─░slam'─▒ benimseyenler de b├Âyle g├╝├žl├╝ bir k├╝lt├╝r ve medeniyet havzas─▒ndan geldi─či i├žin, kendi k├╝lt├╝rlerine ve medeniyetlerine tamamen s─▒rt ├ževirmemi┼čler ve onlar─▒ ─░slam k─▒l─▒f─▒ alt─▒nda ya┼čatmaya devam etmi┼člerdir. Dolay─▒s─▒yla bu kimselerin daha ├Ânceki k├╝lt├╝rel bilin├žleri, yeni dinlerini anlama, yorumlama ve ya┼čamalar─▒nda  etkili olmu┼č ve farkl─▒ din anlay─▒┼člar─▒ ve s├Âylemlerinin ortaya ├ž─▒kmas─▒na sebep olmu┼čtur. ─░slam dininin ilk ortaya ├ž─▒kt─▒─č─▒ ve yay─▒ld─▒─č─▒ co─črafyada, Arap, Roma, M─▒s─▒r ve Sasani k├╝lt├╝r├╝ olduk├ža g├╝├žl├╝ bir ┼čekilde ya┼čamaktayd─▒. Hire ve Irak Sasanilerin, ┼×am ise Bizansl─▒lar─▒n etkisi alt─▒ndayd─▒.


 

─░slam gelmeden ├Ânce, pek ├žok Arap kabilesi g├Â├žebe hayat─▒ ya┼čamaktayd─▒; pek az─▒ ise yerle┼čik hayata ge├žmi┼čti. Siyasi hayat, kabilecilik esas─▒na g├Âre ┼čekillenmi┼čti. Kurey┼č'in iki b├╝y├╝k kabilesi aras─▒nda k├Âkl├╝ bir siyasi rekabet  ya┼čanmaktayd─▒. Toplum k├Âleler ve efendilerden olu┼čuyordu. ─░slam, kitabi k├╝lt├╝r├╝ ve devlet gelene─či olmayan bir toplumu , medeni bir topluma d├Ân├╝┼čt├╝rmekle i┼če ba┼člad─▒. Verili bir durumu itibara alan Allah, bu toplumun diliyle onlara konu┼čtu ve onlar─▒n baz─▒ k├╝lt├╝rel, hukuki ve dini simge, sembol ve ibadet bi├žimlerini ya aynen devam ettirdi, ya da de─či┼čtirdi. Ancak eski k├╝lt├╝rel- sosyal durum ve siyasal yap─▒ daha sonra Kur'an'─▒ anlamada ve yorumlamada, farkl─▒  g├Âr├╝┼čleri benimsemelerinde, bireyler ├╝zerinde etkili olmaya devam etti. 

Ayr─▒ca ─░slam'─▒n geldi─či co─črafyada Yahudilik, Hristiyanl─▒k, Zerd├╝┼čtl├╝k ve Maniheizm gibi b├╝y├╝k dinler ve mezhepler varl─▒─č─▒n─▒ devam ettiriyor ve  ─░skenderiye'de Yeni Eflatunculuk, Nisibis, Harran ve Cundi┼čapur'da Yunan teoloji ve felsefesi ├Â─čretiliyordu.   Ayr─▒ca ─░slam'─▒n geldi─či d├Ânemde Sasani ve Roma devletleri Arap yar─▒madas─▒nda rakip iki siyasi g├╝c├╝ olu┼čturmaktayd─▒. Bu hakim k├╝lt├╝r ve medeniyetler aras─▒ndaki m├╝cadele ve rekabet, daha sonralar─▒, ─░slam'la bu k├╝lt├╝rler aras─▒nda devam etmi┼čtir. B├╝t├╝n bu sebepler dini de─či┼čtirmedi, ancak insanlar─▒n ─░slam'─▒ farkl─▒ ┼čekilde anlama ve alg─▒lamalar─▒nda etkili oldu.  Zaten yeni fikirlerin, filozoflar,  d├╝┼č├╝nce ekolleri ve sosyal hareketlerin,  homojen olmayan ve farkl─▒ k├╝lt├╝rlerden gelen ki┼čilerin kar┼č─▒la┼čt─▒─č─▒ ve birarada ya┼čad─▒─č─▒ ortamlarda do─čup geli┼čti─či sosyolojik bir ger├žektir.

3. Dini Metinler
Vahiy, bir ileti┼čim olarak, "ayn─▒ ontolojik d├╝zeye sahip olmayan iki taraf aras─▒nda"   yani  Allah'la be┼čer-peygamber aras─▒nda ger├žekle┼čmi┼čtir. Vahiy yoluyla kurulan bu ileti┼čim yaln─▒zca Peygamberlere mahsustur. Onlardan ba┼čkas─▒n─▒n  bu ileti┼čimin mahiyetini bilmesi m├╝mk├╝n de─čildir. Bunun nas─▒l ger├žekle┼čti─či, mesaj─▒n laf─▒z ve mana bak─▒m─▒ndan kime ait oldu─ču, bu ileti┼čimde mele─čin rol├╝n├╝n ne oldu─ču hep tart─▒┼č─▒la gelmi┼čtir. Sosyal hayatta ya┼čanan ger├žeklikleri esas alarak inen  ve el├žinin i├žinden ├ž─▒kt─▒─č─▒ toplumun  dilinin b├╝t├╝n edebi inceliklerini kullanan  vahiylerin ini┼č sebebi ve ne anlama geldi─či,  ona muhatap olan insanlar taraf─▒ndan anla┼č─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒l─▒yordu. Anla┼č─▒lmayan konular veya  a├ž─▒k olmayan k─▒s─▒mlar, Peygamber'den soruluyordu. Peygamber hayatta iken bu ileti┼čimde ya┼čanan problemler, onun  taraf─▒ndan ├ž├Âz├╝mlenirken, ├Âl├╝m├╝nden sonra vahyin kayna─č─▒ ile olan ili┼čki sona ermi┼čtir.


Arap dilinin en edebi metni olan Kur'an'da,  g├Âr├╝nen ve hissedilen varl─▒k d├╝nyas─▒yla ilgili a├ž─▒k, se├žik ve net bilgiler oldu─ču gibi, g├Âr├╝nmeyen, hissedilemeyen alemle ve ge├žmi┼čle ilgili bilgiler de vard─▒. ├ťstelik bunlar─▒ farkl─▒ ├╝slup ve edebi inceliklerle anlat─▒yordu. ├ľrne─čin Allah ve s─▒fatlar─▒, k─▒yamet, ahiret, cennet, cehennem, s─▒rat, melek, cin, ┼čeytan ve ge├žmi┼č ├╝mmetler hakk─▒nda bilgi verirken, mecaz, istiare ve te┼čbih gibi edebi sanatlar─▒ kullanmaktayd─▒. Di─čer taraftan baz─▒ ayetlerin  delaleti a├ž─▒k ve net (muhkem) oldu─ču i├žin kolayca anla┼č─▒l─▒rken,  baz─▒lar─▒ anlam benzerli─či veya kapal─▒l─▒─č─▒ (m├╝te┼čabih) y├╝z├╝nden zor anla┼č─▒l─▒yor veya anla┼č─▒lam─▒yordu.  Kur'an ayetleri, indirilirken ├že┼čitli konulara g├Âre s─▒ralanm─▒┼č da de─čildir. Konularla ilgili ayetler farkl─▒ yerlere serpi┼čtirilmi┼čtir. Peygamber'e ilk inananlar, anlay─▒┼č, zeka, k├╝lt├╝r, bilgi ve ona yak─▒nl─▒klar─▒ bak─▒m─▒ndan ayn─▒ olmad─▒─č─▒ndan, dinin kutsal metniyle olan diyaloglar─▒ ve onu anlay─▒┼člar─▒ da ayn─▒ d├╝zeyde   olmad─▒. Kur'an'─▒n indi─či d├Ânemden uzakla┼č─▒ld─▒k├ža ve sosyal ger├žeklik de─či┼čtik├že,  insanlar, do─čal olarak bu metinleri anlamada ve Allah'─▒n murad─▒n─▒ tespitte farkl─▒ metotlar ve anlay─▒┼člar do─črultusunda yakla┼čt─▒klar─▒ndan dolay─▒ farkl─▒ sonu├žlar elde ettiler. Hatta ├Âyle ki, insanlar─▒ tek bir akide ve inan├ž etraf─▒nda birle┼čtirmek amac─▒yla indirilen ve a├ž─▒k-se├žik, anla┼č─▒l─▒r oldu─čunu iddia eden bir metin, sonu├žta farkl─▒ anlay─▒┼čtaki ki┼či ve gruplar─▒n, kendilerini me┼črula┼čt─▒rmak i├žin kulland─▒klar─▒ bir metin haline geldi ve tek bir ayetle ilgili onlarca g├Âr├╝┼č ileri s├╝r├╝ld├╝.  Fakat Kur'an'─▒n  kendi metninden kaynaklanan baz─▒ anlama problemleri, mezheplerin ve f─▒rkalar─▒n do─čmas─▒n─▒n do─črudan do─čruya sebebi de─čildi. ─░slam tarihinde ortaya ├ž─▒kan f─▒rkalar, genelde siyasi, be┼čeri, sosyal ve d├╝nyevi  sebeplerle te┼čekk├╝l etmi┼čtir.  ─░nsanlar veya f─▒rkalar, bu ama├žlar─▒n─▒ ger├žekle┼čtirmek u─čruna,  k─▒l─▒ k─▒rk yaran ak─▒lalmaz yorumlar ve teviller yapm─▒┼člard─▒r. Neticede her mezhep, f─▒rka, tarikat ve cemaat, farkl─▒ bir Kur'an tasavvuru  olu┼čturarak ona Allah'─▒n y├╝klemedi─či misyonlar y├╝klemi┼čtir.

 

B. ─░SLAM D├ť┼×├ťNCES─░NDE  D─░N S├ľYLEMLER─░
─░slam d├╝┼č├╝ncesindeki farkl─▒ din anlay─▒┼člar─▒n─▒ ya da din s├Âylemlerini, belli b├Âlge insanlar─▒n─▒n veya belli etnik gruba mensup insanlar─▒n belli bir  mezhebi veya ideolojiyi benimsemelerini,  insanlar aras─▒ndaki psikolojik tav─▒r, tutum ve davran─▒┼č farkl─▒l─▒klar─▒ndan ve  daha ├Ânce i├žinde yeti┼čtikleri dini, k├╝lt├╝rel, ictimai ve siyasi ortamdan tecrid ederek ayd─▒nlatmak m├╝k├╝n de─čildir. ├ç├╝nk├╝ ─░slam'─▒n ilk d├Ânemlerinden itibaren olu┼čmaya ba┼člayan, a┼ča─č─▒da ele alaca─č─▒m─▒z  din s├Âylemleri,  be┼čeri, dini, toplumsal, politik, fikri, epistemolojik birer olgu olup as─▒l me┼čruiyetlerini,  insanlar─▒n psikolojik e─čilimlerinden, i├žinde kurumsalla┼čt─▒klar─▒ toplumun sosyal-politik ve k├╝lt├╝rel yap─▒s─▒ndan ve dini kutsal metinlerinden almaktad─▒r.


─░slam d├╝┼č├╝nce ekollerini bu a├ž─▒dan de─čerlendirdi─čimizde, onlar─▒n te┼čekk├╝l├╝nde bu e─čilimlerin olduk├ža ├Ânemli bir rol oynad─▒─č─▒n─▒ g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. Bununla birlikte, bir mezhepte zamanla birden fazla e─čilimin izleri g├Âr├╝lmekle beraber, farkl─▒ b├Âlgelerde ya┼čanan ┼čartlar gere─či, birbirleriyle yer de─či┼čtirebilir. B├Âyle ├želi┼čkili bir durumun ya┼čanmas─▒, bir mezhebin do─ču┼ču ve kurumla┼čmas─▒ an─▒ndaki psiko-sosyal ve politik-dini ┼čartlar─▒n daima ayn─▒ kalmamas─▒, her ge├žen g├╝n de─či┼čmesiyle alakal─▒d─▒r. B├╝t├╝n bunlara ra─čmen, bu e─čilimler, insanlar─▒n fikir ├╝retmesinde, medeniyetler kurmas─▒nda etkili olan temel psikolojik paradigmalar veya zihniyetler  olmaya devam etmi┼čtir. S─▒rf sosyal ├ževre veya tabii ├ževreyle ilgili farkl─▒l─▒klar, uzun s├╝re devam etmez. ├ç├╝nk├╝ bu ├ževre de─či┼čti─či zaman, tarihsel  farkl─▒l─▒klar ortadan kalkar, ancak insan tabiat─▒ndaki e─čilimler, farkl─▒ ┼čekillerde tezah├╝r etmeye devam eder. E─čer bu farkl─▒l─▒kar, insan tabiat─▒ndaki temel karakterlerle uyum sa─člayabilmi┼čse o zaman uzun y─▒llar devam edebilir. Biz  bu psikolojik e─čilimlerin ve tabii tipolojilerin, ─░slam d├╝┼č├╝ncesindeki dini-politik s├Âylemlere nas─▒l yans─▒d─▒─č─▒n─▒,  her bir dini s├Âylemin kendi   m├╝meyyiz vas─▒flar─▒n─▒ esas almak suretiyle analiz etmeye ├žal─▒┼čaca─č─▒z.

 

1-Tepkisel-Kabilevi  Din S├Âylemi
─░nsanlardaki kar┼č─▒ ├ž─▒kma, protesto etme, ┼čiddet, k─▒zg─▒nl─▒k, gadap ve kavgac─▒l─▒k duygusu, asabiyet ve kabilecilik ruhunun yo─čun oldu─ču  kabile toplumlar─▒nda ya da bedevi toplumlarda, ├Âzellikle de b├╝y├╝k ve h─▒zl─▒ de─či┼čimlerin ya┼čand─▒─č─▒ d├Ânemlerde,  g├╝├žlenerek bir kitle hareketine d├Ân├╝┼čebilir. Bu tepkisel-kabileci ruh, her bir dinde ve toplumda farkl─▒ ┼čekillerde tezah├╝r edebilir. Ancak temelinde, toplumsal alanda ya┼čanan dikey de─či┼čime   tepki g├Âstermek vard─▒r. H─▒zl─▒ de─či┼čim, Asabiyet ve kat─▒ dindarl─▒k/taassup  biraraya geldi─činde  tahlikeli  politik-dini bir doktrinin ├ž─▒kmas─▒ ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r. Bunun yans─▒malar─▒ndan  en ├Ânemlisi, ge├žmi┼čte ya┼čad─▒─č─▒ hayat─▒ hat─▒rlayarak daha iyi bir hayat aray─▒┼č─▒ i├žine girmektir.  De─či┼čime kar┼č─▒ tepki g├Âsterme ve ┼čiddet e─čilimi, bu gibi ortamlarda, bir toplumun zihniyeti haline gelebilir ve ba┼čta dinle ilgili anlay─▒┼člar─▒ olmak ├╝zere b├╝t├╝n alanlara yans─▒yabilir.  Bu din s├Âylemine, "kabilevi-┼čiddet yanl─▒s─▒", "karizmatik toplumcu"  veya "Tepkisel-eylemci" din s├Âylemi de denebilir. Bunun tabiat─▒n─▒ anlayabilmek i├žin, bu zihniyetin psikolojik, politik, sosyal ve k├╝lt├╝rel arka plan─▒n─▒ analiz etmek gerekir.
 

