E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

13. As─▒r Anadolusunda Tasavvuf ve Hazreti Mevlana

 Kitap Detay─▒ Kitap No : K-  
Yazar Ad─▒ ─░lim Dal─▒ Konusu Dili
Samiha Ayverdi Tasavvuf T├╝rk├že
├ľzelli─či Terc├╝me Eden
 
       
Makale No: 113 Hit : 9160 Hata Bildirimi Tavsiye Et
Tan─▒t─▒lan Yazar─▒n Bilgileri
Yazar Ad─▒ Muhammed Celaleddin ( Mevlana Celaleddin er Rumi )
 
   Makale Yazar─▒na ait Kitaplar E-Kitaplar Makaleler Hakk─▒ndaki Makaleler    

Yazara ait kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait e-kitaplar
# Kitap Ad─▒

Yazara ait makaleler
# Makaleler Ad─▒
1 Mesnevi Terbiyecisi ve ─░nsanl─▒k Alemi II
2 Mesnevi Terbiyecisi ve ─░nsanl─▒k Alemi
3 13. As─▒r Anadolusunda Tasavvuf ve Hazreti Mevlana

Yazar Hakk─▒ndaki Tan─▒t─▒m Makaleleri
# Makaleler Ad─▒

├ľzeti
─░┼čte Anadolu'nun kifayetli bir devlet├žilik anlay─▒┼č─▒ndan mahrum ka┬şlarak kendi ba┼č─▒n─▒n derdine d├╝┼čt├╝─č├╝ On├╝├ž├╝nc├╝ as─▒rda tasavvuf an'anesinin, B├ót─▒n├« karakter ta┼č─▒yan mih┬şraklar─▒na ra─čmen, saf ve s├╝nn├« im├ón─▒ destekleyen ├žok kuvvetli mer┬şkezler, r├╝┼čtlerini ve zaferlerini il├ón etmi┼č bulunuyorlard─▒.

Bahusus Mevl├ón├ó Cel├óleddin-i R├╗m├«'nin, saf im├ó┬şn─▒n h├╝r ve samim├« temsilcisi olarak gelip Konya'ya yerle┼čmesi, iktisad├« buhran ve i├žtima├« huzursuzluklar─▒ bir ├žamur gibi yo─čurup, bundan tefek┬şk├╝r sistemleri lehine tehlikeli bina┬şlar kurmak isteyen B├ót─▒n├« kuvvetle┬şre kar┼č─▒ protesto mahiyeti g├Âster┬şmi┼č ve m├╝thi┼č zehirlerinin panzehiri olmu┼čtu.
click here click married affairs
link why do women cheat why do wifes cheat
bystolic coupon site coupons for bystolic
sumatriptan succinate sumatriptan succinate sumatriptan succinate
bystolic free trial coupon bystolic add on copay card
bystolic coupon 2013 forest patient assistance bystolic generic alternative

Yay─▒n Bilgileri
Yay─▒nland─▒─č─▒ Kaynaklar T├╝rk Edebiyat─▒ Dergisi, cilt:1, say─▒:12, s. 19
Yay─▒nland─▒─č─▒ Tarih Aral─▒k 1972
Yay─▒nland─▒─č─▒ Dergi a Sanat ve Edebiyat Dergisi
Sanal Dergi
Makalenin Linki

Makale Metni   [Yazd─▒r/Print]

13. As─▒r AnadolusuÔÇÖnda Tasavvuf Ve Hazreti Mevlana

                                                         

Hazreti Mevlana, her cep­hesi bir ba┼čka g├Âr├╝n├╝┼č, bir ba┼čka renk ve cazibe arzeden o men┼čura benzer ki, bu hikmetler, bu bilgiler, bu a┼čklar, bu san'at ve zarafetler hevenginden, isteyen istedi─čini ├žekip alabi­lir.

Mevl├ón├ó, kendi ┼čahsiyetini, bir aya─č─▒ ┼čeriatta kaim dururken ├Âteki ile yetmi┼čiki milleti devreden bir pergele benzetmekle, bu ├žok cebheli i├ž portresini bizzat ve kuvvetle ├žiz­mi┼č bulunmaktad─▒r.

 

Bizim ┼čurac─▒kta yapmak istedi­─čimiz, o hikmetler ve marifetler hevengine na├žizane uzanarak, On├╝├ž├╝nc├╝ as─▒r Anadolu'sunun tefekk├╝r ve tasavvuf haritas─▒ndaki yerini, h├óle ve istikb├óle uzanan tesirlerini, en k─▒sa ├žizgilerle g├Âzden ge├žirmektir.

