f EskiEserler | Eski Eserler | Eskieserler.com
E─čitim Kurumu   ( 2141 )   Kitaplarda   ( 1659 )   Yazarlarda   ( 4831 )  
Dergilerde   ( 786 )   K├╝t├╝phanelerde   ( 151 )   ┼×ehirlerde   ( 182 )  
Makalelerde   ( 2196 )   Multi Media   ( 323 )   Fetvalar   ( 894 )  
Hit
9129104
├ťye 1490
Online ├ťye 0

Revak─▒yyun

 E─čitim Kurumu Detay─▒ No : E- 2023  
Kurucusu Kurulu┼č Tarihi E─čitim Dili ┼×ehir / ├ťlke
K─▒br─▒sl─▒ Zenon Adana /
├ľzellik T├╝r├╝
Felsefe Okulu   
Adres Web
,
       
Kurum No: 2023 Hit : 2410 Hata Bildirimi Tavsiye Et

   Kuruma ait Dergileri K├╝t├╝phaneleri Fak├╝lteleri ├ťniversitesi ─░lgili Kurumlar Tezler


E─čitim Kurumuna ait Dergiler

E─čitim Kurumuna ait K├╝t├╝phaneler

E─čitim Kurumuna Ait Akademik Birimler

Universite 

ilgili kurumlar 

E─čitim Kurumuna ait Tezler

├ľzeti

Hakk─▒nda Bilgi

Revâkıyyûn
 
Helenistik d├Ânemde ortaya ├ž─▒kan felsefe okulu. Stoac─▒lar. 

