f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Darul Kurra Medreseleri

 E─čitim Kurumu Detay─▒ No : E- 234  
Kurucusu Kurulu┼č Tarihi E─čitim Dili ┼×ehir / ├ťlke
─░stanbul / Osmanl─▒ Devleti
├ľzellik T├╝r├╝
  Medreseler 
Adres Web
       
Kurum No: 234 Hit : 5149 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Kuruma ait Dergileri K├╝t├╝phaneleri Fak├╝lteleri ├ťniversitesi ─░lgili Kurumlar Tezler


E─čitim Kurumuna ait Dergiler

E─čitim Kurumuna ait K├╝t├╝phaneler

Universite 

ilgili kurumlar 

E─čitim Kurumuna ait Tezler

├ľzeti

Hakk─▒nda Bilgi

Darul Kurra Medresesi

"Yer, mek├ón, ev" gibi anlamlara gelen "dar" ile "okuyan" anlam─▒ndaki "kari" kelimesinin ├žo─čulu olan "kurra" kelimelerinden meydana gelen "D├óru'l-Kurra", Kur'an-─▒ Kerim'in ├Â─čretildi─či, bir b├Âl├╝m├╝n├╝n veya tamam─▒n─▒n ezberletildi─či ve k─▒raat vecihlerinin talim ettirildi─či mektepler i├žin kullan─▒lm─▒┼čt─▒r.

Baz─▒ M├╝sl├╝man devletlerde bu m├╝esseselere "D├óru'l-Kur'an" ve "D├óru'l-Huffaz" gibi isimler de verilmi┼čtir.

Bilindi─či gibi Hz. Peygamber, daha bi'setin (Peygamberlik ve vahyin geli┼či) d├Ârd├╝nc├╝ senesinde kendi evinden ba┼čka gizlice e─čitim ve ├Â─čretim faaliyetlerinde bulunmak ├╝zere, Saf├ó tepesinin eteklerinde bulunan ve Beni Mahz├╗m kabilesinden olan Erkam'─▒n evini kullanmaya ba┼člar. Hz. Peygamber burada hem M├╝sl├╝manlara, hem de kendisini dinlemek ve buna g├Âre karar vermek isteyenlere Kur'an okuyup ├Â─čretiyordu. B├Âylece burada ├Âzellikle M├╝sl├╝manlara hem Kur'an ├Â─čretiyor, hem de inan├ž ve sab─▒r konusunda onlar─▒ e─čitiyordu. Bunlar─▒ nazar-─▒ itibara ald─▒─č─▒m─▒z zaman vahyin ba┼člang─▒c─▒nda kendi evindeki ilk ├Â─čretimi bir tarafa b─▒rakacak olursak, ─░sl├óm d├╝nyas─▒ndaki ilk "d├óru'l-kurra"n─▒n Erkam b. Ebu'l-Erkam'─▒n evindeki bu d├óru'l-kurra, ilk hocan─▒n da bizzat Resulullah oldu─ču s├Âylenebilir.

 

─░sl├óm yay─▒l─▒┼č tarihinde bir d├Ân├╝m noktas─▒ olarak kabul edilen Akabe bey'atlar─▒ndan sonra Hz. Peygamber, Yesriblilere (Medine) Kur'an muallimi (├Â─čreticisi) olarak Mus'ab b. Umeyr'i g├Ândermi┼čti. B├Âylece, daha kendisi ve ashab─▒ oraya varmadan, oradaki M├╝sl├╝manlar─▒n gerek Kur'an, gerekse bu sayede ─░sl├óm'─▒ ├Â─črenmelerine imk├ón sa─člam─▒┼čt─▒.

Mekke'nin fethinden sonra vilayetlere tayin etti─či valilerden bir k─▒sm─▒, ayn─▒ zamanda Kur'an muallimi idi.

Bug├╝n, "Mescidu'n-Nebev├«" dedi─čimiz mescidinde ├že┼čitli vesilelerle bizzat kendisi Kur'an ├Â─čretirken, Suffa'da da hem kendisi hem de Ub├óde b. S├ómit gibi kimseler bu konuda ona yard─▒mc─▒ oluyorlard─▒. Bu sayede Suffa ashab─▒ da Kur'an ├Â─črenmi┼č oluyordu. Keza o, mescidlerde Kur'an derslerini te┼čvik ediyordu.