 

Bilindi─či gibi On├╝├ž├╝nc├╝ as─▒r, Sel├žuk Devletinin, siy├ós├«, i├žtima├« ve iktis├ód─▒ buhranlar─▒n bitmez t├╝ken­mez tazkiyi alt─▒nda can ├žeki┼čti─či is­tikrars─▒z ve huzursuz bir devridir. Bu ┼ča┼čk─▒nl─▒k ve karars─▒zl─▒k i├žinde bunalm─▒┼č olan halk, bir manev├« ├╝mit ve istinat noktas─▒na ba─članmak za­ruretinde idi. Bu arada, mazisi bin­lerce sene evveline giden ve yery├╝­z├╝n├╝n ├že┼čitli fikir, felsefe, itikat ve mezheplerinin i├žine s─▒zm─▒┼č kabal─▒stik motifler, adet├ó k─▒yafet de─či┼čtirerek, ─░sl├óm dininin i├žine de yol bulmu┼čtu. Bu arada, bir tak─▒m b├ót─▒n├« ve harici tem├óy├╝ll├╝ tarikat  ve mezheplerle, s├╝nn├« imana su katmakla m├╝kellef ┼č├╝pheli m├╝esseseler, Anadolu'da yayg─▒n bir n├╝fusa sahip bulunuyor­lard─▒.

                                 

Sel├žuklular─▒n siyas─▒ fetret ve bozgunlar─▒n─▒n sosyal pl├ónda yarat­m─▒┼č oldu─ču buhranlardan faydala­narak geli┼čmi┼č Cimri Baba ve Baba ─░shak vak'alar─▒ gibi arkalar─▒ndan b├╝y├╝k topluluklar s├╝r├╝kleyen d├«ni siy├ós├« hareketler ise bir tasavvuf sisteminin mal─▒ olmakdan ziy├óde, asayi┼č ve inzibat noktas─▒ndan ele al─▒nmak gereken vak'alar diye s─▒n─▒fland─▒r─▒lmal─▒d─▒r.

 

Halbuki saf ve samim├« m├ónas─▒yle ┼×ark, Ahmed Yesevi'den evvel ve sonra, s├╝nn├« M├╝sl├╝manl─▒─č─▒ bir s├╝nger gibi emip b├╝nyesinde temsil ede­rek, onu tasavvuf normlar─▒ i├žinde yeniden ─░sl├óm ├ólemine iade ederken, bir m├╝cahade ve tasfiyeli bir im├ón ruhunu da beraber getirmi┼čtir.

 

┼×eriata ba─čl─▒, berrak ve fera­gatti bir ahl├ók anlay─▒┼č─▒n─▒n, Ahmed Yesev├« ad─▒na Uzak ┼×ark'dan Garp T├╝rkl├╝─č├╝ i├žine getiren binlerce vel├«, ne ├žare ki bir tarafdan yabanc─▒ ┼čeriatlerin n├╝fuzu alt─▒nda kalm─▒┼č, bir tarafdan da z├╝mre ve ┼čah─▒s men­faatlerine ├ólet olmu┼č B├ót─▒n├«lerle kar­┼č─▒la┼č─▒nca, onlar taraf─▒ndan kendi saf­lar─▒na kazan─▒lm─▒┼č gibi g├Âsterilmi┼čtir.

B├Âylece, zaman─▒n aldatan h├╝km├╝, be┼čeriyete ├╝sl├╗p ve istik├ómet veren bu erleri, erenleri, ahileri, abdallar─▒, dalaletin ve cehaletin kendisi imi┼č gibi damgalamak hatas─▒na d├╝┼čm├╝┼čt├╝r.

                                                       

ANADOLU'DA  k─▒z─▒lba┼čl─▒k cere­yanlar─▒n─▒n ve buna muvazi olarak, rengi ve h├╝viyeti ka­ranl─▒k bir mel├ómet fikrinin basit halk tabakalar─▒ aras─▒nda kesif tarafdar bulmas─▒, insanlar─▒ dinin kayd ve k├╝lfetlerinden azade tutan bir h├╝rriyet v├ódederek, ┼čeriat─▒n ha­ram kabul etti─či fiilleri mubah te­l├ókki etmesi ile izah olunabilir.