S├Âzl├╝kte ÔÇťrevakÔÇŁ anlam─▒nda Yunanca bir kelime olan stoa, Epik├╝rc├╝l├╝kten sonra Helenistik d├Ânemin ikinci ve en ├Ânemli felsefe okulunun ad─▒d─▒r. K─▒br─▒sl─▒ Zenon taraf─▒ndan mil├óttan ├Ânce 300 y─▒l─▒ civar─▒nda kurulup mil├óttan sonra 200 y─▒lma kadar devam eden Stoa, Roma d├Âneminde en yayg─▒n felsefe ak─▒m─▒ olmu┼čtur. Zenon derslerini Atina'da edebiyat ve sanat├ž─▒lar─▒n devam etti─či s├╝tunlu (revak) binada verdi─či i├žin ├Â─črencilerine Stoac─▒lar denmi┼čtir (Zeller, s. 259).
Bu ak─▒m─▒ benimseyen filozoflar ─░sl├óm kaynaklar─▒nda ÔÇťRev├ók─▒yye, R├╗h├óniyy├╗n, Ash├ób├╝ÔÇÖr-rev├ók, Ash├ób├╝ÔÇÖl-├╝stuv├óne, Ash├ób├╝'l-mez├ól, Ash├ób├╝'l-mizalle" isimleriyle ifade edilmektedir (F├ór├ób├«, s. 110; ┼×ehrist├ón├«, II, 117; ─░bn├╝'l-K─▒ft├«, s. 25).
Erken, Orta ve Ge├ž Stoa olmak ├╝zere ├╝├ž a┼čama kaydeden bu okula mensup filozoflar─▒n ana vatan─▒ K├╝├ž├╝k Asya ve civar─▒d─▒r; kurucusu Zenon K─▒br─▒sl─▒ olmakla birlikte S├óm├« ─▒rk─▒ndan geliyordu. Erken Stoa AtinaÔÇÖda Zenon taraf─▒ndan kurulmu┼č, Truval─▒ Kleanthes ve Tarsuslu Khrisippos taraf─▒ndan geli┼čtirilmi┼čtir. Ancak bu ak─▒m bir ki┼činin eseri de─čil farkl─▒ yerlerden gelen ve k─▒smen de─či┼čerek y├╝zy─▒llarca devam eden bir doktrinler toplulu─čudur. Antistenes ve Sinoplu Diogenes gibi kinik filozoflar Stoac─▒lar i├žin ├Ârnek al─▒nacak ┼čahsiyetlerdir. Dolay─▒s─▒yla Stoac─▒l─▒k bilimsel bir teori olmaktan ├žok bir ahl├ók felsefesidir. Stoac─▒lar'a g├Âre bilim hayat i├žin, hakikat iyi ve faydal─▒ i├žin, varl─▒─č─▒n sebeplerini ara┼čt─▒rmak hayat─▒n son gayesi olan bilgelik i├žindir. Bilgeli─čin elde edilmesi teorik ve pratik erdemlerin hayata ge├žirilmesiyle m├╝mk├╝nd├╝r; insan ancak bilgece ya┼čanan bir hayatla mutlu olur. PanaetiusÔÇÖ─▒n RomaÔÇÖya ta┼č─▒d─▒─č─▒ Stoac─▒ felsefe, akademi ┼č├╝phecili─činin y├Âneltti─či ele┼čtirilere kar┼č─▒ kendini savunmak amac─▒yla Efl├ótuncu ve Aristocu ├Â─čretilerden ald─▒─č─▒ g├Âr├╝┼člerle yeni bir eklektik g├Âr├╝n├╝me kavu┼čmu┼čtur. Metafizik spek├╝lasyonlar─▒n terkedilerek ahl├ók felsefesinin a─č─▒rl─▒k kazand─▒─č─▒ bu d├Âneme Orta Stoa denilmektedir, ba┼čl─▒ca temsilcileri Panaetius ile PoseidonusÔÇÖtur. Stoa ak─▒m─▒n─▒n b├╝t├╝n├╝yle RomaÔÇÖda ve Roma d├Âneminde ortaya ├ž─▒kan felsefesine Ge├ž D├Ânem Stoas─▒, Yeni Stoa ve Roma Stoas─▒ gibi adlar verilmi┼čtir. Erken Stoa ├Â─čretisini yeniden canland─▒rmak isteyen bu ak─▒m─▒n ba┼čl─▒ca temsilcileri Seneca, Epiktetos ve Marcus Aurelius'tur. StoaÔÇÖya g├Âre felsefe mant─▒k, fizik ve ahl├ók olmak ├╝zere ├╝├že ayr─▒l─▒r. Bu ├╝├ž disiplinin de─čer a├ž─▒s─▒ndan fark─▒ ┼ču benzetmeyle ortaya konulmaktad─▒r: Felsefe bir bah├že, mant─▒k o bah├žeyi koruyan ├žit, fizik bah├žedeki a─ča├žlar, ahl├ók ise a─ča├žlar─▒n meyvesidir (Laertios, s. 316). ┼×u halde felsefe ahl├ók├« erdemleri hayata ge├žirme ├žabas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir.