Nitekim, Sahih-i M├╝slim'de belirtildi─čine g├Âre Yahya b. Yahya et-Temim├«'nin Eb├╗ H├╝reyre'den nakledilen uzunca bir hadisinde Resulullah: "Allah'─▒n evlerinden birinde, Allah'─▒n kitab─▒n─▒ okumak ve kendi aralar─▒nda m├╝talaa etmek (ted├ór├╝s) ├╝zere toplanan her toplulu─ča Allah, sekinet (i├ž huzuru, rahatl─▒k) verir, onlar─▒ rahmet kaplar, ├ževrelerinde melekler toplan─▒r ve Allah, onlar─▒ meleklerin yan─▒nda anar." Gerek bu hadis, gerekse daha ba┼čka bir├žok hadiste Kur'an ve onunla ilgili ilmin ├Â─črenilmesinin ├Ânemi ├╝zerinde durulur.

 

Hz. Peygamber'in, Kur'an ├Â─črenmenin ├Ânemli vas─▒talar─▒ndan biri olan okuma yazmaya kar┼č─▒ olan ilgisini ortaya koyan olaylardan biri ┼čudur: Bedir sava┼č─▒nda harp esiri olarak kar┼č─▒ taraftan ele ge├žen her bir esir i├žin d├Ârt bin dirheme kadar fiyd-i nec├ót (kurtulus ak├žasi) takdir edilmi┼č iken, bunlar─▒n okuma yazma bilenlerinden her biri, Medine'li on M├╝sl├╝man ├žocu─ča bunu ├Â─čretmek kar┼č─▒l─▒─č─▒nda h├╝rriyetlerine kavu┼čabileceklerdi.  Zeyd b. S├óbit, bunlardan okuma yazma ├Â─črenen Ensar ├žocuklar─▒ndan biridir.

Dokuz mescidde e─čitim ve ├Â─čretimin devam etti─či Medine'den ba┼čka, fethedilen veya yeni kurulan merkezlerde ashab─▒n k─▒raatta mahir olanlar─▒ dersler veriyordu.

Dima┼čk (┼×am)'da ├ťmeyye C├ómii'ndeki ders halkalar─▒n─▒n bir ├žo─ču k─▒raatla ilgiliydi. Ebu'd-Derd├ó burada Kur'an t├ólim etti─či i├žin "Muallimu's-┼×am" veya "K├óriu's-┼×am" ├╝nvan─▒yla an─▒lm─▒┼čt─▒.

├ľgrenci say─▒s─▒n─▒n zaman zaman 1500 '├╝n ├╝st├╝ne ├ž─▒kmas─▒,onun derslerine olan ra─čbeti g├Âsterir.

 

Ebu'd-Derda vefat etmeden ├Ânce, k─▒raatini takdir etti─či Fed├óle b. Ubeyd el-Ens├ór├«'yi yerine hoca olarak g├Ârevlendirmesi i├žin ┼×am Valisi Muaviye b. Ebi S├╝fyan'a tavsiyede bulunmu┼čtu. ├ľyle anla┼č─▒l─▒yor ki bu durum (k─▒raat ilmi ile ilgilenme) burada uzun s├╝re devam etmi┼čti.

Nitekim seyahatleri s─▒ras─▒nda Dima┼čk'a da u─črayan ─░bn C├╝beyr (539-614/1144-1217), bu ┼čehirdeki ├ťmeyye Camii'nde b├╝t├╝n g├╝n devam eden Kur'an dersleri hakk─▒nda tafsilatl─▒ bilgi verir. Buna g├Âre sabah namaz─▒ndan sonra "Sub'" denilen meclisle ba┼člayan k─▒raat dersleri, ikindiden sonra "Kevseriye" ad─▒ verilen derslerle devam ederdi. Burada kendilerine "Kevser├«" denilen ve Kur'an'─▒ ezberlemede g├╝├žl├╝k ├žeken y├╝zlerce ki┼čiye el-Kevser s├╗resinden itibaren namaz s├╗releri ├Â─čretilirdi.

 

Bir├žok merkezde Kur'an dersleri veren ashabtan itibaren, tabi├«n ve tebeu't-tabi├«n d├Ânemlerinde de─či┼čik leh├želere g├Âre okuyu┼č tarzlar─▒ ┼čekillenmeye ba┼člar.