 

Ne ki, ┼čeraite ba─čl─▒ inan─▒┼č─▒n kal'as─▒ olan Sel├žuklular devrinde ta­savvuf m├╝essesesi ve diyanet harita­s─▒, ─░sl├óm birli─čini par├žalamak yo­lunda siy├ós├«, i├žtima├« ve iktisad├« im­k├ónlardan kuvvet ve mesnet bulan bu ocaklara Fahreddin-i Ir├ók├«, Sadreddin-i Konev├«, Evhadeddin-i Kir­man├« ve nihayet Cel├óleddin-i R├╗m├« gibi kuvvetli merkezlerle kar┼č─▒ ├ž─▒k­m─▒┼č bulunuyordu.

 

Yery├╝z├╝n├╝n medeniyet hamleleri ile ├ži├žeklendi─či devirlerin tarihini ka­pak g├Âzle de yoklatm─▒┼č olsak, kar┼č─▒­m─▒za mutlaka ├ódil, ├óbid ve feragatli h├╝k├╝mdarlar ├ž─▒kar. Fakat ne vakit ki devlet idaresi, zihn├« ve ruh├« ke­malden mahrum k├╝├ž├╝k adamlar─▒n elinde kal─▒r; o zaman da ─▒zd─▒rapla k─▒vranan k├╝tleler, hi├ž de─čilse bu cev­heri pasif man├óda h├ómil olanlar─▒n veya h├ómil oldu─ču zannedilenlerin etraf─▒nda b├╝y├╝k bir ├Âl├ž├╝de toplan─▒r.

 

─░┼čte Anadolu'nun kifayetli bir devlet├žilik anlay─▒┼č─▒ndan mahrum ka­larak kendi ba┼č─▒n─▒n derdine d├╝┼čt├╝─č├╝ On├╝├ž├╝nc├╝ as─▒rda tasavvuf an'anesinin, B├ót─▒n├« karakter ta┼č─▒yan mih­raklar─▒na ra─čmen, saf ve s├╝nn├« im├ón─▒ destekleyen ├žok kuvvetli mer­kezler, r├╝┼čtlerini ve zaferlerini il├ón etmi┼č bulunuyorlard─▒.

Bahusus Mevl├ón├ó Cel├óleddin-i R├╗m├«'nin, saf im├ó­n─▒n h├╝r ve samim├« temsilcisi olarak gelip Konya'ya yerle┼čmesi, iktisad├« buhran ve i├žtima├« huzursuzluklar─▒ bir ├žamur gibi yo─čurup, bundan tefek­k├╝r sistemleri lehine tehlikeli bina­lar kurmak isteyen B├ót─▒n├« kuvvetle­re kar┼č─▒ protesto mahiyeti g├Âster­mi┼č ve m├╝thi┼č zehirlerinin panzehiri olmu┼čtu.

 

O zamanki T├╝rk - ─░sl├óm co─čraf­yas─▒nda, i├žtima├« muhitin bir mahsul├╝ olan bu diyanet ve tasavvuf harita­s─▒n─▒ ┼ču k─▒sa yaz─▒m─▒zda ├žizmeye im­k├ón yoktur. Bu sebeple, devrin ni­rengi noktas─▒ olan Hazreti mevl├ón├ó'n─▒n huzurunda tazimle dural─▒m:

Sultan-├╝l Ulem├ón─▒n o─člu m├╝­derris Mevl├ón├ó Cel├óleddin, ┼×ems-i Tebr├«zi'nin ┼čevkiyle kar┼č─▒la┼č─▒p hayat─▒n─▒n akl├« ve ilm├« diyebilece─čimiz ilk safhas─▒n─▒ kapat─▒p bir karar ve de­vam devresine girdikten sonra, vazi­fe ve mes'uliyetlerinin ┼čuurunu ta­┼č─▒yan b├╝y├╝k insan rol├╝nde, o binbir cepheli ┼čahsiyetiyle, bir m├╝rebbi -m├╝r┼čid olarak be┼čer saflar─▒n─▒n ara­s─▒na at─▒lm─▒┼čt─▒r.