Mant─▒k. AristoÔÇÖdan sonra mant─▒kla en ├žok ilgilenenler Stoac─▒ filozoflar olmu┼čtur. Onlar da Aristo gibi mant─▒─č─▒ ba─č─▒ms─▒z bir disiplin ┼čeklinde de─čil bir alet diye g├Ârmekte ve onu ÔÇťakl├« d├╝┼č├╝ncenin bilimiÔÇŁ diye tan─▒mlamaktad─▒r. Aristo mant─▒─č─▒n─▒n omurgas─▒n─▒ analitikler olu┼čtururken Stoa'da mant─▒k diyalektik (cedel) ve retorik (hitabet) ┼čeklinde iki dala ayr─▒lmaktad─▒r. Diyalektik "soru-cevap y├Ântemiyle konulan do─čru tart─▒┼čma bilgisiÔÇŁ, retorik de ÔÇťa├ž─▒k se├žik bi├žimde ortaya konulmu┼č mevzularda g├╝zel konu┼čma bilgisiÔÇŁ ┼čeklinde tan─▒mlan─▒r. Diyalekti─čin ana konusu dildir; dil biri i├ž konu┼čma (kavramlar ve anlamlar), di─čeri d─▒┼č konu┼čma (kavramlar─▒n kelimelerle ifadesi) olmak ├╝zere iki k─▒s─▒md─▒r. Dilde s├Âz├╝ olu┼čturan laf─▒zlar, gramer yanl─▒┼člar─▒, dildeki yanl─▒┼č kullan─▒mlar, ┼čiir dili, ├žift anlaml─▒ kelimeler ve m├╝zik ─░ncelenmektedir. Retorikte bulu┼č, anlat─▒m, d├╝zen ve sonu├ž temel unsurlar olarak ├Âne ├ž─▒kmaktad─▒r (a.g.e., s. 317) Stoac─▒lar, AristoÔÇÖnun k─▒yas teorisine herhangi bir katk─▒ yapmam─▒┼člar, sadece pedagojik gerek├želerle on kategoriyi d├Ârde indir-mi┼člerdir. Zira onlara g├Âre varl─▒─ča ait genel cinsler veya t├╝mel kavramlar cevher, nitelik, tarz (hal) ve nisbet olmak ├╝zere d├Ârt kategori ba─člam─▒nda ifadesini bulur. Bunlardan cevher as─▒l olup di─čerleri onun ├Âzelli─či veya araz─▒ durumundad─▒r (Osman Em├«n, el-Felsefet├╝ÔÇÖr-Reu├ók─▒yye, s. 128).
Bilgi. Stoac─▒lar mant─▒k problemlerini daha ziyade dil a├ž─▒s─▒ndan ele alm─▒┼č ve bilginin temeline duyumlar─▒ koymu┼čtur. ├ç├╝nk├╝ zihin duyu izlenimlerinden hareketle t├╝mel kavramlara, dolay─▒s─▒yla t├╝mel yarg─▒lara ula┼čmaktad─▒r. Zihin, ├╝zerine bir ┼čey yaz─▒lmam─▒┼č d├╝z bir levha gibidir. Bilgi ona d─▒┼č d├╝nyadan duyu izlenimleri kanal─▒yla gelmektedir. Stoac─▒lar bu gerek├želerle Efl├ótunÔÇÖun idealar kuram─▒n─▒ ve Aristo'nun somut t├╝mel anlay─▒┼č─▒n─▒ reddetmi┼člerdir. Onlara g├Âre idealar ya da t├╝meller isimden ibaret olup d─▒┼č d├╝nyada herhangi bir kar┼č─▒l─▒─č─▒ yoktur. Bu yakla┼č─▒mlar─▒yla Stoac─▒lar bilginin kayna─č─▒ konusunda sens├╝alist ve nominalisttir. Stoac─▒larÔÇÖa g├Âre bilgi, ÔÇť┼ču" diye g├Âsterilen bireysel ve duyusal varl─▒klar─▒n alg─▒lanmas─▒ndan ve alg─▒lar─▒n sonucu olan genel kavramlar─▒n bilgisinden ibarettir. Zenon'a g├Âre bilgide kesinlik derecesi hayal etmek, inanmak, bilmek ve anlamak olmak ├╝zere d├Ârt a┼čamal─▒d─▒r (Vorlander, I, 183) Bir fikir konusunu tam olarak g├Âsteriyorsa do─črudur, bunun ├Âl├ž├╝s├╝ de a├ž─▒k ve anla┼č─▒l─▒r olmas─▒d─▒r.