Kur'an-─▒ Kerim'in yedi harf ├╝zerine indirilmesi, onun yedi leh├že ile okunmas─▒na ve buna ba─čl─▒ olarak k─▒raat ilminin do─čmas─▒na sebep olmu┼čtur.

Bizzat Hz. Peygamber, Kur'an'─▒ yedi k─▒raatla okumu┼č ve bunu ashab─▒na da ├Â─čretmi┼čti.

M├╝sl├╝manlar, hicr├« ikinci asr─▒n ba┼člar─▒nda, ashabtan nakledilen bu yedi k─▒raati temsil eden "Kurra"lar etraf─▒nda toplanarak onlar─▒ ├Â─črenmeye ba┼člad─▒lar.

 

B├Âylece c├ómilerde veya ├Âzel yerlerde kurralar etraf─▒nda te┼čekk├╝l eden halakalarla k─▒raat ilmi tahsil edilmeye ba┼čland─▒.

Mekke'de Abdullah b. Kesir (├Âl. 120/737), Medine'de N├ófi b. Abdurrahman (├Âl. 169/785), ┼×am'da ─░bn ├émir (├Âl. 118/736), Basra'da Eb├╗ Amr b. Al├ó (├Âl. 154/770) ve Yakub (├Âl. 205/820), K├╗fe'de Hamza b. Habib (├Âl. 188/803) ile ├ésim b. Behdele (├Âl. 127/744) gibi kimselerin etraf─▒nda ilk k─▒raat halkalar─▒ meydana geldi.

 

Daha sonra bu mevzudaki ├žal─▒┼čmalara ilaveten ┼čaz k─▒raatlarla ond├Ârt k─▒raat (K─▒raat-i erbaa a┼čere) do─čdu ki bu konuda bir├žok eser telif edilmi┼čtir.

Bu mahsuller, "Kurra halkalar─▒", "D├óru'l-Kur'anlar", "D├óru'l-huffaz"lar ve "D├óru'l-kurralar"in m├╝fredat─▒n─▒ meydana getirmi┼čti.

Buralarda, Kur'an'daki kelime ve ib├órelerin telaffuzu ile okunu┼čtaki ihtilaflar─▒, nakledenlere isnad ederek bildiren "─░lm-i K─▒raat" tahsil edilmi┼čtir.

 

Anadolu Sel├žuklular─▒ ile Karamano─čullar─▒ d├Ânemlerinde bu m├╝esseseler "D├óru'l-huffaz" ad─▒n─▒ alm─▒┼č olup ba┼čl─▒ca Sel├žuklular devrinde Konya'da S├óhib At├ó, Ferh├╗niye (700/1300), Sa'duddin ├ľmer, Nasuh Bey (715/1315); Karamano─čullar─▒ d├Âneminde Hac─▒ Yahya Bey, Hoca Salman, Has Yusuf Aga, Kad─▒ ─░maduddin ve Hac─▒ ┼×emseddin D├óru'l-huffazlar─▒  tesis olunmu┼čtur.

Bilindi─či gibi ─░sl├óm d├╝nyasinda camiler, uzun s├╝re bir├žok fonksiyonu birden icra eden mekan olma ├Âzelli─čini koruyorlard─▒.

Bununla beraber egitim ve ├Âgretim faaliyetleri bakimindan da Kur'an ve hadis tahsilinin merkezi ├Âzelligini muhafaza ettiler. Buralarda ileri seviyede Kur'an ├Âgrenimi i├žin olusturulan ders halakalari "sub├Ľ" ve "tasdir" diye anildi. Kiraat hocasina "seyhu'l-kiraa", g├Ârevine de "mesihatu'l-kiraa" denildi.

 

Sehir câmilerinde yürütülen Kur'an okutma faaliyeti "mesihatu'l-mescid", ordugâhlarda yürütülen faaliyetler "mesihatu'l-cünd" ismini aldi.

Bu sonuncunun hocalarina "kâriu'l-cünd" de denirdi.

├ľyle anlasiliyor ki, Kur'an egitimi i├žin a├žilan bu m├╝esseselere Isl├óm d├╝nyasinin hemen her yer ve b├Âlgesinde b├╝y├╝k bir ├Ânem verilmistir. Zira burada hem Kur'an'in okunmasi, hem ezberlenmesi, hem de bazi g├Ârevlerin yapilmasi bakimindan b├Âyle bir mek├óna ihtiya├ž vardi. Kaldi ki bu ilim sayesinde Allah kel├ómi ├Âgreniliyor ve bunun karsiliginda da sevab kazaniliyordu. Iste bu sebeple her d├Ânemde oldugu gibi Osmanli d├Âneminde de bu isimle ve ├Âzel bir ihtimamla a├žilan adi ge├žen m├╝esseseyi g├Ârmek m├╝mk├╝n olmaktadir.