 

┼×ems, onun f─▒┼čk─▒r─▒p k├Âp├╝rmek g├╝n├╝n├╝ bekleyen s─▒rl─▒ tohum-y├╝kl├╝ ruhuna bir ─▒┼č─▒k gibi dolarken, Mevl├ón├ó da, co┼čup k├Âp├╝ren y├╝re─činin mahsulleriyle in­sanl─▒k ├ólemine sonsuz bir rahmet olup sa─čnak sa─čnak d├Âk├╝lm├╝┼čd├╝r.

 

┼×ems-i Tebr├«z├«, kendini arayan ve kendini bulmakla her┼čeyi bilece─či-ni s├Âyleyen Mevl├ón├ó'ya bu vahdet s─▒rr─▒n─▒ i┼čaret eden ezel el├žisiydi. Vak­taki o vahdet ┼čifrecini beraber ├ž├Âz­d├╝ler, ┼×ems, m├╝ridinin hayat─▒ndan ├žekilerek, onu, insanl─▒k ├ólemine kar­┼č─▒ vazifeleri ve mes'uliyetleri ile ba┼č-ba┼ča b─▒rakd─▒.

B├Âylece de art─▒k, her┼čeyi bilen ve bildi─čini de ├óleme ├Â─čretmekle m├╝­kellef olan b├╝y├╝k hak├«m, t├óbire ta­rife gelmez bir a┼čkdan arda kalan y├╝re─činin iki cihana s─▒─čmayan i┼čti­yak ve hasreti i├žinde, tefekk├╝r ve im├ón─▒n─▒n co┼čkun seline ├ólem halk─▒m muhatap etmi┼č bulunuyordu.

 

├Âyle ki, bir tarafdan bir fikir ve mant─▒k silsilesinin burhanlar─▒ ve ger­├žekleri ile muhte┼čem Mesnev├«'si in­sano─člunun kula─č─▒n─▒ b├╝k├╝yor, muzdarip ve muhta├ž k├╝tlelere vahdet inan─▒┼č─▒m, im├ón heyecan─▒n─▒, Allah sev­gisini sebil sebil da─č─▒t─▒yor;  bir taraf dan da gazellerinin, rub├óilerinin, sem├ó ve tarablar─▒n─▒n a┼čk ve san'at dalgalar─▒, Konya'y─▒, hatt├ó Rum di­yar─▒n─▒n hudutlar─▒n─▒ a┼čarak, kervan­lar─▒n z├«k─▒ymet e┼čyalar─▒ aras─▒nda di─čer medeniyet merkezlerine ula┼č─▒yordu.

Kendini bir be┼čeriyet fedaisi olarak insanlara nezretmi┼č m├╝stes­nalar aras─▒nda bulunan Mevl├ón├ó Cel├óleddin-i Rum├«'nin k├╝tle terbiye­sinde gayesi, sistemi ve metodlar─▒ gayet sarih ve hasb├« idi: Tam bir vahdet├ži g├Âr├╝┼čle, iyalullah tan─▒y─▒p sayg─▒, sevgi ve ┼čefkatle ba─čl─▒ oldu─ču insanlar─▒, hayvani insiyaklar─▒n─▒n esa­retinden kurtararak tasfiyeli ve mu­haseben bir ruha, bir vicdan h├╝r­riyetine eri┼čtirmek istiyordu.

 

Bunun i├žin de k├╝tlenin bir ┼čevk ve im├ón potas─▒nda birle┼čip bir b├╝t├╝n haline girmesi ve sonra da bu ┼čevk ve im├ó­n─▒n, o b├╝t├╝n├╝n m├╝┼čterek enerji kay­na─č─▒ haline gelmesi l├óz─▒md─▒.

 

i┼čte rehber ve m├╝rebb├« Mevl├ó­n├ó, bu gaye u─črunda nesi var nesi yoksa insanlar─▒n ├Ân├╝ne d├Âk├╝p, on­lar─▒ bulunduklar─▒ seviyeden bir ad─▒m ileri g├Ât├╝rmek i├žin san'at─▒n─▒, im├ó­n─▒n─▒, ahl├ók─▒n─▒, ┼čevk ve a┼čk─▒n─▒ k├╝tle emrinde seferber eden ├Ârnek terbi­yecidir.