Fizik. Stoac─▒lar b├╝t├╝n├╝yle varl─▒─č─▒ maddeye indirgedi─činden fizik felsefeleri kat─▒ bir materyalizmi yans─▒tmaktad─▒r; bu da onlar─▒n duyu bilgisi d─▒┼č─▒nda bilgi olamaya-ca─č─▒n─▒ savunan anlay─▒┼člar─▒n─▒n mant─▒ksal gere─čidir. AristoÔÇÖnun madde-s├╗ret d├╝alitesinden esinlenen bu filozoflara g├Âre de varl─▒─č─▒n ilkesi ikidir; bunlar edilgin olan madde ile ona ┼čekil veren ve etkin olan Tanr─▒sal
ak─▒ld─▒r (logos) Ancak her bir varl─▒─č─▒ olu┼čturan bu iki ilke birbirinden ayr─▒lamaz; di─čer bir ifadeyle birbirinden ba─č─▒ms─▒z bulunamayan bu ilkeler birbirine i├žkindir. Etkin ve edilgin olma yaln─▒z cisimlere ├Âzg├╝ oldu─čuna g├Âre cisim olmayan bir ┼čeyin ger├žek varl─▒─č─▒ndan s├Âz edilemez. Baz─▒lar─▒ daha ileri giderek ─░nsan├« ruhun ve TannÔÇÖn─▒n da cisim oldu─čunu ve cisim olmayan─▒n cisimlere etki edemeyece─čini ileri s├╝rerken tohumun olu┼čun i├žinde yer almas─▒n─▒ buna ├Ârnek g├Âsterir ve bu etkin ilkeye ÔÇťlogos" ad─▒n─▒ verirler (Laertios, s. 347) Asl─▒nda Stoac─▒lar'─▒n fizi─či Herekleitos'un fizik anlay─▒┼č─▒n─▒n bir yans─▒mas─▒ veya farkl─▒ bir tekrar─▒ndan ibarettir. Bu fizik, hayat─▒n ilkesi olan s─▒cak nefesin (pneuma) ya da havan─▒n s─▒v─▒ ve kat─▒ elemanlar haline gelmesi, belli bir zaman sonra bu elemanlar─▒n g├Âksel ate┼če d├Ân├╝┼čerek eriyip kaybolmas─▒, b├Âylece evrenin d├Ânem d├Ânem yenilenmesi ┼čeklinde s├╝r├╝p gitmektedir. Buna g├Âre evren, ├Âlen ve yeniden do─čan ve ayn─▒ kanuna t├óbi oldu─ču i├žin daima birbirine benzeyen olaylar─▒ tekrarlayan sonsuz ├ólemler dizisinden ibarettir (Weber, s. 94).
Metafizik. Stoac─▒larÔÇÖ─▒n materyalist panteizmine g├Âre Tanr─▒ evrene i├žkin olmakla birlikte cisimler d├╝nyas─▒n─▒ meydana getiren unsurlar─▒n kendisinden ├ž─▒kt─▒─č─▒ ilk kaynakt─▒r. Tanr─▒ ile varl─▒k aras─▒ndaki ili┼čki ruhla beden aras─▒ndaki ili┼čkiye benzer. Tanr─▒ d├╝nyan─▒n maddesidir, fakat daha ince ve latif bir maddedir. Her t├╝rl├╝ hareket ve ┼čekle b├╝r├╝nmekle birlikte ilk unsurlar─▒ hareket ettiren ve ┼čekil veren bir ilkedir. ├élem il├óh├« varl─▒─č─▒n v├╝cudu oldu─ču i├žin zorunlu bi├žimde kusursuz g├╝zelli─če sahip ve m├╝kemmel bir organizmad─▒r. ─░nsan ruhu bedenin her c├╝z├╝nde bulundu─ču gibi Tanr─▒ da her yerde h├óz─▒r ve n├óz─▒rd─▒r. Bu felsefede cisim olmayan sadece zaman, bo┼čluk ve d├╝┼č├╝ncedir.