Araplarda kabile toplumu, g├Â├žebe kabilelerden olu┼čmaktayd─▒ ve her bir kabile ve onun kollar─▒ ba─č─▒ms─▒z topluluklar halinde ya┼čamaktayd─▒. Te┼čkilatl─▒ bir siyasi otorite ve devlet gelene─čine,  yasama ve  y├╝r├╝tme organlar─▒na sahip olmay─▒p,  kabilenin seyyidleri, reisleri ve ┼čeyhleri taraf─▒ndan y├Ânetilmekteydiler.  Kabileler aras─▒nda s├╝rekli sava┼č ve kan davalar─▒n─▒n h├╝k├╝m s├╝rmesi ve olduk├ža zor hayat ┼čartlar─▒ alt─▒nda ya┼čamak zorunda kalmalar─▒, bu insanlar─▒ sert tabiatl─▒, ha┼čin, sava┼č├ž─▒ ve ┼čiddet yanl─▒s─▒ yapm─▒┼čt─▒r.  Bu durum onlar─▒, problemlerin ├ž├Âz├╝m├╝nde, nadiren kabilenin ileri gelenlerinden olu┼čan hakeme ba┼čvurmaya, ├žo─ču kere de  ┼čiddete ve silaha ba┼čvurmaya sevketmi┼čtir.

Arap bedevi kabileler, yoksul bir hayat ya┼č─▒yor ve hayatlar─▒n─▒ ├žapulculuk, avc─▒l─▒k ve ticaret kervanlar─▒n─▒ ya─čmalamakla idame ettiriyorlard─▒.  Hatta ticaret, ziraat ve sanat─▒ hor g├Ârmekle kalm─▒yor, bunlarla ilgilenmeyi  a┼ča─č─▒l─▒k ve bozulma   belirtisi olarak g├Âr├╝yorlard─▒.


Kapal─▒  toplumlarda, asabiyet, yani kabile ┼čeref ve  asaleti her ┼čeyin ├╝st├╝ndedir. Bireysel ba┼čar─▒lara ve ├ž─▒karlara  yer yoktur; do─čru ve iyi, kabilenin genel ├ž─▒karlar─▒na g├Âredir. Kabile, daima hakl─▒d─▒r ve dolay─▒s─▒yla onun t├Ârelerine itaat esas olup, asla kar┼č─▒ ├ž─▒k─▒lamaz, isyan edilemez. Kabile karizmas─▒ esas oldu─čundan, di─čerleri, ├Âteki ya da d├╝┼čman olarak de─čerlendirilirdi. Bu y├╝zden i┼členen su├žlara kar┼č─▒l─▒k bireyler de─čil kabileler cezaland─▒r─▒l─▒rd─▒. 


Yerle┼čik hayata ge├žmemi┼č kimseler veya topluluklar, kitabi k├╝lt├╝rden ve sitematik d├╝┼č├╝nceden yoksun olduklar─▒ i├žin olaylar─▒ ve hadiseleri derinlemesine de─čil, y├╝zeysel  ve basit bir ┼čekilde analiz ederler. Cabiri'nin de dedi─či gibi, " bedevinin d├╝nyas─▒, d├╝┼č├╝nsel derinli─či olmayan sade bir d├╝nyad─▒r."  Bu y├╝zden farkl─▒ fikirlere, ele┼čtirilere tahamm├╝lleri yoktur ve kendi fikirlerini ba┼čkalar─▒na kar┼č─▒ arg├╝manlar─▒yla savunmak yerine, ┼čiddet ve bask─▒ yoluyla benimsetmek e─čilimindedirler. ├ľzellikle s├Âzl├╝ gelene─če sahip, yerle┼čik hayata ge├žememi┼č toplumlarda yeti┼čen insanlarda, bu e─čilim son derece g├╝├žl├╝d├╝r.


─░slam d├╝┼č├╝ncesinde tepkisel din s├Âyleminin ya da kabilevi zihniyetin tipik temsilcileri Hariciler ve k─▒smen Vahhabilerdir.  ├ç├╝nk├╝ Haricilerin ├žo─čunlu─ču bedevi hayattan gelme idi. Aralar─▒nda ┼čehirli olan ├žok az ki┼či vard─▒.  Bu y├╝zden Harici fikirler, genelde yerle┼čik hayata ge├žememi┼č veya yeni ge├žmekte olan toplumlara cazip gelmi┼člerdi. ├ľrne─čin Horasan'─▒n sarp b├Âlgelerinde Hamziyye grubunun tutunmas─▒, Kuzey Afrika'da ├že┼čitli Harici gruplar─▒n taraftar toplamas─▒ bundan dolay─▒d─▒r. Bedevi Araplar, m├╝sl├╝man olduktan sonra, yerle┼čik hayata ge├žmek zorunda kald─▒lar. ├ço─čunlu─ču Basra ve Kufe gibi ┼čehirlere yerle┼čtiler. Te┼čkilatl─▒ bir siyasi otoritsi ve kanunlar─▒ olan bir devlet  i├žerisinde ya┼čamaya ba┼člad─▒lar. Yerle┼čik hayata yeni ge├žmekte olan bu insanlar,   Hz. Osman'─▒n ├Âld├╝r├╝lmesiyle iyice ortaya ├ž─▒kan Emevi-Ha┼čimi ├žeki┼čmesi ve kabileler aras─▒ rekabetle birlikte,  asabiyet ruhlar─▒n─▒n depre┼čmesi sonucu Kurey┼č'in otoritesine itaatte ve medeni hayat─▒n  kanun ve  kurallar─▒na, kurumlar─▒na   ayak uydurmada g├╝├žl├╝kler ya┼čamaya ba┼člad─▒lar. Hz. Ali ve Muaviye aras─▒ndaki iktidar m├╝cadelesi, her iki taraf─▒ sava┼č meydan─▒nda kar┼č─▒ ka┼č─▒ya getirince, meselenin  halli i├žin iki hakem tayin edilmesi ve onlar─▒n verece─či karara uyulmas─▒ karar─▒ al─▒nd─▒. Bu durum barda─č─▒ ta┼č─▒ran son damla oldu ve Haricilik ad─▒yla tarihe ge├žen grubun ortaya ├ž─▒kmas─▒yla sonu├žland─▒. Daha ├Ânce hakem tayinine raz─▒ olan ve Hz. Ali'yi de bu fikri kabule zorlayan kimseler, bu defa fikir de─či┼čtirerek " H├╝k├╝m ancak Allah'─▒nd─▒r" slogan─▒yla Hz. Ali'ye kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒lar ve hakem fikrini kabul eden herkesi i┼člediklerini d├╝┼č├╝nd├╝kleri bu  g├╝nah dolay─▒s─▒yla tekfir ettiler.  Bu andan itibaren, sert ve ha┼čin kabilevi zihniyetinin dar kal─▒plar─▒ i├žerisinde basit ve y├╝zeysel bir mant─▒kla  d─▒┼člay─▒c─▒ ve zorba bir din s├Âylemini dillendirmeye ├žal─▒┼čt─▒lar.


Hariciler, bedevi hayattaki karizmatik toplum anlay─▒┼č─▒ndan hareketle, ─░slam'─▒ bir kabile dini gibi  alg─▒lad─▒lar. Olduk├ža dar kal─▒plar i├žerisinde d├╝┼č├╝nen Harici gruplar, kabilevi-asabiyet├ži ya┼čay─▒┼č─▒n bir tezah├╝r├╝ olarak " ferdiyet├ži de─čil, cemaate ait tabirlerle d├╝┼č├╝nme temay├╝l├╝ndedirler."  Bu y├╝zden kendileri gibi d├╝┼č├╝nmeyenleri ve g├╝nah i┼čleyenleri, ├Âtekiler ve d├╝┼čmanlar─▒ olarak de─čerlendirerek onlar─▒n ├Âld├╝r├╝lmesine fetva verdiler. Yerle┼čik hayata ge├žmeden ├Ânce de, kabilelerine sald─▒ranlar─▒ ve kar┼č─▒ gelenleri d├╝┼čman olarak kabul edip ├Âld├╝r├╝yorlard─▒. Karizmatik toplum anlay─▒┼člar─▒ ve sertlikleri, din anlay─▒┼člar─▒na yans─▒d─▒. Sadece kendilerini hakl─▒ g├Ârerek, kendileri d─▒┼č─▒ndakilerin ya┼čad─▒klar─▒ topraklar─▒ "Sava┼č Yurdu" ilan ettiler, onlara dostlu─ču (velayeti), onlarla oturmay─▒, ┼čahitlik etmelerini, kestiklerini yemeyi, onlardan dinle ilgili bilgi almay─▒, onlarla evlenmeyi, miraslar─▒n─▒ haram k─▒ld─▒lar  ve pek ├žok ki┼čiyi ya┼čl─▒, kad─▒n ve ├žocuk demeden  sorgulay─▒p k─▒l─▒├žtan ge├žirdiler. O kadar kat─▒ bir tutum i├žerisine girmi┼člerdi ki, kendileri gibi d├╝┼č├╝nmeyen sahabi Abdullah b. Habbab b. Eret'i, hamile han─▒m─▒ ve ├žocuklar─▒yla birlikte ├Âld├╝rd├╝ler.  Hatta Yemenli Harici g├Âr├╝┼čl├╝ bir Arap kad─▒n─▒n─▒n, mevaliden birisiyle evlili─čini kabul etmeyerek onu bo┼čamas─▒ i├žin kocas─▒na bask─▒ yapt─▒lar. 


G├╝nahla k├╝fr├╝ ayn─▒ kefeye koyup, b├╝t├╝n b├╝y├╝k g├╝nah i┼čleyenlerin, d─▒┼č davran─▒┼člar─▒n─▒ esas alarak iman─▒n─▒ sorgulad─▒lar, hatta kendilerinden olup da  birlikte Emevilere kar┼č─▒ isyan etmeyen kimseleri k├╝f├╝rle itham ettiler. Kendilerini kurtulu┼ča eren cennetlikler olarak g├Ârmeleri ve kendi g├Âr├╝┼člerini benimsemeyenleri tekfir etmeleri, daha ├Ânce ya┼čad─▒klar─▒ kabilevi hayat─▒n dayatmalar─▒n─▒n bir devam─▒ ┼čeklinde de─čerlendirilebilir.  Samimi olmalar─▒, ├žok namaz k─▒lmaktan dizleri ve al─▒nlar─▒n─▒n nas─▒r ba─člamas─▒, Kur'an ayetlerine  yanl─▒┼č ve  zahiri anlamlar vermelerini engellemedi. Yapt─▒klar─▒ yorumlarla ─░slam'a giri┼či zorla┼čt─▒rd─▒lar, ├ž─▒k─▒┼č─▒ ise kolayla┼čt─▒rd─▒lar. Bu kat─▒ ve sert anlay─▒┼člar─▒ndan dolay─▒, kendi i├žlerinde de birlik ve beraberli─či koruyamad─▒lar ve tarihin derinliklerinde kayboldular.


─░slam d├╝┼č├╝ncesinde ┼čiddete ba┼čvuran ve sertlik yanl─▒s─▒ hareketler, uzun s├╝re varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rememi┼člerdir. ┼×iddet ┼čiddeti do─čurdu─ču i├žin, ya siyasi otoriteler taraf─▒ndan veya kendi aralar─▒ndaki sava┼člar sonucu yok olmaya mahkum olmu┼člard─▒r. Harici gruplardan sadece ─░baziye, kat─▒ ve sert anlay─▒┼č─▒ndan vazge├žip, ilme ├Ânem verdi─či ve farkl─▒ fikirlere ho┼čg├Âr├╝ ve m├╝samahal─▒ davrand─▒─č─▒ i├žin,  g├╝n├╝m├╝ze kadar varl─▒─č─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilmi┼čtir.  


Haricili─čin bu sert ve radikal ruhu, a├ž─▒kca olmasa da, bedevi hayat─▒n zor ┼čartlar─▒ alt─▒nda ya┼čam─▒┼č olmalar─▒, " davran─▒┼člar─▒ndaki sertlik, imanlar─▒ndaki taassup ve  kendi inan─▒┼člar─▒ndan olmayanlar─▒ k├╝f├╝rle su├žlamak"  bak─▒mlar─▒ndan, yak─▒n zamanlarda otaya ├ž─▒kan Vehhabilik'te, M─▒s─▒r'da Tekfir ve Hicret Cemaat'inde, Cihad ├ľrg├╝t├╝'de, T├╝rkiye'de Hizbullah,  ─░bda-C ve di─čer baz─▒ marjinal gruplarda yeniden tezah├╝r etmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. Bu hareketlerin doktrinleri ve kulland─▒klar─▒ kavramlar─▒yla Harici idealizmi aras─▒nda yak─▒n benzerlikler s├Âzkonusudur.  Bu etki dolay─▒s─▒yla olsa gerek, Vahhabi hareketini ge├žmi┼čte  ve g├╝n├╝m├╝zde Yeni Hariciler olarak isimlendirenler olmu┼čtur.


Zamanla Asabiyet/Kabilecilik, siyasi otoriteye isyan, Tekfir, Huruc, Teberri,  Tevelli, Kebire, ─░man, Daru'l-─░slam ve Daru'l-K├╝fr, ─░sti'raz, Ka'de kavramlar─▒ Harici din s├Âyleminin hakim belirtileri oldu. Bu s├Âylemde, " Din, yararl─▒ ┼čeyleri (taat) yapmak, g├╝nah i┼čleyeni tekfir etmek ve zulmeden otoriteye isyan etmek "  olarak anla┼č─▒ld─▒. Cah─▒z'─▒n, onlar─▒  mutaas─▒p ve muharebeyi dinden sayanlar olarak tan─▒mlamas─▒ olduk├ža manidard─▒r.


Sonu├ž olarak, tepkisel-kabilevi  din s├Âyleminin veya zihniyetinin, medeni hayata uyumsuzluk; kat─▒, sert ve ┼čiddet yanl─▒s─▒ d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝; sistematik d├╝┼č├╝nceden yoksunluk; kat─▒ ve mutaass─▒p bir dindarl─▒k; naslar─▒ zahiri ve literal okuma; d─▒┼člay─▒c─▒l─▒k ve tekfir etme; farkl─▒ g├Âr├╝┼člere ve anlay─▒┼člara tahamm├╝ls├╝zl├╝k; karizmatik toplum  anlay─▒┼č─▒ (Kabile/Asabiyet); siyasi otoriteyi tan─▒mama;  s├╝rekli b├Âl├╝nme; mutlak do─čruluk iddias─▒ gibi temel ├Âzellikleri bulunmaktad─▒r.