 

─░nsanlar─▒ kendi kendileriyle y├╝zle┼čtirerek k├Ât├╝l├╝klerinden utand─▒ran ve onlara kem├ólin ve m├╝te├ólin hasret ve i┼čtiyak─▒­n─▒ a┼č─▒layan Hazreti Mevl├ón├ó, b├Âyle­ce nefsan├« kuvvetlerin bask─▒s─▒ ile si­nip, ┼čuuralt─▒nda uyuklaya kalm─▒┼č de­─čerleri, sihirli a┼čk as├ósiyle d├╝rterek faaliyete ge├žirmeyi bir din gibi mu­kaddes bilmi┼čtir. Zira kendi kendine bilkuvve mevcut k─▒ymetlerle a┼čina­l─▒k kurup, onlar─▒ y├╝ksek ve m├╝┼čte­rek bir im├ón─▒n i├žinde faal k─▒lan kim­selerdir ki cemiyeti cahilden bilgiye karanl─▒kdan ayd─▒nl─▒─ča ├ž─▒kar─▒rlar; m├╝┼čk├╝lleri yener, zorluklar─▒ a┼čar, g├╝zeli bulur, do─čruyu arar ve iyinin pe┼čine d├╝┼čerler. ├ľyle ki bu ┼čevk ve im├ón potas─▒ i├žinde harmanlan─▒p sav­rulan ferd├« egoizm, yani nefsan├« kuv­vetler, musaffa bir enerji haline ge­lince de, i├ž tabiat─▒n pen├žesinden kur­tulan insano─člu, kinlerden, hasetler­den, gurur, intikam gibi y─▒k─▒c─▒ ve menf├« duygulardan bo┼čalarak bir vicdan cennetinin h├╝rriyetine ad─▒m─▒n─▒ atm─▒┼č olur.

K├╝tle terbiyesinde sevgiyi esas tutan b├╝y├╝k hak├«m, bunun i├žindir ki cemiyetin her bir tabakas─▒na c├Âmert hatt├ó m├╝srif bir efendi ikramiyle el uzatarak: "Ben her cemiyette n├ól├ón oldum, k├Ât├╝ halliler ile de iyi halliler ile de beraber oldum." demekden ├žekinmemi┼čdir.

 

Hudutsuz bir a┼čk, ba┼č─▒ sonu ol­mayan bir sevgi umman─▒ halinde g├­n├╝llere dalga dalga ├žarpan Mevl├ón├ó'n─▒n insano─čluna en b├╝y├╝k arma­─čan─▒, onu kendi ay─▒plar─▒ndan utan­d─▒racak kadar m├╝samahal─▒ ve anla­y─▒┼čl─▒ bir muhabbet ve ┼čefkate gark etmi┼č olmas─▒d─▒r.

E─čer Mevl├ón├ó Cel├óleddin-i R├╗­m├«, Divan-─▒ Kebir ve Mesnevi gibi iki muazzam ve eri┼čilmez ├óbide b─▒rakmam─▒┼č olsayd─▒, yine k├╝tlenin ha­murunu mayalayan b├╝y├╝k ve m├╝s­tesna insanlar saf─▒nda yer alm─▒┼č bulunacakd─▒.

Zira o, hudutsuz sami­miyeti, bilgisi, sevgisi, vecdi, im├óm ve san'at─▒ ile insan topluluklar─▒n─▒n nabz─▒m elinde tutan, onlara ahenk, nizam ve ┼čifa sunan bir al─▒c─▒ - ve­rici cihazd─▒.

├«├žtim├ó├« ┼čuur ise, hikmetiyle, irfaniyle, a┼čk─▒yle zaman─▒na ve zaman─▒n─▒n ├Âtesine h├╝kmeden b├╝y├╝k 'kurtar─▒c─▒lar─▒, ├ódeta insiyak─▒ bir fe­rasetle sezip ke┼čfederek izine d├╝┼čer ve etraf─▒nda yerle┼čir.

 

Yarad─▒l─▒┼č─▒n─▒ bekaa ve devam s─▒rlar─▒n─▒ h├ómil olan bu b├╝y├╝k kurta­r─▒c─▒ya, ┼č├óir olarak, m├╝tefekkir ola­rak,  hak├«m olarak,  mutasavv─▒f ve san'atk├ór olarak, bizimle beraber b├╝t├╝n d├╝nyan─▒n da ebed├« hayranl─▒k ve ihtiram borcu vard─▒r.