Osmanli egitim ve ├Âgretim sistemi i├žinde yer alan ihtisas medreselerinden biri de d├óru'l-kurralardir. Osmanlilardan ├Ânce oldugu gibi Osmanlilarda da "kari"ler ile c├ómi hizmetlileri genellikle bu m├╝esseselerden yetisirlerdi.

Sibyan mektebini bitiren veya o seviyede ├Âzel bir ├Âgrenim g├Ârm├╝s olan bir talebe, bu m├╝esseselerde okumak istedigi zaman, ├Ânce en alt seviyedeki bir d├óru'l-kurraya girer ve orada hifzini tamamladiktan sonra y├╝ksek seviyedeki bir d├óru'l-kurraya devam ederdi.

Buralarda "ilm-i kiraat" ve "ilm-i maharic-i hur├╗f"u ├Âgrenirdi.

Osmanlilar'in, d├óru'l-kurralara b├╝y├╝k bir ├Ânem verdikleri anlasilmaktadir. Zira gezdigi yerlerdeki d├óru'l-kurralarin bazi ├Âzellikleri hakkinda bilgi veren Evliya ├çelebi (1611-1682), kendi asrinda olduk├ža fazla sayida d├óru'l-kurradan s├Âz etmektedir.

Nitekim onun verdigi bilgiye g├Âre Amasya'da dokuz d├óru'l-kurra vardi. Bunlardan sadece Sultan B├óyezid d├óru'l-kurrasinda 300'den fazla hafiz bulunmakta idi.

Bunlarin arasinda kiraat-i seb'a, asere ve takribi bilenler de vardi. Ilk bakista abartili gibi g├Âr├╝nen bu bilgi, Amasya Tarihi yazari H├╝seyin H├╝sameddin'in buradaki mevcud sekiz d├óru'l-kurra hakkinda ayrintili bilgi vermesi, Seyahatn├ómedeki sayinin abartilmamis oldugunu g├Âstermektedir.

 

Ger├žekten, Evliya ├çelebi, gezdigi b├╝t├╝n Osmanli sehirlerindeki d├óru'l-kurralar hakkinda tafsilatli bilgiler vermektedir.

Nitekim Istanbul, Edirne, Bursa, Erzurum gibi hemen her yerde bir veya daha fazla dâru'l-kurra oldugu anlasilmaktadir.

Nitekim Basbakanlik Osmanli Arsivi'nin sadece Cevdet Tasnifinin "Evkaf" ve "Maarif" b├Âl├╝mlerine bakildigi zaman bile karsimiza sayisiz d├óru'l-kurra ├žikacaktir ki, bunlarin b├╝y├╝k bir kismi halk tarafindan vakif suretiyle yapilmis olanlardir. Halkin, d├óru'l-kurralara olan bu ilgisi son zamanlara kadar devam etmis g├Âr├╝nmektedir. Biz, ├Ârnek olmasi bakimindan sadece iki d├óru'l-kurra ile ilgili iki arzdan (dilek├že) bir iki c├╝mle nakletmekle yetinmek istiyoruz:

 

a. "Der-i devlet mekine arz-i d├ói-i kemine oldur ki, medine-i Izmir'de Hasan Hoca Mahallesi'nde Ke├žeciler s├╝kunda vaki Haci Emine Hatun binti Mustafa Efendi medrese-i d├óru'l-kurrasi vakfindan almak ├╝zere b├ó ber├ót-i ├óli vazife-i muayene ile seyhu'l-kurra ve m├╝derris olan..."

b. "Der-i devlet mekine arz-i d├ói kemine oldur ki, nez├óret-i d├óilerinde ├ós├╗de evkaftan Istanbul'da merhum ├ťveys Bey'in d├óru'l-kurra vakfindan almak ├╝zere..." diye devam eden belgelerdeki bilgiler, bize d├óru'l-kurralarin diger Osmanli medreseleri gibi vakiflara bagli oldugunu da g├Âstermektedir.