 

2-Ak─▒lc─▒-Hadari Din S├Âylemi:
Ak─▒lc─▒l─▒l─▒k,  bilginin tek kayna─č─▒n─▒n ak─▒l oldu─čunu savanunan rasyonalizm anlam─▒nda de─čildir. ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde ak─▒lc─▒l─▒k, naslar─▒n anla┼č─▒lmas─▒nda akl─▒ esas almak, bilginin kaynaklar─▒ aras─▒nda akla duyular, haber ve sezgi kar─▒s─▒nda ├Âncelik tan─▒mak ve akl─▒n h├╝k├╝m verme yetkisi oldu─čunu kabul etmek olarak  tan─▒mlanabilir. B├Âyle bir ak─▒lc─▒l─▒k, mutlak bir ak─▒lc─▒l─▒k de─čildir, naslar─▒n anla┼č─▒lmas─▒nda, naslardan veya naslardan ba─č─▒ms─▒z  h├╝k├╝m ├ž─▒karmada  kullan─▒lan bir ak─▒lc─▒l─▒kt─▒r.

─░nsan, ak─▒l sahibi, d├╝┼č├╝nen, anlayan, sorgulayan ve olaylar aras─▒ndaki sebep-sonu├ž ili┼čkilerini ara┼čt─▒ran bir varl─▒kt─▒r. B├╝t├╝n insanlar ak─▒l yetisine ve d├╝┼č├╝nme g├╝c├╝ne sahip olmakla beraber, bunu tam olarak i┼čletebilmeyi ve verimli bir ┼čekilde kullanmay─▒ ba┼čarabilenlerin say─▒s─▒ s─▒n─▒rl─▒d─▒r. Baz─▒ insanlar, e┼čyayla ili┼čkilerinde, dini metinlerle diyalogda, ger├že─či/hakikati elde etmede, sezgi, duyular, karizmatik bir ┼čahsiyet veya gelene─če ba┼čvurmak yerine, akla ve  tutarl─▒ mant─▒ki temellendirmelere ├Âncelik verirler. Bu kimseler, fikirleri, olgular─▒ ve onlara tekab├╝l eden kavramlar─▒ sorgulamak ister ve ak─▒l s├╝zgecinden ge├žirdikten sonra kabul etmeyi tercih ederler. Psikolojik ve bireysel zihni faaliyetler, temelde, a├ž─▒k-se├žik alg─▒lama, sa─člam h├╝k├╝mler, kan─▒tlara dayal─▒ tarafs─▒zl─▒k, sa─čduyu, ele┼čtiri, t├╝mevar─▒mc─▒ ve t├╝mdengelimci ak─▒l y├╝r├╝tmeden olu┼čmaktad─▒r.  Ak─▒lc─▒ zihniyet/e─čilim,  ki┼činin i├žinde yeti┼čti─či k├╝lt├╝rel ortam ve toplumsal yap─▒, ald─▒─č─▒ e─čitim ve siyasal ideolojiler sayesinde, dini, sosyal, ekonomik ve politik alanlarda dikey bir paradigma haline gelir. 

Ak─▒lc─▒, ├Âzg├╝rl├╝k├ž├╝, ele┼čtirel ve sorgulay─▒c─▒ bu zihniyet, insanl─▒k tarihinde ├Âzellikle, yerle┼čik hayata ge├žmi┼č hadari/medeni toplumlarda, site devletlerinde ve demokratik sivil toplumlarda daha g├╝├žl├╝d├╝r. ─░stikrar i├žinde de─či┼čime a├ž─▒k bu zihniyet, bu gibi ortamlarda, bireylerde hakim zihniyet haline gelebilir ve ba┼čta dinle ilgili anlay─▒┼člar─▒ olmak ├╝zere hayat─▒n b├╝t├╝n alanlar─▒na yans─▒yabilir. Di─čer taraftan, bu e─čilim, k├Âkl├╝ de─či┼čimlere sebep olan evrensel dinlerin rasyonalle┼čme ve di─čer medeniyetlerle y├╝zle┼čmesi  s├╝recinde  me┼čruiyyet kazanabilir. Bu bak─▒┼č a├ž─▒s─▒na, ak─▒lc─▒-hadari ya da ak─▒lc─▒-├žo─čulcu din s├Âylemi de denebilir.


 

Hadari toplumlar,  ideal anlamda, te┼čkilatl─▒ bir siyasi otorite ve devlet gelene─čine,  yasama ve  y├╝r├╝tme organlar─▒na, kurum ve kurallara sahiptirler.  Bu toplumlar, y├Âneticiler, ulema, askerler, meslek gruplar─▒, din adamlar─▒ ve di─čer sosyal s─▒n─▒flardan olu┼čmaktad─▒r. Ticaret, ziraat, sanat ve bilimsel faaliyetler son derece ├Ânemlidir. Farkl─▒ dinler ve farkl─▒ etnik gruplar birarada ya┼čarlar. Bireysel ba┼čar─▒lar, takdir edilir, ferdi kabiliyetlerin geli┼čtirilmesine ve e─čitilmesine imkan  tan─▒n─▒r. Do─čru ve iyi, kabilenin de─čil toplumun ve bireyin genel ├ž─▒karlar─▒na ve  hakkaniyet ├Âl├ž├╝lerine g├Âre belirlenir. Sorumluluk, su├ž ve ceza bireyseldir. Kitabi k├╝lt├╝r ve sistematik d├╝┼č├╝nce geli┼čti─či  i├žin, olaylar ve hadiseler derinlemesine analiz edilir.  Bu y├╝zden farkl─▒ fikirlere, ele┼čtirilere tahamm├╝l vard─▒r ve istisnai durumlar  hari├ž, kendi fikirlerini ba┼čkalar─▒na ┼čiddet ve bask─▒ yoluyla benimsetmek yoktur.  ─░slam, asl─▒nda,  ├žo─čunlu─ču kapal─▒ toplum hayat─▒ ya┼čayan Arap kabilelerini biraraya getirerek Medine site devleti ├žat─▒s─▒ alt─▒nda onlar─▒ birle┼čtirip hadari bir toplum kurmay─▒ hedefledi ve b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de bunun  alt yap─▒s─▒n─▒ haz─▒rlad─▒. Hz. Muhammed taraf─▒ndan temelleri at─▒lan bu devlet ilk halifeler d├Âneminde kurumla┼čmas─▒n─▒ tamamlamak ├╝zereyken, Hz. Osman d├Âneminde tekrar politik arenada ortaya ├ž─▒kan Emevi-Ha┼čimi ├žeki┼čmesi ve Emevilerin y├Ânetim bi├žimini saltanata d├Ân├╝┼čt├╝rmesiyle hedefine tam ula┼čamad─▒.  Bununla birlikte, bu ├žeki┼čmelerde yer almak istemeyip tarafs─▒z kalan pek ├žok kimse, kendisini ilme vererek bilgi ├╝retmeye devam ettti. Ancak ─░slam'─▒n yerle┼čtirmek istedi─či ak─▒lc─▒-hadari  zihniyet, politik ama├žlar u─čruna kullan─▒l─▒p istismar edildiyse de  asla yok olmad─▒. 

 

─░slam d├╝┼č├╝ncesinde ak─▒lc─▒-hadari din s├Âyleminin/zihniyetin, tezah├╝rleri farkl─▒ olmakla beraber, tipik temsilcileri aras─▒nda M├╝rcie, Rey Taraftarlar─▒ (Hanefiler), Mu'tezile, Maturidiler, Me┼č┼čai filozoflar ve Me┼č┼čailikten etkilendi─či ├Âl├ž├╝de E┼č'arilik say─▒labilir. ├ľzellikle Mu'tezile, Maturidileler ve  M├╝rcie gibi doktriner topluluklar ve me┼č┼čai filozoflar, dinin rasyonelle┼čmesi s├╝recinde, ve ahlaki, siyasi, felsefi ve itikadi konularda kutsal metinlerin sistematik bir bi├žimde yorumlanmas─▒na b├╝y├╝k katk─▒da bulunmu┼člard─▒r.


 

M├╝rcie, Hz. Peygamber'in iman birli─či esas─▒ ├╝zerine kurdu─ču toplumu sarsan Emevi-Ha┼čimi ├žeki┼čmesinin  ├Ân├╝ne ge├žebilmek i├žin " Din, birlik ve beraberliktir. ( ed-Din bi'l-Cemaa) "  fikrini esas alan ho┼čg├Âr├╝ ve m├╝samahaya dayal─▒ uzla┼čmac─▒ bir anlay─▒┼č geli┼čtirdi. Harici tekfir anlay─▒┼č─▒na ve tehdi┼č eylemlerine, Emeviler ve Ha┼čimiler aras─▒nda ya┼čanan etnik ve siyasi ├žeki┼čmelere, Emevilerin mevaliye yapt─▒klar─▒ zulme kar┼č─▒ bir tepki olarak do─čan ve farkl─▒ anlay─▒┼člar─▒ ho┼čg├Âren bu  yakla┼č─▒m, temelde  m├╝sl├╝manlar─▒n e┼čitli─čini savunuyor ve siyasi, dini ve etnik ayr─▒l─▒kc─▒l─▒─ča son vermek istiyordu. Haricilik ne kadar bedevi bir tezah├╝r├╝ temsil ediyorsa, M├╝rcie de,   onun kar┼č─▒s─▒nda hadarili─či temsil ediyordu. ├ç├╝nk├╝ M├╝rcie, daha ├žok,  Emevi-Ha┼čimi ├žeki┼čmesinde tarafs─▒z kalan ┼čehirli Araplar aras─▒nda ve yerle┼čik hayata al─▒┼č─▒k Arap olmayan m├╝sl├╝manlar aras─▒nda taraftar buldu.  ─░man ve amel aras─▒nda ay─▒r─▒m yapmalar─▒, baz─▒ alimlerce ahlaki kay─▒ts─▒zl─▒k olarak yorumland─▒ysa da, harici zihniyetin tehdi┼č eylemleri ve b├╝y├╝k g├╝nah i┼čleyenleri tekfir ederek ├Âld├╝rme ┼čeklindeki olduk├ža tehlikeli bir fikrin  teolojik temellerini ├ž├╝r├╝tmek konusunda ├Ânemli bir rol oynad─▒. ─░mana girmeyi kolayla┼čt─▒rd─▒ ve imandan ├ž─▒kmay─▒ zorla┼čt─▒rd─▒.  M├╝sl├╝manlar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ her yeri "─░man Yurdu" telakki ederek K─▒ble Ehli'ni, farkl─▒ g├Âr├╝┼č ve anlay─▒┼člar─▒ dolay─▒s─▒yla ve i┼čledikleri g├╝nahlar─▒ sebebiyle, b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar bu eylemin k├╝f├╝r oldu─čunda birle┼čmedikleri s├╝rece, alaya almad─▒k├ža, haramlar─▒ helal saymad─▒k├ža asla tekfir edilemeyece─či ┼čeklinde bir prensip geli┼čtirdiler.   Ayr─▒ca "Te'nzili (manas─▒ a├ž─▒k ve kesin ayeti) inkar etmedik├že tevili (ayete getirilen yorumu) inkar etmekle k├╝fre d├╝┼č├╝lmez. "  ilkesiyle  dini anlama u─čuruna ileri s├╝r├╝len b├╝t├╝n g├Âr├╝┼člerin ifade edilmesi i├žin teorik alt yap─▒y─▒ haz─▒rlamaya ├žal─▒┼čt─▒lar.  Siyasi  g├Âr├╝┼čleri ve faaliyetleriyle tan─▒nan bu kesimler, Hilafetin Kurey┼člili─či fikrine kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒lar ve idarenin ┼čura (┼č├╗r├ó beyne'l-M├╝slim├«n)  ve ├žo─čunlu─čun r─▒zas─▒yla se├žilecek (bey'a li'r-R─▒za) kimseler taraf─▒ndan y├╝r├╝t├╝lmesini  ve ├žo─čunlu─čun istedi─či bir kimsenin vali olarak se├žilmesini istediler.


M├╝rcie, akla ├Ânem veren ve ak─▒l y├╝r├╝tmeye dayal─▒ bir f─▒k─▒h geli┼čtirmesi  dolay─▒s─▒yla Rey taraftarlar─▒ olarak isimlendirildi. Bu s─▒fatla, Abbasilerin ilk  d├Âneminde, ba┼čkad─▒l─▒k ve kad─▒l─▒k makamlar─▒n─▒ ellerinde tuttular. Baz─▒lar─▒na g├Âre, Allah, Nebisi'yle kullar─▒na helal ve haram, farz ve h├╝k├╝mler konusunda her ┼čeyi g├Ândermemi┼čtir. E─čer g├Ândermi┼č olsayd─▒, fakihler, bu konularda Nebi'den gelen ┼čeyleri rivayet ederlerdi. Oysaki onlar, b├╝t├╝n bu konularda sadece d├Ârt bin hadis rivayet etmektedirler. Hakk─▒nda rivayet bulunmayan di─čer konular─▒, insanlar─▒n incelemesi ve kendi re'yini kullanmalar─▒ gerekmektedir. 

Ak─▒lc─▒ s├Âylemin bir ba┼čka tezah├╝r├╝ olan Mu'tezile, genelde Arap olmayan entellekt├╝lel ├ževrelerce sistemle┼čtirildi. Akla ve ak─▒l y├╝r├╝tmelere b├╝y├╝k ├Ânem veren Mu'tezili alimler, yabanc─▒ din ve k├╝lt├╝rlere kar┼č─▒ ─░slam'─▒n savunmas─▒n─▒ yapt─▒ ve bu konuda y├╝zlerce eser yazd─▒lar. ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde, ├Âzg├╝n ve ak─▒lc─▒ bir Teoloji/Kelam geli┼čtirdiler.  Maturidi, bilginin kaynaklar─▒ problemini, Kelam ilminin konular─▒ aras─▒na alm─▒┼č ve daha sonra Mutezile ve di─čer mezheplerden baz─▒ alimler bu gelene─či s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r. ├ľzellikle Maturidiler ve Mutezililer, itikadi konularda "delaleti kati ve s├╝butu kati naslar─▒ kesin bilgi kayna─č─▒" olarak kabul etmi┼člerdir. B├╝t├╝n ayetlerin s├╝butu kati oldu─čundan, delaleti a├ž─▒k ve net olmayan m├╝te┼čabih ve kapal─▒ ayetleri kesin bilgi ifade etmedi─činden yoruma gitmi┼člerdir.


Hadislere gelince, itikadi konularda Haber-i Ahad'─▒n kullan─▒m─▒ndan sak─▒nm─▒┼člard─▒r. Ayetler i├žin uygulad─▒klar─▒ ilkeyi M├╝tevatir Hadislere de uygulam─▒┼člard─▒r. Ameli ve di─čer sahalarda da, her bir hadis tek tek h├╝k├╝m koyucu ya da delil, h├╝k├╝m ve as─▒l olarak kabul edilmemi┼č, Kur'an'a ve akla ters d├╝┼čmemesi durumunda kullan─▒lm─▒┼člard─▒r.  Mutezili alimler, be┼č temel esastan Tevhid ve Adaletin, ak─▒lla bilinebilece─čini, iyili─či ├Âzendirmek k├Ât├╝l├╝kten sak─▒nd─▒rmak ilkesininse hem ak─▒l hem de nakille bilinebilece─čini ileri s├╝rm├╝┼člerdir.  Hatta bu metodlar─▒n─▒, " ak─▒l esast─▒r, nass tevil edilir  veya ak─▒l ├Ânce nakil sonra gelir" ┼čeklinde formulle┼čtirdiler. A┼č─▒r─▒ ak─▒lc─▒l─▒klar─▒, bir paradoks olarak, mutlak do─čruluk iddias─▒nda bulunmalar─▒na; bu da, kendi d─▒┼č─▒ndakileri siyasi erki de kullanarak  kendi g├Âr├╝┼člerini zorla benimsetme yoluna gitmelerine sebep oldu. Bu y├╝zden mahkum edildiler.