Ahl├ók. Stoac─▒l─▒k bir ahl├ók├« idealizmdir. Buna g├Âre en y├╝ksek iyi ba┼čka ┼čeyi elde etmek i├žin ara├ž olmayan, do─črudan ama├ž olan ┼čeydir ki bu da erdemdir. Stoac─▒lar insan─▒n en temel e─čiliminin haz de─čil can g├╝venli─či oldu─čunu savunmu┼č ve ahl├ók─▒ bu temel g├╝d├╝ye dayand─▒rm─▒┼čt─▒r. Onlara g├Âre bireyin ve toplumun korunmas─▒, insanda d├╝┼č├╝nce ve irade g├╝c├╝nden ├Ânce gelen ve b├╝t├╝n canl─▒larda ortak olan bir g├╝d├╝d├╝r. Mutluluk insan─▒n kendisiyle uyumlu ve tabiata uygun ya┼čamas─▒yla elde edilir, bu da erdemli bir hayat demektir. B├Âylesine uyumlu bir hayat tarz─▒ ayn─▒ zamanda akla uygun ya┼čama anlam─▒na gelir. Akla uygunluk insan yap─▒s─▒nda gizli olan, yan─▒ltmas─▒ imk├óns─▒z tabii bir e─čilimi g├Âste
rir. Bu sebeple Zenon hayat─▒n gayesinin tabiata uygun ya┼čamak oldu─čunu, tabiat─▒n insan─▒ erdeme y├Âneltece─čini s├Âylemi┼čtir (Laertios, s. 331-332). Tabiata uygun ya┼čama, hem evrenin hem onun bir par├žas─▒ olan insan─▒n yap─▒s─▒na ayak uydurmak ve tabii olan─▒n gere─čini yapmakt─▒r. Zenginlik, g├╝zellik, n├╝fuz sahibi olmak ve sa─čl─▒k gibi d─▒┼č ┼čartlar mutlulukla do─črudan ilgili olmay─▒p mutluluk tamamen iradeye ba─čl─▒ psikolojik bir olgudur. Dolay─▒s─▒yla mutlu ya da mutsuz olmak insan─▒n kendi elindedir. Nitekim Sokrat ├Âl├╝m├╝ k├Ât├╝ saymad─▒─č─▒ i├žin hi├ž teredd├╝t etmeden ├Âl├╝me gitmi┼čtir. ┼×u halde korkulmas─▒ gereken ├Âl├╝m de─čil ├Âl├╝m korkusudur. Stoac─▒lar'─▒n intihar─▒ me┼čru kabul etmesinde bu anlay─▒┼č─▒n ba┼čl─▒ca etken oldu─čunda ┼č├╝phe yoktur. Stoac─▒l─▒k k├Ât├╝l├╝k sorununa iyimser yakla┼č─▒r. ┼×├Âyle ki, genel varl─▒k d├╝zenine egemen olan zorunluluk yahut kaz├ó ve kaderdir. Ancak bu k├Âr├╝ k├Âr├╝ne bir zorunluluk olmay─▒p logostan kaynakland─▒─č─▒ i├žin rasyonel bir zorunluluktur. Varl─▒kta her ┼čey olmas─▒ gereken g├╝zellikte ve m├╝kemmelliktedir. Her varl─▒k t├╝r├╝n├╝n ula┼čmak istedi─či en son ama├ž iyiliktir. Ayr─▒nt─▒larda g├Âr├╝len, insanlar─▒n k├Ât├╝ ve k├Ât├╝l├╝k diye niteledikleri ┼čey g├Âr├╝n├╝┼č itibariyle k├Ât├╝yse de genelde varl─▒─ča egemen olan iyili─čin yan─▒nda s├Âz├╝ edilmeye bile de─čmez. Ayr─▒ca varl─▒─č─▒n geneline h├ókim olan iyili─čin alg─▒lanmas─▒ i├žin k├Ât├╝l├╝─č├╝n ayr─▒nt─▒ d├╝zeyinde var olmas─▒ ┼čartt─▒r. ┼×u halde do─čal k├Ât├╝l├╝kleri k├Ât├╝l├╝k diye nitelememek gerekir (Osman Em├«n, el-Felsefet├╝ÔÇÖr-Reu├ók─▒yye, s. 193-194).