 

D├óru'l-kurralar, oralarda ├Âgretilen ilimlerle alakasi bakimindan daha ├žok c├ómiler i├žinde veya ├ževresinde tesis edilmislerdir.

Bug├╝nk├╝ bilgilerimize g├Âre Osmanlilarin ilk d├óru'l-kurrasi Bursa'daki Yildirim B├óyezid d├óru'l-kurrasidir. Bu d├óru'l-kurra, Imam Cezer├«'nin gelisiyle Ulu Cami'de a├žilmisti. Evliya ├çelebi, Istanbul d├óru'l-kurralarindan bahsederken "evvela ne kadar sel├ótin camileri, v├╝zera ve gayri ay├ón-i kibar camileri varsa her birisinde mutlaka birer d├óru'l-kurra bulunur" dedikten sonra m├╝stakil d├óru'l-kurralarin isimlerini vermektedir.

B├Âylece Osmanlilarda da, Anadolu Sel├žuklulari ile Karamanogullari'nin "d├óru'l-huffazlari" gibi m├╝stakil binalari bulunan d├óru'l-kurralarin mevcudiyetine sahid olmaktayiz.

 

Osmanli d├óru'l-kurralarinda ders kitabi olarak Semseddin Muhammed b. Muhammed el-Cezer├« (├Âl. 833/1429)'nin bizde "Cezer├«" diye s├Âhret bulan eseri, ayrica Eb├╗ Muhammed es-S├ótib├«'nin "S├ótib├«" diye meshur olan "Kaside-i L├ómiye"si okutulurdu. Bundan baska Cezer├«'nin S├ótib├«'ye yaptigi "Fethu'l-Vahid" adli serhi, Osmanli d├óru'l-kurralarinda okutulurdu.

├ľyle anlasiliyor ki, Osmanli d├óru'l-kurralari, Yildirim B├óyezid devrinde 798 (1395)'de Bursa'ya gelen Imam Cezer├« vasitasiyla S├ótib├« ve Cezer├« tesirinde gelisme g├Âstermislerdir.

 

XVI. asirda Kanun├« Sultan S├╝leyman'in emriyle Sokullu Mehmed Pasa, Misir'da Kur'an ├Âgretimiyle s├Âhret bulan Seyh Ahmedu'l-Misr├«'yi Istanbul'a celb ederek Eyyub Camii imamligina tayin etmis ve bu zat, 1006 (1597) tarihine kadar bu c├ómide "Teysir Tariki" ile kiraat okutmustu.

 Bu zatin yetistirmis oldugu talebeleri, Osmanli Devleti'nin muhtelif sehirlerine dagilarak kiraat ilmini okutmuslardir. Hicr├« 1000 (M. 1591) tarihinden sonra "Teysir Tariki", "Isl├ómbol Tariki" adiyla meshur olmaya baslamisti.

Gerek ezberletilmek istenilen Kur'an-i Kerim'in, gerekse ├Âgretilmek istenilen diger ilimlerin ├Âzellikleri bakimindan d├óru'l-kurralarda sik sik tekrar ve uygulamaya dayanan bir ├Âgretim metodunun takib edildigi anlasilmaktadir.

Bu uygulamada c├ómiler, ├ódeta birer labaratuar olarak kullanilmislardir. Bununla beraber d├óru'l-kurra mezunlarinin im├ómet ve m├╝ezzinlik gibi c├ómi hizmetleri de yapabilecekleri g├Âz ├Ân├╝ne alinarak itikad ve amele m├╝teallik yeterli ilm-i hal bilgilerinin, diger medreselerde takib edilen metodlarla tedris olunmalari gerekir.

T├╝rkiye'deki d├óru'l-kurralar, 3 Mart 1924 tarih ve 430 sayili Tevhid-i Tedris├ót Kanunu'nun 2. maddesi geregince b├╝t├╝n diger okullar gibi Maarif Vek├óleti'ne baglanmak istenmisse de zamanin Diyanet Isleri Baskani Rifat B├Ârek├ži'nin, bu kurumlarin birer ihtisas okulu olduklari i├žin baskanliga bagli olarak ├Âgretime devam etmesi gerektigi yolundaki israrlari sonucu, Kur'an kurslarina d├Ân├╝serek varliklarini devam ettirme imk├óni bulmuslardir.

 


Kadrosu

Mezunlar─▒

Fihrist 
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
Muhammed Ender / 24.01.2009



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...