Maturidiler ve Mu'tezile, baz─▒ farkl─▒l─▒klarla birlikte, husun ve kubuh konusundaki g├Âr├╝┼čleriyle de, objektif bir ahlak anlay─▒┼č─▒n─▒n ├Ânc├╝leri oldular. Her iki ekol, Allah'─▒ tan─▒man─▒n aklen vacip oldu─čunu ileri s├╝rerek Peygamber gelmese de her insan─▒n akl─▒yla Allah'─▒n varl─▒─č─▒n─▒ bulup inanmakla y├╝k├╝ml├╝ oldu─ču sonucuna vard─▒lar. Maturidilik ve Mutezile, daha ├Ânce M├╝rcii ├ževrelerde ├╝retilen ak─▒lc─▒ f─▒k─▒h anlay─▒┼č─▒n─▒ benimsekle kalmad─▒lar, ona ├Ânemli katk─▒larda bulundular. Baz─▒ Zeydiler dahi, bu f─▒kh─▒n etkisinde kald─▒lar. Ayr─▒ca ─░slami bilimlerde bir yorum metodu olarak, dirayet metodunun temellerini att─▒lar. Di─čer taraftan Zeydi alimler ve  ─░mamiyye ┼×ias─▒'n─▒n Usuli Kelamc─▒lar─▒ da, Mutezile'nin kelami ak─▒lc─▒l─▒─č─▒ndan b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de yararland─▒lar. Onlar─▒n kelami g├Âr├╝┼čleri incelendi─činde bu etkilenmenin izlerini a├ž─▒kca g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r.  ─░slam felsefesi, M├╝rcie ve Mutezile'nin daha ├Ânceden haz─▒rlad─▒─č─▒ ak─▒lc─▒ bir zemin ├╝zerinde geli┼čme imkan─▒ buldu. Filozoflardan ─░bn Sina, Allah'─▒n insano─člu i├žin verdi─či, onu hatadan koruyacak en ├Ânemli iki esastan birisinin vahiy, di─čerinin ak─▒l oldu─čunu  bir ilke olarak benimsedi.  Bunun sonucunda ─░slam filozoflar─▒ da, hem m├╝sl├╝manlara has bir felsefe gelene─či olu┼čturdular, hem de Yunan Felsefesi'nin bat─▒ya ula┼čt─▒r─▒lmas─▒nda k├Âpr├╝ g├Ârevi g├Ârd├╝ler.


Ak─▒lc─▒ din s├Âylemi, Mutezile'nin, M├╝rcie'nin ve Me┼č┼čai filozoflar─▒n mahkum edilmesiyle beraber,  eski g├╝c├╝n├╝ kaybetti. Hanefilik ve Maturidilik, g├╝n├╝m├╝ze kadar, ya┼čamaya devam ettiyse de, ba┼člang─▒├žtaki ak─▒lc─▒l─▒─č─▒n─▒ ├Âzg├╝n bi├žimde s├╝rd├╝ren alimler ├ž─▒karamad─▒. Ak─▒lc─▒l─▒k ve re'ycilikle su├žlanmalar─▒ dolay─▒s─▒yla, g├Âr├╝┼člerini hadislerle temellendirme ├žabas─▒ i├žerisine girdiler. Bunun sonucunda, asliyetini muhafaza edemeyerek, gelenek├ži zihniyetin  etkisi alt─▒nda kald─▒lar ve kendilerine has  epistemolojilerini  geli┼čtiremediler.


Zamanla,  ak─▒l, te'vil, delil, burhan, nazar, rey, tefekk├╝r, teemm├╝l, tedebb├╝r, istinbat, k─▒yas ve yak─▒ni bilgi  kavramlar─▒ ak─▒lc─▒ din s├Âyleminin bilgi kuram─▒nda hakim g├Âstergeleri oldu. Bu s├Âylemin M├╝rcie, Rey Taraftarlar─▒ ve Maturidiler ├╝zerindeki tezah├╝r├╝, " Din, birlik ve b├╝t├╝nl├╝kt├╝r;  nazar, rey ve istidlaldir." ┼čeklinde; Mutezile ve  Me┼č┼čai filozoflarda, " Din, ak─▒l, rey ve burhanla anla┼č─▒l─▒r." ┼čeklinde oldu.


Sonu├ž olarak, ak─▒lc─▒-hadari  din s├Âyleminin/zihniyetinin; ├žo─čulcu din anlay─▒┼č─▒, sistematik d├╝┼č├╝nce ve ak─▒lc─▒l─▒k (Rey Taraftarl─▒─č─▒), bireysel sorumluluk, bireysel dindarl─▒k, akla  dayal─▒ din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝;  m├╝sl├╝manlar─▒n e┼čitli─či; tevil; sorgulama ve ele┼čtirme, farkl─▒ g├Âr├╝┼člere ve anlay─▒┼člara tahamm├╝l  gibi temel ├Âzellikleri bulunmaktad─▒r.

 

3-Gelenek├ži-Muhafazakar Din S├Âylemi
─░nsanlar, al─▒┼č─▒k olduklar─▒ hayat─▒n devam etmesini ve de─či┼čmemesini isterler. D├╝zen ve istikrardan yana olan insan, tabiat─▒ istikrars─▒zl─▒─ča ve  kaosa kar┼č─▒d─▒r. Bu sebeple, ├žo─ču kere, zorunlu ve hakl─▒ da, olsa yap─▒lan baz─▒ de─či┼čikliklere kar┼č─▒ ├ž─▒kar ve geleneklerinde israr ederler. Bu durum onu, muhafazakar ve gelenek├ži olmaya zorlar. Psikolojik ara┼čt─▒rmalar, bu ger├že─či ┼ču ┼čekilde tespit etmektedir: "─░nsan tabiat─▒n─▒n en ├Ânemli ├Âzelliklerinden birisi,  uzun s├╝re ├Ânce ya┼čanm─▒┼č olan "alt─▒n ├ža─ča" geri d├Ânme veya onu yeniden ya┼čama arzusudur. Bu bireysel zihnin bir vasf─▒d─▒r, ├Âyleki daima hayat─▒n─▒n ilk y─▒llar─▒n─▒, b├╝t├╝n hayat─▒n─▒n en g├╝zel y─▒llar─▒ olarak an─▒msar. Bu be┼čeri hususiyet, ge├žmi┼č tarihin kazan─▒mlar─▒n─▒ tekrar elde etmeyi arzular."   Bu duygu, zaman zaman, insanl─▒k tarihinde k├Âkl├╝ ve ani sosyal, siyasi ve dini  de─či┼čimlerin ya┼čand─▒─č─▒ d├Ânemlerde, toplumsal muhafazakarl─▒─ča ve gelenek├žili─če d├Ân├╝┼čebilir. ├ľzellikle gelenek bir peygamber ve ona yak─▒n nesillerinin dini tecr├╝beleriyle olu┼čmu┼čsa ve dini geleneklerden b├╝y├╝k sapmalar s├Âzkonusuysa,  o zaman bu tav─▒r, daha kat─▒ bir  ┼čekilde ge├žmi┼čin b├╝t├╝n├╝yle kutsalla┼čt─▒r─▒lmas─▒na, siyasi, hukuki, sosyal, ahlaki ve dini alanlarda tekrar bu d├Âneme d├Ân├╝┼č taleplerinin y├╝kselmesine sebep olabilir.


─░slam d├╝┼č├╝ncesinde gelenek├ži din s├Âyleminin en tipik temsilcileri, Hadis Taraftarlar─▒ ve Selefilikle onlar─▒n alt gruplar─▒ olan ┼×afiilik, Malikilik, Hanbelilik ve Zahirilik olmu┼čtur. Hadis taraftarlar─▒, sadece hadisler konusunda derinle┼čmi┼č bir meslek grubu olmay─▒p,  M├╝rcie, ┼×ia ve Mu'tezile  kadar etkili olmu┼č  hicri II./VIII. asr─▒n ikinci yar─▒s─▒nda te┼čekk├╝l etmi┼č ├Ânemli ekollerden birisidir. Abbasilerin kurulmas─▒yla dini, siyasi ve sosyal alanlarda k├Âkl├╝ de─či┼čiklikler ya┼čanmaya ba┼članm─▒┼čt─▒r. Bu bir ├žok bak─▒mdan gelene─čin g├Âzard─▒ edilmesi veya y├╝r├╝rl├╝kten kald─▒r─▒lmas─▒ olarak alg─▒land─▒. Bu arada Havaric, M├╝rcie, ┼×ia (Raf─▒za/Zeydiyye) ve Kaderiyye/Mutezile gibi pek ├žok mezhep te┼čekk├╝l etmi┼č veya baz─▒lar─▒ hen├╝z bu s├╝reci ya┼č─▒yordu.


 

B├╝t├╝n bu olu┼čumlar─▒n neticesinde, bir tak─▒m yeni fikirler (bid'at) zuhur etmi┼č,  tart─▒┼č─▒lmayan konular g├╝ndeme gelmi┼č, daha ├Ânce Kitab ve S├╝nnet'in i├žinde kal─▒narak s─▒n─▒rl─▒ bir ┼čekilde kullan─▒lan ak─▒l ve re'y,  teknik anlamda (K─▒yas/─░ctihad├╝'r-Re'y) ve daha ├žok  kullan─▒lan bir kaynak olmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. ┼×i├« olu┼čumlar ─░mamet konusu; M├╝rcie ─░man konusu; Mu'tezile ise be┼č esas konusunda,  akl─▒ ve  bir tak─▒m akl├« istidlalleri s─▒k s─▒k kullan─▒r olmu┼čtu. Ayr─▒ca bu konularda baz─▒ mezheplerin kendilerini desteklemek i├žin bir tak─▒m hadisler uydurma faliyetleri artm─▒┼čt─▒. ├ťstelik, bunlar aras─▒nda k─▒yas─▒ya bir fikr├« m├╝cadele sonucu ─░slam toplumu farkl─▒  gruplara ayr─▒lm─▒┼čt─▒. ├ľzellikle yabanc─▒ k├╝lt├╝rlerle temas sonucu M├╝sl├╝manlarla di─čer din ve felsefe mektepleri aras─▒nda meydana gelen tart─▒┼čmalar─▒n yo─čunla┼čmas─▒, Abbas├« y├Ânetiminin   daha ├žok ┼×i├«, M├╝rci├« ve Zeyd├« ├ževrelerle yak─▒n temas i├žerisinde olmalar─▒,  bu olu┼čumlar─▒n d─▒┼č─▒nda kalan  ├ževrelerde sert tepkilerle kar┼č─▒land─▒. ─░┼čte, ─░slam  d├╝nyas─▒nda bu fikir ├žat─▒┼čmalar─▒n─▒n ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒yla birlikte  'hadise muhalefet cerey├ón─▒'n─▒n do─čmas─▒, buna kar┼č─▒l─▒k olmak ├╝zere de bir ' Ehl-i S├╝nnet Cephesi'nin te┼čekk├╝l├╝ ka├ž─▒n─▒lmaz hale gelmi┼čti. Nitekim bu cephe Ehl-i S├╝nnet muhitinde Hadis Taraftarlar─▒'nca kurulmu┼č ve onlar b├╝t├╝n bu ├že┼čit f─▒rkalarla m├╝cadelede Ehl-i S├╝nnet'in bayraktarl─▒─č─▒n─▒ ├╝zerlerine alm─▒┼člard─▒.  Ashab├╝'l-Hadis, bu tarihten itibaren, m├╝sl├╝manlar─▒ i├žinde bulunduklar─▒ par├žalanm─▒┼čl─▒ktan kurtarmak,  toplum hayat─▒n─▒ idealle┼čtirilen Hz. Peygamber d├Ânemine g├Âre  ┼čekillendirip, birlik ve b├╝t├╝nl├╝k i├žerisinde ya┼čatmak i├žin Kitab'─▒n yan─▒s─▒ra, ├ž├Âz├╝m├╝n Hz. Peygamber'in hadislerleri ve sahabe ve tabi├«nin s├Âzlerinde oldu─čuna inanarak, bunlar─▒ biraraya toplay─▒p, konular─▒na g├Âre tasnif eden, genelde g├Âr├╝┼člerini hadislere dayand─▒ran, onlara ba─članmay─▒ te┼čv├«k eden ve  Kitap ve Hadis'ten ba─č─▒ms─▒z re'y kullanmaktan sak─▒nd─▒ran ve onu kullananlar─▒ ele┼čtiren kimselerin m├╝┼čterek ad─▒ olmu┼čtur.  


Hadis Taraftarlar─▒, sahip olduklar─▒ zihniyet gere─či, Kur'an'dan ├žok asarla me┼čgul olmu┼člar, mesailerini daha ├žok hadisleri ve asar─▒ dinleme, rivayet etme,  onlar─▒ f─▒kh├« veya akidev├« konulara g├Âre tasnif ederek  yaz─▒ya ge├žirmeye harcam─▒┼člard─▒r. Dolay─▒s─▒yla, isnatla rivayet etmek veya hadis rivayeti,   dinin korunmas─▒ olarak g├Âr├╝ld├╝.  Bu y├╝zden, eserlerine S├╝nnet, hadis veya asara tabi olman─▒n faziletiyle ilgili  ├Âzel b├Âl├╝mler veya ba┼čl─▒klar koymu┼člard─▒r. Bu itibarla gelenek├ži s├Âylemde, itikad, ibadet, ahlak, siyaset ve k├╝lt├╝rle ilgili pek ├žok konu iman─▒n ┼čubeleri alt─▒nda incelenmi┼čtir. "Dinin asardan ibaret "  oldu─čunu iddia eden bu anlay─▒┼ča g├Âre, hadisler ve asar Usul├╝'t-Tevhid, Va'd ve Va├«d, Allah'─▒n s─▒fatlar─▒, Cennet ve Cehennem, Allah'─▒n yerde ve g├Âkte zat─▒n─▒ isbat etmek i├žin yaratt─▒─č─▒ deliller, melekler ve vazifeleri, Nebilerin k─▒ssalar─▒, zahid ve evliyan─▒n haberleri, fakihlerin g├Âr├╝┼čleri, Arap ve Arap olmayan k─▒rallar─▒n siretleri, ge├žmi┼č ├╝mmetlerin k─▒ssalar─▒, Resulullah'─▒n megazisi ve seriyyeleri, hukuki kararlar─▒, hutbeleri, vaazlar─▒ mucizeler, han─▒mlar─▒, ├žocuklar─▒, yak─▒nlar─▒ ve ashab─▒ ile ilgili b├╝t├╝n bilgileri ve Kur'├ón'─▒n tefsirini, sahabenin ahkamla ilgili s├Âzlerini, m├╝ctehid fukahadan kimin ne g├Âr├╝┼č├╝ benimsedi─či konusundaki b├╝t├╝n bilgileri i├žerir.   Asar'─▒n bir tak─▒m akli temellendirmeler ve ┼čahsi yorumlar i├žerdi─či bilinmekle beraber, bu yorumlar, Hz. Peygamber, sahabe veya tabiine ait olmas─▒ dolay─▒s─▒yla, belli bir d├Ânemden sonraki insanlar─▒n yorumlar─▒, de─čer itibariyle onlar─▒n yorumundan sonra gelir. ├ç├╝nk├╝ daima ilk iki neslin fikirleri, bilginin de─čeri itibariyle daha ├Ânceliklidir. Bu anlay─▒┼č ise, sonraki nesilleri hep selefin birikimini t├╝ketmeye ve onlar─▒n fikirlerini ┼čerh etmeye g├Ât├╝rm├╝┼čt├╝r. Hadis Taraftarlar─▒'n─▒n meydana getirdikleri hadis musannefat─▒ incelendi─činde, genel olarak ├žal─▒┼čmalar─▒n─▒n bu sebeple hadis, s├╝nnet ve asar ├╝zerine odakla┼čt─▒─č─▒ ve b├╝t├╝n ger├žeklerin hadislerden ├ž─▒kar─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒ld─▒─č─▒ a├ž─▒kca g├Âr├╝lecektir.