Fakat bu vatan─▒n, bu topraklar─▒n evl├ód─▒ olarak biz T├╝rklerin, tarih kaderimiz y├­n├╝nden, ona ayr─▒ bir minnet ve ┼č├╝k­ran borcu duymam─▒z gerekir. Zira On├╝├ž├╝nc├╝ as─▒r Anadolu'sunun bir tarafda ├že┼čitli mezhep ve inan─▒┼člar­la bulanm─▒┼č havas─▒, bir tarafdan Mo─čol istil├ó  ordular─▒n─▒n  bask─▒s─▒ ile kar─▒┼čm─▒┼č nizam─▒ i├žinde Mevl├ón├ó'y─▒, m├╝c├óhid ve kahraman ruhuyla, y─▒l­madan, usanmadan M├╝sl├╝man - T├╝rk im├ón ve tefekk├╝r├╝ ad─▒na faaliyette g├Âr├╝r├╝z, ├Âyle ki, m├ólik oldu─ču de­─čerlerle h├ólin oldu─ču kadar istikb├ó­lin de hamurunu mayalayan her b├╝­y├╝k insan gibi, k├╝tleye, kem├ólin ve m├╝te├ólin tohumlar─▒n─▒ sa├žan Mevl├ón├ó Cel├óleddin-i R├╗m├« de, Anadolu T├╝rk­l├╝─č├╝n├╝n siy├ós├« kaderiyle i┼čbirli─či ya­pan i├žtima├« t├órihinin fonunu ├žizmi┼č ├╝stad bir kudrettir.

 

Sel├žuklu ─░mparatorlu─čunda Mo─čollar─▒n oynad─▒klar─▒ son oyunlar─▒, ferasetli bir m├╝┼ča­hit olarak takip etmek vazi­yetinde bulunan b├╝y├╝k terbiyecinin, asker├« ba┼čar─▒lar─▒na ra─čmen ,neticeyi, meden├« seviyeleri d├╝┼č├╝k Mo─čollar lehine g├Ârmedi─či a┼čik├órd─▒.

B├óz─▒ ┼čiir­lerinde, bu ist├«la hareketlerine a├ž─▒k veya kapal─▒ temas eden m─▒sralar g├­ze ├žarpar. Ne ki bunlar, bir ressam f─▒r├žas─▒ sadakatiyle h├ódiseleri taraf­s─▒z renklerle ├žiziyor ve bunlar─▒n d─▒┼č mahiyetlerinden i├žeri s─▒zarak, h├ólin gebe oldu─ču istikb├óli i┼čaret ediyor­du. Bir tarafdan Tatarlar─▒n zulm├╝n­den bahsederken, Tatar ahusunun miskini arzulad─▒─č─▒n─▒ da  kaydetmekden geri kalmamas─▒, bekledi─či mis­kin, bu zul├╝m ve facialar─▒n eliyle kar─▒l─▒p kar─▒┼čt─▒r─▒lan k├╝tlenin ─▒st─▒rap ve inhilalinden do─čacak sentezin ta kendisi olmad─▒─č─▒n─▒ nas─▒l iddia ede­biliriz? Zira:

 

H├ókimest yef'alullah-─▒ m├óye┼č├ó O zi ayn-─▒ dud eng├«zed deva

 

"Alla h├ókimdir, istedi─čini yapar; o, derdin i├žinden deva ├ž─▒kar─▒r"

demek­le, bizatihi derdin i├žinden al─▒nan a┼č─▒­ya, reaksiyonlara k─▒ymet verdi─čini belirtmi┼čdir.

 

Bunun i├žin Hazreti Mevl├ón├ó, ├╝├ž as─▒r sadr─▒ isl├óm imtiyaz─▒n─▒ muhafa­za etmi┼č bu imparatorlu─čun y─▒k─▒l─▒­┼č─▒na big├óne de─čil, tarafs─▒zd─▒.

Sel├žuk devri kapanabilirdi ve kapanacakd─▒. T├órih meydan─▒nda talih deneyip n├­bet savanlar aras─▒da Sel├žuklu de­nen bu devlet de, K├╝├ž├╝k Asya T├╝rk­l├╝─č├╝ne bir Akdeniz medeniyetinin ilk tecr├╝besini g├Âsterdikden sonra, art─▒k siy├ós├« kaftan─▒n─▒ s─▒y─▒rmak ├╝ze­re bulunuyordu. Ama ├Âmr├╝n├╝ ta­mamlam─▒┼č bir devletin t├órih huzu­rundan ├žekilmesi, k├╝tlenin ba─čr─▒nda mahfuz potansiyelin kaybolmas─▒ de­mek de─čildi. Mademki Mo─čollar, istil├ó ve zaferlerine ra─čmen bu muh­te┼čem medeniyet bakiyesine v├óris olmakdan uzak bulunuyorlard─▒, ┼ču hailde galibin de ma─člupla beraber, ├╝st├╝n bir kuvvet taraf─▒ndan temsil edilmesi, onun da inhil├ól edip yeni bir terkibin potas─▒nda erimesi l├óz─▒m geliyordu.