Etkisi. Stoa felsefesinin kendinden sonraki k├╝lt├╝rler ├╝zerinde do─črudan veya dolayl─▒ etkide bulundu─ču ├že┼čitli ara┼čt─▒rmalarla ortaya konmu┼čtur. Stoac─▒ filozoflar─▒n eserleri terc├╝meler d├Âneminde Arap├žaÔÇÖya ├ževrilmemi┼čtir. Bu felsefenin ─░sl├óm d├╝┼č├╝ncesine etkisinin, daha ├žok ─░skender Afrodis├« ve Yahy├ó en-Nahv├« gibi Aristo ┼č├órihleriyle iyi bir derlemeci olan C├ól├«n├╗sÔÇÖun (Galen) eserleri, ayr─▒ca PlotarkhosÔÇÖa isnat edilen el-├ér├óÔÇÖ├╝'t-tabfiyye ve ─░bn MiskeveyhÔÇÖe ait derleme bir eser olan el-Hikmet├╝'l-h├ólide'├Âe yer alan ÔÇťLugaz├╝ K├óbis" ba┼čl─▒kl─▒ diyalog kanal─▒yla ger├žekle┼čti─či s├Âylenebilir. Klasik kaynaklar aras─▒nda Stoac─▒ g├Âr├╝┼čleri ├Âzet olarak tan─▒tan eser ┼×ehrist├ón├«ÔÇÖnin el-Milel ve'n-nihalÔÇÖidir (II, 117119) F├ór├ób├« de F├« m├ó yenbe─č─▒ en yukaddem kable tecall├╝mi'l-felsefe isimli ris├ólesinde Antik├ža─č'da ortaya ├ž─▒kan yedi felsefe okulunun temsilcilerini anlat─▒rken Stoa ve Stoac─▒ filozoflar─▒n g├Âr├╝┼čleri hakk─▒nda ana hatlar─▒yla tarih├« ger├žeklerle ├Ârt├╝┼čen bilgiler verir. F├ór├ób├«ÔÇÖnin dille mant─▒k aras─▒ndaki ili┼čkiye de─činirken s├Âz├╝ ÔÇťi├ž konu┼čmaÔÇŁ ve "d─▒┼č konu┼čma" diye ikiye ay─▒rmas─▒, ayr─▒ca genel kapsam─▒ itibariyle mant─▒─č─▒ kavramlar ve ├Ânermeler ┼čeklinde s─▒n─▒fland─▒rmas─▒ AristoÔÇÖdan ziyade Stoac─▒ mant─▒k anlay─▒┼č─▒n─▒n bir uzant─▒s─▒ say─▒l─▒r. Daha sonraki ─░sl├óm mant─▒k├ž─▒lar─▒n─▒n bu ay─▒r─▒ma sad─▒k kald─▒klar─▒ g├Âr├╝lmekte ve kel├ómc─▒lar─▒n da s├Âz├╝ ÔÇťelkel├óm├╝ÔÇÖn-nefs├« el-kel├óm├╝ÔÇÖI-lafz├«ÔÇŁ (el-h├óric├«) ┼čeklindeki s─▒n─▒fland─▒rmalar─▒, yine her iki grubun t├╝mel kavramlar─▒n zihin d─▒┼č─▒nda bir ger├žekli─činin bulunmad─▒─č─▒, bunlar─▒n sadece isimden ibaret oldu─ču tarz─▒ndaki g├Âr├╝┼čleri StoaÔÇÖn─▒n g├Âr├╝┼č├╝yle tam bir uygunluk g├Âstermektedir. ─░sl├óm mant─▒k├ž─▒lar─▒ tan─▒m─▒ tam ve eksik olmak ├╝zere ikiye ay─▒rm─▒┼č, bir ┼čeyin cinsi ve yak─▒n fasl─▒ al─▒narak yap─▒lan tan─▒ma tam tan─▒m, bir ┼čeyin cinsi ve uzak fasl─▒ndan olu┼čan tan─▒ma da eksik tan─▒m (resm) demi┼člerdir. Aristo mant─▒─č─▒nda eksik tan─▒m bulunmad─▒─č─▒ndan bunun Stoa mant─▒─č─▒ndan gelen bir d├╝┼č├╝nce oldu─ču anla┼č─▒lmaktad─▒r. ├ľte yandan C├óhiz ve Eb├╗ Ali el-C├╝bb├ó├« gibi Mu'tezile kel├ómc─▒lar─▒n─▒n, Gazz├ól├«ÔÇÖden ├Ânceki E┼č'ar├«lerÔÇÖin ruhu cisim (cism-i latif) ┼čeklinde tasavvur etmeleriyle StoaÔÇÖn─▒n ruh anlay─▒┼č─▒ aras─▒nda benzerlik veya paralellik bulunmas─▒ dikkat ├žekicidir (Osman Em├«n, el-Felsefet├╝ÔÇÖrRev├ók─▒yye, s. 284-291). Stoac─▒ d├╝┼č├╝ncenin AristoÔÇÖnun Yeni Efl├ótuncu ┼č├órihleri kanal─▒yla ─░sl├óm Me┼č┼č├ó├«leriÔÇÖne ne ├Âl├ž├╝de yans─▒d─▒─č─▒n─▒n en a├ž─▒k kan─▒t─▒ Kind├«ÔÇÖnin eserlerinde g├Âr├╝lmektedir. Kind├«, kozmolojiye