Hadis Taraftarlar─▒, ├žok ├Âzel bir misyon y├╝klenerek, ┼čeriat─▒n korunmas─▒ ve bidatleri y─▒kma ┼čeklinde ├žok ├Âzel bir misyon ├╝stlenerek sadece kendilerinin kurtulu┼ča eren bir f─▒rka oldu─čunu iddia etmi┼člerdir. Bu grubun mensuplar─▒, ├žok az istisnayla birlikte naslardan ba─č─▒ms─▒z re'ye, akl├« istidlallere ve ki┼čisel yorumlara kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼člar ve  bunlar─▒ bilgi kayna─č─▒ olarak benimseyip kulland─▒klar─▒ i├žin Re'y Taraftarlar─▒'n─▒  ele┼čtirmi┼čler ve onlar─▒ " S├╝nnet d├╝┼čmanlar─▒" olarak su├žlam─▒┼člar─▒dr.  Dinin re'y, felsefe, nazar ve kelama dayand─▒r─▒lamayaca─č─▒ ilkesini benimsedikleri i├žin, Kur'an ve S├╝nnet'le ilk nesillerin bunlardan anlad─▒klar─▒n─▒ tek kaynak olarak kabul etmi┼člerdir. Bu zihniyet, reyle h├╝k├╝m verme, tevile ba┼čvurma ve  ak─▒l y├╝r├╝tmeyi, ki┼čiyi dalalete/sap─▒kl─▒─ča ve f─▒ska d├╝┼č├╝ren bidatcilerin silah─▒ olarak kabul etmi┼čtir. Kesin bilgi ifade eden ilim ve f─▒k─▒h, Hz. Muhammed'in getirdi─či kitap ve hadis/s├╝nnettir,  re'y de─čildir. Re'y ise, ki┼čisel zanna dayal─▒d─▒r ve kesin/hakik├« bilgi ifade etmez.  Re'yle h├╝k├╝m vermek bid'ate d├╝┼č├╝r├╝r.  Din'de b├Âyle  bir bilgiye, zorunlu olmad─▒kca m├╝racat edilmez.  Seleften bir grubun, yapt─▒klar─▒ teville k├╝fre girme ve fas─▒k olma ihtimali dolay─▒s─▒yla Haric├«, Kader├« ve ┼×i├«lerden hadis rivayetini dahi yasaklad─▒─č─▒ s├Âylenmektedir.  Onlara g├Âre, re'y de─či┼čkendir, bu durumda dinin anla┼č─▒lmas─▒ da de─či┼čmektedir. Halbuki din, Hz. Peygamber ve ilk iki nesil taraf─▒ndan en g├╝zel ┼čekilde anla┼č─▒lm─▒┼č ve yorumlanm─▒┼čt─▒r. Bize d├╝┼čen Selefe ittibad─▒r. Dinde ise, de─či┼čme yok, selefe  ittiba vard─▒r. Bu sebeple, onlar aras─▒nda  de─či┼čken olan ki┼čisel yorumlar─▒n Kitap ve S├╝nnet'ten ba─č─▒ms─▒z olarak f─▒k─▒hta ve  itikad├« konularda kullan─▒lmas─▒yla ilgili ├Ânemli g├Âr├╝┼č ayr─▒l─▒klar─▒ mevcuttur.  Hadis F─▒kh─▒'n─▒n usul├╝n├╝ yazan ┼×afi├«, akl─▒n ve re'yin f─▒k─▒hta kullan─▒m─▒n─▒ k─▒yasa hasretmi┼č ve  k─▒yas─▒ da nassa ba─čl─▒ k─▒larak s─▒n─▒rland─▒rm─▒┼č ve ancak  zorunlu durumlarda kullan─▒labilece─čini iddia etmi┼čtir. Dogmatik gelenek├ži zihniyetin temsilcilerinin ├Ânemlileri, genellikle, Arap't─▒r. Araplar─▒n ya┼čant─▒lar─▒ ve k├╝lt├╝rlerinde ├Ânceden beri var olan ge├žmi┼čten gelenlere ba─čl─▒l─▒k anlam─▒ndaki s├╝nnet telakkileri onlarda Kitap, S├╝nnet ve Sahabe ve Tabi├«n'e ittiba ┼čeklinde tezah├╝r  etmi┼č g├Âr├╝nmektedir.  Bu sebeple, Arab'─▒ sevmek, iman─▒n ┼čubelerinden birisi kabul edilmi┼čtir.  Sosyal de─či┼čmenin daha az ya┼čand─▒─č─▒, istikrar─▒n ve muhafazakarl─▒─č─▒n hakim oldu─ču, Hz. Peygamber'in uygulamalar─▒n yeterli g├Âr├╝ld├╝─č├╝    Mekke ve Medine, bu s├Âylemin  yurdu (S├╝nnet Yurdu) olarak kabul edilmi┼čtir. Bu anlay─▒┼č  reye ba┼čvurman─▒n, esir al─▒nan Arap olmayanlar─▒n i┼či oldu─ču ┼čeklinde baz─▒ hadislere yans─▒m─▒┼čt─▒r. 


Gelenek├ži/asarc─▒ din anlay─▒┼č─▒, tarihte oldu─ču gibi g├╝n├╝m├╝zde de benzer ┼čekillerde ve farkl─▒ adlarla tezah├╝r etmektedir. S├Âz├╝ edilen din s├Âylemi, bu zihniyetin temsilcileri taraf─▒ndan yaz─▒lan eserlerin ve hadis kolleksiyonlar─▒n─▒n yay─▒nlanmas─▒ ve pek ├žok dile ├ževrilerek her eve girmeye ba┼člamas─▒yla, yeniden, hem teorik hem de pratik olarak b├╝y├╝k destek g├Ârmeye   ba┼člad─▒. Bunun etkilerini en fazla Selefilik olarak kendisini takdim eden Vahhabilik, M─▒s─▒r'da ─░hvan-─▒ M├╝slimin, Hizb├╝'t-Tahrir, Nurculuk, Cemaat-i ─░slamiyye, Hindistan'da Ehl├╝'l-Hadis, Ensaru's-S├╝nne, S├╝nni baz─▒ tarikatlar ├╝zerinde a├ž─▒kca g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r.


 

B├Âylece s├╝nnet, asar, hadis, Asr-─▒ Saadet, taklit, bidat, Cahiliyye, Ehl-i S├╝nnet gibi kavramlar dogmatik gelenek├ži din s├Âyleminin hakim belirtileri oldu. Bu s├Âylem, " Din, ├ós├órdan (ilk m├╝sl├╝man nesillerin anlay─▒┼č ve uygulamalar─▒) ibarettir. "  ┼čeklinde sloganla┼čt─▒r─▒ld─▒. S├╝net ve asar merkezli bir din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ bu minval ├╝zere geli┼čtirildi. 


Sonu├ž olarak, dogmatik gelenek├ži/asarc─▒   din s├Âyleminin veya zihniyetin, Asr-─▒ Saadetin y├╝celtilmesi, selefin/ilk ├╝├ž neslin g├Âr├╝┼člerinin kutsalla┼čt─▒r─▒lmas─▒, s├╝nnet/asar merkezli din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝, rey d├╝┼čmanl─▒─č─▒, kelam ve felsefe d├╝┼čmanl─▒─č─▒, yeniliklere (Bid'at) ve yarat─▒c─▒l─▒─ča kar┼č─▒ olma, Arapc─▒l─▒k, kurtulu┼ča ermi┼člik iddias─▒, zahiri ve literal yorum, tevile kar┼č─▒ olma, sanat ve musikiye ho┼č bakmama, kat─▒ ve mutaass─▒p bir dindarl─▒k; yabanc─▒la┼čma, dogmatizm, d─▒┼člay─▒c─▒l─▒k ve tekfir etme; farkl─▒ g├Âr├╝┼člere ve anlay─▒┼člara tahamm├╝ls├╝zl├╝k; mutlak do─čruluk iddias─▒ gibi temel ├Âzellikleri bulunmaktad─▒r.

 

4-Siyasal-Karizmatik Liderci Din S├Âylemi:
─░nsanlarda, h├╝kmetme ve e─čemen olma duygusu vard─▒r. Baz─▒ kimseler, di─čer insanlara hakim olmak ve onlar─▒ y├Ânetmek ister. Bu hakimiyet arzusu, bazan onu, iktidar─▒ ele ge├žirmeye ve bu y├Ânde siyasi ve fikri ├žabalar i├žerisine girmeye sevkedebilir. Bu ama├žla  i├žinde do─čup b├╝y├╝d├╝─č├╝ siyasi ve dini k├╝lt├╝rden kendini me┼črula┼čt─▒racak deliller ve motifler bulmaya ├žal─▒┼č─▒r.  Bazan insanlar─▒n kendileri, politik-dini bir lider olarak ortaya ├ž─▒karlarken bazan da toplumun bu konudaki kabulleri ve k├╝lt├╝rleri  baz─▒ kimseleri veya soylu aileleri kendileri i├žin kurtar─▒c─▒ olarak g├Âr├╝rler.  Bu tutum, imparatoru yar─▒-tanr─▒ gibi g├Âren Sasaniler  ve Eski Yak─▒n Do─ču toplumlar─▒nda ve mesih inanc─▒n─▒n bulundu─ču Hristiyan ve Yahudilikten ─░slam'a  ge├ženler aras─▒nda daha yo─čun g├Âr├╝lebilir. ─░ktidar kavgas─▒,  kabile rekabetinin ya┼čand─▒─č─▒ toplumlar aras─▒nda da kendisini g├Âsterebilir. Toplumlar─▒n siyasi-sosyal kriz d├Ânemleri, yeni liderler ├╝retmeye ve bu duygular─▒n harekete ge├žirilmesine en uygun d├Ânemlerdir.


├ľzg├╝rl├╝kleri ellerinden al─▒nan, zul├╝m ve bask─▒ g├Âren baz─▒ insanlar, kendi fikirleriyle ve eylemleriyle politik-sosyal, dini ve ekonomik olumsuzluklar─▒ de─či┼čtirmede ba┼čar─▒s─▒z, yetersiz, aciz ve zay─▒f kald─▒klar─▒na inanmalar─▒ halinde,   ya┼čad─▒─č─▒ olumsuz toplumsal yap─▒y─▒ de─či┼čtirmek ve ger├že─či/hakikat─▒ elde etmek i├žin kendi d─▒┼č─▒nda manevi g├╝├žler aramaya veya mesih ve mehdi misyonu ├╝stlenmi┼č otorite kabul edilen karizmatik liderler ve kurtar─▒c─▒lar  ├╝reterek onlardan medet beklemeye ba┼člarlar. B├Âyle insanlar, ezilmi┼člik psikolojisi i├žerisinde sa─čl─▒kl─▒ d├╝┼č├╝nemezler ve ba┼čkalar─▒n─▒n liderli─čine ve ba┼čkalar─▒n─▒n onlar─▒ y├Ânetme veya y├Ânlendirmesine ihtiya├ž duyarlar. Baz─▒ insanlar,  ge├žmi┼če bak─▒p daha ├Ânce ya┼čad─▒─č─▒ ba┼čar─▒l─▒ ve verimli g├╝nleri hat─▒rlayarak onunla nas─▒l ├Âv├╝n├╝yorlarsa,  b├Âyle bir hayat─▒ ya┼čayamam─▒┼č veya ├Ânceden ya┼čam─▒┼č, fakat daha sonradan kaybederek b├╝y├╝k zul├╝m ve haks─▒zl─▒klara d├╝├žar kalm─▒┼č kimseler  ve toplumlar da, daha iyi bir gelecek beklentisi i├žerisine girerler. Buna g├╝cleri yetmedi─či durumlarda, karizmatik ki┼či ve soylu aileleri kurtar─▒c─▒ (imam/mehdi/mesih) olarak g├Âr├╝rler. Bu en tipik bi├žimde dindar ki┼čilerde g├Âr├╝l├╝rse de, asl─▒nda sadece onlara has bir ├Âzellik de─čildir. Tarih boyunca ve g├╝n├╝m├╝zde bir ├žok toplum ve devlette ya┼čanm─▒┼č be┼čeri, tarihi, siyasi, k├╝lt├╝rel, sosyolojik  ve dini bir olgudur. Bundan dolay─▒, devletler ve toplumlar, muhafazakar ve radikal iki e─čilimin m├╝cadelesiyle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kalm─▒┼čt─▒r. McComas'─▒n da dedi─či gibi, "tarih bu iki grup aras─▒ndaki m├╝cadelelerin bir dizi sonucundan ibarettir." 


Toplumsal  bunal─▒mlar─▒n ve siyasi iktidar m├╝cadelelerinin ya┼čand─▒─č─▒ toplumlarda, mevcut meselelerin ├ž├Âz├╝m├╝nde manevi deste─če ve be┼čer ├╝st├╝ ├Âzelliklere sahip oldu─čuna inan─▒lan bir kurtar─▒c─▒ beklenmesi, be┼čeri, siyasi, k├╝lt├╝rel, tarihi ve dini bir olgudur. Ancak kurtar─▒c─▒ ve karizmatik lider aray─▒┼č─▒, ├Âncelikle be┼čeridir. Yahudilik, Hristiyanl─▒k, Hinduizm, ─░slamiyet ve di─čer baz─▒ din mensuplar─▒, bu be┼čeri  psikolojik tutumu, dini alana ta┼č─▒yarak me┼črula┼čt─▒rma  yoluna gitmi┼člerdir. Yahudilerin kurtar─▒c─▒ olarak Mesih'i; Hristiyanlar─▒n ─░sa'y─▒; baz─▒ m├╝sl├╝manlar─▒n  Ha┼čimi  soyundan veya Ali'nin Fat─▒ma'dan devam eden soyundan mehdi veya mehdiler beklemesi, bu fikrin en tipik tezah├╝rleridir. 