 

Acaba bu namzet kuvvet kim­di ve nerede idi? H─▒z─▒n─▒ al­mam─▒┼č bir M├╝sl├╝man - T├╝rk dinamizmi, k├╝tlenin ┼čuural­t─▒nda gidi┼čmekde bulunuyordu ki, hen├╝z kuvvede olan bu gizli talebin, yeni bir merkez etraf─▒nda peteklenip et kemik ba─člamas─▒ l├óz─▒md─▒.

 

─░┼čte Osmanl─▒ T├╝rkl├╝─č├╝n├╝n devir alaca─č─▒ ve d├Ârt ba┼č─▒ m├ómur bir ci­han imparatorlu─čunun b├╝nyesine ├Âr-g├╝le┼čtirece─či bu potansiyeli, i├žtima├« ┼čuurun hamuru i├žinde yo─čurup yeni bir inki┼čaf ve yeni bir nizama g├Ât├╝rmekde birinci derecede s├Âz sahi­bi olan tasavvuf an'anesi i├žinde Mev­l├ón├ó, her T├╝rk├╝n minnet ve ┼č├╝kran­la ba─članmas─▒ gereken in┼čaac─▒ ide­alistlerin ├Ân saf─▒ndad─▒r.

 

Terbiyeci ve m├╝r┼čit Mevl├ón├ó, muvazenesi bozulmu┼č bir cemiyette, as─▒rlar─▒n ve nesillerin s├╝zgecinden ge├žmi┼č kararl─▒ mizac─▒, sal├óbetli ahl├ó­k─▒, derin k├╝lt├╝r├╝, feragati ,ismeti ve asaletiyle, sahteyi ger├žekten, istatis­tik bir g├Âr├╝┼čle ay─▒rd ederek i├žtima├« ┼čuurun ├Ân├╝ne d├Âken ve be┼čeriyetin eline bir k─▒yas malzemesi vererek k├╝tleye nefes ald─▒ran hak├«m insand─▒r.

─░├žinde derslerini verdi─či medre­senin muhte┼čem ├žat─▒s─▒ alt─▒nda tak­ririni bitirip de, iki cihan─▒n kay─▒t­lar─▒ndan azade ba┼č─▒ ├Ân├╝nde, dudak­lar─▒nda a┼čk gazelleri, c├╝bbesinin etekleri u├ža u├ža ge├žti─či yollara ve kondu─ču duraklara, hikmetinden, ir­fan─▒ndan, heyecan ve samimiyetin­den a┼čik├ór bir iz, bir ni┼čan, bir ses ve nefes b─▒rakm─▒┼čd─▒r.

─░sterse be┼čeriyet ┼čimdi de ayn─▒ izi bulur ve ├╝st├╝nde y├╝r├╝yebilir, ayn─▒ sesi ve nefesi duyarak, b├╝y├╝k kurtar─▒c─▒lar kafilesinden olan bu b├╝­y├╝k terbiyeciyi, kendi aras─▒nda, ken­di hayat─▒n─▒n i├žinde bulabilir. Yeter ki ├ódemo─člu, b├╝y├╝k insan motifine olan ezel├« ve tab├« ihtiyac─▒n─▒ hisse­decek seviye ve ┼čuuru yeni ba┼čdan kazans─▒n ve elini de g├Ânl├╝n├╝ de onunla birle┼čtirmek l├╝zumuna inan­s─▒n.

Yaz─▒m─▒, b├╝y├╝k ├╝stad─▒m Ken'an Rif├ó├«'nin, Mevl├ón├ó'n─▒n vasf─▒nda s├Ây­ledi─či bir s├Âzle bitirmek istiyorum:

 

"O, ┼čiir g├╝zelidir, musik├« g├╝zelidir, bilgi g├╝zelidir,

Allah g├╝zelidir. O G├ťZELLER G├ťZEL├ÄD─░R."


Bu Makaleye Ait Ele┼čtiri Makaleleri
# Makaleler Ad─▒
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Nurgül Çepni / 8.07.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...