ve fizi─če dair g├Âr├╝┼člerini temellendirirken Stoac─▒larÔÇÖ─▒n s─▒k├ža vurgulad─▒klar─▒, ÔÇťTabiat anlams─▒z bir i┼č yapmazÔÇŁ hipotezinden hareketle kozmosta yer alan her varl─▒k t├╝r├╝n├╝n anlaml─▒ bir i┼člevi ve hikmetinin bulundu─čunu, bu sebeple evrende ┼čansa ve tesad├╝fe yer olmad─▒─č─▒n─▒ belirtir. ÔÇťAllahÔÇÖ─▒n t├╝m├╝yle kozmik varl─▒─č─▒ evrendeki her ┼čeyi i├žinde bar─▒nd─▒ran tek bir canl─▒ ┼čeklinde yaratt─▒─č─▒n─▒ kim ink├ór edebilir!" (Felsefi Ris├óleler, s. 235). ┼×u halde tamam─▒yla evren canl─▒ ve ak─▒ll─▒ bir organizmad─▒r. ─░nsan da evrenin bir par├žas─▒ olup onun b├╝t├╝n├╝n ├Âzelli─čini ta┼č─▒d─▒─č─▒na g├Âre insan─▒n ak─▒ll─▒, evrenin ise ak─▒ls─▒z oldu─ču d├╝┼č├╝n├╝lemez. Kind├«ÔÇÖden ba┼člayarak ─░hv├ón-─▒ Saf├óÔÇÖn─▒n, ─░┼čr├óki ve tasavvuf├« ├ževrelerin s─▒k├ža tekrarlad─▒klar─▒ ÔÇťb├╝y├╝k ├ólem k├╝├ž├╝k ├ólemÔÇŁ fikri de StoaÔÇÖdan gelmektedir.
Stoa ahl├ók─▒n─▒n ─░sl├óm ahl├ók├ž─▒lar─▒na etkisi konusunda hen├╝z esasl─▒ bir ara┼čt─▒rma yap─▒lmad─▒─č─▒ndan baz─▒ yazarlar─▒n her iki ahl├ók telakkisi aras─▒ndaki benzerlik veya paralellikten hareketle ─░sl├óm kel├ómc─▒lar─▒n─▒n, mutasavv─▒f ve ahl├ók├ž─▒lar─▒n─▒n bir├žok g├Âr├╝┼č├╝n├╝ StoaÔÇÖya ba─člama gayreti i├žinde oldu─ču g├Âr├╝lmektedir. Ancak hukuk gibi insanlar─▒n ahl├ók anlay─▒┼člar─▒ aras─▒nda da her ├ža─čda birtak─▒m benzerliklerin bulunmas─▒ ka├ž─▒n─▒lmazd─▒r; s├Âz konusu olan insan ve insan─▒n mutlulu─ču oldu─čuna g├Âre benzer g├Âr├╝┼čleri do─čal saymak gerekir. Bununla birlikte YaÔÇÖk├╝b b. ─░shak el-Kind├«ÔÇÖnin el-H├«le li-defi'l-ahzan adl─▒ ris├ólesinde ├Âl├╝m korkusundan kurtulmak i├žin ileri s├╝rd├╝─č├╝, ─░bn Miskeveyh. Nas├«r├╝dd├«n-i T├╗s├«, K─▒nal─▒z├óde Ali Efendi gibi sonraki ahl├ók├ž─▒lar─▒n da tekrar etti─či g├Âr├╝┼čle Roma Stoasfn─▒n ├╝nl├╝ filozofu SenecaÔÇÖn─▒n g├Âr├╝┼čleri aras─▒ndaki benzerlik dikkat ├žekicidir. Kel├ómc─▒lar─▒n kader anlay─▒┼č─▒yla ─░sl├óm filozoflar─▒n─▒n k├Ât├╝l├╝k kavram─▒na getirdikleri yorumlar─▒ da bu c├╝mleden saymak gerekir (Osman Em├«n, el-Felsefet├╝ÔÇÖr-Reu├ók─▒yye, s. 283304).

 


Kadrosu

Mezunlar─▒

Fihrist 
Kullan─▒c─▒ Yorumlar─▒

! Yorum yazabilmeniz i├žin ├╝ye olmal─▒s─▒n─▒z.
├ťyelik i├žin l├╝tfen sayfan─▒n ├╝st k─▒sm─▒nda yer alan"├ťye Giri┼č | ├╝ye ol" linkine t─▒klay─▒n─▒z.

Kay─▒t Ekleyen / Eklenme Tarihi
S├╝meyye Abaci / 14.11.2014



Eski Eserler


Eski Eserler K├╝t├╝phanesine Ho┼čgeldiniz!

Hesap ─░┼člemleri

├ťye de─čil misiniz? ├ťye olun!

Eski Eserlere ├╝ye olarak, k├╝t├╝phanenimiz ve eserlerimiz hakk─▒nda payla┼č─▒mlardan hesab─▒n─▒z ├╝zerinden faydalabilirsiniz...