─░slam tarihinde, "Din'i, insan veya insanlara itaat etmek ya da imama itaate tmek. "   olarak alg─▒layan "karizmatik liderci " veya " Kurtar─▒c─▒ bekleme " ┼čeklindeki politik din s├Âyleminin pek ├žok tezah├╝r├╝ne rastlamak m├╝mk├╝nd├╝r. Bunlar─▒n ba┼č─▒nda Keysaniyye, Mansuriyye ve Mu─čiriyye ba┼čta olmak ├╝zere  b├╝t├╝n  ┼×ii Gulat hareketleri, Onikimamiyye ┼×ias─▒  (Usuliler-Ahbariler), ─░smaililik -Hasan Sabbah Fedaileri-, Bat─▒nilik, Karmatiler, Zeydilik, D├╝rzilik, Nusayrilik, Kad─▒yanilik, Babilik-Bahailik, ┼×eyhilik, Oniki ─░mam'─▒n masumiletini ve imamete hak sahibi olduklar─▒n─▒ savunduklar─▒ s├╝rece K─▒z─▒lba┼č Alevilik ve benzeri ekoller gelmektedir.

 

Politik-Karizmatik liderci din s├Âyleminin ─░slam d├╝┼č├╝ncesindeki b├╝t├╝n tezah├╝rlerini geni┼č bir ┼čekilde incelemek bu makalenin s─▒n─▒rlar─▒n─▒ a┼čmaktad─▒r. Ancak bu tezah├╝rlerin hemen hemen tamam─▒n─▒n  ┼×ii k├╝lt├╝r havzas─▒yla do─črudan ya da dolayl─▒ olarak ili┼čkisinin oldu─ču bir ger├žektir.  Bu bak─▒mdan ┼×ia'n─▒n inan├ž, ibadet, ahlak ve ilim anlay─▒┼člar─▒nda bu s├Âylemin ne kadar etkili oldu─ču ├╝zerinde k─▒saca durmak istiyorum. Asl─▒nda bu inanc─▒n insanl─▒k tarihinde daha ├Ânce tezah├╝rleri bulundu─ču bilinmektedir. ┼×ia'n─▒n da, imamlara y├╝kledi─či karizma ve otorite konusunda, Sasani k├╝lt├╝rden, eski gnostik k├╝lt├╝rlerden, Eski Yunan Felsefesi'nden, Ortado─ču dinlerinden Yahudi ve Hristiyanl─▒k'tan ve Hermetik k├╝lt├╝rden b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de etkilenmi┼č oldu─ču bir ├žok ara┼čt─▒rmac─▒ taraf─▒ndan ortaya konulmu┼čtur. Fazlurrahman'─▒n  tespitleri konunun daha iyi anla┼č─▒lmas─▒ a├ž─▒s─▒ndan ├Ânemli oldu─ču i├žin aynen aktarmak istiyoruz: " ┼×iilerin 8. ve 9. y├╝zy─▒llarda ortaya konulan ve daha sonra  incelikle i┼členen bu konudaki akideleri ger├žekte ─░slam ├Âncesi ─░ranl─▒lar─▒n krall─▒k anlay─▒┼č─▒ndan m├╝lhemdir. ─░slam ├Âncesi ─░ran'da kral kutsal telakki edilip, nitelikleri ne olursa olsu, kral oldu─ču anda onun, yery├╝z├╝nde "Tanr─▒'n─▒n g├Âlgesi" oldu─ču kabul edilirdi. ─░ranl─▒lar'─▒n bu ilahi kral fikrinde ┼×ia baz─▒ gnostik unsurlar─▒ ilave etmi┼č g├Âz├╝kmektedir. Mesela ─░mam'─▒n yan─▒lmaz s─▒fat─▒n─▒ haiz nihai siyasi ve dini liderin alim-i mutlak olmas─▒ gerekti─či, eski ─░ran d├╝┼č├╝ncelerinden de─čil, gnostik fikirler d├╝nyas─▒ndan gelmektedir."


Siyasal-Karizmatik din s├Âyleminin  merkezinde Masum ─░mam , Mehdi, Mehdiye a├ž─▒lan kap─▒ (Bab) ve Mesih fikri bulunmaktad─▒r. Bunlar─▒n kald─▒r─▒lmas─▒ durumunda, bu f─▒rkalar─▒n varl─▒k sebepleri ortadan kalkm─▒┼č olur. Di─čer taraftan A┼ča─č─▒ yukar─▒ bunlar─▒n tamam─▒nda, ya Ha┼čimi soyundan veya Ali'nin Fat─▒ma'dan olan  soyundan (Ehl-i Beyt) bir ki┼či ya da bu soyla alakas─▒ olmayan ki┼čiler, hayatta iken ya da ├Âl├╝m├╝nden sonra, kurtar─▒c─▒ (Mehdi/─░mam/Mesih/Allah'─▒n h├╝lul etti─či Resul)  olarak beklenmektedirler. Bu misyon, Ha┼čimi soyundan olanlara ├žo─ču kere kendileri d─▒┼č─▒ndakiler taraf─▒ndan y├╝klenirken, Ha┼čimi soyundan olmayanlara, daha ├žok kendilerince y├╝klenmi┼čtir. Mehdilikle yetinenler oldu─ču gibi m├╝ceddidlikle  ba┼člay─▒p mehdilik, mesihlik ve  resull├╝k, daha da ileri giderek ilahl─▒k  iddias─▒nda bulunanlar da olmu┼čtur.   


┼×iili─čin  inan├ž sistemi, din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝, tamamamen masum bir imam otoritesi ├žer├ževesinde ┼čekillenmi┼čtir. ─░mamiyye ┼×ia's─▒'na g├Âre, ─░slam toplumunu y├Ânetme yetkisi, Ehl-i Beyt mensubu 12 ─░mama Allah ve Resul'├╝ taraf─▒ndan nas ve tayinle verilmi┼čtir.  Allah'─▒n Peygamber g├Ândermesi kendisine nas─▒l gerekliyse, ayn─▒ ┼čekilde Peygamberden sonra imam g├Ândermesi de vaciptir. ─░nsanlara, imamlar─▒n─▒ se├žme yetkisi verilmemi┼čtir. Onlar, bu g├Âr├╝┼čleriyle  Ehl-i Beyt-i siyasalla┼čt─▒rmakla kalmad─▒lar, onlara " dini, siyasi, ilmi ve hukuki "   bir misyon bi├žtiler. Neticede imamlar ve Ehl-i Beyt, siyasal iktidar veya  menfaat pe┼činde olanlar─▒n, bu ama├žlar─▒na ula┼čmalar─▒nda bir kalkan olarak kullan─▒lmaya ba┼čland─▒. Bunu ba┼čarabilmek i├žin de  Velayet ad─▒ alt─▒nda, Usulu'd-Din i├žerisine sokarak  iman esas─▒ haline getirdiler. Muhammed R─▒za el-Muzaffer, bu imam─▒n tayini, g├Ârev ve yetkilerini ┼ču ┼čekilde belirlemektedir: "Bu imam, insanlar─▒n din ve d├╝nya i┼člerini tedbir etmek, aralar─▒nda zulm├╝, d├╝┼čmanl─▒─č─▒ gidermek, adaleti yaymak hususunda  peygamberin umumi velayetine  haizdir ve bu bak─▒mdan ─░mamet, n├╝b├╝vvetin devam─▒d─▒r. Peygamberleri g├Ândermek nas─▒l bir l├╝t├╝f ise, peygamberden sonra, onun yerine ─░mam─▒ nasbetmek de l├╝t├╝ftur ve v├╝cub-─▒ zati ile  Allah├╝ Teala'ya vacipdir; bu bak─▒mdan ─░mamet, ancak Allah Teala'dan nass ile, yahud o ─░mam'dan ├Ânceki ─░mam─▒n, onu ─░mametini beyaniyle tahakkuk eder; insanlar─▒n se├žmesiyle ve istemesiyle olmaz; ─░nsanlar dilediklerini ─░mam olarak tayin, yahud dilediklerini azl hakk─▒na da sahip de─čillerdir. Ayn─▒ zamanda insanlar ─░mams─▒z da kalamazlar." 


─░mamiyye'ye  g├Âre, ─░mamlar, peygamberler gibi masumdirlar.  Yani Ehl-i Beyt mensuplar─▒ bozuk itikadlardan ve ├žirkin davran─▒┼člardan, hata ve yanl─▒┼člardan, b├╝y├╝k ve k├╝├ž├╝k g├╝nahlardan korunmu┼č ve temizlenmi┼člerdir (─▒'smet), bu sebeple onlar─▒n s├Âzlerinin h├╝ccettir.  ─░mamlar t─▒pk─▒ Nebi ve Resuller gibi meleklerden daha ├╝st├╝nd├╝r.    Neticede ma'sum olan Ehl-i Beyt'i sevenlerin asla  ate┼če girmeyecekleri ve onlar─▒n ┼čefaat makam─▒ olduklar─▒ fikri benimsenmi┼čtir.  Hatta ─░mamiyye Ehl-i Beyt'e kozmolojik bir ├Ânem atfederek onlar─▒ yery├╝z├╝nde insanlar─▒n emniyeti ve kurtulu┼čunun vesilesi kabul ederler. ┼×├Âyleki Allah b├╝t├╝n yarat─▒lm─▒┼člar─▒ Peygamberi ve Ev Halk─▒ i├žin yaratm─▒┼čt─▒r. E─čer onlar olmasayd─▒  Y├╝ce Allah ne g├Â─č├╝, ne yery├╝z├╝n├╝, ne Cennet'i ne Cehennem'i, ne Ademi ne Havva'y─▒, ne melekleri ne de yaratt─▒─č─▒ ┼čeylerden bir tekini yarat─▒rd─▒.   Bu anlay─▒┼ča g├Âre, imamet konusu iman esas─▒d─▒r ve onu inkar eden kafirdir. ┼×ii ─░mamiyye'nin ├Ânde gelen alimlerinden ┼×eyh Saduk bu konuyu ┼ču ┼čekilde a├ž─▒klamaktad─▒r: " Onlar─▒ sevmek iman; onlardan nefret k├╝f├╝rd├╝r. Onlar─▒n buyru─ču Allah'─▒n emri; yasaklar─▒ da Allah'─▒n nehyidir. Onlara itaat Allah'a itaat; onlara itaatsizlik allah'a kar┼č─▒ gelme; onlar─▒n dostlar─▒ Allah'─▒n dostu (Veli) ve d├╝┼čmanlar─▒ da Allah'─▒n d├╝┼čmanlar─▒d─▒r."  


─░mamiyye, Ehl-i Beyt'e ve oniki imama dini, siyasi ve hukuki bir karizman─▒n yan─▒s─▒ra bir de ilmi karizma y├╝klemi┼čtir, dolay─▒s─▒yla onlar─▒n bu yetkilerini inkar eden, bir hadiste bildirildi─čine g├Âre,  k├╝fre girer: " Benden sonra Ali'inin imam oldu─čunu inkar eden, benim  peygamberli─čimi inkar eder; ve benim Peygamberli─čimi inkar eden de Allah'─▒n Rab olu┼čunu inkar etmi┼č olur. "  Buna benzer bir rivayette de oniki imama itat eden kimsenin Allah'a itat etmi┼č, onlardan birisini inkar edenin Allah'─▒ inkar etmi┼č olaca─č─▒ bildirilmi┼čtir.  ─░mamlar─▒n ilmi karizmalar─▒ ve ilahi bir bilgiyle donat─▒ld─▒klar─▒ hususu da, ┼×ii alimler taraf─▒ndan ┼č├Âyle a├ž─▒klanmaktad─▒r: " ─░mam─▒n, ilahi h├╝k├╝mlere, ilahi maarife, b├╝t├╝n bilgilere sahip olmas─▒, peygamber, yahud kendisinden ├Ânceki imam vas─▒tas─▒ylad─▒r. Yepyeni bir ┼čey hakk─▒nda da ima, Allah Teala'n─▒n, ona ihsan etti─či kutsi kuvvetle, ilham yoluyla gere─či gibi h├╝kmeder; o ┼čeyi k├╝nh├╝yle anlar, bilir, Bir ┼čeye y├Ânelirse ve bilmek dilerse, o ┼čey hakk─▒nda ancak ger├že─či bilir; yan─▒lmaz, ┼č├╝pheye d├╝┼čmez; bu hususta akli delillere, yahud belletenlerin beletmesine ihtiyac─▒ yoktur."  Bu ┼čekilde inand─▒klar─▒ndan dolay─▒, onlar Kur'an'─▒ yorumlama hakk─▒n─▒ da ond├Ârt masuma, yani Ehl-i Beyt'e vermi┼člerdir.  Hatta Hz. Peygamber'in s├╝nnetlerini kabul i├žin, yaln─▒zca kendilerince benimsenmi┼č sahabeden veya ond├Ârt masumdan gelmesini ┼čart ko┼čmu┼člard─▒r.  


Asl─▒n'da ┼×ia'n─▒n siyasal tarihi, 12 imam nazariyesine g├Âre yeniden in┼ča edilmi┼č tamamen politik bir tarihtir ve ─░slam'─▒n siyasalla┼čt─▒r─▒lma projesidir. ─░mamlar─▒ sevmek veya sevmemek dahi dinile┼čtirilmi┼čtir. ─░slam toplumunun kaderi belli bir soyun ya belli bir d├Ânemden sonra da ortada olmayan gizlendi─čine inan─▒lan g├Âzlenen bir ki┼činin tekeline terkedilmek istenmi┼čtir. Bu y├╝zden yazd─▒klar─▒ eserlerin tamam─▒nda bu nazariye ile ilgilenilmi┼čtir. ┼×ia'n─▒n yazd─▒─č─▒ tefsirlerin tamam─▒na yak─▒n─▒, politik-masum imam anlay─▒┼č─▒ ├žer├ževesinde ve bu anlay─▒┼č─▒n isbatlanmas─▒ i├žin yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. O kadar ileri gidilmi┼čtir ki, sanki Kur'an ─░mam─▒ isbatlamak i├žin indirilmi┼č bir kitap olarak g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r.  Bunu isbat etmede yetersiz kal─▒nd─▒─č─▒nda, bu ayetlerin Kur'an'dan ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒n─▒  iddia edenler olmu┼čtur. Ayr─▒ca bu imamlar─▒n, imamete hak sahibi olduklar─▒n─▒ isbatlayabilmek i├žin ikibin kan─▒t─▒ toplayan Elfeyn ve benzeri ciltler dolusu  eserler yaz─▒lm─▒┼č ve neticede binlerce insan─▒n politik anlay─▒┼č─▒ bu ┼čekilde belirlenmi┼čtir. Bunun sonucunda S├╝nnilik, bu imamet anlay─▒┼č─▒n─▒ ├ž├╝r├╝tmek ve buna tepkisel olarak geli┼čtirdikleri kendi Hilafet nazariyelerini ispatlama gayretine girmi┼člerdir.


Ehl-i Beyt'in kan─▒ ve intikam─▒  ya da  onlar ad─▒na iktidar─▒ ele ge├žirmek i├žin ortaya ├ž─▒kan bir ├žok siyasi f─▒rka, binlerce insan─▒n ├Âl├╝m├╝ne sebep olmu┼čtur. ─░mamlar─▒, velayet sahipleri olarak o kadar y├╝kseltmi┼člerdir ki nebilerle ayn─▒ mertebeye koymu┼člard─▒r. ├ľyleki baz─▒ yazarlar ve f─▒rkalara g├Âre, velayet, bir nevi imam─▒n n├╝b├╝vveti ya da imam─▒n yar─▒ ilahla┼čt─▒r─▒lmas─▒d─▒r.  ─░mam─▒n Nasutili─či ve Lahutili─čini dahi tart─▒┼čanlar olmu┼čtur. Ayr─▒ca Mehdi inanc─▒na inanm─▒┼č topuluklar, m├╝sl├╝manlar─▒n problemlerinin ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ onun geli┼čine ertelemi┼čler, ya da g├Âz├╝ a├ž─▒k baz─▒ kimseler kendisini mehdi ilan ederek yetki ve iktidar─▒ ele ge├žirmeye ├žal─▒┼čm─▒┼člar─▒d─▒r.


Siyasal-Karizmatik liderci  din anlay─▒┼č─▒/s├Âylemi, tarihte oldu─ču gibi g├╝n├╝m├╝zde de benzer ┼čekillerde ve farkl─▒ adlarla tezah├╝r etmektedir.  Bu s├Âylemin g├╝n├╝m├╝zeki uzant─▒s─▒ ve ├ža─čda┼č yans─▒malar─▒  ─░ran'da Oniki ─░mamiyye ┼×ias─▒, ─░smaililik, Zeydilik, Nusayrilik, D├╝rzilik, Babilik-Bahailik, Kadiyanilik,  L├╝bnan Hizbullah'─▒  ├╝zerinde a├ž─▒kca g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r.


Zamanla  imam, velayet,  nasla tayin, recat, beda, takiyye, teberri, tevelli, intizar,  ayetullah, masum, mehdi,  gaybet, gaip imam, Ehl-i Beyt, bat─▒n, rehber, muhaddes, Velayet-i Fakih ve Merci-i taklid gibi kavramlar karizmatik liderci din s├Âyleminin hakim belirtileri olmu┼čtur. Bu s├Âylem, " Din,  imam─▒ tan─▒makt─▒r ya da Din, ki┼či veya ki┼čilere itaattir."  ┼čeklinde sloganla┼čt─▒r─▒ld─▒. B├Âylece karizmatik lider  merkezli bir din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝ ┼čekillendirildi. 


Sonu├ž olarak, politik-karizmatik liderci din s├Âyleminin veya zihniyetin, Siyasal iktidar─▒n ilahili─či ve naslar taraf─▒ndan belirlenmi┼čli─či, Velayete iman, zaman─▒n imam─▒na beyat; ─░mama/─░mamlara mutlak itaat; ─░mamlar─▒n g├╝nahs─▒zl─▒─č─▒; Mehdi/Kurtar─▒c─▒ beklemek; Ali ve soyuna kutsall─▒k atfetmek, ─░slam─▒n siyasalla┼čt─▒r─▒lmas─▒, Kur'an'─▒n bat─▒ni yorumunu savunmak gibi temel ├Âzellikleri bulunmaktad─▒r.

 

5- Ke┼čifci-─░nzivac─▒ Din S├Âylemi:
─░nsan, seven, korkan, endi┼če duyan, umut eden, ├Âzlem duyan, sayg─▒ duyan, kutsalla┼čt─▒ran, nefret eden, tutkular─▒, arzular─▒ ve sezgileri olan duygusal bir varl─▒kt─▒r. Bu duygusall─▒k, bazan ki┼činin kendisine y├Ânelmesine ve i├že d├Ân├╝k bir tecr├╝beyi ya┼čamas─▒na sebep olabilir. T─▒pk─▒ ak─▒l gibi, sezgi de, insan─▒n dini hayat─▒n─▒ ┼čekillendirmede ├Ânemli bir rol oynayabilir. Bu y├╝zden baz─▒ insanlar, dini hayat─▒nda ve ger├že─či elde etme konusunda, ak─▒ldan ├žok  deruni tecr├╝beye ba─član─▒r. Kutsalla┼čt─▒r─▒lan varl─▒─ča olan ilgi ve sevgisi, dini duygu ve tecr├╝benin merkezine konur ve duygular, heyecanlar, kalbi bilgi ve sezgiler ├Ân plana ge├žer.  ├ľzellikle sosyal ve siyasi bunal─▒mlar ve k├Âkl├╝ de─či┼čimler s─▒ras─▒nda, geleneksel yap─▒lar da─č─▒ld─▒─č─▒ndan fertlerin g├╝ven duygular─▒ azal─▒r ve i├žine kapanarak kendisini i├ž murakabe ve i├ž sorgulamadan  ge├žirir. Bunun sonucunda bunal─▒mlar─▒n ve bozulmalar─▒n kayna─č─▒n─▒, kendisinden ve kutsaldan/yarat─▒c─▒s─▒ndan uzakla┼čmas─▒na, nefsinin h─▒rs, tutku ve k├Ât├╝ duygulara esir d├╝┼čmesine ba─člar. B├Âylece kendisini tan─▒mak ve  nefsini ku┼čatan olumsuz duygulardan ar─▒nd─▒rmak suretiyle,    ├╝zeri ├Ârt├╝lm├╝┼č ve karart─▒rm─▒┼č oldu─čuna inan─▒lan  ilham ve ke┼čfi ortaya ├ž─▒karmaya ├žal─▒┼č─▒r. 


Tarih boyunca bir ├žok dinde m├╝nferit inzivaya ├žekilme, sezgi ve ilham─▒n  farkl─▒ ┼čekillerde ya da benzer ┼čekillerde, bir ├že┼čit tepkisel haraketler olarak tezah├╝rlerine raslanmaktad─▒r. ─░nsan tabiat─▒ndaki bu psikolojik e─čilimlerin z├╝mrele┼čmelere ve tasavvufi topluluklara d├Ân├╝┼čmesine en m├╝sait zemin, sosyal ve siyasi bunal─▒mlar─▒n ve h─▒zl─▒ de─či┼čimlerin ya┼čand─▒─č─▒ a┼č─▒r─▒ d├╝nyevile┼čmi┼č toplumlard─▒r. ├ç├╝nk├╝  bu durumlarda fertlerin ya┼čad─▒─č─▒ yaln─▒zl─▒k ve uzlet hissi,  onlar─▒ kurtulu┼č aray─▒┼č─▒na  sevkeder.


─░slam d├╝┼č├╝ncesinde sezgici/ke┼čifci ve irfani din s├Âyleminin temsilcileri Zahidler, Sufiler, Tarikatlar -Yesevilik, Nak┼čilik, Kadirilik, Alevilik-Bekta┼čilik, Mevlevilik, Ticanilik, R─▒failik- k─▒smen Bat─▒n─▒ler ve ─░┼čraki filozoflard─▒r. ─░slam toplumlar─▒nda ortaya ├ž─▒kan z├╝ht ve takva hareketleri veya sistematik  tasavvufi hareketler,  di─čer dinlerin tarihinde  oldu─ču gibi, idarecilerin d├╝nyaya a┼č─▒r─▒ meyillerine,  dini ve ahlaki alandaki yozla┼čmaya, ak─▒lc─▒, formalist ve tekelci e─čilimlerin g├╝├žlenmesine, sosyal ve ekonomik yap─▒daki k├Âkl├╝ de─či┼čimler, sava┼člar ve g├Â├žlerin getirdi─či a─č─▒r hayat ┼čartlar─▒na ve ├žarp─▒k kentle┼čmeye kar┼č─▒  pasif  tepki olarak kurumsalla┼čm─▒┼čt─▒r.  Bu yakla┼č─▒m─▒n ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde geli┼čtirdi─či bilgi kuram─▒na ─░rfanc─▒ bilgi kuram─▒ denmi┼čtir; kendine has ├Âzellikleri olmakla beraber, eski  gnostik ve hermetik k├╝lt├╝rlerden ve literat├╝rden  b├╝y├╝k ├Âl├ž├╝de istifade etmi┼čtir.  

Sufilerin din anlay─▒┼člar─▒n─▒n temelinde, -Sufili─či S├╝nni ├žer├ževenin d─▒┼č─▒na ta┼č─▒rmamaya ├žal─▒┼čanlar da dahil - ke┼čif, marifet, ilham ve deruni tecr├╝be bulunmaktad─▒r. Bu telakkiye g├Âre,  bu  bilgiye, ilim de─čil marifet denir ve sadece amel, ibadet, riyazat, m├╝cahede ve m├╝ka┼čefe yoluyla kalbini  Allah'tan gelen tecellileri almaya m├╝sait hale getirenler sahip olabilir.  Dolay─▒s─▒yla,  marifet ve ke┼čif, nesneleri alg─▒layan duyular ve onlar─▒n verdi─či veriler do─črultusunda h├╝kmeden ak─▒lla elde edilen ilimden tamamen farkl─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ duyular ve ak─▒l, sadece ┼čehadet alemini bilebilirler. Ak─▒l, her ne kadar bir yarat─▒c─▒n─▒n varl─▒─č─▒n─▒ ispat etse de onun zat─▒n─▒ asla bilemez. Ayr─▒ca Hakikat'─▒ yaln─▒zca ak─▒l tan─▒yabilirse de,  kendisi, sonradan yarat─▒lan ve eksik bir varl─▒k oldu─ču i├žin, tek ba┼č─▒na Allah'─▒  bilemez. Allah'─▒ ancak Allah'la bilebilir.  Yani Allah kendisini, kalbini tasfiye etmi┼č  ve kalp g├Âz├╝n├╝ a├žm─▒┼č kimseye bildirmekle bilebilir. Bu ak─▒lla idrak de─čil basiretle marifettir. B├Âyle bir bilgi yan─▒lmaktan uzak, akli ve istidlali bilgiden farkl─▒ ve  d├╝zeltilmeye muhta├ž olmayan en kutsal bilgidir.   ─░bn-Arabi, b├Âyle bir telakki sebebiyle, bilgilerinin hatas─▒zl─▒─č─▒n─▒ ve do─črudan Allah taraf─▒ndan kalbine g├Ânderilen ilhamdan kaynakland─▒─č─▒n─▒  veya Fususu'l-Hikem'in yaz─▒l─▒┼č sebebinde oldu─ču   gibi r├╝yas─▒nda g├Ârd├╝─č├╝ Resullulah'tan ald─▒─č─▒n─▒ iddia etmi┼čtir. O, daha da ileri giderek, Veli ve Nebi'nin ayn─▒ kaynaktan bilgi ald─▒klar─▒n─▒ , Velayet vasf─▒n─▒n N├╝b├╝vvet vasf─▒ndan ├╝st├╝n oldu─čunu s├Âylemi┼čtir.


Baz─▒ sufilerce, ilim ve marifet aras─▒nda olduk├ža ilgin├ž bir ayr─▒m yap─▒lmaktad─▒r. Birincisi ├Âl├╝ml├╝ varl─▒klardan dolayl─▒ olarak  al─▒nm─▒┼č bir bilgi iken, ikincisi ├Âl├╝ms├╝z varl─▒k Allah'tan do─črudan al─▒nm─▒┼č bir bilgidir.  Bu sebeple, ak─▒lla, istidlal ve k─▒yasla ├ž─▒kar─▒lan ve duyularla elde edilen bilgilere Zahir ─░lmi ya da Kaal ─░lmi; " Hakk'─▒n l├╝tuf denizinden gelen ve ancak ehli taraf─▒ndan anla┼č─▒labilen bir tak─▒m manevi i┼čaret, ilham ve mevhibelerden olu┼čan"  ke┼čif ve ilhamla elde edilenlere ise, Tasavvuf ─░lmi, Bat─▒n ─░lmi, M├╝ka┼čafe ─░lmi, Hal ─░lmi  veya Allah taraf─▒ndan verilmi┼č Vehbi veya Led├╝nni ─░lim denilmi┼čtir. ─░lkine sahip olanlar alim, ikinci t├╝re sahip olanlara da arif denir. Bu ilim, bir s─▒rd─▒r, ┼čatahatlarla doludur, herkese a├ž─▒klanmaz. Bu y├╝zden, arifler, bu ilimleri a├ž─▒klarken rumuz, simge ve semboller kullanmak zorunda kalm─▒┼člard─▒r.  


Sufilerin din s├Âyleminde, ┼čehadet-gaybet, zahir-bat─▒n, ┼čeriat-hakikat, tenzil-tevil, arif-alim, fena-beka, tevhid-iftirak, vuslat-furkat  ve benzeri ayr─▒mlar─▒n yap─▒lmas─▒na bak─▒l─▒rsa diyalektik bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒ hakimdir.  Dini naslar─▒ da bu anlay─▒┼č do─črultusunda,  zahiri ve bat─▒n─▒ anlamlar─▒ itibariyle  yorumlam─▒┼člard─▒r. Zahir olana Hak, bat─▒n─▒na ise Hakikat ya da Letaif veya ─░┼čarat denmi┼čtir. Sufinin ├Âncel fikirlerine de─čil de bulundu─ču makama g├Âre kalbine do─čan ilham ve i┼čaretlere dayand─▒─č─▒ i├žin Mutasavv─▒flar, yazd─▒klar─▒ tefsirlere, Letaif, Esrar, Mevahib-i ─░lahiyye, Futuhat, Cevahir, Nefehat, veya ─░┼čarat gibi isimler koymu┼člar ve ─░┼čari tefsir ekol├╝n├╝n temsilcileri olmu┼člard─▒r.  Di─čer yandan f─▒k─▒hta Zahiri f─▒k─▒h-bat─▒ni f─▒k─▒h veya  vera f─▒kh─▒  ┼čeklinde bir ayr─▒ma giderek kat─▒ kuralc─▒l─▒─ča  kar┼č─▒ amellerde niyeti ve kalbi eylemleri ├Âne ├ž─▒karmaya ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Bununla birlikte akl─▒, ak─▒lc─▒lar─▒, filozoflar─▒ ve kelamc─▒lar─▒ ┼čiddetli ┼čekilde ele┼čtirmi┼člerdir.


Deruni tecr├╝beci anlay─▒┼č, ilk d├Ânemlerde teolojik inan├žlar ve politik  rekabetten ├žok  dini tecr├╝beye ve manevi hayata vurgu yapmaktad─▒r. Ancak, kadim k├╝lt├╝rlerdeki gnostik  ve mistik unsurlar─▒n ─░slam d├╝nyas─▒na girmesiyle birlikte,  ┼×ii d├╝┼č├╝ncedeki velayet ve mehdilik fikriyle imametin tevar├╝s├╝ fikrinin etkisinde kalmas─▒ sonucu  siyasi ve felsefi bir muhteva kazanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r.  Ayr─▒ca m├╝sl├╝man olanlar─▒n eski k├╝lt├╝rleri, mitoloji ve hurafeleri, ─░slam s├╝s├╝ verilerek canland─▒r─▒lmaya ├žal─▒┼č─▒lm─▒┼čt─▒r. Muhtemelen ┼×ia'daki siyasi ve d├╝nyevi alan─▒ d├╝zenlemek ├╝zere ├╝retilen imamet anlay─▒┼č─▒ndan ka├ž─▒┼č ve ona alternatif olarak  manevi alan─▒ d├╝zenlemek ├╝zere kutub anlay─▒┼č─▒ geli┼čtirilmi┼čtir. Hatta Hakim et-Tirmizi, Hatemu'l-Evliya'y─▒ K─▒yamete yak─▒n gelecek son veli olarak g├Ârm├╝┼čt├╝r.  Sonraki d├Ânemlerde Mehdi fikrinin sufili─če sokulmas─▒yla birlikte,  velilerden siyasi  fonksiyon icra etmesi beklenmi┼čtir.  Yak─▒n ge├žmi┼čte s├Âm├╝rgeci g├╝├žlere kar┼č─▒ ba┼člat─▒lan ba─č─▒ms─▒zl─▒k ve ├Âzg├╝rl├╝k m├╝cadelelerinde, baz─▒ velilerin, mehdilik iddias─▒yla veya bu iddiada bulunmadan siyasi bir kurtar─▒c─▒ rol├╝nde ortaya ├ž─▒kmalar─▒ bu beklentilerin bir sonucudur.


Veliler aras─▒nda, Kutub, Kutbu'l-Aktab, Ahyar, Abdal  ve benzeri hiyerar┼čik bir s─▒n─▒flama yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Bu ki┼čilere, keramet ve hikmetler g├Âsteren  be┼čer ├╝st├╝ varl─▒klar olarak bak─▒lmaya ba┼članm─▒┼č ve tarikatlar─▒n kurumsalla┼čmas─▒yla beraber, ┼čeyhlere mutlak itaat ├Âng├Âr├╝lm├╝┼č ve onlardan sad─▒r olan her davran─▒┼č hikmet olarak alg─▒lanm─▒┼čt─▒r. Hatta r├╝sumlar─▒n  ve tarikat ayinlerinin icras─▒   nefis terbiyesinin ├Ân├╝ne ge├žmi┼čtir. Bu sebepten tarihte  gelenek├ži-muhafazakar Fakihlerle Sufiler aras─▒nda ┼čiddetli fikri gerginlikler ya┼čanm─▒┼čt─▒r. Osmanl─▒ d├Âneminde ya┼čanan Kad─▒zadeliler-Sivasiler ├žeki┼čmesi de bunun tipik ├Ârneklerindendir. Bu ├žeki┼čmenin g├╝n├╝m├╝zde de devam etti─čini g├Âsteren en ├Ânemli kan─▒tlardan birisi Mevdu'dinin ┼ču ele┼čtirisidir :
" B├Âylesi bir ortamda, ilim, d├╝┼č├╝nce, irade, bilin├ž, tenkid gibi kavramlar anlamlar─▒n─▒ tamamen yitirirler. ┼×eyhin, m├╝r┼čidin durumu m├╝rid taraf─▒ndan ele┼čtirilemez olarak alg─▒lan─▒rken, onlara ubudiyet izafe edilir. Her ne kadar bu durum ismen belirtilmese de uygulamada ┼čeyh , m├╝r┼čid bir ilah gibi kabul edilir ve m├╝ridler ├žekinmeden onlara kar┼č─▒ kul olduklar─▒ s├Âyleyerek kulluk yaparlar. ┼×eyhin, m├╝r┼čidin be┼čer ├╝st├╝ bir varl─▒k olu┼ču da (!) kerametler, ilhamlar gibi ┼čeylerle desteklenir. ─░lhami konu┼čmalar, m├╝ritleri simgelere, hayali ┼čeylere, anlams─▒z hareketlere iter. M├╝rid kendisini ayr─▒ bir alemde  yer almaya ba┼člad─▒─č─▒na inan─▒r ve o hayal aleminden ger├žek aleme bir t├╝rl├╝ ge├žemez. Bu duruma kendilerini o kadar inand─▒r─▒rlar ki, u├žtuklar─▒na ba┼čka alemde gezdiklerine  dair, inanarak yemin ederler. " 


Sezgici/ke┼čifci din anlay─▒┼č─▒, tarihte oldu─ču gibi g├╝n├╝m├╝zde de, siyasal, toplumsal ve ekonomik alanlarda ya┼čanan bunal─▒mlardan bir ka├ž─▒┼č ve a┼č─▒r─▒ d├╝nyevile┼čmeye kar┼č─▒ daha farkl─▒ bir d├╝nyevile┼čme bi├žiminde   ayn─▒ tarikat adlar─▒yla veya farkl─▒ bi├žimlerde  farkl─▒ adlarla bir tepki olarak tezah├╝r etmektedir. Asl─▒nda tarikatlar, "i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ cemiyetin tipine g├Âre bir sosyal fonksiyon icra ettikleri muhakkakt─▒r."  Toplumsal yap─▒da meydana gelen de─či┼čiklikler do─črultusunda de─či┼čime u─črayarak mensuplar─▒n─▒n manevi ihtiya├žlar─▒n─▒n yan─▒nda, ekonomik, siyasi ve sosyal ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒layacak ┼čekilde ticari ┼čirketler, holdingler, vak─▒flar, dernekler ve sermaye kurumlar─▒ gibi modern ├Ârg├╝tlenmeler ger├žekle┼čtirmektedir.  ├ľzellikle Sufili─čin Osmanl─▒ k├╝lt├╝r├╝n├╝n en ├Ânemli unsurlar─▒ndan birisi olmas─▒ sebebiyle,  g├╝n├╝m├╝zde T├╝rkiye'de din anlay─▒┼člar─▒ ├╝zerinde do─črudan veya dolayl─▒ olarak etkilerini s├╝rd├╝rmektedir. Ayr─▒ca bug├╝n pek ├žok ─░slam ├╝lkelerinde ve  g├Â├ž ya da yeni ihtidalar sonucu Avrupa ve Amerika'da Nak┼čilik, Kadirilik, Alevilik-Bekta┼čilik, Mevlevilik, Ticanilik, R─▒failik tarikatlar─▒ ya┼čamaya devam etmektedirler.


Z├╝hd, takva, velayet, tevekk├╝l, marifet, fena, beka, ┼čeriat, tarikat, marifet, hakikat, kutup,  zahir, bat─▒n, keramet, sezgi, ke┼čif, ilham, m├╝cahede ve m├╝ka┼čefe kavramlar─▒ deruni tecr├╝beci din s├Âyleminin hakim belirtileri olarak canl─▒l─▒─č─▒n─▒ korumaya devam etmektedir. Bu s├Âylemin slogan─▒ ise, " Mutlak hakikata ve dini bilgiye, evliya ve ebrar'─▒n yol g├Âstericili─činde  ke┼čif ve ilhamla ula┼č─▒l─▒r. "  olarak belirlenmi┼čtir.


Sonu├ž olarak, deruni tecr├╝beci/mistik  din s├Âyleminin veya zihniyetin, veli ve sufilerin  y├╝celtilmesi, sufi ├Ânderlere ve ┼čeyhlere mutlak teslimiyet, metafizik alem hakk─▒nda d├╝┼č├╝nme,  varl─▒klar─▒n tek kaynaktan oldu─čunu kabul , ba┼čta insanlar olmak ├╝zere b├╝t├╝n varl─▒klara kar┼č─▒ sevgi ve ho┼čg├Âr├╝, ke┼čif ve ilham merkezli din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝, ak─▒l d├╝┼čmanl─▒─č─▒, kelam ve felsefe aleyhtarl─▒─č─▒,  kurtulu┼ča ermi┼člik iddias─▒, bat─▒ni yorum, sanat ve musikiye yak─▒n ilgi,  do─črulu─ču ba┼čkalar─▒nca test edilemeyen ├Âznel ve kontrol d─▒┼č─▒ kutsal bilgi (ke┼čif ve ilham),  mutlak do─čruluk iddias─▒ gibi temel ├Âzellikleri bulunmaktad─▒r.

 

SONUÇ

─░nsanlar, hal, tav─▒r, tutum, davran─▒┼č, duygu ve  d├╝┼č├╝nceleri bak─▒m─▒ndan birbirinden farkl─▒d─▒rlar. Tabiatlar─▒ndan kaynaklanan bu durum onlar─▒n dini hayatlar─▒n─▒n farkl─▒ bi├žimlenmesine sebep olmu┼čtur. Ayn─▒ k├╝lt├╝rel, siyasi, ekonomik ve dini ortamlarda yeti┼čen iki ki┼či aras─▒nda dahi, dini anlama ve ya┼čay─▒┼č bi├žimlerinde farkl─▒l─▒klar g├Âr├╝l├╝r. ─░nsanlar─▒n dini anlama, a├ž─▒klama, yorumlama ve ya┼čama tecr├╝belerinde g├Âr├╝len farkl─▒l─▒klar ve dini tipolojiler, temelde insan─▒n tabiat─▒nda bulunan tipolojilerle yak─▒ndan ili┼čkilidir. Bununla birlikte insan tabiat─▒nda bulunan tepkisel, ak─▒lc─▒, gelenek├ži, mehdici/radical, sezgici tipolojiler, sosyal ve dini hayata da yans─▒yarak, daha ├╝st d├╝zeyde, belli fikirler veya ┼čah─▒slar etraf─▒nda toplan─▒lmas─▒na, f─▒rka, mezhep, tarikat ve cemaatlerin olu┼čmas─▒na sebep olabilmi┼čtir. Yaln─▒z insanlar─▒n i├žinde ya┼čad─▒klar─▒ dini, siyasi, ekonomik, sosyal ve k├╝lt├╝rel yap─▒, bu tipolojilerden birisinin veya bir ka├ž─▒n─▒n  dini hayatta ve din s├Âylemlerinde daha fazla ├Ân plana ├ž─▒kmas─▒n─▒, birbiriyle m├╝cadele sonucu yer de─či┼čtirmesini do─čurabilir.  Hatta birka├ž zihniyetin tesirinde, yukar─▒da ele almad─▒─č─▒m─▒z tamamen eklektik s├Âylemler de geli┼čtirilmi┼č olabilir.


Evrensellik iddias─▒nda bulunan dinlerin tarihinde ortaya ├ž─▒kan f─▒rka, mezhep, tarikat ve cemaatler, bu psiko-sosyal ger├žeklikten nasibini alm─▒┼čt─▒r. ─░nsan tabiat─▒ndaki tepkiselli─čin ve sertli─čin bedevilerin sosyal hayat─▒nda ya┼čam bi├žimi olarak tezah├╝r etmesi,  Osman d├Âneminden itibaren ya┼čanan sosyal bunal─▒mlar neticesinde,  ─░slam d├╝┼č├╝ncesinde yerle┼čik hayat─▒n kurum ve kurallar─▒na ayak uyduramayan ve Haricilik ad─▒yla bilinen isyanc─▒ tipleri ortaya ├ž─▒karm─▒┼čt─▒r. Di─čer taraftan, yerle┼čik hayata ge├ži┼č,  kent olgusuyla ve devlet gelene─či ile tan─▒┼čma, ─░slam─▒ evrensel, hadari ve devlet dini olarak yorumlayan de─či┼čime a├ž─▒k ak─▒lc─▒ zihniyeti do─čurmutur. ─░slam'─▒n farkl─▒ b├Âlgelerde yay─▒lmas─▒yla birlikte farkl─▒ din ve felsefelerle kar┼č─▒ kar┼č─▒ya gelmesi, M├╝rcie, Rey Taraftarlar─▒ ve Mutezile gibi ak─▒lc─▒ ekollerin ortaya ├ž─▒kmas─▒ ve hadisin suistimali sonucunda, b├╝t├╝n mesaisini Peygamber ve hemen sonraki nesillerin geleneklerini tespite y├Ânelen, s├╝nnet ve asar merkezli bir din ve d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝ savunan gelenek├ži zihniyeti do─čurdu. ─░slam ├Âncesi Arap toplumunun siyasi iktidar yar─▒┼č─▒n─▒n tekrar belirmeye ba┼člamas─▒yla birlikte Emevi zulm├╝ ve bask─▒s─▒ alt─▒nda ya┼čamak zorunda kalan baz─▒ ├ževreler, kurtulu┼ču  ve iyi bir gelecek kurma ├╝midini Ha┼čimi soyundan ya da Peygamber soyundan gelen karizma atfettikleri bir ki┼čiye ba─člad─▒lar. B├Âylece "ki┼čiye veya ki┼čilere itaati esas alan" mehdici ve Karizmatik liderci bir din s├Âylemi do─čdu.  ─░slam toplumunda a┼č─▒r─▒ sek├╝lerle┼čme, ak─▒lc─▒l─▒k ve gelenekcilik anlay─▒┼člar─▒na bir tepki olarak ve de sosyo-politik bunal─▒mlar─▒n ya┼čand─▒─č─▒ d├Ânemlerde geleneksel yap─▒n─▒n bozulmas─▒yla yanl─▒zla┼čan insanlar─▒ kurtarmaya y├Ânelik sezgici/ke┼čifci bir zihniyet te┼čekk├╝l etti. Ge├žmi┼čte ve g├╝n├╝m├╝zde  ortaya ├ž─▒kan  din s├Âylemleri ├╝zerinde, farkl─▒ bi├žimlerde de olsa, bu zihniyetlerin yans─▒malar─▒n─▒ g├Ârmek m├╝mk├╝nd├╝r. Ancak onlar─▒n ├ža─čda┼č tezah├╝rleri bir ba┼čka makale konusudur.


─░nsanlar aras─▒ndaki g├Âr├╝┼č farkl─▒l─▒klar─▒ ve ayr─▒l─▒klar─▒, tabii, psikolojik, tarihsel, dini ve sosyoljik bir vak─▒ad─▒r. Her bir din, felsefe ve ideoloji, bu ger├žekten nasibini alm─▒┼čt─▒r. Bu farkl─▒l─▒lklar, mutlakl─▒k iddias─▒nda bulunmad─▒k├ža, kendisini ─░slam'─▒n temsilcisi g├Ârmedik├že, ba┼čkalar─▒n─▒ ├Âteki olarak alg─▒lamad─▒k├ža birer zenginlik olarak kabul edilebilir. Bu y├╝zden farkl─▒ mezhepleri, tarikatlar─▒, cemaatlar─▒, do─čru-yanl─▒┼č, sap─▒k-bidat ve benzeri s─▒n─▒fland─▒rmalar yapmak yerine, insan do─čas─▒ndan kaynaklanan ve  toplumsal yap─▒yla kurumla┼čan farkl─▒ bilgi sistemleri veya zihniyetler olarak analiz etmenin daha do─čru olaca─č─▒ kanaatindeyiz.  

 


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 20.12.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...